{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ <br>35. HUKUK DAİRESİ <br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>35. HUKUK DAİRESİ<br><br>ESAS NO\t: 2023/113   <br>KARAR NO\t: 2024/644  <br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br><br><br>BAŞKAN\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>KATİP\t\t: ...  (...)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 24/10/2022<br>NUMARASI\t\t: 2021/62 Esas - 2022/627 Karar<br><br>DAVACI\t: ... - ...<br>VEKİLİ\t: <br>DAVALI\t: ... \t  <br>VEKİLİ\t: <br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat (Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)<br><br>KARAR TARİHİ\t: 08/05/2024<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZILMA TARİHİ\t: 31/05/2024<br><br>\tMahalli mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; <br>\tTARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI<br>\tDavacı vekili dava dilekçesinde; 08/07/2020 tarihinde davalıya ZMMS ile sigortalı araç ile davacının yolcu olarak bulunduğu araçların neden olduğu kaza sonucu davacının yaralandığını, bu yaralanma nedeniyle oluşan zararlarından davalının sorumlu olduğunu ileri sürerek, 100,00 TL geçici iş görmezelik, 100,00 TL sürekli iş göremezlik, 100,00 TL bakıcı giderinin davalıdan tahsilini istemiştir. <br>\tDavacı vekili ıslah dilekçesi ile; sürekli iş göremezlik tazminatını 225.295,81 TL, geçici iş göremezlik tazminatını 4.379,84 TL, bakıcı giderini 17.839,71 TL olarak talep etmiştir. <br>\tDavalı ...; vekaletnameye ek olarak hasar dosyasını göndermiş, dava dilekçesi ve bilirkişi raporları tebliğ edildiği halde davanın esası ile ilgili herhangi bir beyanda bulunmamıştır.<br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>\tMahkemece; davanın trafik kazası nedeni ile davacıda oluştuğu ileri sürülen bedensel zararlar ile bakıcı gideri ve SGK tarafından karşılanmayan tedavi ve yol giderlerinin davalıdan tahsili istemine ilişkin olduğu, olay tarihinde, davalı tarafından sigortalı aracın, yolun solunda yer alan petrol istasyonuna girmek için manevra yaptığı sırada, aracın sağ ön yan kısmı ile bulvar üzerinde şehir merkezine doğru seyir halinde bulunan ve davacının yolcu olarak bulunduğu araca çarparak davacının yaralanması ile sonuçlanan trafik kazasına neden olduğu, alınan kusur raporuna göre kazanın meydana gelmesinde davalı tarafından sigortalı araç sürücüsünün kusurlu olduğu, 08/07/2020 tarihinde meydana gelen kaza nedeniyle, Yargıtay uygulamasına uygun olarak Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirilmesi Hakkındaki Yönetmelik Hükümleri çerçevesinde Ordu Üniversitesinden 04/01/2022 tarihli raporda davacının kazaya bağlı yaralanması nedeniyle %3 oranında sürekli çalışma gücü kaybettiği, 6 ay süre ile geçici iş göremezliğe uğradığı ve iyileşme süresinin 6 aylık bölümünde (tamamında ) bakıcı ihtiyacı olduğunun tespit edildiği, alınan aktüer raporuna göre, davacının 6 aylık süre geçici iş göremezlik süresine karşılık gelen zararının 4.379,84 TL, bakıcı ihtiyacına konu dönem için 17.839,71 TL bakıcı gideri talep hakkı bulunduğunun kabul edildiği, sürekli çalışma gücü nedeniyle oluşan davacı alacağının belirlenmesi yönünden yapılan değerlendirmede ise, düzenlenen raporlardan 28/09/2022 tarihli olanı hüküm kurmaya elverişli olmakla birlikte, raporda sürekli çalışma gücü kayıp oranı %7 olarak esas alınmış olup, mahkemece %3 oranındaki sürekli çalışma gücü kaybının kabul ediliği için rapordaki sürekli çalışma gücü kaybından kaynaklanan alacak aynı rapordan yararlanmak sureti ile hesaplandığında, işlemiş dönem zararı toplam 91.755,08 TL olup, çalışma gücü kayıp oranı %3 olarak