{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>43. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2021/59 <br>KARAR NO: 2024/548<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 09/07/2020<br>NUMARASI: 2018/557 Esas -  2020/358 Karar<br>DAVA: Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (İtirazın İptali)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 17/04/2024<br>Taraflar arasındaki Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (İtirazın İptali) davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı süresi içinde davalılar vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;Müvekkil banka ile davalılar arasında Genel Nakdi ve Gayri Nakdi Kredi Sözleşmesi imzalandığını, müvekkil banka ile davalılar arasında imzalanan Genel Nakdi ve Gayrı Nakdi Kredi Sözleşmesi kapsamında ... ve ... nolu Borçlu Cari Hesap Kredisi ve ... nolu Gayri Nakdi Çek Kredisi kullandırıldığını, ancak davalıların imzalamış olduğu Genel Nakdi ve Gayri Nakdi Kredi Sözleşmesi hükümlerine aykırı davranarak bu kredileri kullanmak suretiyle harcamalar yapmış olmasına karşın, bu harcamaların ödemelerini gerçekleştiremediklerini, davalı borçluların söz konusu sözleşmelere aykırı davranarak borcunu ödememesi üzerine müvekkil banka tarafından, Bakırköy .... Noterliğinin 18.08.2014 tarih ... y. Numaralı ihtarnamesi ile imzalanmış olan sözleşme uyarınca Borçlu Cari Hesap ve Gayri Nakdi Çek Kredilerine konu horcun 18.08.2014 tarihi itibariyle kat edilerek muaccel hale geldiğini, muaccel hale gelen 12.839,16 TL'nin 7 gün içinde ödenmesi gerektiğini, ayrıca imzalanmış sözleşmeler uyarınca müvekkil banka tarafından verilmiş bulunan çek karnesinin kalan boş veya iptal edilmiş yapraklarının iade edilmesi gerektiğinin, iade edilmemesi halinde risk oluşturan çek yasal yükümlülük tutarı toplamı olan 24.640,00 TL nin 7 gün içinde depo edilmesi gerektiğini aksi taktirde yasal yollara başvurulacağının ihtar edildiğini, Muaccel hale gelen toplam borcun, iş bu ihtarnamede “anapara, faiz, kur farkı, KKDF, BSMV ve sözleşme gereğince ödenmesi gereken diğer kalemlerin\" tüm detaylarıyla belirtilmiş olmasına rağmen davalı borçluların borcunu ödemediğini, sözkonusu ihtarlarının dikkate alınmaması ve herhangi bir ödeme gerçekleştirilmemesi sebebiyle, davalılar hakkınca Bakırköy ... icra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyası ile icra takip işlemlerine başlandığını, ancak davalılar tarafından yapılan itirazın hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, Davalıların müvekkil banka ile davalı asıl borçlu arasında imzalanan Genel Nakdi ve Gayri Nakdi Kredi Sözleşmesini, müşterinin tüm hak ve borçlarına kefil olacak şekilde müteselsil olarak imzaladıklarını, ancak davalı kefillerin ve davalı asıl borçlunun imzalamış olduğu sözleşme hükümlerine aykırı davranarak kendilerine tahsis edilen kredi borçlarını ödemediklerini, Genel Nakdi ve Gayrı Nakdi Kredi Sözleşmesini müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla imzalamış olan davalıların, asıl borçlu ile birlikte yine bu sözleşmeye dayalı olarak tahsis edilmiş kredi ödemelerinden de sorumlu olacağının tartışmasız olduğunu, Gayri Nakdi Kredi sözleşmesinin; ticari nitelikteki genel kredi sözleşmesi olduğunu, aksi kararlaştırılmadıkça bu tür sözleşmelere kefil olanın kefaletinin müteselsil kefalet hükümlerine tabi olduğunu (Y.