{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">                        T.C.<br>                     İZMİR<br> BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ  <br>         14. HUKUK DAİRESİ <br>\t\t<br>ESAS NO\t\t: 2022/575<br>KARAR NO\t\t: 2024/844<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ \t: İZMİR 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>ESAS NO\t\t: 2021/487  <br>KARAR NO\t\t: 2022/117<br>DAVA TARİHİ\t\t: 12/10/2017<br>KARAR TARİHİ\t: 15/02/2022\t  <br>DAVA\t\t: Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ\t: 28.05.2024<br>KARARIN YAZ. TARİHİ\t: 29.05.2024<br><br>İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 15.02.2022 tarih ve 2021/487 Esas, 2022/117 Karar sayılı kararının, istinaf başvurusu yoluyla incelenmesinin davalı vekili tarafından istenilmesi üzerine, dairemize gönderilen dosya incelendi, dosya içeriğine göre incelemenin duruşmasız olarak yapılması uygun görülmekle, gereği konuşulup düşünüldü.<br>İSTEM:<br>Davacı vekili tarafından verilen dava dilekçesi ile özetle; Müvekkili şirketin ... Grup numaralı ... ve ... İşletme Müdürlükleri sorumluluk alanı içindeki tesislerin \"Arıza Onarım ve Bakım İşi\"ni 16.01.2012 tarihli sözleşme ile üstlendiğini, 16.03.2012 tarihinde başlayan Arıza Onarım ve Bakım İşi'nin ... Genel Müdürlüğü'nün bildirdiği tasfiye kararına bağlı olarak 15.11.2013 tarihinde işin %82'si tamamlanmış iken sona erdiğini, müvekkili şirketin 06.12.2013 tarihli yazı ile işle ilgili davalıya verilen ... Bankası ... Şubesi'nin 12.01.2012 tarih ve ... sayılı 120.000,00 TL'lik teminat mektubunun ve ... Bankası ... Şubesi'nin 13.03.2012 tarih ve ... numaralı 60.000,00 TL'lik malzeme teminat mektubunun iadesi için davalıya başvurduğunu, davalı tarafından 60.000,00 TL'lik teminat mektubunun  iade edildiğini, malzeme teminat mektubunun iadesi ile kesin hesabın onay gördüğünün davalı tarafından kabul edilmesine karşın  ... Bankası ... Şubesi'nin 12.01.2012 tarih ve ... sayılı 120.000,00 TL'lik teminat mektubunun iade edilmediğini, sözleşmenin 12.4 maddesindeki \"Taahhüdün, sözleşme ve ihale dokumanı hükümlerine uygun olarak yerine getirildiği, yüklenicinin bu işten dolayı idareye herhangi bir borcunun olmadığı tespit edildikten ve SGK'dan ilişiksizlik belgesi getirildiği saptandıktan sonra, alınmış olan kesin teminat ve varsa ek teminatların yarısı, garanti süresi dolduktan sonra kalanı yükleniciye iade edilecektir.\" düzenlemesi ve garanti şartlarını düzenleyen 35. maddedeki \"İşin tamamının geçici kabulünün yapıldığı tarihten itibaren meydana gelebilecek işin yapımıyla ilgili her türlü işçilik hataları (idarece verilen malzemelerin imalat hatası hariç) yüklenici tarafından temin edilen malzemelerdeki imalat hatalarına karşı altı ay süre ile yüklenici garantisi altındadır.\" düzenlemesi gereğince işin teslim alınma tarihi olan 15.11.2013 tarihinden itibaren 6 aylık garanti süresinin 15.05.2014 tarihinde bitmesine bağlı olarak müvekkili şirketin SGK'dan aldığı ilişiksizlik belgesini de ekleyerek yaptığı 17.05.2014 tarihli başvuruya davalının \"...çalıştırılmış olan personellere ait 4857 sayılı İş Kanunu gereği kıdem, ihbar, izin vs tüm alacaklarının firmanızca ödenerek ilişiklerinin kesildiğine dair belgelerin hazırlanarak şirketimize sunulması...