{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    <br>                      T.C.<br>                 SAKARYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  7. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t\t: 2023/454 <br>KARAR NO\t\t: 2024/928<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t\t: ...\t(...)<br>ÜYE\t\t: ...\t(...)<br>ÜYE\t\t: ...\t(...)<br>KATİP\t\t: ...\t(...)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: GEBZE ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t: 09/11/2022<br>NUMARASI\t: 2021/849 Esas - 2022/849 Karar<br><br>DAVACI \t: ANADOLUBANK ANONİM ŞİRKETİ - ...<br>VEKİLİ\t: Av. ... - ...<br><br>DAVALI \t: USF İNŞAAT TURİZM SOSYAL HİZMETLER YEMEK TEMİZLİK VE ORGANİZASYON SANAYİ VE TİCARET ANONİM ŞİRKETİ - ...<br>VEKİLİ\t: Av. ... - ...<br><br>DAVA\t: Çekişmeli Alacak (İİK 308/b)<br>DAVA TARİHİ\t: 17/11/2021<br>KARAR TARİHİ\t: 30/05/2024<br>KR. YAZIM TARİHİ\t: 30/05/2024<br>İstinaf incelemesi için Dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla  HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili banka ile davalı şirket arasında  imzalanan 28.01.2019 tarihli Genel Kredi Sözleşmesine göre kredi kullandırıldığını, kredi kullananın ödemelerini zamanında yapmadığından Üsküdar 16. Noterliğince 24.02.2020 tarih ve ... yevmiye nolu ihtarnamesi ile hesabının kat edildiğini, ihtarnamenin borçlulara tebliğ edildiğini, ihtarnamenin tebliğ edilmiş olmasına rağmen borç ödenmediğinden borçlular aleyhine İstanbul 33. İcra Müdürlüğü'nün 2020/10572 Esas sayılı dosyasından ilamsız takip başlatıldığını, borçlu şirketin konkordato davası nedeniyle takibe itiraz ettiğini, diğer takip borçluları açısından takibin kesinleştiğini, borçluların daha sonra Gebze Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/134 Esas sayılı dosyasından Konkordato (Adi konkordatodan kaynaklanan) davası açtığının öğrenildiğini, mahkemenin 16.08.2020 tarihi itibariyle 1 yıllık kesin mühlete kadar uzatılmasına karar verdiğini, alacak bildiriminin kayıt tarihinde komiserliğe fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 37.536,78-TL (mühlet tarihine kadar işleyen faizli rakam) 15.575-TL gayrinakdi kredi alacaklarının olduğunun bildirildiğini, konkordato talep eden davalı şirkete verilen geçici mühlet süresinin işlemeye  başladığı 20.02.2020 tarih itibariyle Müvekkili bankanın konkordato talep eden davalı şirketten  37.536,78-TL nakdi anapara alacağı 15.750-TL Gayrinakdi alacağı bulunduğunu, mahkememizin konkordato davası sonunda tasdik olan projeye göre müvekkili bankanın 24.919,55-TL alacağının kabul edildiğini, halbuki müvekkili bankanın konkordato talep eden davalı firmadan 37.536,78-TL nakdi anapara alacağı 15.575-TL Gayrinakdi alacağı olduğunu, kabul edilen rakam çıkarıldığında 9.617,23-TL nakdi alacakları, 15.750 -TL Gayrinakdi (Çek Taahhüt Riski) alacaklarının  çekişmeli alacak durumuna düştüğünü, İİK'nun 308/b maddesi gereği alacakları itiraza uğramış alacaklıların tasdik kararının ilanından sonra 1 ay içinde dava açma muhtariyeti verildiğini, mahkememizin tasdik kararının 31.08.2021 tarihinde Ticaret Sicil Gazetesinde ilan edildiğini, davalı şirket ile müvekkili arasında mevut olan GKS gereği sözleşme ile belirlenen yetki kuralı çerçevesinde 17.09.2021 tarihinde ticari dava zorunlu arabuluculuk için İstanbul Arabuluculuk Bürosundan başvuru yapıldığını, arabuluculuğa başvurma ile işleyen sürelerin başvuru tarihi ile durduğunu, davalı şirket vekilince arabuluculuk yetkisine itiraz edildiğini, yetki itirazı sebebi ile İstanbul 1 Sulh Hukuk Mahkemesince yetkili Gebze Arabuluculuk Bürosunda 15.10.2021 tarihinde başvurulduğunu, davalarının süresinde açıldığını, İİK'nin 308/b maddesi gereği itiraza uğramış sayılan 9.617,23-TL nakdi alacak, 15.750 -TL Gayrinakdi (Çek Taahhüt Riski) müvekkili bankanın alacağı için bu davayı açma gereği duyulduğunu, sunulan belgeler ve banka ve davalı şirketin defter ve kayıtlarında konusunda uzman bilirkişilerce yapılacak incelemede alacaklarının ortaya çıkacağını, açıklanan sebeplerle, gerekse duruşma esnasında ortaya çıkacak nedenlerle; fazlaya (kesin mühlete kadar işleyecek faiz farkı vb.) ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile; müvekkili banka alacağının Mahkemeden tasdik olan 24.919,55-TL'nin üzerine  çekişmeli alacak olarak kabul edilen 9.617,23-TL nakdi alacakları, 15.750-TL Gayrinakdi (Çek Taahhüt Riski) de dahil edilerek müvekkili bankanın alacağının 37.536,78-TL nakdi, 15.575-TL (Gayrinakdi) olarak tespiti ve tahsili amacıyla konkordato dosyasına kayıt yapılmasına karar verilmesine, İİK'nın 308/b hükmü gereğince çekişmeli alacağın dava kesinleşinceye kadar depo edilmesine, Mahkeme masraflarının ve vekalet ücretinin davalı taraftan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;  davacı tarafça huzurda açılan davanın haksız olduğunu, öncelikle her ne kadar davacı tarafça Gebze Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/134 Esas sayılı dosyasında alacak bildiriminde bulunulmuş ise de nisaba dahil edilmediğini ve bu sebeple çekişmeli halde bulunan alacak talebi için yasal süresi içerisinde iş bu davanın açıldığı iddia edilmiş ise de davacı tarafça konkordato komiseri tarafından yapılan değerlendirmeye karşı herhangi bir itirazda bulunulmadığını, çekişmeli haldeki alacak yönünden bir talepte bulunulmadığını, her ne kadar davacının davayı süresinde açmış olduğu iddia edilmiş ise de İİK 308/b \" Alacakları itiraza uğramış olan alacaklılar, tasdik kararının ilânı tarihinden itibaren bir ay içinde dava açabilirler.\" hükmü gereğince dava açma süresinin belirtilmiş olduğunu, davacı tarafça  Gebze Arabuluculuk Bürosunda 15.10.2021 tarihinde başvurulmuş olmasının davanın süresi içerisinde açılmadığını açıkça gösterdiğini, bu sebeplerle gerek konkordato komiseri tarafından yapılan değerlendirmeye itiraz edilmemiş olması, gerekse de yasal süresi içerisinde davanın açılmamış olması sebebiyle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, diğer taraftan davacı tarafça her ne kadar davalı müvekkili şirketten 37.536,78-TL nakdi anapara alacağı, 15.750-TL gayri nakdi alacağı bulunduğu, konkordato davası sonunda tasdik olan projeye göre bankanın 24.919,55-TL alacağının kabul edilmiş olduğu, diğer  alacaklarının çekişmeli alacak durumuna düşmüş olduğu iddia edilmiş ise de konkordato projesine dahil edilmiş olan tutarın haricinde bir alacağı bulunmadığını, konkordato dava dosyasına sunulan konkordato komiser raporlarında davacının ilave alacak talebinin haksız olduğunu ve konkordato nisabına katılmasının hukuken mümkün olmadığının tespit ve değerlendirmesinde bulunulduğunu, davacı banka tarafından konkordato projesine dahil edilmeyen 9.617,23-TL nakdi alacağının bulunduğu iddiasının gerçeği yansıtmadığını, İİK 294. maddesinin \"Tasdik edilen konkordato projesi aksine hüküm içermediği takdirde kesin mühlet tarihinden itibaren rehinle temin edilmemiş her türlü alacağa faiz işlemesi durur.