İ9. HD.,E. 2010/823K. 2010/10391T. 28.9.2010) Takibe konu alacağın, davalılara Genel Nakdi ve Gayri Nakdi Kredi Sözleşmesi gereği tahsis edilen kredi borcu olduğunu, takipte talep olunan faizin davalıların imzaladığı sözleşme ile kabul edildiğini ve müvekkil bankanın yasalarla belirlenen oranlara uygun olarak işlettiği faiz olduğunu, ayrıca başlatılan yasal takip neticesinde yapılan masrafların ve belirlenen vekâlet ücretinin de hukuka uygun olduğunu, bu nedenlerle borçluların yaptığı itirazın hukuka aykırı olduğunu. Davalılar tarafından, usulüne uygun şekilde başlatılan takibe, haksız ve yasal dayanağı olmayan nedenlerle itiraz edildiğinden iş bu itirazın iptali davasını açma zorunluluğu hâsıl olduğunu, davalıların borçlu olduğunu bildiği halde borca itiraz ettiğinden icra inkâr tazminatına mahkûm edilmesi gerektiğini” belirterek “yapılan itirazın iptaline, takibin devamına, davalı aleyhine %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesine, mahkeme masraflarının ve vekalet ücretinin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP: Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkillerinin borçlu ... Tic.Ltd.Şti. bulunan hisselerini Bakırköy ... Noterliginin 03.12.2013 gün ve ... ve ... Yev sayılı hisse devir sözleşmeleri ile ayrı ayrı diğer ortak ... devretmek suretiyle şirket ortaklığından ayrıldıklarım ve davacı bankaya bildirerek kefilliklerinin sonlandırılmasını talep ettiklerini, ancak daha sonra davacı banka tarafından müvekkillere 18 Ağustos 2014 tarihli İhtarname çekilerek 18 Ağustos 2014 tarihi itibariyle 12.839,16-TL' nin ödenmesi ve 24.640,00-TL’nin depo edilmesi talep edildiğini, davacı tarafından çekilen ihtarnameye cevaben müvekkiller adına Bakırköy ... Noterliği' nin 1 Eylül 2014 tarihli ve ... yevmiye no.lu yazısı ile ihtar çekildiğini, bu ihtarnamede de bankaya yeniden şirket ortaklığının devrinden ve kefilliğin sonlandırılmasımn ihtar edildiğinden bahsedilerek ve bu sebeplerle ihtarnamenin kabul edilmediğinin belirtildiğini, ancak davacı banka tarafından haksız olarak müvekkilleri aleyhine Bakırköy ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi yapıldığını, yapılan takip üzerine de taraflarınca haklı olarak borca itiraz edildiğini, itiraz üzerine de davacı tarafından iş bu dava açıldığını belirterek, Müvekkillerinin şirket ortaklığını devrettiği ve kefilliklerinin sona erdiğine dair davacı bankaya ihtarname gönderdiklerini, buna göre müvekkillerin kefil oldukları dönemde kullanılan krediler sona ermişse yeni kullanılan kredilerden ve kredi sözleşmesinden müvekkillerinin sorumlu olmadıklarını, Davacı bankanın müvekkillerinin ortaklıktan ayrıldıklarını bildirmesine rağmen dava dışı şirket lehine kredi kullandırtmasının hakkaniyete aykırı olmuş olacağını, burada alacaklı bankaca yapılamsı gerekenin dava dışı şirket ile yeni bir kredi sözleşmesi düzenlemesi ve o dönemki şirket yetkililerinin kefil olarak kabul edilesi gerektiğini, müvekkillerinin bankaya bildirimine rağmen bankaca buna itibar edilmeksizin yeni krediler kullandırılmış ise bu durumun hakkaniyete aykırı olduğunu, sonraki kredilerde şirketin yeni yetkililerinin kendi sorumlulukları doğmayacağından böyle bir talepte bulunamayacaklarının aşikar olduğunu, bankaca bu durumun değerlendirilmesi gerektiğini, bu sebeplerle davacı banka tarafından dava dışı ... Tic.Ltd.