\" koşuluyla teminat mektubunun iade edileceğinin belirtildiğini, taraflar arasında yapılan ve tümüyle ihale eden davalının iradesiyle belirlenen sözleşmede bile yer almayan bir nedene dayanılarak teminat mektubunun iadesinden kaçınılmasının haksızlık olduğunu, müvekkili şirketin işin yapılması sırasında çalıştırdığı işçilerin tüm hak ve alacaklarını ödediğini, ayrıca işçinin çalışmasının işveren tarafından haksız olarak sonlandırılması durumunda işçi lehine doğacak haklardan olan kıdem ve ihbar tazminatının işçinin çalışmasının devam etmesi veya işçinin işten kendi isteği ile ayrılması durumlarında ödenmesinin söz konusu olmadığını, çalışan işçilerden hiçbirisinin açtığı bir davanın bulunmadığını, teminat mektubunun iade edilmemesi nedeniyle 14.07.2014 tarihinden itibaren üç aylık devreler halinde her biri 189,00 TL olmak üzere toplam 2.457,00 TL komisyon ödemek zorunda kaldıklarını ileri sürerek,  ... Bankası ... Şubesi'nin 12.01.2012 tarih ve ... sayılı 120.000,00 TL'lik teminat mektubunun iadesine ve haksız yere ödenen şimdilik 100,00 TL komisyon ücretinin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>CEVAP : <br>Davalı vekili tarafından verilen cevap dilekçesi ile özetle; Davacı tarafından söz konusu iş kapsamında çalıştırılmış olan personellerine ait 4857 sayılı İş Kanunu gereği kıdem, ihbar, izin v.s. tüm alacaklarının ödenerek ilişiklerinin kesildiğine dair belgelerin \"Borçlar Kanunun 420. maddesine göre (İşçinin işverenden alacağına ilişkin ibra sözleşmesinin yazılı olması, ibra tarihi itibariyle sözleşmenin sona ermesinden başlayarak en az bir aylık sürenin geçmiş bulunması, ibra konusu alacağın türünün ve miktarının açıkça belirtilmesi gerektiği) hazırlanarak\", birer suretleri müvekili şirkete sunulmadığından, iş kapsamında verilmiş olan kesin teminat mektubunun firmaya iade edilmediğini, işçilik alacaklarının davacı tarafından ödenmemesi üzerine İş Mahkemelerine davacı çalışanları tarafından alacak davaları açılmış olup, bir kısım davalar aleyhlerine sonuçlanmakla birlikte bir kısmı için yargılamanın devam ettiğini, davacı şirkete ait teminat mektubunun, aleyhe hüküm tesis edilen işçi alacağı davaları nedeniyle iade edilmediğini, sözleşmenin 17. maddesi (i) bendinde; \"Yüklenicinin uygulamaları sonucunda, İdarenin tazminat ödemesinin söz konusu olduğu hallerde bu tazminat İdare tarafından ödendiği tarihten itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte Yükleniciden tahsil edilir.\" hükmünün yer aldığını, buna istinaden davacının teminat mektubunun nakde çevrildiğini, davacının müvekkili şirkete borcunun bulunması ve SGK ilişiksiz belgesini ibraz etmemesi nedenleriyle Hizmet Alım Sözleşmesinin \"Kesin Teminat ve Ek Kesin Teminatın Geri Verilmesi\" başlıklı 12.4 maddesinde yer alan teminatın iadesi için gerekli koşulların sağlanmadığını belirterek  davanın reddine karar verilmesini  savunmuştur.<br>İlk derece mahkemesinin 22.11.2018 tarih ve 2017/1182 Esas, 2018/1331 Karar sayılı kararı ile özetle; ''...Devreden işverenin devir tarihinden itibaren 2 yıl ile sınırlı sorumluluğunun olması ve bu süre içerisinde şirkette çalışan işçiler tarafından alacak davalarının açıldığı belirtildiği halde bu alacak davalarının hangi davalar olduğunun, işçi alacak davalarının esas numaralarının belirtilmediği, sözleşmenin 35. maddesine göre teminat mektubunun 6 aylık garanti süresinin geçmesinden sonra iade edilmesi gerektiği belirtilmekle 6 aylık sürenin 15.05.2014 tarihinde dolduğu,  devir halinde devirden önce doğmuş olan ve devir tarihinde ödenmesi gereken borçlardan devredenle devralan işverenin birlikte sorumlu oldukları, ancak bu yükümlülüklerden devreden işverenin sorumluluğunun devir tarihinden itibaren iki yıl ile sınırlı olduğu, bu iki yıllık süre geçtiği gibi, davacıya karşı açılan veya davalıya karşı açılan