alındığında bu döneme ilişkin alacak miktarının (91.755,08 TL x 3/100= 2.752,65 TL) 2.752,65 TL, raporun 2 ve 3. sayfalarında belirtilen işleyecek dönemin aktif dönemine ilişkin toplam zararın 2.344.469,18 TL olduğu, çalışma gücü kayıp oranı %3 olarak alındığında bu döneme ilişkin alacak miktarının (2.344.469,18 TL x 3/100 = 70.334,08 TL) 70.334,08 TL ve işleyecek dönemin pasif dönemine ilişkin zarar miktarının raporun 3. sayfasının son sütununda da belirtildiği gibi 782.287,32 TL olduğu, çalışma gücü kayıp oranı %3 olarak alındığında bu döneme ilişkin alacak miktarının (782.287,32 TL x 3/100= 23.468,62 TL) 23.468,62 TL olması gerektiği, her üç döneme ilişkin talep edilebilir alacaklar toplandığında sürekli iş göremezlik nedeni ile davacı alacağının (2.752,65 TL + 70.334,08 TL + 23.468,62 TL = 96.555,35 TL) 96.555,35 TL olduğunun belirlendiği, davacının hesaplanan sürekli işgörmezelik tazminatını talep edebileceği, davacının talep ettiği bir diğer alacağın SGK tarafından karşılanmayan tedavi ve yol giderlerine ilişkin olup, bu konudaki hesaplamanın 29/03/2022 tarihli bilirkişi raporu ile SGK tarafından karşılanmayan tedavi ve tedavi amaçlı yapılacak yolculuk ve diğer giderler yönünden talep edilebilir davacı alacağının 2.593,90 TL olduğunun belirlendiği, davacı tarafın 13/04/2021 tarihli dilekçesi ile bu miktar kabul edilmiş olması da dikkate alındığında, SGK tarafından karşılanmayan ve sigorta poliçesi kapsamında davalıdan tahsili gereken tedavi ve yol giderlerinin 2.593,90 TL olduğunun kabul edildiği, davacı, alacağına kaza tarihinden itibaren avans faizi talep etmiş ise de, davalı ... şirketinin ancak kendisine eksiksiz belge ile başvurulmuş olması halinde 8 iş günlük sürenin tamamlandığı tarihte, eksik belge ile başvurulmuş ise ancak dava tarihi itibariyle temerrüde düşmesinin söz konusu olduğu, başvurunun eksik belge ile yapılmış olması nedeni ve davanın belirsiz alacak davası olarak açılmış olması nedeniyle dava açıldığında, gerek dava dilekçesinde belirtilen alacak miktarları, gerekse bedel artırımı işlemine konu alacaklar yönünden temerrüdün davanın açıldığı tarihte gerçekleştiği, sigortalı aracın hususi nitelikli olarak kayıtlı olması nedeniyle davacı alacağına dava tarihinden itibaren yasal faiz uygulanması gerektiği gerekçesiyle;  “Davanın KISMEN KABULÜNE, 96.555,35 TL sürekli iş göremezlik alacağı, 17.839,71 TL bakıcı gideri alacağı, 2.593,90 TL tedavi ve yol gideri alacağı, 4.379,84 TL geçici iş göremezlik alacağından oluşan toplam; 121.368,44 TL'nin 28/01/2021 dava tarihinden itibaren hesaplanacak değişen oranlı yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,\" karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir. <br>\tİLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ<br>\tDavacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; kararın hatalı olduğunu, tazminat hesaplamasında; \"Çalışma Gücü Kaybı Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespiti Yönetmeliği\" hükümlerinin uygulanması gerektiğini, öte yandan \"Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik\" hükümlerine göre alınan raporda %3 özür oranı belirlenmiş iken \"Çalışma Gücü Kaybı Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespiti Yönetmeliğine\" göre %7 olduğu, raporlar arasındaki çelişki giderilmeden davanın esası hakkında karar verilemeyeceğini, kaza tarihinde yürürlükte bulunan yönetmelik hükümlerine göre tespit edilen maluliyet durumuna göre hesaplama yapılarak karar verilmesi gerektiğini, mahkemece karma uygulama yapmak suretiyle karar verildiğinden kararının hatalı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir. <br>\tDELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE<br>\tMahkemece verilen kararda kamu düzenine aykırılık görülmediğinden, HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf edenin sıfatına göre ve istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde; <br>\tDava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle maddi tazminat istemidir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından iş göremezlik durumunun tespitine esas alınan yönetmelik ve hesap raporuna yönelik olarak istinaf edilmiştir.