Şti. adına imzalanan kredi sözleşmelerinin ve bu sözleşmelere istinaden kullandırılan tüm kredilerin bilgilerinin dosyaya sunulması gerektiğini, eğer müvekkillerin ortaklığının devri sonucu çektiği ihtarname sonucu bankaca dava dışı ... Tic.Ltd.Şti. ye kredi kullandırmış veya yeni kredi sözleşmesi imzalayarak ve buna dayanarak kredi kullandırmışsa müvekkillerin sorumlu olmasının kabul edilemeyeceğini, Bu doğrultuda müvekkiller inin sorumluluğunun hakkaniyet çerçevesinde irdelenmesi gerektiğini, müvekkillerin artık dava dışı şirket ile alakasının kalmadığını ve kefilliklerinin sona erdiğini bildirmesi karşısında bankanın Türk Medeni Kanununda aranan iyiniyet ve dürüstlük kuralları kapsamında hareket edip etmediğinin incelenmesini talep ettiklerini, davacı banka tarafından ilgili kredi sözleşmeleri dosyaya sunulmuş ise de, kredi sözleşmeleri tarafımıza tebliğ edilmediğinden sözleşme/sözleşmeler içeriklerine ilişkin itiraz haklarının saklı olduğunu ” belirterek “davanın reddine, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin karşı tarafayükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, \"..Dosyaya sunulan sözleşmelerde sözleşme tarihleri net olarak belirtilmiştir. Davalıların eşlerinden ... 12.07.2012 tarihinde, ...  'in ise 16.07.2017 tarihinde 2.500.000,00 TL lık sözleşmeye eşlerinin kefilliklerine rıza gösterdikleri kredi sözleşmesinde bulunmaktadır. Kefalet sözleşmesi, asıl borca bağlı fer’i nitelikte bir borç olmasından dolayı asıl borcun her ne sebeple olursa olsun sona ermesi halinde kendiliğinden sona ermektedir. Kanundaki düzenleme de bu hususu açıkça ortaya koymuştur. Davalının kefiliğin sonlanmasını istediği tarihte müteselsilen kefil olduğu dava dışı ... San. Ve Tic. Ltd. Şti. nin davacı bankaya borcu olduğu ve bu borçtan sorumlu olduğu tespit edilmiştir. Kök raporda tespit edilen hususlara bağlı kalmak kaydıyla davalıların sunmuş oldukları itirazlara yukarıda cevap verildiği açıklanmış, bilirkişi raporunda da açıklandığı üzere, rapordaki gerekçelerle davacı banka ile dava dışı .... Ltd Şti arasında imzalanan genel kredi sözleşmesinde davalıların müteselsil kefil olduğu, takip tarihi itibariyle davacının 13.266,36 TL nakdi kredi, 22 adet çek yaprağından dolayı 24.640 TL çekle ilgili depo alacağının olduğu subut bulduğundan davacı vekilinin davalılar aleyhine açmış olduğu itirazın iptali davasının kısmen kabulü ile davalı borçluların Bakırköy ....İcra Müdürlüğü ... esas sayılı dosyasına yapmış oldukları itirazın iptali ile takibin 37.906,36 TL alacak üzerinden devamına,  asıl alacak üzerinden % 20 icra inkar tazminatının davalıdan alınarak  davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine\" karar verilmiştir.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemece davalı kefillerin sözleşmelerde kefalet imzaları bulunduğu için  kullandırılan kredilerin hangi sözleşme kapsamında kullanıldığı yönünde bir ayrıştırma yapılmasına gerek olmadığı kabulünün hukuka aykırı olduğunu, ayrıca Mahkemece kurulan gerekçeli kararın 3 no.lu sayfada kredi lehtarına ve kefillerine 19.07.2012, 12.07.2012 ve tarihsiz iki adet sözleşme sunulduğunun belirtildiğini,  5 no.lu sayfada ise dosyaya sunulan sözleşmelerde tarihlerin net olarak belirtildiğini, gerekçeli kararın çelişkili olduğunu, 2 adet tarihsiz sözleşme sunulduğundan bahsedilmiş iken sonrasında dosyadaki sözleşme tarihlerinin net olduğu belirttiğini, işbu çelişki esaslı bir hata olup, kurulan hükmün kaldırılması gerektiğini, borçlu olduğu belirtilen cari hesapların hangi