{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ  <br>14. HUKUK DAİRESİ <br>\t\t\t\t              \t            \t \t\t\t\t\t\t\t\t\t<br>ESAS NO\t   \t: 2024/680<br>KARAR NO\t\t: 2024/847<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI<br>                 <br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ \t: MUĞLA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ  \t  <br>ESAS NO \t\t: 2023/1264 <br>KARAR NO\t\t: 2024/127<br>DAVA TARİHİ\t: 24.12.2021<br>KARAR TARİHİ\t: 15.02.2024<br>DAVA\t\t: İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ\t: 28.05.2024<br>KARARIN YAZ. TARİHİ\t: 29.05.2024<br><br>Muğla Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 15.02.2024 tarih ve 2023/1264 Esas, 2024/127 Karar sayılı kararının, istinaf başvurusu yoluyla incelenmesinin davacı vekili tarafından istenilmesi üzerine, dairemize gönderilen dosya incelendi, dosya içeriğine göre incelemenin duruşmasız olarak yapılması uygun görülmekle, gereği konuşulup düşünüldü.<br>İSTEM:<br>Davacı vekili tarafından verilen verilen dava dilekçesi ile özetle; 1.166.327,00-TL ihale bedeli üzerinden davalı-yüklenici ...’a (İnş. Yük. Müh.) ihale edilen ... (Muğla) Kanalizasyon İnşaatı işi sözleşmesinin 03.12.2012 tarihinde imzalandığını, işin yer tesliminin 13.12.2012 tarihinde  yapıldığını, işin bitiş tarihinin 31.12.2013 olarak belirlendiğini, bankaları İzmir Bölge Müdürlüğünün 20.05.2013 tarih ve 1275 sayı ile 29.07.2013 tarih ve 1919 sayılı yazıları ile yüklenici uyarılarak iş programının gerisinde kaldığını, dolayısıyla iş bitim tarihini de dikkate alarak yeterli malzeme, ekip ve ekipmanla çalışmalara hız verilerek tesisin geçici kabule hazır hale getirilmesinin istendiğini, bankaları kayıtlarına 31.12.2013 tarih ve 4325 sayı ile alınan davalı yüklenici dilekçesinde sözleşme kapsamında bulunmasına karşın yapılmayan diğer imalatların  maddi olarak acz içerisinde olması sebebiyle tamamlayamayacağını belirterek kendisi işin feshedilmesi talebinde bulunduğunu, bankalarının herhangi bir kusurunun bulunmadığını,  31/12/2013-13/02/2014 tarihleri arasında şantiyede herhangi bir faaliyet olmadığı tespiti göz önüne alındığında; firmanın mali acze düşmesi ve inşaat ile ilgili taahhüdünü yerine getiremeyeceği anlaşıldığından sözleşmenin 26.1. maddesi ve sözleşme eki Yapım İşleri Genel Şartnamesinin 47.1. maddesine göre yüklenici sözleşmesinin feshedilmesi zarureti doğduğunu, bankaları İzmir Bölge Müdürlüğünün 14.02.2014 tarihli Olur’u ile feshedildiğini,<br>yüklenicinin mali acz içerisinde olduğunu kendisi beyan etmiş olduğundan sözleşme eki olan Yapım İşleri Genel Şartnamesinin 47. Maddesi gereğince ayrıca protesto çekmeye gerek kalmadığı kesin teminat ve varsa ek kesin teminatlar gelir kaydedildiği ve sözleşmenin feshedilerek hesabı genel hükümlere göre tasfiye edildiği hüküm altına alındığını,<br>yüklenicinin mali acze düşmesi neticesinde sözleşme kapsamındaki taahhütlerin tamamı yüklenici tarafından yerine getirilemeyip kesin hesap sonucu bankanın zarara uğraması nedeniyle ... (Muğla) Kanalizasyon İnşaatı işine ait bakiye kesin hesap alacağının tahsili talebiyle Marmaris 1. İcra Dairesinin 2021/1425 E. sayılı dosyası ile icra takibi yapıldığını, yüklenicinin itirazı üzerine takibin durduğunu, itirazın haksız, hukuka aykırı ve kötü niyetli olduğundan  itirazın iptaline, takibin