<br>\t1-Davacı vekilinin sürekli iş göremezlik durumunun tespitine ilişkin rapora yönelik istinaf sebeplerinin incelemesinde;<br>\tİlk derece mahkemesi tarafından Ordu Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı'ndan alınan raporda, davacının kazaya bağlı yaralanmasına ilişkin olarak alternatifli değerlendirme yapılarak \"Çalışma Gücü Kaybı Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespiti Yönetmeliği\" çerçevesinde değerlendirme yapıldığında sürekli maluliyet oranının %7 olacağı, \"Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik\" hükümleri çerçevesinde değerlendirme yapılacağında engel oranının %3 olacağının tespit edildiği görülmüştür. Davacı \"Çalışma Gücü Kaybı Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespiti Yönetmeliği\" çerçevesinde tespit edilen maluliyet oranın uyuşmazlıkta uygulanması gerektiğini iddia etmektedir. <br>\tHaksız fiil nedeniyle meydana gelen bedensel zararlar nedeniyle talep edilebilecek zararlar TBK'nın 54. maddesinde düzenlenmiş, ilgili maddede; <br>\t\"Bedensel zararlar özellikle şunlardır:<br>\t1. Tedavi giderleri.<br>\t2. Kazanç kaybı.<br>\t3. Çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar.<br>\t4. Ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar.<br>\" denilerek, bedensel zararlar açıklanmıştır. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi tarafından \"Çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar.\" çerçevesindeki tazminat talepleri yönünden 01/10/2008 tarihinden sonra, bu tarihte yürürlüğe giren \"Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği\" çerçevesinde değerlendirme yapılarak, Yönetmeliğin 2-a maddesindeki \"5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (b) bentleri kapsamındaki sigortalıların iş kazası ile meslek hastalığı sonucu sürekli iş göremezlik hâllerinin meslekte kazanma gücünü ne oranda azaltacağına,.\" ilişkin usul ve esaslar çerçevesinde, aynı Yönetmeliğin 22. maddesindeki \"İş kazası ile meslek hastalığı sonucu meslekte kazanma gücü kayıp oranı tespitinde kullanılan cetveller\" başlıklı maddesinde düzenlenen \"1) İş kazası veya meslek hastalığı sonucu meydana gelen arızalar sonucunda, sigortalının meslekte kazanma gücünün ne oranda azalacağına ilişkin hesaplama, Meslekte Kazanma Gücü Kayıp Oranı Tespit Cetvellerinde (Ek-3) yer alan A, B, C, D ve E cetvellerine göre yapılır.\" düzenlemesi gereğince söz konusu düzenlemelere göre belirlenecek maluliyet oranı çerçevesinde tazminat belirlenmesi kabul edilmişken, 03/08/2013 tarihli ve 28727 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Maluliyet İşlemleri Tespiti Yönetmeliği'nin 01/09/2013 tarihinde yürürlüğe girerek ilgili yönetmeliğin 22. maddesinde \"(1) 11/10/2008 tarihli ve 27021 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğinin çalışma gücü kaybı, vazife malullüğü, harp malullüğü ile erken yaşlanma durumlarının tespiti hükümlerine yapılan atıflar bu Yönetmelik hükümlerine yapılmış sayılır.\" 23. maddesinde \"(1) Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğinde yer alan; çalışma gücü kaybı, vazife malullüğü, harp malullüğü ile erken yaşlanma durumlarının tespiti ile ilgili tüm hükümler yürürlükten kaldırılmıştır.