kredi sözleşmesine istinaden açıldığının belirtilmediğini, söz konusu kullandırılan cari hesapların bağlı olduğu kredi sözleşmesinin tespit edilmesi gerektiğini, zira her bir kredi sözleşmesinin kefalet sözleşmesi farklı olup, her birinde farklı kişilerce imzalandığını, bu nedenle cari hesapların bağlı olduğu kredi sözleşmeleri tek tek belirtilmesi ve buna göre hangi kefilin hangi sözleşmeye istinaden açılan cari hesaptan sorumlu olduğunun tespit edilmesi gerektiğini, Türk Borçlar Kanunu' nun 583' üncü maddesi \" Kefalet sözleşmesi, yazılı şekilde yapılmadıkça ve kefilin sorumlu olacağı azamî miktar ile kefalet tarihi belirtilmedikçe geçerli olmaz. Kefilin, sorumlu olduğu azamî miktarı, kefalet tarihini ve müteselsil kefil olması durumunda, bu sıfatla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girdiğini kefalet sözleşmesinde kendi el yazısıyla belirtmesi şarttır \" hükmünü havi olup, madde metninden de anlaşılacağı üzere kefalet tarihi yazılmayan  kefalet sözleşmesinin geçersiz olduğunu, dava konusu son 3 adet Genel Kredi Sözleşmesinin tarihi belli olmadığı gibi sözleşmelere istinaden imzalanan kefalet sözleşmelerinde de tarih bulunmadığını, bu nedenlerle son üç sözleşmeye göre müvekkilleri tarafından imzalanan kefalet sözleşmelerinin geçersiz olduğunu, geçersiz olan kefalet sözleşmeleri uyarınca müvekkillerinin herhangi bir sorumlulukları bulunmadığını, ...' nun imzaladığı kefalet sözleşmesinin  19.07.2012 tarihli olduğunu ancak müvekkili ...' in eşi  ... 20.07.2012 tarihli yazı ile rıza verdiğini  o dönem itibariyle yürürlükte bulunan Türk Borçlar Kanunu' nun 584' üncü maddesine göre \"bu rızanın sözleşmenin kurulmasından önce ya da en geç kurulması anında verilmiş olması şarttı\" arandığından  .... eşinin kefalet sözleşmesinden sonra rıza verdiği için verilen rızanın artık geçersiz olduğunu, eş rızası geçerli olmadığı için kefalet sözleşmesinin de hükümsüz kaldığını, bu nedenle müvekkillerinden ...' nun sorumluluğu bulunmadığını, ayrıca aksini kabul etmemekle birlikte, tarihi belirtilmeyen kredi sözleşmeleri 28.03.2013 tarihinden evvel imzalanmış ise bu tarihten önce imzalanan (ticari) kredi sözleşmelerinde eş rızası arandığından, her bir sözleşmenin birbirinden bağımsız olması ve irade serbestliği de ilkesi gereğince ayrıca bu sözleşmelere ilişkin dosyaya sunulmuş olan eş muvafakatnamesi de bulunmadığından verilen kefaletlerin geçersiz olacağını, müvekkillerinin kefil olarak davacı bankaya karşı herhangi bir sorumlulukları bulunmadığını, istinaf nedenlerinin kabulü ile kararın kaldırılmasına veya itirazları doğrultusunda mahkemesine gönderilmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>GEREKÇE:Dava, genel kredi sözleşmesi kapsamında kullandırılan krediden kaynaklanan alacağın kefil olan davalılardan tahsili istemiyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır.İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, davalı kefillerin takip konusu kredi borcundan sorumlu olup olmadığı noktasındadır.Temlik eden davacı ... Bankası A.Ş. Tarafından dosyaya sunulu 19.07.2012 tarihli genel nakdi ve gayrinakdi kredi sözleşmesinin  ... Bankası A.Ş. ile dava dışı  ...  Tic. Ltd. Şti. firması arasında tanzim edildiği, davalı ...'nun müteselsil kefil olarak sözleşmeyi imzaladığı ve kefalet limitinin 2.500.000,00 olduğu; 12.07.2012 tarihli  genel nakdi ve gayrinakdi kredi sözleşmesinin  ... Bankası A.