devamına, %20’den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini  talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP:<br>Davalı vekili tarafından verilen  cevap dilekçesi ile özetle; Davanın, itirazın iptali davası olup, icra takibinin Marmaris'te yapıldığını, icra takibinin yapıldığı yer mahkemesinin yetkili olup, Marmaris mahkemelerinin yetkili olduğunu, ayrıca davalının ikametgahının da Marmaris olduğunu, bu sebeple mahkemenin yetkisizlik kararı vermesini talep ettiklerini, davaya konu edilen alacağın, taraflar arasında imzalanmış olan 03.12.2012 tarihli sözleşme olduğunu, sözleşmenin karşılıklı olarak 14.02.2014 tarihinde feshedildiğini, davacı tarafın bölge müdürü oluru ile 14.02.2014 tarih ve 735 sayılı yazısı ile fesih gerçekleştiğini, aynı yazı ile davalı müvekkili tarafından verilen 70.000 TL bedelli teminat mektubunun da paraya çevrileceğinin belirtildiğini, taraflar arasındaki sözleşmenin eser sözleşmesi olup, sözleşmeden doğan alacakların 5 yıllık zamanaşımına tabi olduğunu, sözleşmenin 2014 tarihinde feshedildiğini ve böylelikle alacağın zamanaşımının dolduğunu, davanın zamanaşımı nedeniyle reddini talep ettiklerini, davacı tarafın, Ankara Batı İcra Dairesinin 2020/14347 esas sayılı dosyasında icra takibi başlattığını ve taraflarınca 24.07.2020 tarihinde borca itiraz edildiğini, borca itirazlarının davacı tarafa tebliğ edildiğini, bilahare, Ankara Batı İcra Dairesince verilen yetkisizlik kararıyla dosya Marmaris 1. İcra Müdürlüğü'ne gönderildiğini, Marmaris 1. İcra Müdürlüğü'nün 2021/1425 esas sayılı dosyasının, Ankara Batı İcra Müdürlüğü icra dosyasının devamı niteliğinde olup, davacı tarafın, borca itirazlarının kendilerine tebliğ edildiği tarihten sonraki 1 yıllık hak düşürücü sürede dava açmadıklarını, bu sebeple de davanın reddinin gerektiğini, müvekkili ile davacı şirket arasında, ... İli, ... Kanalizasyon İnşaatına ilişkin sözleşme 03.12.2012 tarihinde imzalandığını, sözleşmede yapılacak işlerin belirtildiğini, büyük çaplı bir altyapı çalışması olduğunu, davacı ... Bankası A.Ş tarafından, davaya icra takibine dayanak yapılan kesin hesap; yasada ve yönetmelikte belirtilen usullere uygun yapılmadığı için geçerli olmadığını, davalı müvekkilinin, ihaleye konu işin devamı sırasında ikametgah adresinin değiştiğini davacı tarafa bildirdiğini, davacı ... Bankası A.Ş. kesin hesap daveti öncesindeki bir tarih olan 17.02.2014 tarihli ve 440 sayılı ve Bölge Müdürlüğü Oluru'nu davalının sözleşmede yazılı olan değil, kendilerine bildirilen ... Mah. ... Cad. ... Apt. No...... ... adresine tebliğ etmiş iken sözde kesin hesap davetini eski adresine gönderip, tebliğ edilemediğinden bahisle giıyabında işlem yapılmış bulunmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkilinin, kesin hesap yapılacağı hususunda bilgilendirilmediğini, yapılan işler ve maliyetleri hakkında bilgi-belge sunamadığını, kesin metraj ve hesapların düzenlenmesi sırasında yüklenici veya vekilinin, yapı denetim görevlisinin yazılı tebliğine rağmen hazır bulunmadığı takdirde, yapı denetim görevlisi hesapları tek taraflı olarak hazırlar ve geçici kabul tarihinden itibaren en çok altı ay içinde idareye teslim edeceğini, davacı şirketçe, yasal usullere aykırı şekilde tek taraflı hazırlanan kesin hesap miktarına ve bu miktar esas alınarak açılan icra takibinin kabulünün mümkün olmadığını, sözleşmeye konu işin yapım süresinin 2015 tarihinde son