{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>40. HUKUK DAİRESİ<br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ  KARARI<br>DOSYA NO: 2021/215 <br>KARAR NO: 2024/662 <br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>TARİHİ: 11/9/2020<br>NUMARASI: 2015/201 (E) 2020/516 (K)<br>DAVANIN KONUSU: Maddi Tazminat<br>KARAR TARİHİ: 6/5/2024<br>Yukarıda yazılı İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;       <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ Davacı vekilleri dava dilekçesinde özetle; davacıların miras bırakanı ...'ın yönetimindeki Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) poliçesi bulunmayan ... plakalı kamyon ile 14/1/2005 günü Büyükçekmece İlçesinde seyir halinde iken direksiyon hakimiyetini kaybetmesi nedeniyle meydana gelen kazada öldüğünü,  olay nedeniyle Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığının 2005/722 sayılı soruşturma dosyasıyla kovuşturmama kararının verildiğini belirterek, belirsiz alacak davacı niteliğinde miras bırakanın eşi davacı ... için 5.000 TL, oğlu davacı ... için 1.000 TL, oğlu davacı... için 1.000 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; 12/9/2019 günü sunduğu dilekçeyle davacı ... için talep ettiği maddi tazminat tutarını 3.136,92 TL'ye; davacı ... için talep ettiği maddi tazminat tutarının 4.225,22 TL'ye; davacı ... için talep ettiği maddi tazminat tutarının ise 42.637,87 TL'ye yükseltmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde, zamanaşımına uğrayan davanın reddini savunmuştur.  İlk derece mahkemesince, davanın kısmen kabulüne, davacı ... için 28.975,51 TL, davacı ... için 3.136,93 TL; davacı ... için 4.225,22 TL maddi tazminatın davalıdan alınarak, davacılara verilmesine karar verilmiştir. Bu karara karşı istinaf kanun yoluna başvuran davalı ... vekili dilekçesinde özetle; davanın zamanaşımına uğradığını, alacaklı ve borçlu sıfatının birleştiğini, faiz başlangıç tarihinin hatalı belirlendiğini ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355'inci maddesi uyarınca ileri sürülen istinaf nedenleri ve kamu düzenine ilişkin konularla sınırlı biçimde yapılan incelemede: Dava, trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkindir. Davalı ... vekilinin istinaf dilekçesinin, davacılar ... ve... lehine hükmolunan maddi tazminat hükümleri yönünden incelenmesinde; İlk derece mahkemesi tarafından davacı ... lehine 3.136,92 TL maddi tazminata, davacı ... lehine ise 4.225,22 TL maddi tazminata hükmolunması; ilk derece mahkemesinin hükmünü verdiği 2020 yılı için HMK'nin 341'inci maddesinin, 2'nci fıkrasında öngörülen istinaf başvuru sınırının ise , aynı Kanunun ek 1/1-2'nci maddesi uyarınca her takvim yılı başından geçerli olmak üzere yeniden değerleme oranında artırılması suretiyle hesaplandığında 5.390 TL olduğunun anlaşılması karşısında; davalı ... vekilinin incelenmesine yasal olanak bulunmayan ilk derece mahkemesinin davacılar ... ve ... lehine hükmolunan maddi tazminat hükümlerine yönelik istinaf dilekçesinin HMK'nin 341'inci maddesinin 2'nci fıkrası  uyarınca reddine karar verilmesi gerekmiştir.Davalı ... vekilinin istinaf başvurusu üzerine davacı ... lehine hükmolunan maddi tazminat hükmünün incelenmesinde; 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun (KTK) 109'uncu maddesinde motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazmini için kaza gününden itibaren iki yıllık zamanaşımı öngörülmüş, aynı maddenin ikinci fıkrasında ise, davanın cezayı gerektiren bir eylemden kaynaklanması durumunda Ceza Kanunu'nun öngördüğü ceza zamanaşımının (sürücü, işleten veya diğer sorumlular için fark gözetilmeksizin) uygulanacağı hükme bağlanmıştır. Ceza zamanaşımının uygulanması bakımından, sadece eylemin aynı zamanda suç oluşturması yeterli olup, ayrıca fail hakkında mahkûmiyet kararı ile sonuçlanmış bir ceza davasının varlığı gerekmemektedir. Nitekim Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 5/6/2015 gün ve 2014/17-2198 (E) - 2015/1495 (K), 16/9/2015 gün ve 2014/17-116 (E) - 2015/1771 (K) sayılı kararlarıyla da aynı ilkeler benimsenmiştir.Somut uyuşmazlıkta dava dosyasına eklenen belgelerin incelenmesinden; davacıların miras bırakanı ...ın yönetimindeki ... plakalı kamyon ile 14/1/2005 günü seyir halinde iken meydana gelen tek taraflı kazada öldüğü anlaşılmıştır.  