Ş. ile dava dışı  ... Tic. Ltd. Şti. firması arasında tanzim edildiği, davalılar ... müteselsil kefil olarak sözleşmeyi imzaladıkları ve kefalet limitinin 2.500.000,00 olduğu; tarihi belirtilmemiş  genel nakdi ve gayrinakdi kredi sözleşmesinin ... Bankası A.Ş. ile dava dışı  ... Tic. Ltd. Şti. firması arasında tanzim edildiği, davalılar ...  ve ... müteselsil kefil olarak sözleşmeyi imzaladıkları  ve kefalet limitinin 1.500.000,00 olduğu;  tarih belirtilmemiş  genel nakdi ve gayrinakdi kredi sözleşmesinin  ... Bankası A.Ş. ile dava dışı  ... Tic. Ltd. Şti. firması arasında tanzim edildiği, davalı ... müteselsil kefil olarak  sözleşmeyi imzaladığı ve kefalet limitinin 1.500.000,00 olduğu; tarih belirtilmemiş  genel nakdi ve gayrinakdi kredi sözleşmesinin ... Bankası A.Ş. ile dava dışı  ... Tic. Ltd. Şti. firması arasında tanzim edildiği, davalılar ...'nun müteselsil kefil olarak sözleşmeyi imzaladıkları ve kefalet limitinin 2.500.000,00 olduğu görülmüştür. Bakırköy .... Noterliğinin 18.08.2014 tarih ... yevmiye numaralı ihtarnamesinde davalılara ... ve ... numaralı 2 adet borçlu cari hesap ile .., ... ve ... numaralı 3 adet gayri nakdi çek kredisi hesabı için kat ihtarı yapıldığı, ... numaralı borçlu cari hesabın 18.08.2014 tarihinde kat edilerek bankanın bu tarih itibari ile 6.000,00 TL anapara, 229,83 TL faiz, 11,50 TL BSMV olmak üzere 6.241,33 TL alacaklı olduğu , ... numaralı borçlu cari hesabın 18.08.2014 tarihinde kat edilerek bankanın bu tarih itibari ile 3.000,00 TL anapara, 45,06 TL faiz, 2,26 TL BSMV  olmak üzere 3.047,32 TL alacaklı olduğu, ... numaralı gayri nakdi çek kredisi hesabının 18.08.2014 tarihinde kat edilerek bankanın bu tarih itibari ile 1.120,00 TL anapara, 84,00 TL faiz, 4,20 TL BSMV olmak üzere 1.208,20 TL alacaklı; ... numaralı gayri nakdi çek kredisi hesabının 18.08.2014 tarihinde kat edilerek bankanın bu tarih itibari ile 1.120,00 TL anapara, 42,00 TL faiz, 2,10 TL BSMV olmak üzere 1.164,10 TL alacaklı ; ... numaralı gayri nakdi çek kredisi hesabının 18.08.2014 tarihinde kat edilerek bankanın bu tarih itibari ile 1.120,00 TL anapara, 55,44 TL faiz, 2,77 TL BSMV  olmak üzere 1.178,21 TL alacaklı olduğu belirtilmiştir.Davacı takip alacaklısı tarafından, kredi borçlusu dava dışı şirket ve davalı kefiller   hakkında, Bakırköy ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasında \"kredi \" sebebine dayalı olarak  çek yasal yükümlülük bedeli ile faiz, BSMV ve masraf dahil olmak üzere toplam 38.447,81 TL üzerinden 11.09.2014 tarihinde ilamsız icra takibi başlatılmış, itiraz üzerine takip durmuştur.Davacı tarafça, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu(İİK)'nun 67. maddesi uyarınca itirazın iptaline karar verilmesi istemiyle eldeki dava açılmıştır. Davalılar, kefaletin geçerli olmadığını savunmuşlardır. Davalıların 12.07.2012 ve 19.07.2012 tarihli kredi sözleşmelerinde müteselsil kefil oldukları görülmekle kefalet sözleşmelerinin imzalandığı tarihte  yürürlükte olan 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) 583.maddesinde \"Kefalet sözleşmesi, yazılı şekilde yapılmadıkça ve kefilin sorumlu  olacağı azamî miktar ile kefalet tarihi belirtilmedikçe geçerli olmaz. Kefilin, sorumlu olduğu azamî miktarı, kefalet tarihini ve müteselsil kefil olması durumunda, bu sıfatla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girdiğini kefalet sözleşmesinde kendi el yazısıyla belirtmesi şarttır\" düzenlemesi