\" düzenlemesi sonrasında, Yargıtay 4. Hukuk Dairesi tarafından ilgili düzenlemede, tazminat hesaplamalarında uygulanmakta olan \"iş kazası ve meslek hastalığına\" ilişkin hükümler yürürlükten kaldırılmamış iken (hali hazırda iş kazası ve meslek hastalığı açısından SGK tarafından gelir bağlanmasında \"Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği\" hükümleri uygulanmakta ve bu kapsamda bağlanan gelirler, maluliyet oranı ve özür oranı farklılığına rağmen TBK'nın 55. maddesi gereğince görülen tazminat davasında mahsup edildiği halde), 01/09/2013 tarihinden itibaren haksız fiil sorumluluklarında \"Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğinin\" uygulanmayacağı, iş kazası meslek hastalığına ilişkin düzenleme içermeyen Maluliyet İşlemleri Tespit Yönetmeliği'nin uygulanacağı, 01/06/2015 tarihinde itibaren ise (Maluliyet İşlemleri Tespit Yönetmeliği yürürlükte olmasına ve yönetmelik değişikliği de olmamasına rağmen) haksız fiil sorumluluklarında trafik kazasından kaynaklansın ya da kaynaklanmasın ZMMS Genel Şartlarında yapılan düzenleme gereğince \"Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmeliğin\" uygulanması, 20/02/2019 tarihinden itibaren ise \"Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik\" hükümlerinin uygulanması gerektiği benimsenmiştir. Meydana gelen trafik kazası da 08/07/2020 tarihinde meydana geldiğinden, Yargıtay 4. Hukuk Dairesi tarafından tazminat hesaplamasında \"Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğinin\", iş kazası ve meslek hastalığına yönelik hüküm ve cetvellerin uygulanmayacağı, TBK'nın 54. maddesi kapsamında Çalışma gücü kaybı ve yitirilmesine yönelik zararlar yönünden de, kişilerin yapmış olduğu çalışma ve meslek nazara alınmaksızın engel oranının tespit edildiği \" Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik\" hükümlerinin nazara alınması benimsendiğinden, Mahkemece bu Yönetmelik hükümleri gereğince karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır.<br>\tDavacı vekili, alınan maluliyet raporunda iki farklı Yönetmelik çerçevesinde tespit edilen maluliyet/özür oranın çelişkili olduğunu ileri sürmüş ise de, Ordu Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından tanzim edilen raporda, davacının mevcut yaralanması her iki yönetmelik hükmüne göre ayrı ayrı değerlendirilerek maluliyet/özür oranı tespit edilmiş olup, bu şekilde yapılan değerlendirmede farklılığın Yönetmelik değişikliğinden kaynaklandığı anlaşılmaktadır. Bu durumda rapor tanzim eden kurumun alternatifli olarak tanzim ettiği raporda, farklı maluliyet/özür oranına ulaşmış olması raporlar arasında çelişki olarak görülemeyeceğinden, mahkemece de Yargıtay tarafından kabul edilen rapora göre karar verilmiş olduğundan davacının maluliyet/özür raporuna yönelik istinaf sebepleri de yerinde görülmemiştir. (Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/10143 E. 2023/12945 K. \"... haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması hâlinde, zararın kapsamının tespiti açısından geçici iş göremezlik süresi ile sürekli iş göremezlik oranının doğru bir şekilde belirlenmesi zorunludur. Söz konusu belirlemenin, bağlı oldukları mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu vermeye yetkili hastaneler veya sağlık kuruluşları tarafından çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden kaza tarihinde yürürlükte bulunan mevzuata göre yapılması gerekir. \t11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 ilâ 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 ilâ 01.06.2015 tarihleri arasında Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015 ilâ 20.02.2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik ve 20.02.2019 tarihinden sonra ise Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik yürürlükte olduğundan kaza tarihinde geçerli mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu düzenlenmelidir.