Buna göre trafik kazasının meydana geldiği tarihte yürürlükte bulunan ve 765 sayılı Türk Ceza Kanununun 2'nci maddesinin 2'nci fıkrası ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7'nci maddesinin 2'nci fıkrası uyarınca, somut olaya uygulanması gereken 765 sayılı Türk Ceza Kanununun 455'inci maddesinin 1'inci fıkrasına uyan taksirle bir kişinin ölümüne neden olacak suçu oluşturan olay için, aynı maddede öngörülen cezanın üst sınırına (iki seneden beş seneye kadar hapse ve 250 liradan 2.500 liraya kadar ağır para cezasına) göre, anılan Kanunun 102'nci maddesinin 1'inci fıkrasının 4'üncü bendinde öngörülen dava zamanaşımının 5 yıl olduğu anlaşılmaktadır. Somut uyuşmazlıkta ise, dava konusu olayın 14/1/2005 günü meydana geldiği, eldeki davanın dayanakları yukarıda açıklanan KTK'nin 109'uncu maddesinin 2'nci fıkrası aracılığıyla 765 sayılı TCK'nin 102'nci maddesinin 1'inci fıkrasının 4'üncü bendinde öngörülen 5 yıllık zamanaşımı geçtikten sonra 21/11/2014 tarihinde açıldığı; davalı vekilinin ise dava dilekçesinin 13/10/2015 tarihinde tebliğ edilmesinin ardından, HMK'nin 127'nci maddesinde öngörülen iki haftalık cevap süresi içerisinde 26/10/2015 günü sunduğu cevap dilekçesinde zamanaşımı definde bulunarak davanın reddine karar verilmesini talep ettiğinin anlaşılması karşısında, davacı ... lehine dava dilekçesi ile talep edilen maddi tazminat talebinin zamanaşımının geçmesi nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken, kabulüne karar verilmesinde isabet görülmemiştir. Kararın kaldırılma gerekçesine göre, davalı vekilinin dilekçesinde ileri sürdüğü diğer istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere :I-Davalı ... vekilinin,  davacılar ... ve ... lehine hükmolunan maddi tazminat hükümlerine yönelik istinaf dilekçelerinin  HMK'nin 352/1-b maddesi uyarınca ayrı ayrı reddine, II-Davalı ... vekilinin, davacı ... lehine hükmolunan maddi tazminat hükmüne yönelik istinaf başvurusunun kabulüne, yukarıda esas ve karar numarası belirtilen ilk derece mahkemesinin kararının, HMK'nin 353/1-b/2'nci maddesi gereğince düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmek üzere kaldırılmasına,  Buna göre: 1-Davacı ...tarafından açılan  maddi tazminat davasının reddine,2-Davacılar ... ve ... tarafından açılan destekten yoksun kalma tazminatına ilişkin maddi tazminat davalarının ayrı ayrı kabulüne;a- 4.225,22 TL maddi tazminatın 14/8/2008 gününden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacı ...'ndan tahsil edilerek davacı ...'a verilmesine, b- 3.136,92 TL maddi tazminatın 14/8/2008 gününden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacı ...'ndan tahsil edilerek davacı ...'a verilmesine, 3-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken ve hükmolunan toplam maddi tazminat tutarına göre hesaplanan 502,90 TL nispi karar ve ilam harcından, peşin alınan 25,20 TL karar ve ilam harcı, ıslah harcı olarak alınan 146,87 TL olmak üzere toplam 172,07 TL karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 330,83‬ TL karar ve ilam harcının davalı ...'ndan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına,  4-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60 TL maktu karar ve ilam harcının, davacı ...'dan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına, 5-Dairemizin karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin (AAÜT) 13'üncü maddesinin  4'üncü fıkrası uyarınca belirlenen 17.900 TL maktu vekâlet ücretinin davacı ...'dan tahsil edilerek, vekille temsil edilen davalı ...'na verilmesine, 6-İstinaf incelemesi dışında kalan ilk derece mahkemesinin hüküm fıkrası yinelenerek;a-İlk derece mahkemesinin karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca belirlenen 5.450,64 TL vekâlet ücretinin davalıdan alınarak, vekil ile temsil edilen davalılar ... ve ...'a verilmesine, b-Davacı tarafından ödenen 25,20 TL başvurma harcı, 25,20 TL peşin harç, 146,87 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 197,20 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7- İlk derece mahkemesinde sürdürülen yargılama nedeniyle sarf edilen 1.136,29 TL yargılama giderinden davanın kabul ve ret oranına göre hesaplanan (7.362,14/36.337,65) 230,21 TL yargılama giderinin davalı ...'ndan tahsili ile davacılar ... ve ...'a verilmesine, bakiye yargılama giderinin davacılar üzerinde bırakılmasına, 8-Harcanmayan gider avansının HMK'nin 333/1'inci maddesi uyarınca, ilk derece mahkemesince kendiliğinden yatıran tarafa geri verilmesine, III-İstinaf İncelemesi Bakımından ; 1-Davalı ... tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar ve ilam harcının, talepte bulunulması durumunda ilk derece mahkemesi tarafından geri verilmesine,2-İstinaf başvurusu nedeniyle davalı ... tarafından sarf edilen posta ve tebligat gideri 198,29 TL,  istinaf başvuru harcı 148,60 TL olmak üzere toplam 346,89‬ TL yargılama giderinin, davacı ...'dan tahsil edilerek, davalı ...'na verilmesine, 3-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından, vekâlet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,  4-İstinaf için yatırılan  gider avansından artan kısmın yatıran tarafa geri verilmesine,Dair dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu, HMK'nin 362/1-a maddesi uyarınca  kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 6/5/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"184d4f2e90d70ee6","SID":"1b960eb017244d4d"}}