mevcuttur. TBK'nın 584/1 ve 2.maddeleri \"Eşlerden biri mahkemece verilmiş bir ayrılık kararı olmadıkça veya yasal olarak ayrı yaşama hakkı doğmadıkça, ancak diğerinin yazılı rızasıyla kefil olabilir; bu rızanın sözleşmenin kurulmasından önce ya da en geç kurulması anında verilmiş olması şarttır. Kefalet sözleşmesinde sonradan yapılan ve kefilin sorumlu olacağı miktarın artmasına veya adi kefaletin müteselsil kefalete dönüşmesine ya da kefil yararına olan güvencelerin önemli ölçüde azalmasına sebep olmayan değişiklikler için eşin rızası gerekmez.\" hükümlerini içermektedir.28.03.2013 tarihinde yürürlüğe giren TBK'nın 584/3.maddesi ile \"Ticaret siciline kayıtlı ticari işletmenin sahibi veya ticaret şirketinin ortak ya da yöneticisi tarafından işletme veya şirketle ilgili olarak verilecek kefaletler, mesleki faaliyetleri ile ilgili olarak esnaf ve sanatkârlar siciline kayıtlı esnaf veya sanatkârlar tarafından verilecek kefaletler, 27/12/2006 tarihli ve 5570 sayılı Kamu Sermayeli Bankalar Tarafından Yürütülen Faiz Destekli Kredi Kullandırılmasına Dair Kanun kapsamında kullanılacak kredilerde verilecek kefaletler ile tarım kredi, tarım satış ve esnaf ve sanatkârlar kredi ve kefalet kooperatifleri ile kamu kurum ve kuruluşlarınca kooperatif ortaklarına kullandırılacak kredilerde verilecek kefaletler için eşin rızası aranmaz\" şeklinde düzenleme yapılmıştır. 6455 sayılı Kanun’un 77. maddesiyle yapılan bu değişikliğin Resmi Gazete’de yayımı tarihinde yürürlüğe gireceği belirtmiştir. Anılan değişikliğin geçmişe şamil olacağı şeklinde bir hüküm  bulunmamaktadır.Kefalet sözleşmesinde (belirli şartlarda) eşin rızasının aranmasının sebebi ne kanun metninde ve ne de gerekçede belirtilmemiş, düzenleme yapılırken kaynak İsviçre Borçlar Kanunu'nun 494.maddesinin göz önünde tutulduğu ifade edilmiştir. Türk Borçlar Kanunu'nun eş rızasının kişisel güvence verilmesine ilişkin başka adlar altında yapılan diğer sözleşmelerde de aranacağına ilişkin 603. maddesi ile bu maddenin gerekçesinde de bir açıklığa yer verilmemiştir. Fakat bu düzenlemenin amacının aile birliğinin korunması olduğu anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca, eşin rızası, sözleşmenin kurulmasından önce ya da en geç kurulması anında verilmiş olması geçerlilik şartıdır. Şekle ilişkin  hüküm emredici kural olarak düzenlenmiştir. Diğer yandan 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun (BK) yürürlükte olduğu dönemde (01.07.2012 tarihi öncesine kadar) BK'nun 484.maddesi uyarınca kefalet sözleşmesinin geçerli olması  için yazılı şekilde yapılması ve kefilin sorumlu olduğu kefalet limiti,belirli bir miktarın gösterilmesi gerekli olup, kefaletin geçerliliği için eş rızası aranmamıştır. Dosya kapsamına alınan 21.03.2019 tarihli bankacı bilirkişi ek raporunda, davacı tarafın borçlu cari hesapların hangi kredi sözleşmesine bağlı olduğunun ve tarihlerinin yazılı olmadığı,  borçlu cari hesapların 19.07.2012 tarihli kredi sözleşmesine göre kullandırılması halinde ...'nun imzaladığı kefalet sözleşmesinin tarihinin 19.07.2012 olması ancak eşi ... rıza verdiği tarihin 20.07.2012 olması sebebiyle kefalet sözleşmesinin TBK'nın 584.maddesine göre geçersiz olacağı, borçlu cari hesapların, ticari kredilerde eş rızasının şart olmasının kaldırıldığı 28.03.2013 tarihinden sonra imzalanan bir kredi sözleşmesine göre kullandırılması halinde ...'nun imzaladığı kefalet sözleşmesinin