<br>\" hükmü gereğince adi alacaklar yönünden konkordato süresince faiz işlemeyeceğinin izahtan vareste olduğunu, bu sebeple nakdi alacağa ilişkin olarak davacı tarafça faiz isteminin haksız olduğunu, diğer taraftan davacı tarafça 15.750 -TL Gayrinakdi (Çek Taahhüt Riski) alacağın bulunduğu iddia edilmiş ise de bu alacak talebinin de gerçeği yansıtmadığını, zira gerek banka kayıtlarından gerekse de davalı müvekkil şirket yetkilisi ile banka arasındaki mail yazışmalarından açıkça anlaşılabileceği üzere banka nezdinde doğmuş herhangi bir çek taahhüt tutarı bulunmadığını, ayrıca bir kısım çeklerin iadesinin yapıldığını ve çek düşümünün yapılarak taahhüt risk tutarının azaldığının açıkça görülebileceğini, buna rağmen davacı banka tarafından doğmamış, haklı nedene dayanmayan ve henüz muaccel hale gelmemiş bir alacak talebinin konkordato projesine dahil edilmesinin hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, açıklanan sebepler ve mahkememizce res'en nazara alınacak nedenlerle davacı tarafça açılan haksız davanın reddine, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. <br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ:<br>İlk derece mahkemesince; \"...Davanın KISMEN KABULÜNE, davacının çekişmeli kalan;<br>-3.320,88.-TL nakdi alacak, 15.575,00.-TL gayri nakit alacağının bulunduğunun tespitine, bu miktarın davalı USF İnşaat Sosyal Hizmetler Yemek Temizlik Org. San. Tic. Ltd. Şti.'nin mahkememizin 2022/6 Esas 2022/216 Karar sayılı dosyasında tasdik edilen konkordato projesine dahil edilmesine (yasal çek sorumluluk tutarı riski nedeniyle 15.575,00.-TL'nin davacı banka nezdinde açılacak faiz getirmeyen bir hesapta davalı tarafından depo edilmesine), konkordato yürürlükte bulunduğu sürece hüküm altına alınan alacağın konkordato koşullarına göre, konkordato ortadan kalktığı takdirde ise hüküm altına alınan alacağın davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, (İstanbul 33. İcra Dairesinin 2020/10572 sayılı takip dosyası ile tahsilde tekerrür etmemek kaydı ile) fazlaya ilişkin istemin reddine,...\" şeklinde hüküm kurulmuştur.<br>İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:<br>Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; gerek konkordato komiseri tarafından yapılan değerlendirmeye itiraz edilmemiş olması gerekse de yasal süresi içerisinde davanın açılmamış olması sebebiyle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, davacı banka tarafından konkordato projesine dahil edilmeyen 9.617,23-TL nakdi alacağının bulunduğu iddiasının gerçeği yansıtmadığını, İİK 294. maddesinin \" Tasdik edilen konkordato projesi aksine hüküm içermediği takdirde kesin mühlet tarihinden itibaren rehinle temin edilmemiş her türlü alacağa faiz işlemesi durur.<br>\" hükmü gereğince adi alacaklar yönünden konkordato süresince faiz işlemeyeceğinin izahtan vareste olduğunu, bu sebeple nakdi alacağa ilişkin olarak davacı tarafça faiz isteminin haksız olduğunu, davacı banka tarafından doğmamış, haklı nedene dayanmayan ve henüz muaccel hale gelmemiş bir alacak talebinin konkordato projesine dahil edilmesinin hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, Bilirkişi dosyaya vakıf olmadan, dosyayı sağlıklı bir şekilde incelemeden bilirkişi raporunu oluşturduğunu, bu durumun eksik inceleme niteliğinde olduğundan sağlıklı bir yargılama yapılmadan, Mahkemenin karar kurduğunu belirterek; istinaf taleplerinin kabulüne, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesi talebiyle istinaf yoluna başvurmuştur. <br>Davacı vekili tarafından istinaf başvurusuna karşı cevap dilekçesi verilmemiştir. <br>DELİLLER:Gebze Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 09/11/2022 tarih, 2021/849 Esas - 2022/849 Karar sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br>Dava çekişmeli alacak talebine ilişkindir.<br>İlk derece mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.<br>İlk derece mahkemesi kararına karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusu yapılmıştır.