{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>40. HUKUK DAİRESİ<br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ  KARARI<br>DOSYA NO: 2022/380 <br>KARAR NO: 2024/623 <br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>TARİHİ: 30/09/2021<br>NUMARASI: 2017/565 (E) - 2021/694 (K)<br>DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali <br>KARAR TARİHİ: 30/04/2024<br>Yukarıda yazılı İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;       <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 01/01/2013 tarihinde, müvekkili şirkete zorunlu mali sorumluluk sigortası poliçesi ile sigortalı, davalıya ait, dava dışı ...'un idaresindeki ... plakalı araç ile ... plakalı aracın karıştığı trafik kazası sonucu ...plakalı araçta hasar meydana geldiğini ve bu hasar nedeniyle müvekkili şirket tarafından ... plakalı aracın kasko sigortacısına 19.073 TL hasar tazminatı ödendiğini, sigortalı araç sürücüsünün kaza sırasında alkollü olması ve olay yerini terk etmesi nedeniyle ZMSS Genel Şartlarını ihlal ettiğini, yapılan ödemenin davalıdan rücuen tahsili için İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı dosyası ile başlatılan icra takibine davalının haksız olarak itiraz ettiğini belirterek itirazın iptali ile davalı aleyhine %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; kazanın meydana gelmesinde müvekkilinin kusurunun bulunmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.  İlk derece mahkemesince; davanın kabulüne, davalının İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın iptaline, takibin aynen devamına, alacak yargılamayı gerektirdiğinden inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.  Karara karşı istinaf başvurusunda bulunan davalı vekili dilekçesinde özetle; görevsiz mahkemece alınmış bilirkişi raporunun hükme esas alınmasının hatalı olduğunu, kural olarak görevsiz mahkemede yapılan usuli işlemlerin yeni görevli mahkemede geçerli olmadığını, bu nedenle geçersiz bilirkişi raporuna dayanılarak verilen hükmün kaldırılması gerektiğini, müvekkilinin kaza anında araç sürücüsü olmadığı gibi araçta dahi bulunmadığını, dolayısıyla tazminattan sorumlu olamayacağını, ... hakkında kesinleşmiş bir cezai hüküm bulunmamasına rağmen sanki nihai bir karar varmış gibi düzenlenen rapor kıstas alınarak karar verilmesinin hatalı olduğunu, ceza davası sonuçlanmadan verilen kararın hukuka aykırı olduğunu, davacı tarafından karşı tarafa ödenen miktarların kazaya karışan diğer aracın marka, model, kaza sonrası fotoğrafları ele alındığında yüksek olduğunu, kazaya karışan araç sürücüsünün davaya dahil edilmesini talep ettiklerini, buna rağmen kaza yapan sürücünün davaya dahil edilmeksizin yargılamayı sonuçlandırmanın hukuka aykırı olduğunu belirtmiştir. HMK'nin 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda: Dava, zorunlu mali sorumluluk sigortası poliçesi gereği dava dışı 3. kişiye ödeme yapan sigortacının ödediği bedeli, alkollü araç kullanımı nedeniyle kendi sigortalısı olan davalıdan rücuen tahsili amacıyla yaptığı icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. Dosya kapsamından, davalıya ait ... plakalı araca ilişkin olarak davacı sigorta şirketi ile davalı arasında 27/01/2012 başlangıç, 27/01/2013 bitiş tarihli trafik sigorta poliçesinin düzenlendiği, 01/01/2013 tarihinde, davacıya trafik sigortalı, davalıya ait, dava dışı ...'un idaresindeki ... plakalı araç ile ... plakalı aracın trafik kazasına karıştığı, davacı tarafından kaza nedeniyle hasar gören ... plakalı araç için toplam 19.073 TL hasar tazminatı ödemesi yapıldığı, davacı tarafça ödenen bu tazminatın rücuen tahsili amacıyla davalı sigortalı aleyhine İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyada 19.073 TL asıl alacak, 893,56 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 19.966,56 TL alacak üzerinden 03/04/2014 tarihinde ilamsız icra takibine başlandığı, davalı tarafından borca itiraz edilmesi üzerine, icra takibinin durdurulmasına karar verildiği, eldeki davanın yasal süresi içerisinde açıldığı anlaşılmıştır. Aynı olay nedeniyle ceza yargılamasının yapıldığı İstanbul Anadolu 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 2014/629 Esas 2022/596 K. sayılı kararı ile sanık  ... hakkında taksirle birden fazla kişinin yaralanmasına neden olma suçundan cezalandırılmasına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, UYAP'tan yapılan sorgulamada kararın kesinleştiği anlaşılmıştır. Kaza tarihinde yürürlükte