eş rızası gerekmeksizin geçerli olacağı ve davalıların kefalet sorumluluğunun devam edeceği belirtilmiştir.Davacı vekili dava konusu kredi borcunun 19.07.2012 tarihli sözleşmeye dayandığını, diğer tarihsiz olduğu belirtilen kredi sözleşmesinin 19.07.2012 tarihli kredi sözleşmesinin devamı olarak imzalandığını, imzalanan genel nakdi kredi sözleşmesinin, diğer kefillerin limit arttırım talebi neticesinde imzalandığını beyan etmiş; ek  bilirkişi rapora karşı beyan dilekçesinde ise  tarihsiz sözleşmelerin 06.2009 ve 09.2009 tarihli olup, bu hususun genel nakdi ve gayri nakdi kredi sözleşmesinin düzenlenmesine ilişkin esaslar bölümünde açıkça belirtildiğini beyan etmiştir .Hükme esas alınan 29.11.2019 tarihli bankacı bilirkişi  raporunda ise  ön bilgi formuna göre  TBK'nun yürürlüğe girdikten sonra imzalanan 30.12.2012, 19.12.2014 ve 15.12.2015 tarihli Genel Kredi Sözleşmesinden önce taraflar arasında ön bilgi formu imzalanıp sözleşme içeriğinin tetkiki için sözleşmelerin bir sureti kredi lehtarına ve kefillerine 19.07.2012, 12.07.2012 ve tarihsiz 2 adet sözleşme sunulduğu, davalılarca sözleşme akdinden önce sözleşme içeriğini tetkik etme olanağı sağlanmış olduğu için sözleşme içeriğinin davalı yanca kabul edilmiş olması üzerine sözleşme akdinin kurulduğu, davalı kefillerin sözleşmelerde kefalet imzaları bulunduğu için kredilerin hangi sözleşme kapsamında kullandırıldığı yönünde bir ayrıştırma yapılmasına gerek bulunmadığı, davalıların her sözleşme kapsamında kullandırılan kredilerden müteselsilen sorumlu oldukları belirtilmiştir.Somut olayda, dosyaya sunulan banka kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmışsa da hükme esas alınan bilirkişi raporunda davalı tarafın savunmaları üzerinde yeterince durulmamıştır. Ayrıca davacı tarafça, tarihsiz kredi sözleşmelerinin hangi tarihli olduğuna ilişkin iki farklı beyanda bulunulmuştur. Bu itibarla Mahkemece, banka kayıtları üzerinde yerinde inceleme yapılması yönünde bankacı bir bilirkişiye yetki verilerek  icra takibine ve davaya konu kredilerin, hangi kredi sözleşmeleri kapsamında kullandırıldığına ilişkin denetime elverişli bir rapor alınıp, kullandırılan kredilerde kefalet şartları ve eş rızası yönünden davalıların kefaletlerinin geçerli olup olmadığı değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik incelemeyle yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır. HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda, Mahkemece eksik inceleme ile davanın sonuçlandırılması isabetli görülmemiş ve bu nedenle davalılar vekilinin istinaf talebinin kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir.<br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: 1-Davalılar vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE, istinaf incelemesine konu İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353(1)a-6 maddesi uyarınca USULDEN KALDIRILMASINA, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine,2-Davalılar tarafından yatırılan istinaf karar harcının istemi halinde kendisine iadesine,3-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin İlk Derece Mahkemesince yapılacak yargılama sırasında değerlendirilmesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 362(1)g maddesi uyarınca  kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.17/04/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"36d705c23a4922de","SID":"675c150c583118b2"}}