{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    <br>                     T.C.<br>                SAKARYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  7. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2023/463 <br>KARAR NO\t: 2024/915<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t\t:...\t(...)<br>ÜYE\t\t:...\t(...)<br>ÜYE\t\t:...\t(...)<br>KATİP\t\t:...\t(...)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t:\tGEBZE ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t:\t22/11/2022<br>NUMARASI\t:\t2018/1135 Esas - 2022/888 Karar<br><br>DAVACI\t: ... - ...<br>VEKİLİ\t: Av. ... - ...<br>DAVALI \t: ... (T.C. NO: ...) - ...<br>VEKİLİ\t: Av. ... - ...<br><br>DAVA\t: İtirazın İptali<br>DAVA TARİHİ\t: 28/12/2018<br>KARAR TARİHİ\t: 30/05/2024<br>KR. YAZIM TARİHİ\t: 30/05/2024<br>İstinaf incelemesi için Dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla  HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket ile davalı arasında “ Realty World Gayrimenkul Franchise Alt Lisans Sözleşmesi ile kurulduğunu, müvekkili şirketin davalının tanzim edilen faturalardan kaynaklı borç miktarının ödemesini bildirdiğini, ancak davalı tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığını, sonrasında borç miktarını ödememesi nedeniyle icra takibine geçtiğini, ayrıca davalı tarafa noter bildirimleri keşide edilmiş ancak buna rağmen de ödeme yapılmadığını, davalı tarafından icra takibine itiraz edildiği ve borcunun bulunmadığını bildirdiğini, ancak davalı tarafça yapılan itiraz haksız ve mesnetsiz olduğundan Sayın Mahkemenizden dava açma zorunluluğu hasıl olduğunu, öncelikle müvekkili şirket ile kurulan ticari ilişki kapsamında ve sözleşmeden kaynaklı tanzim edilen faturalar sebebiyle davalıdan alacaklı olduğu, şimdiden davaya ve fazlaya ilişkin tüm hakları saklı tutulduğunu ve esasa ilişkin davalarının kabulü ile; Davalı-borçlunun Gebze 4, İcra Müdürlüğü'nün 2018/32909 Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu kısmi itirazının iptaline, takibin devamına ve takibin geciktirmeye yönelik itiraz eden kötü niyetli borçlu hakkında alacağın 440'ından aşağı olmamak kaydı ile icra inkar tazminatına hükmedilmesini ve tazminata dava tarihinden itibaren reeskont avans faizi yürütülmesine dair karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili ile davacı şirket arasında “Realty World Gayrimenkul Franchise Alt Lisans Sözleşmesi” ile ticari bir ilişkinin kurulduğunu, müvekkilinin sözleşmeye taraf olduktan sonra 29.04.2016 tarihinden 12.10.2017 tarihine kadar ...alanında faaliyetini büyük bir Motivasyonla sürdürmeye çalıştığını, ancak 2017 yılı başlarında davacı şirketin sözleşmesel edimlerini yerine getirmemeye ve franchise veren olarak işleri ve sistemi aksatmaya başladığını, bunun akabinde şubelerle ilgilenmemeye ve şubeleri kendi haline bırakmaya başladığını, bu sebeplerle Türkiye çapında şube sayısının 235 ten 140'a kadar düştüğünü, davacı şirketle faaliyetleri devam ederken Gebze 15. Noterliğinden 05.07.2017 tarih ve ... yevmiye numaralı uyarı ve ödemezlik defi ihtarnamesi ve Gebze 15. Noterliğinden 12.10.2017 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarname ile sözleşmenin feshedildiğinin bildirildiğini, davacı şirket tarafından ihtarnamelere cevap verilmediğini, sözleşmeden kaynaklı fatura ve içeriklerini kabul etmediklerini, faturalara konu hizmet ve diğer sağlayıcıların kendilerine sunulmadığını, ayrıca müvekkilinin 12.10.2017 tarihinde faaliyetine son vermesine rağmen, kısa bir zaman öncesine kadar da davacı tarafından