bulduğunu ve fakat kesin hesap raporunun 19.11.2019 tarihli olduğunu, bu kadar uzun süre sonunda kesin hesap raporu düzenlenmiş bulunmasının izaha muhtaç bir konu olduğunu, gerek işin mahiyeti ve gerekse davacı şirketin kuruluş şekli itibariyle söz konusu iş Kamu İhale Kanununa tabi olduğunu, Kamu İhale Kanunu 8. ve 9. maddelerinde, yapılacak işlere ilişkin olarak eşik maliyeti ve ayrıca yaklaşık maliyet hesaplamalarının, ihaleyi yapacak kurum ya da şirket tarafından yapılacağı ve bu maliyetlere göre ihale yapılması gerektiğinin kanun gereği olduğunu, müvekkilinin ihaleye girdiğini ve kendince yaptığı hesap doğrultusunda bir bedel sunduğunu, ne var ki, işin ilerlemesiyle birlikte hesaplamanın yanlış olduğunun ortaya çıktığını, müvekkilinin teklif ettiği ihale bedelinin, Kamu İhale Kanununa göre eşik maliyet ya da yaklaşık maliyet dolaylarında olmalı ki, ihale kendisine verildiğini, oysa ki, müvekkilinin bu işi yapabilmek için, 2013-2014 tarihlerinde ihale bedelinin (idareden aldığının) üzerinde en az 350.000 TL. daha harcamak zorunda kaldığını, bu durumun, gerek müvekkilinin ve gerekse davacı ... Bankasının yaklaşık maliyet hesaplamalarının yanlış olduğunu gösterdiğini, müvekkilinin tüm malvarlığını bu işi tamamlamak maksadıyla tükettiğini ve sonunda iflas ettiğini, müvekkilinin, işi tamamlayamamasının nedeni yaptığı yanlış hesap ile aldığı yükümlülüğü tamamlayabilecek maddi varlığını tüketmiş olması olduğunu, davacı tarafın iş bu davayı açmasının ve halen zarar tazmini talep etmesinin hakkaniyetli ve iyiniyetli olmadığını, davacı tarafın bir zararının olmadığını, bir iş yaptırdığını ve bedelini ödediğini, müvekkilinin aynı işi çok daha az bir bedelle yapmasını istemenin M.K. 2. maddesindeki iyiniyet ve dürüstlük kuralına aykırı olduğunu bel,irterek davanın reddine, alacağın %20 sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini karar verilmesini savunmuştur.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:<br>İlk derece mahkemesinin 22.04.2022 tarih ve 2021/1706 Esas, 2022/490 Karar sayılı kararı ile özetle; ''...Davaya konu eser sözleşmesinin feshinden doğan alacaklar için dava açma süresi, feshin davalıya tebliğ edildiği 2014 yılında başlamış olup, icra takibi de 2021 yılında başlatıldığından 5 yıllık zaman aşımı süresi dolmuş olup davacının davasının zaman aşımı nedeniyle'' dair karar verilmiştir.<br>İlk derece mahkemesi kararının davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Dairemizin 14.12.2023 tarih ve 2022/1159 Esas, 2023/1869 Karar sayılı kaldırma kararı ile özetle; davalı gerçek  kişinin tacir olup olmadığı araştırılarak davalının tacir olmasının anlaşılması halinde eldeki davada görevli mahkemenin asliye ticaret mahkemesi olacağı, aksi halde görevli mahkemenin asliye hukuk mahkemesi olacağı, mahkemece Kamu İhale sözleşmeleri Kanununa göre yapılan taraflar arasındaki  sözleşmede zamanaşımının  kesin kabulün onay tarihi ile kesin hesabın onay  tarihinden hangisi sonra ise o tarihten başlayacağı hususu yerine \"sözleşmenin feshi iradesinin karşı tarafa ulaştığı tarihin\" esas alınması usule ve yasaya uygun bulunmadığı ve gerekçede tartışılması gereken davalının yetki itirazının hükmün sonucuna \"davalının yetki itirazının reddine\" şeklinde yazılması suretiyle HMK'nın 297. maddesine aykırı davranıldığı belirtilmek suretiyle ilk derece mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-a-4 ve 6. maddeleri gereğince kaldırılmasına karar verilmiştir.