<br>İnceleme; 6100 sayılı HMK.'nın 355. madde hükmü uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>Dosyanın incelenmesinde; davacı ile davalının 28.01.2019 tarihli genel kredi sözleşmesi imzalandığı, anılan sözleşme kapsamında KMH açıldığı ve çek koçanı verildiği, davalının borcunu ödememesi üzerine hesabının kat edildiği ve temerrüt ihtarının davalıya 26.02.2020 tarihinde tebliğ edildiği, davalının temerrütten önce 20.02.2020 tarihinde konkordato talebinde bulunduğu, 21.02.2020 tarihinde davalıya 3 ay süre ile konkordato geçici mühleti verildiği, 14.05.2020 tarihinde geçici mühletin 2 ay süre ile uzatıldığı, 16.08.2020 tarihinden itibaren 1 yıl kesin mühlet verildiği, davacının alacak talebinin 25.000,00 TL olarak kabulüne karar verildiği, bakiye kısmının çekişmeli hale geldiği, mahkemece konkordato talebinin kabulüne dair verilen karar, dairemizin 2021/1964 esas 2021/2173 karar sayılı ilamı ile kaldırıldığı, bu arada çekişmeli hale gelen 9.617,23 TL nakdi, 15.750,00 TL gayri nakdi kredi  için eldeki davanın açıldığı, mahkemece kaldırma kararından sonra yapılan yargılamada 10.02.2022 tarihli ara karar ile davacının alacağının 34.215,90 TL olarak konkordato projesinde nisaba katılmasına karar verildiği, yargılama sonunda konkordato talebinin kabulüne karar verildiği, dairemizin 2022/1242 esas 2022/1597 karar sayılı ilamı ile anılan kararın kaldırılarak konkordato talebinin kabulüne dair yeni hüküm kurulduğu, anılan kararın Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 2022/4806 esas 2023/516 karar sayılı ilamı ile onanarak anılan kararın kesinleştiği, eldeki dava yönünden yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulüne karar verildiği, karara karşı davalı vekilinin istinaf yasa yoluna başvurduğu görülmüştür.<br>İİK'nın 302. maddesinde rehinle temin edilmiş olan alacakların 298. madde uyarınca takdir edilen kıymet sonucunda teminatsız kaldıkları kısım için hesaba katılacakları, çekişmeli veya geciktirici koşula bağlı yahut belirli olmayan bir vadeye tabi alacakları hesaba katılıp katılmamasına ve ne oranda katılacağına mahkemenin karar vereceği, bu iddialar hakkında ileride mahkemece verilecek hükümlerin saklı olduğu düzenlenmiştir.<br>İİK'nın 308/b maddesinde; \"Alacakları itiraza uğramış olan alacaklılar, tasdik kararının ilan tarihinden itibaren bir ay içinde dava açabilirler. Tasdik kararını veren mahkeme, konkordato projesi uyarınca çekişmeli alacaklara isabet eden payın, kararın kesinleşmesine kadar borçlu tarafından, mahkemece belirlenen bir bankaya yatırılmasına karar verebilir. Süresi içinde dava açmamış olan alacaklılar, bu paydan ödeme yapılmasını talep edemezler, bu durumda yatırılan pay borçluya iade edilir.\" şeklindedir.<br>İİK'nın 308/c maddesinde; \"Konkordatonun, tasdik kararının kesinleşmesiyle bağlayıcı hâle geleceği de kararlaştırılabilir; bu takdirde mühletin etkileri, kanunda öngörülen istisnalar saklı kalmak kaydıyla konkordatonun bağlayıcı hâle geldiği tarihe kadar devam eder. Bağlayıcı hâle gelen konkordato, konkordato talebinden önce veya komiserin izni olmaksızın mühlet içinde doğan bütün alacaklar için mecburidir.\" hükmü düzenlenmiştir.