müvekkiline imzalatılan franchise hizmet ve bedellerine ilişkin yaklaşık 20 adet bağımsız senet banka vasıtasıyla ödetildiğini, dolayısıyla davacının müvekkilinden hiçbir hak ve alacağı kalmadığını, hatta müvekkilinden fazlasıyla tahsil edildiğini, tüm bu nedenlerle; iş bu açılan haksız ve mesnetsiz davanın reddini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ:<br>İlk derece mahkemesince; \"...Davanın KISMEN KABULÜNE, Davalı borçlunun Gebze 4. İcra Müdürlüğü'nün 2018/32909 Esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın kısmen iptaline ve takibin 30.703,81 TL üzerinden devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, Davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine...\" şeklinde hüküm kurulmuştur.<br>İlk derece mahkemesince verilen karara karşı taraf vekilleri tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:<br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemece icra inkar tazminatına hükmedilmemesinin hukuken hatalı olduğunu, Mahkemenin davacı şirket aleyhine olan raporu dikkate alarak hüküm tesis etmesinin hukuken hatalı olduğunu, rapor içeriğinden görüleceği üzere; davacı defter ve kayıtlarının delil niteliğinde olduğu ve de bu kayıtlar kapsamında; 48.681,04 -TL alacaklı olduğunun sabit olduğunu, Mahkeme tarafından hükme esas alınan bilirkişi raporunda belirtilenin aksine davalının işletme defterlerinin delil niteliğinde olamayacağını belirterek; istinaf taleplerinin kabulüne, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesi talebiyle istinaf yoluna başvurmuştur. <br>Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dosya kapsamındaki bilirkişi raporlarında da mevcut olan ödemeler ve ticari defter kayıtlarının incelenmesi akabinde davalının davacı şirkete karşı sözleşmenin feshi itibariyle borcu olmadığını ve sözleşme gereğince yapılması gereken bütün ödemeleri fesih itibari ile yaptığını fakat buna nazaran haksız ve mesnetsiz bir sebeple yapılan bu icra takibi ve söz konusu bu davanın davacı şirket tarafından kötü niyetle açıldığı ve bu nedenle davanın reddi gerekirken kısmen kabulünün hukuka aykırılık teşkil edeceğinin aşikar olduğunu belirterek; istinaf taleplerinin kabulüne, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesi talebiyle istinaf yoluna başvurmuştur. <br>Taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusuna karşı cevap dilekçesi verilmemiştir. <br>DELİLLER:Gebze Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 22/11/2022 tarih, 2018/1135 Esas - 2022/888 Karar sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br>Dava itirazın iptali talebine ilişkindir.<br>İlk derece mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.<br>İlk derece mahkemesi kararına karşı taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusu yapılmıştır.<br>İnceleme; 6100 sayılı HMK.'nın 355. madde hükmü uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>1-Kamu düzeni yönünden yapılan incelemede; Bilindiği üzere, 6100 sayılı HMK’nın 297/1-c. maddesi bir mahkeme hükmünün kapsamının ne şekilde olması gerektiğini açıklamıştır. <br>6100 sayılı HMK’nın “Hükmün Kapsamı” başlıklı 297/1. maddesinin  (c) bendinde;<br>“Tarafların iddia ve savunmalarının özetini, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesini, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri” ile aynı maddenin 2. fıkrasında “Hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir.” düzenlemesi yer almaktadır.