bulunan Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının B.4.d maddesinde, tazminatı gerektiren olay işletenin veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin veya motorlu aracın hatır için karşılıksız olarak kendilerine verilen kişilerin uyuşturucu veya keyif verici maddeler almış olarak aracı sevk ve idare etmeleri esnasında meydana gelmiş veya olay yukarıda sayılan kişilerin alkollü içki almış olmaları nedeniyle aracı güvenli sürme yeteneklerini kaybetmiş bulunmalarından ileri geliyorsa sigortacının sigorta ettirene rücu hakkı olduğu açıklanmıştır. Sigorta şirketinin sigortalısına rücu edebilmesi için kazanın meydana geliş şekli itibariyle sürücünün salt alkolün etkisi altında kaza yapmış olması gerekmektedir. Diğer bir anlatımla, sürücünün alkollü olması tek başına hasarın teminat dışı kalmasını gerektirmez. Üstelik, böyle bir durumda hasarın teminat dışı kaldığının ispat yükü TTK'nin 1281. maddesi hükmü gereğince sigortacıya düşmektedir. Yargıtay'ın yerleşik uygulamalarında; sürücünün aldığı alkolün oranının doğrudan doğruya sonuca etkisi bulunup bulunmadığı, mahkemece nöroloji uzmanı, hukukçu ve trafik konusunda uzman bilirkişilerden oluşan bilirkişi kurulu aracılığıyla olayın salt alkolün etkisiyle gerçekleşip gerçekleşmediğinin, alkol dışında başka unsurlarında olayın meydana gelmesinde rol oynayıp oynamadığının saptanması, sonuçta olayın tek başına alkolün etkisiyle meydana geldiğinin belirlenmesi durumunda, oluşan hasarın poliçe teminatı dışında kalacağından davanın kabulüne aksi halinde reddine karar verilmesi gerekeceği ilkesi benimsenmektedir. İlk derece mahkemesince görevsiz İstanbul Anadolu 14. Asliye Hukuk Mahkemesince alınan 04/01/2017 tarihli bilirkişi kurulu raporu hükme esas alınmış olup, görevsiz mahkemece nörolog bilirkişinin de yer aldığı bilirkişi kurulundan alınan  04/01/2017 tarihli raporda; kazanın meydana gelmesinde sigortalı aracın sürücüsü ...'un %100 oranında tam kusurlu olduğu, trafik kazası ile kaza anındaki 2,475 promil alkol düzeyi arasında münhasıran illiyet bağı bulunduğu, sürücü ...'un olay öncesi almış olduğu aşırı alkolün etkisi nedeniyle münhasıran aracı  güvenli sürme yeteneğini kaybettiği, ... plaka sayılı aracın sürücüsü ...'un kurallara uygun bir biçimde kendi şeridinde seyrine devam ettiği sırada aracının üzerine otobüs devrildiğinden alabileceği bir önlem bulunmadığından kusurunun bulunmadığı, ... plakalı, 2010 model, ... marka aracın 03/01/2013 tarihli kasko ekspertiz raporunda belirtildiği gibi 25.850 TL rayiç bedeli olduğu, aracın ön kısımlarından ağır hasarlanmış olduğu, yedek parça ve işçilik toplam 34.768 TL tamir ücreti nedeni ile aracın onarımının ekonomik olmayacağı, söz konusu aracın pert-total sayılmasının uygun olduğu ve araçtaki toplam hasar miktarının, aracın kaza tarihindeki rayiç bedeli olan 25.850 TL'den sovtaj bedeli olan 6.777 TL'nin çıkartılması sonucu kalan 19.073 TL olduğu, 25/09/2013 tarihli 19.073 TL bedelli ödeme dekontunun  dosyada mevcut olduğu, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları B.4.d maddesi uyarınca davacı sigorta şirketinin dava dışı 3. kişilere ödemiş olduğu 19.073 TL hasar bedeli için davalı sigortalı araç malikine  rücu edebileceği tespit edilmiştir. Kural olarak görevsiz mahkeme tarafından yapılan usul işlemleri geçersizdir. Ancak görevli mahkeme, görevsiz mahkemenin yapmış olduğu işlemleri tekrarlaması için neden yoksa kararına esas alabilir. İstanbul Anadolu 14. Asliye Hukuk Mahkemesince alınan bilirkişi kurulu raporunun HMK'nin 279. maddesinde aranılan koşullara uygun olarak düzenlendiği, raporun dosya kapsamına uygun, denetim ve hüküm kurmaya elverişli olduğu anlaşılmakla ilk derece mahkemesince hükme esas alınmasında isabetsizlik bulunmamaktadır.<br>KARAR:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nin 353/1-b/1. maddesi gereğince  esastan reddine,2-Harçlar Kanununa göre alınması gereken 1.363,92 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 340,98‬ TL harcın mahsubu ile bakiye 1.022,94‬ TL karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 3-Davalının istinaf başvurusu nedeniyle sarf ettiği yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekâlet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 5-İstinaf yargılama giderleri için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nin 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 30/04/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"f9d253db7f631845","SID":"ab423363f4f3c1cf"}}