<br>Konkordato sürecinde bir alacağı çekişmeli hale getirme yetkisi borçluya aittir. Borçlunun bilançosunda kayıtlı olmayan veya bilançoda bildirilenden farklı miktarda kaydolunması talep edilen bir alacak bildirimi alan komiser, alacağı kaydetmeden önce borçlunun bu alacaklar hakkındaki görüşlerini alır. Komiser, dosya kapsamında bildirilen alacakları kaydetmek ve denetlemekle görevlidir. Borçlunun kabul ettiği alacak kaydı talebi doğrudan konkordato nisabına dahil olacak ve bu konuda komiserin denetim dışında müdahalesi olamayacaktır. Borçlunun itirazına uğrayan alacaklar ise çekişmeli hale gelecektir. Çekişmeli hale gelen alacak ile ilgili konkordato komiseri konkordato tasdik talebini inceleyen mahkemeye çekişmeli alacak ile ilgili dayanak belgeleri, borçlu itirazını içeren sebepleri ve delilleri sunmalı, mahkeme çekişmeli alacaklara ilişkin incelemesini basit yargılama usulüne göre ve yaklaşık ispat ölçütünün gerçekleşmesi halinde çekişmeli alacağın nisaba dahil edilmesine karar verecektir.<br>İİK'nın 308/b-1 maddesi uyarınca açılan bu dava alacaklının konkordatodaki payını belirleyecek olup, mahkemece genel hükümlere göre çözülecek olan uyuşmazlık ile ilgili kabul kararı verilmesi halinde konkordatonun yürürlükte bulunduğu sürece alacağın konkordato koşullarına göre tahsili sonucu ortaya çıkacaktır.<br>Somut olayda; davacı taraf, davalının davacısı olduğu Gebze Asliye Ticaret Mahkemesinin 2022/6 esas 2022/216 karar (kaldırma öncesi 2020/134 esas 2021/628 karar) sayılı dosyasına davaya konu kredi sözleşmesi nedeniyle alacak bildiriminde bulunmuş, konkordato projesine 34.215,90 TL’sinin dahil edilmesine karar verildiği, kalan kısmının çekişmeli hale geldiği görülmektedir.<br>Gebze Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/134 esas 2021/628 karar sayılı dosyasından konkordato projesinin 04.08.2021 tarihinde tasdikine karar verildiği, anılan kararın 31.08.2021 tarihinde ilan edildiği, davacının 2004 sayılı yasanın 308/b maddesi gereği 17.09.2021 tarihinde arabuluculuğa başvurduğu, yetkisizlik verilmesi üzerine yetkili arabuluculuk merkezine 15.10.2021 tarihinde yeniden başvurduğu ve 15.11.2021 tarihinde arabuluculuk aşamasının anlaşamama ile sona erdiği ve 17.11.2021 tarihinde alacak talebiyle eldeki davanın açıldığı, arabuluculuk süresince sürelerin durduğu da nazara alındığında davanın süresinde olduğu anlaşılmıştır.<br>2004 sayılı yasanın 288.maddesine göre; konkordato taleplerinde geçici mühlet, kesin mühletin sonuçlarını doğurur. Kesin mühletin sonuçlarını düzenleyen aynı kanunun 294/3.maddesinde de “Tasdik edilen konkordato projesi aksine hüküm içermediği takdirde kesin mühlet tarihinden itibaren rehinle temin edilmemiş her türlü alacağa faiz işlemesi durur.” Hükmü mevcuttur. Anılan yasal düzenlemelere göre, geçici mühlet verilmesiyle davaya konu edilen alacak hakkında faiz işlemeyecektir. Buna göre; davalı hakkında 21.02.2020 tarihinde geçici mühlet kararı verildiği nazara alındığında, bilirkişi raporunda tespit edildiği üzere bu tarihte davacının alacak miktarının 34.264,77 TL olduğu anlaşılmıştır. Anılan alacak miktarının Gebze Asliye Ticaret Mahkemesinin 2022/6 esas 2022/216 karar sayılı dosyasında kabul edilen ve konkordatoya tabi kılınan alacak miktarı olan 34.215,90 TL’den 48,87 TL fazla olduğu, dolayısıyla davacının konkordatoya dahil edilmeyen alacak miktarının 48,87 TL olduğu, konkordato yargılamasında önce alacağın 25.000,00 TL olarak kabul edildiği, eldeki dava ve kaldırma kararından sonra ise bu miktarın 34.215,90 TL olarak kabul edildiği, buna göre davanın artırılan 9.215,90 TL yönünden konusuz kaldığı da nazara alındığında 48,87 TL yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilmesi gerekirken ve yine gerekçede de bu yönde değerlendirme yapılmışken, hesaplamanın kesin mühlet tarihine kadar işlemiş faiz ve ferileri de göz önüne alınarak 37.536,78 TL’den yapılması hatalıdır. <br>Yapılan inceleme sonucunda davacının geçici mühlet tarihi itibarıyla davalıdan gayri nakit alacağı bulunduğu tespit edilmiştir. Gayri nakit alacağın tahsili değil ancak davacı tarafından faiz getirmeyen bir hesapta depo edilmesi talep edilebilecektir. Davacı yan ise dava dilekçesinde nakit ve gayri nakit ayrımı yapmaksızın alacağın davalılardan tahsili için konkordato projesine dahil edilmesi yönünde talepte bulunmuştur.  