<br>Buna göre bir mahkeme hükmünde, tarafların iddia ve savunmalarının özetinin, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususların, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delillerin, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesinin, sabit görülen vakıalarla, bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebeplerin birer birer, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde hükümde gösterilmesi gereklidir. <br>Bu kısım, hükmün gerekçe bölümüdür. Gerekçe, hakimin (mahkemenin) tespit etmiş olduğu maddi vakıalar ile hüküm fıkrası arasında bir köprü görevi yapar. Gerekçe bölümünde hükmün dayandığı hukuki esaslar açıklanır. Hakim, tarafların kendisine sundukları maddi vakıaların hukuki niteliğini (hukuki sebepleri) kendiliğinden (re’sen) araştırıp bularak hükmünü dayandırdığı hukuk kurallarını ve bunun nedenlerini gerekçede açıklar.<br>Hakim, gerekçe sayesinde verdiği hükmün doğru olup olmadığını, yani kendini denetler. Hüküm kanun yoluna gönderildiğinde, istinaf mahkemesi ya da Yargıtay da, bir hükmün hukuka uygun olup olmadığını ancak gerekçe sayesinde denetleyebilir. Taraflar da ancak gerekçe sayesinde haklı olup olmadıklarını daha iyi anlayabilirler. Bir hüküm, ne kadar haklı olursa olsun, gerekçesiz ise tarafları doyurmaz.<br>Anayasa’nın 141. maddesi gereğince bütün mahkemelerin her türlü kararlarının gerekçeli olması gereklidir. Gerekçenin önemi Anayasal olarak hükme bağlanmakla gösterilmiş olup gerekçe ve hüküm birbirine sıkı sıkıya bağlıdır. <br>Yasanın aradığı anlamda oluşturulacak kararların hüküm fıkralarının açık, anlaşılır, çelişkisiz, uygulanabilir olmasının gerekliliği kadar; kararın gerekçesinin de, sonucu ile tam bir uyum içinde, o davaya konu maddi olguların mahkemece nasıl nitelendirildiğini, kurulan hükmün hangi nedenlere ve hukuksal düzenlemelere dayandırıldığını ortaya koyacak; kısaca, maddi olgular ile hüküm arasındaki mantıksal bağlantıyı gösterecek nitelikte olması gerekir. <br>Zira tarafların o dava yönünden, hukuk düzenince hangi nedenle haklı veya haksız görüldüklerini anlayıp değerlendirebilmeleri ve kanun yolu mercilerinin hukuka uygunluk denetimini yapabilmesi için, ortada, usulüne uygun şekilde oluşturulmuş; hükmün hangi nedenle o içerik ve kapsamda verildiğini ayrıntılarıyla gösteren, ifadeleri özenle seçilmiş ve kuşkuya yer vermeyecek açıklıktaki bir gerekçe bölümünün ve buna uyumlu hüküm fıkralarının bulunması zorunludur. <br>Bütün mahkemelerin her türlü kararlarının gerekçeli olarak yazılması gerektiğini öngören Anayasa’nın 141/3. maddesi ve ona koşut bir düzenleme içeren 6100 sayılı HMK’nın 297. maddesi, işte bu amacı gerçekleştirmeye yöneliktir.<br>Bu genel açıklamalar ve ilkeler ışığında somut ... değerlendirildiğinde, mahkemece gerekçede bilirkişi raporu özetlendikten sonra sadece “...davalının fatura borcunu kısmen ödemediği, sabit bulunmuş davacının davasının kısmen kabulüne…\" denilmek suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Davanın kısmen kabulüne ilişkin gerekçelere ilk derece mahkemesince gerekçe olarak adlandırılan kısımda; dosyaya gelen bilirkişi raporlarındaki bedellerin ve tarafların defter kayıtlarının birbirleri ile uyuşmadığının anlaşılması karşısında bedel olarak birbirinden farklı raporlardan 15.08.2022 tarihli rapora neden üstünlük sağlandığının açıklanmadığı, taraflar arasındaki ilişkinin mahiyeti nazara alındığında ve davalının davacının hizmet verdiğini kabul etmemesi, davacının tanzim ettiği 29 faturadan 19 adedinin davalı kayıtlarında yer alması diğerlerinin yer almaması karşısında hangi nedenlerle davacının davaya konu hizmeti verdiğinin kabul edildiğinin açıklanmadığı gibi kabule ilişkin nedenlere açıklayıcı şekilde yer verilmediği görülmüştür. Bu nedenle anılan gerekçenin HMK'nın aradığı anlamda ve istinaf denetimine elverişli gerekçe olarak kabul edilmesi mümkün değildir.