\"; Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı Genel Sağlık Sigortası Genel Müdürlüğü 56766929-113/1150 sayılı, 8 EKİM 2013 tarihli Genelgesi \"5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’na dayalı olarak yürürlükte olan “Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği” 03/08/2013 tarihli ve 28727 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanmış olup, 01/09/2013 tarihinden itibaren yürürlüğe girmiştir. Yeni yönetmelik ile birlikte; 2011/49 sayılı Genelge çerçevesinde iş kazası ve meslek hastalığına ilişkin hususlar devam etmekte olup, çalışma gücü kaybı tespitine ilişkin hususlar yeniden düzenlemiştir.\")<br>\t2-Davacı vekili hesaplamanın karma yöntemle yapıldığını ileri sürerek kararı istinaf etmiş ise de; maluliyet/özür durumunun belirlenmesi ve hesap yöntemi birbirinden bağımsız olup maluliyet/özür durumunun belirlenmesi açısından tercih edilen yönetmeliğin hesap yöntemi açısından etkisinin bulunmamasına, mahkemece yapılan hesaplamanın da Yargıtay 4. Hukuk Dairesi tarafından \"gerçek zarar\" hesaplamasında kabul edilen yöntem ve ilkelere uygun olarak TRH2010 Yaşam Tablosu uygulanarak muhtemel yaşam süresi tespit edilerek, bilinmeyen dönem hesabının da \"Progresif Rant Yöntemi\" uygulanarak yapılmış olmasına, her ne kadar sürekli iş göremezlik tazminatı bilirkişi tarafından %7 maluliyet oranına göre hesaplanmış ise de mahkemece bilirkişi raporundan istifade edilerek %3 özür oranına göre yapacağı hesaplamanın \"özel\" ve \"teknik\" bilgi gerektirmeyip, matematiksel bir işlem olmasına, bu kapsamda mahkeme hakimince yapılan hesaplamada hesap hatası bulunmamasına göre, davacı vekilinin karma uygulama yapıldığına yönelik istinaf sebepleri de yerinde görülmemiştir. <br>\tBuna göre; dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmamasına, Yargıtay 4. Hukuk Dairesi tarafından \"Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğinin\" \"iş kazası ve meslek hastalığında\" uygulanan hükümlerinin ve cetvellerinin TBK'nın 54. maddesi kapsamında tazminat belirlenmesinde, kaza tarihi itibariyle uygulanmasından vazgeçilmiş olmasına göre, davacı vekilinin tüm istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden, istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiş, aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir.<br>\tHÜKÜM: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;<br>\t1-Davacı vekilinin yerel mahkeme kararına yönelik istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Davacıdan alınması gereken 427,60 TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, peşin alınan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 346,90 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,<br>\t3-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,<br>\t4-HMK'nın 333. maddesi gereğince kullanılmayan istinaf gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,\t<br><br>5-Kararın tebliği ve harç iadesi işlemlerinin ilk derece Mahkemesince yerine getirilmesine,<br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 08/05/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.<br>\t<br>\t\t\t\t<br>... <br>...<br>Başkan ...<br> <br><br>Üye ...<br> <br><br>Üye ...<br> <br><br>Katip ...<br> <br><br>* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır. <br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"a26153b4e5646924","SID":"123db9ed42eae271"}}