Bu durumda her ne kadar davacının gayri nakit alacağın bulunduğu tespit edilmiş ise de, dava dilekçesindeki talebin depo edilmesine yönelik değil, tahsile yönelik olduğu, davacının 2004 sayılı yasanın 308/b-2 maddesine dayanan depo talebinin ise konkordato kararını veren mahkemeden talep edilebileceğinden ve gayri nakdi kredi riskine yönelik bir depo talebi de içermediğinden,  davacının gayri nakit alacağın tahsilini talep edemeyeceği gözetilerek mahkemece gayrinakdi alacak yönünden talebin reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmesi de hatalıdır.<br>Bilindiği üzere; Bu dava ile çekişmeli alacağın konkordato projesi kapsamına dahil olup olmayacağı hususu belirlenecektir. Davanın kabul edilmesi belirli bir para alacağının tahsilini değil sadece konkordato projesine dahil edilmesi sonucunu doğuracaktır. <br>Nitekim dava bir aylık hak düşürücü süreye tabi tutulmuş olup, bu haliyle davanın alacaklı ile borçlu arasında geçen gerçek anlamda bir eda davası olmadığından, dava sonunda verilen hükmün yalnız konkordato talep eden borçlunun konkordato projesine katılıp katılmayacağı veya ne miktarda katılacağını belirlemeye yönelik olacağından davanın bu niteliğine göre alacak davasından farklı olarak maktu harç ile açılmıştır. Bu dava, niteliğine göre de maktu harca tabidir. Bu nedenlerle dava konusu harcın maktu olarak hesaplanması gerekirken, davanın niteliğine göre olayda uygulama yeri bulunmayan Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2020/3021 esas 2021/3416 karar sayılı ilamına atıf yapılarak nakdi ve gayri nakdi talep yönünden ayrı ayrı ve nakdi alacak talebi yönünden nispi harç ve yargılama gideri hesaplanması da hatalıdır.<br>Davacının talebinin nakdi alacak yönünden toplam 37.536,78 TL olduğu, yukarıda detaylandırıldığı üzere; davacının geçici mühlet tarihi itibariyle toplam alacak miktarının 34.264,77 TL olduğu anlaşılmaktadır. Davalının kaldırma öncesi konkordato yargılamasında kabul ettiği miktarın 25.000,00 TL olduğu nazara alındığında davacının çekişmeli hale gelen alacak miktarının (37.536,78 TL- 25.000,00 TL) 12.536,78 TL olduğu görülmektedir. Daha sonra davacının alacak talebi hakkında konkordato dosyasında mahkemece ara karar ile değerlendirme yapıldığı ve projeye dahil edilen davacı alacağının 34.215,90 TL olduğu, eldeki davadaki bilirkişi tespitine göre ise 34.264,77 TL olduğu görülmüştür. Projeye dahil edilen kısım yönünden davanın konusuz kaldığı, konusuz kalan kısım yönünden de davalının dava açılmasına sebebiyet verdiği anlaşılmış, buna göre yargılama giderleri hesaplanırken konusuz kalan (9.215,90 TL) ve davacının kabul edilen (48,87 TL) alacak talebi toplamının 9.264,77 TL olduğu, bu kısım yönünden davacının haklı olduğu, bakiye kısım olan (37.536,78 TL- 9.264,77 TL) 28.272,01-TL yönünden ise haksız olduğu anlaşılarak yargılama giderleri bu bedel üzerinden paylaştırılmıştır.<br>Gerekçeli karar başlığında; taraf vekillerinin adresinin yazılmaması 6100 sayılı HMK'nın 297. maddesine aykırı ise de, bu eksiklik mahallinde her zaman düzeltilebileceğinden eleştirilmekle yetinilmiştir.<br>Bu nedenlerle; davalı vekilinin istinaf başvurusunun açıklanan nedenlerle kısmen kabulüne, yerel mahkemenin kararının kaldırılmasına, dosyada toplanacak başkaca delil bulunmadığı anlaşıldığından ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirir bir husus da bulunmadığından; dairemizce davanın esası hakkında HMK'nın 353-(1)-b)-2) madde gereğince hüküm kurulmasına karar vermek gerekmiştir.