<br>Bu nedenle HMK’nın 297. maddelerine uygun ve denetime elverişli gerekçeli biçimde oluşturulması gerekmekte olup anılan niteliklere uygun olmayan kararlar Anayasa'nın 2. maddesinde düzenlenen hukuk devleti ilkesini, HMK'nın 27. maddesinde düzenlenen hukuki dinlenilme hakkını ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 6. maddesinde düzenlenen adil yargılanma hakkını ihlal edecektir. Bu nedenle ilk derece mahkemesinin kararı yerinde değildir.<br>2-Kabule göre de; Eldeki dava 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun yürürlüğe girdiği 01.07.2012 tarihinden sonra 28.12.2018 tarihinde açılmıştır. Burada öncelikli olarak Asliye Ticaret Mahkemesinin davaya bakmakla görevli olup olmadığının belirlenmesi gerekir. <br>6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunun 4.maddesine göre, bir davanın ticari dava sayılması için ya uyuşmazlık konusu işin, tarafların her ikisinin birden ticari işletmesi ile ilgili olması ya da tarafların tacir olup olmadıklarına veya işin tarafların ticari işletmesi ile ilgili olup olmamasına bakılmaksızın Türk Ticaret Kanunu'nunda veya diğer kanunlarda, o davaya Asliye Ticaret Mahkemesinin bakacağı yönünde düzenleme bulunması gerekir.<br>Diğer taraftan, 6102 sayılı TTK'nın 19/2.maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira, 6102 sayılı TTK, kanun gereği ticari dava sayılan davalar dışında, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez.<br>6335 Sayılı Kanununun 2.maddesi ile değişik 6102 Sayılı TTK'nın 5.maddesi uyarınca, ticari davalar Asliye Ticaret Mahkemelerince görülerek karara bağlanır. Diğer taraftan aynı düzenleme gereğince, Asliye Ticaret Mahkemeleriyle diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki, 6762 Sayılı Türk Ticaret Kanunununda ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 6335 Sayılı kanunla yapılan değişiklikten önceki halinden farklı olarak iş bölümü ilişkisi değil görev ilişkisidir. Göreve ilişkin düzenlemeler, 6100 sayılı HMK'nın 1.maddesi uyarınca, kamu düzenine ilişkin olduğundan mahkemelerce ve istinaf aşamasında Bölge Adliye Mahkemeleri tarafından re'sen incelenir. Bu kuralın tek istisnası, 6335 Sayılı Kanununun 2.maddesi ile değişik 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanununun 5/(4).maddesinde düzenlenmiş olup, buna göre yargı çevresinde ayrı bir Asliye Ticaret Mahkemesi bulunmayan yerlerde Asliye Hukuk Mahkemelerine açılan ticari davalarda görev kuralına dayanılmamış olması, Asliye Ticaret Mahkemesine görevsizlik kararı verilmesini gerektirmeyecektir. Başka bir anlatımla, yargı çevresinde, Asliye Ticaret Mahkemesi bulunmayan yerlerde bir ticari uyuşmazlığın çözümü için Asliye Hukuk Mahkemesine genel mahkeme sıfatıyla dava açılması halinde mahkemece görevsizlik kararı verilmeksizin işin görülmesi gerekir. Buna karşılık kanun aksi durumu düzenlememiş olduğundan, Asliye Hukuk Mahkemesinin ticari olmayan bir davayı Asliye Ticaret Mahkemesi sıfatıyla görmüş olması bir usule aykırılık halini oluşturmaktadır.<br>Somut olayda; Taraflar arasındaki sözleşme Franchising sözleşmesi olup, 6102 sayılı kanunda sayılan mutlak ticari davalardan değildir. 