<br>Dairemiz kaldırma kararından sonra ilk derece mahkemesinin 15.02.2024 tarih ve 2023/1264 Esas, 2024/127 Karar sayılı kararı ile özetle; \"...Marmaris Mal Müdürlüğü ...'ın 2014 yılında bilanço esasına göre defter tuttuğu, 20/08/2014 tarihinde ticari faaliyetini terk ettiğini, başkada her hangi bir ticari faaliyetinin bulunmadığının, Muğla Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği Başkanlığı ...'ın oda sicil kaydının bulunmadığının tespit edildiğinin, Marmaris Ticaret Odası ...'ın odalarında gerçek kişi ticari işletme kaydının bulunmadığı ve davalının tacir olmadığı anlaşılmıştır. Somut olayda, davalının tacir sıfatının bulunmaması, davanın konusunun tarafların ticari işletmesiyle ilgili olmaması ve uyuşmazlık konusunun 6102 Sayılı TTK'da düzenlenmemiş olmasına göre, davaya ticaret mahkemesinde bakılması düşünülemez. Davalı tacir olmadığından, iş bu davanın Asliye Hukuk Mahkemelerinde görülmesi gerektiğinden  bahisle mahkemenin görevsizliğine\"  karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ:<br>Davacı vekili tarafından verilen 12.03.2024 tarihli istinaf kanun yoluna başvuru dilekçesi ile özetle; <br>-Sözleşme imzalanma tarihinin 2012 olduğunu, sözleşmeyi feshetme talebinde bulunduğu tarihin de 2013 yılı olduğunu, davalının gerek sözleşme imzalandığı tarihte gerekse sözleşmeyi feshettiği tarihte tacir sıfatını haiz olduğundan görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu,  <br>Belirterek  görevsizlik kararının kaldırılmasına, yargılamaya Asliye Ticaret Mahkemesinde devam edilmesi ile her türlü yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesi istemiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur. <br>DELİLLER, DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br>İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; HMK.nın 355. maddesindeki düzenleme uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı yönü gözetilerek yapılan inceleme sonucunda,<br>Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan bakiye kesin hesap alacağının tahsili istemiyle başlatılan takibe itirazın iptali istemine ilişkindir.<br>İlk derece mahkemesi tarafından görevli mahkemenin asliye hukuk mahkemesi olduğundan bahisle görevsizlik kararı verildiği, verilen kararın davacı vekili tarafından istinaf edildiği görülmüştür.<br>Taraflar arasında 03.12.2012 tarihinde  ... (MUĞLA) Kanalizasyon Tesisi İşine Ait eser sözleşmesi yapıldığı, davacının  iş sahibi, davalının ise yüklenici olduğu, işin bitiş tarihinin 31.12.2013 olarak belirlendiği, davalı yüklenicinin 31.12.2013 tarihli yazısıyla sözleşme kapsamında yapılmayan diğer imalatları maddi olarak acz içerisinde olması sebebiyle tamamlayamayacağını belirtmesi üzerine davacı iş sahibi tarafından sözleşmenin 14.02.2014 tarihinde feshedildiği; davacı iş sahibi tarafından kesin hesap sonucu iş sahibinin zarara uğradığından bahisle bakiye kesin hesap alacağının tahsili istemiyle 08.07.2020 tarihinde icra takibi başlatıldığı, davalının takibe itirazı üzerine 24.12.2021 tarihinde eldeki itirazın iptali davasının açıldığı anlaşılmıştır.<br> Göreve ilişkin düzenlemeler, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 1. maddesi uyarınca kamu düzenine ilişkin olduğundan mahkemelerce  re'sen incelenir.