<br><br><br><br>H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-)Davalının İSTİNAF BAŞVURUSUNUN KISMEN KABULÜNE; Gebze Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 09/11/2022 tarih, 2021/849 Esas - 2022/849 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, HMK'nın 353-(1)-b)-2) maddesi gereğince YENİDEN HÜKÜM KURULMASINA,<br>a-Davanın 9.215,90 TL yönünden konusuz kaldığı anlaşıldığından bu kısım yönünden karar verilmesine yer olmadığına,<br>b-Diğer kısım yönünden davanın KISMEN KABULÜNE, davacının çekişmeli kalan; 48,87.-TL nakdi alacağının bulunduğunun tespitine, bu miktarın davalı USF İnşaat Sosyal Hizmetler Yemek Temizlik Org. San. Tic. Ltd. Şti.'nin dairemizin 2022/1242 Esas 2022/1597 Karar sayılı dosyasında tasdik edilen konkordato projesine dahil edilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, <br>c- Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60.-TL karar ve ilam harcından başlangıçta yatan 244,94.-TL peşin harcın mahsubu ile bakiye kalan 182,66.-TL'nin davalıdan alınarak Hazine'ye irat kaydına, <br>ç-Davacı tarafından peşin yatırılan toplam 244,94.-TL peşin harç ile 59,30.-TL başvurma harcının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,<br>d-Davacı tarafından tebligat, posta, müzekkere gideri ve bilirkişi ücreti olarak sarf edilen 748,00.-TL yargılama giderinden kabul ret oranına göre 553,52.-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,<br>e-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan, karar tarihinde yürürlükte olan A.A.Ü.T. uyarınca kabul edilen alacak miktarı üzerinden hesap ve takdir edilen 9.264,77.-TL vekâlet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,<br>f-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan, karar tarihinde yürürlükte olan A.A.Ü.T. uyarınca reddedilen nakdi alacak miktarı üzerinden hesap ve takdir edilen 3.272,01‬.-TL vekâlet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine, <br>g-Arabuluculuk gideri olarak sarf edilen 1.320.00-TL'nin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,<br>ğ-Yargılama sonucunda ve re’sen yapılacak gider olmadığı takdirde, gerekirse re’sen yapılacak gider de mahsup edilmek ve 6100 sayılı HMK’nın 333. maddesi gereğince yatırılan avansın kullanılmayan kısmının yatırana İADESİNE,<br>2-)İstinaf incelemesi yönünden harç ve yargılama masrafları;<br>a-İstinaf  Kanun Yoluna Başvuru harcının hazineye irad kaydına,<br>b-İstinaf Karar Harcının talep halinde ilk derece mahkemesince davalıya iadesine,<br>c-Davalı tarafından yapılan 492,00-TL İstinaf Kanun yolu masrafı ile 145,00-TL posta masrafı olmak üzere toplam 637,00-TL'nin ilk derece mahkemesince davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,<br>ç-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>d-Davalının yatırdığı istinaf gider avansından kullanılmayan kısmının HMK'nın 333. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesince  davalıya iadesine,<br>e-Kararın, 6100 sayılı HMK'nın 359-(4) maddesi uyarınca; ilk derece mahkemesi tarafından taraflara tebliğine,<br>İlişkin; Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 362. maddesi uyarınca KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi.30/05/2024<br>\t\t\t\t<br>...<br>Başkan ...<br>  ¸e-imzalıdır.<br>     ...<br>Üye ...<br> ¸e-imzalıdır. <br>...<br>Üye ...<br> ¸e-imzalıdır. <br>...<br>Katip ...<br> ¸e-imzalıdır. <br><br><br><br><br><br><br>  * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"88115878ddff4b66","SID":"dcdd072320d4db56"}}