6102 sayılı yasanın 4/1.maddesinde “ Her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri” nispi ticari dava olarak belirlenmiştir. Eldeki olayda davacı tüzel kişi olup tacirdir. Davalı ise gerçek kişidir. Dosyaya sunulan 15.08.2022 tarihli raporda davalının işletme usulünde defter tuttuğu belirlenmiştir. Davalının işletmesinin 6102 sayılı yasanın 11. maddesindeki esnaf işletmesi sınırlarını aşıp aşmadığı, dolayısıyla ticari işletme sayılıp sayılmadığı araştırılmadan esasa girilip karar verilmiştir.<br>Bilindiği üzere; tarafların takip ve dava tarihi itibariyle anılan faaliyetlerinin VUK nun 177/1. maddesinin 1 ve 3. bendindeki limitlerinin yarısını veya 2. bentteki limitinin tamamını aşması halinde tacir sayılacakları, bu durumda taraflar arasındaki ilişkinin tarafların ticari işletmelerini de ilgilendirdiği nazara alındığında görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemesi olacağı, anılan limitlerin aşılmaması halinde ise esnaf sayılacakları, bu durumda görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olacağı gözetilmeden karar verilmesi hatalıdır.<br><br>O halde mahkemece davalının bağlı bulunduğu vergi dairesine müzekkere yazılarak davalının vergiye tabi faaliyetlerinin VUK nın 177/1. maddesinin 1 ve 3. bendindeki limitlerinin yarısını veya 2. bentteki limitinin tamamını aşıp aşmadığının gerekirse bilirkişi incelemesi yaptırılarak belirlenmesi, davalının faaliyetlerinin anılan limitleri aşması halinde esasa girilmesi, aksi halde Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğu gözetilerek mahkemenin görevsizliğine karar verilmesinden ibarettir.<br>3-Kaldırma nedenlerine göre diğer istinaf istemleri incelenmemiştir.<br>Gerekçeli karar başlığında; davacı ve vekilinin adresinin yazılmaması 6100 sayılı HMK'nın 297. maddesine aykırı ise de, bu eksiklik mahallinde her zaman düzeltilebileceğinden eleştirilmekle yetinilmiştir.<br>Açıklanan tüm bu gerekçelerle; taraf vekillerinin istinaf başvurusunun yukarıda açıklanan nedenlerle kamu düzeni yönünden kabulüne, diğer istinaf nedenlerinin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, kararın açıklanan gerekçeler doğrultusunda kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için 6100 sayılı HMK'nın 353-(1)-a)-3)-6) maddesi gereğince; dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiştir.<br>H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Tarafların; İstinaf Başvurusunun bu aşamada incelenmesine yer olmadığına,<br>2-Gebze Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 22/11/2022 tarih, 2018/1135 Esas - 2022/888 Karar  sayılı kararının 6100 sayılı HMK'nın  353-(1)-a)-3)-6) ve 355. maddesi uyarınca kamu düzeni gereğince KALDIRILMASINA,<br>3-Dosyanın açıklanan eksikliklerin giderilmesi için ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,<br>4-İstinaf edenler tarafından yatırılan istinaf karar harcının talebi halinde ve ilk derece mahkemesi tarafından istinaf edenlere iadesine,<br>5-İstinaf edenler tarafından istinaf başvurusu için yapılan giderlerin, esas hükümle birlikte ilk derece mahkemesi tarafından yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine,<br>6-Kararın 6100 sayılı HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca; ilk derece mahkemesi tarafından taraflara tebliğine,<br>7-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>İlişkin; 6100 sayılı HMK'nın 362/1-g maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile KESİN olarak karar verildi.30/05/2024<br>\t\t\t\t<br>...<br>Başkan ...<br> ¸e-imzalıdır<br>   ...<br>Üye ...<br>¸e-imzalıdır <br>...<br>Üye ...<br>¸e-imzalıdır <br>...<br>Katip ...<br>¸e-imzalıdır <br><br><br><br><br>  * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"189aa7857dd85c96","SID":"2f6ed31d3d27793d"}}