<br>6335 sayılı Kanun'un 2. maddesi ile değişik 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5. maddesi uyarınca ticari davalar asliye ticaret mahkemelerince görülerek karara bağlanır. Diğer taraftan aynı düzenleme gereğince, asliye ticaret mahkemeleri ile diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki, 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu’ndan ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 6335 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki halinden farklı olarak  iş bölümü ilişkisi değil, görev ilişkisidir.<br>Davacı ... Bankası A.Ş., 6107 sayılı ... Bankası Anonim Şirketi Hakkında Kanun'un 1. maddesi uyarınca, özel hukuk hükümlerine tabi, tüzel kişiliğe sahip, anonim şirket statüsünde kurulmuş bir kalkınma ve yatırım bankasıdır. <br>Somut olayda, taraflar arasındaki sözleşmesel ilişkinin kurulduğu 2012 tarihinde, davalı yüklenicinin maddi yetersizliği nedeniyle işin kalan kısmını tamamlayamayacağını belirterek işin feshedilmesi talebinde bulunduğu 31.12.2013 tarihinde davalı yüklenicinin işletme hesabı defter tuttuğundan tacir sayılmadığı, davalı yüklenicinin 2014 yılında bilanço esasına göre defter  tutmaya başladığından tacir  sayıldığı ancak 20.08.2014 tarihinde ticari  faaliyetini terk ettiği ve aleyhine icra takibinin başlatıldığı 08.07.2020 tarihinde ve itirazın iptali davasının açıldığı 24.12.2021 tarihinde tacir sıfatının bulunmadığı; taraflar arasındaki uyuşmazlığın davalı yüklenicinin fesih iradesini ortaya koyduğu 31.12.2013 tarihinde oluştuğu, buna göre sözleşmesel ilişkinin  kurulduğu tarihten uyuşmazlığın  oluştuğu tarihe  kadar davalı  yüklenicinin  tacir  sıfatının bulunmadığı gibi icra takibi ve davanın açıldığı tarihte de davalı yüklenicinin tacir sıfatının bulunmadığı anlaşıldığından eldeki davanın her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili ticari dava olmadığından görevli mahkemenin asliye hukuk mahkemesi olduğu anlaşıldığından ilk derece mahkemesi tarafından verilen  kararda usule ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığından davacı vekilinin istinaf istemi yerinde görülmemiştir.<br>Dosya kapsamı, mahkeme gerekçesi ve yapılan değerlendirmeye göre; mahkemece verilen karar usul ve yasaya uygun olup, davacı vekilinin istinaf kanun yoluna başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiş olup, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>1-Muğla Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 15.02.2024 tarih ve 2023/1264 Esas, 2024/127 Karar sayılı kararı, usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan, davacı vekilinin bu karara karşı yapmış olduğu istinaf kanun yoluna başvurusunun, 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>2-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar verilmiş olması nedeniyle, alınması gereken 427,60 TL istinaf karar harcı peşin harç ile karşılandığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,<br>3-Davacı vekili tarafından yatırılan 1.169,40 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile yapılan istinaf kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,<br>4-Kararın, ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,<br>Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 362/(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere 28.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"71c4e7e152adef0c","SID":"2962e33ef700ff7f"}}