işçi alacağı davası bulunmadığı, ayrıca davacı tarafça dosyaya sunulan taraflar arasındaki sözleşme ile sözleşmenin ekleri olan İdari Şartname, Hizmet İşleri Genel Şartnamesi, Birim Fiyat Teklifi Cetveli ve Teklif Mektubu, İş Sağlığı ve Güvenliği Yönetmeliği'nde teminat mektubunun iadesi için işçilerden ibraname alınması gerekmediği gerekçesiyle, davanın kabulü ile ... Bankası ... Şubesi'nin 12.01.2012 tarih, ... sayılı 120.000,00 TL bedelli kesin teminat mektubunun davacıya iadesine, 2.457,00 TL'nin davanın ıslah tarihinden itibaren avans faiziyle davalıdan alınarak davacıya verilmesine'' dair karar verilmiştir.<br>İlk derece mahkemesi kararının  davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi'nin 25.06.2021 tarih ve 2020/677 Esas, 2021/813 Karar sayılı kaldırma kararı ile özetle; ''...Mahkemece dava konusu teminat mektubunun iadesine karar verilmiş ise de; davalı tarafça cevap dilekçesinde davacının teminat mektubunun nakde çevrildiği belirtilmiştir. Davalı iş sahibince kesin teminatın irad kaydedildiği belirtilmiş olmasına rağmen bu konuda araştırma yapılmadığı gibi kesin teminatın iadesi ile ilgili davanın istirdat davasına dönüşüp dönüşmediği de değerlendirilmemiştir. Şayet teminat mektubunun nakte çevrilmesi dava tarihinden sonra değilse dava kendiliğinden istirdat davasına dönüşmeyeceğinden ve davaya istirdat davası olarak devam edilmesi de mümkün olmayacağından davacının eldeki davayı açmasında hukuki yararının bulunup bulunmayacağının da tartışılması gerektiğinden  6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-a-6 maddesi uyarınca istinaf başvurusunun esasa ilişkin hususlar incelenmeksizin kabulüne ve ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına'' dair karar verilmiştir.<br>Kaldırma kararından sonra ilk derece mahkemesinin 15.02.2022 tarih ve 2021/487 Esas, 2022/117 Karar sayılı kararı ile özetle; ''...Bilirkişi raporunda da belirtildiği gibi İş Kanunun 6. maddesine göre işyeri veya işverenin bir bölümü hukuki bir işleme bağlı olarak başka bir birime devredildiğinde devir tarihinde işyerinde mevcut olan iş sözleşmeleri bütün hak ve borçlarıyla birlikte işverene geçer. Devralan işveren işçinin hizmet süresinin esas alındığı haklarda işçinin devreden işveren yanında işe başladığı tarihe göre işlem yapmakla yükümlüdür. Devir halinde devirden önce doğmuş olan ve devir tarihinde ödenmesi gereken borçlardan devredenle devralan işveren birlikte sorumludurlar. Ancak bu yükümlülüklerden devreden işverenin sorumluluğu devir tarihinden itibaren iki yıl ile sınırlıdır.Bu iki yıllık süre geçtiği gibi,davacıya karşı açılan veya davalıya karşı açılan işçi alacağı davası bulunmadığı,ayrıca davacı tarafça dosyaya sunulan taraflar arasındaki sözleşme ile sözleşmenin ekleri olan idari şartname,hizmet işleri genel şartnamesi, birim fiyat teklifi cetveli ve teklif mektubu, iş sağlığı ve güvenliği yönetmeliğinde teminat mektubunun iadesi için işçilerden ibraname alınması gerekmediği, yukarıda belirtildiği gibi Mahkememize bildirilen bir işçilik davası da bulunmadığı görülmektedir.Sözleşmede teminat mektubunun iadesi için gerekli olan ilişiksizlik belgesinin de sunulmuş olduğu anlaşılmakla bu durumda 120.000,00 TL lik teminat mektubunun iadesi gerekmektedir. Teminat mektubunun iadesi için işçilerden ibranamenin de gerekmediği bu durumda teminat mektubunun iade edilmemesi sebebiyle dava tarihine kadar davacının ödemek zorunda kaldığı 2.340,00 TL komisyon ve 117,00 TL masraf olmak üzere toplam 2.457,00 TL tazminata hak kazanabileceği hesaplanmıştır. Davacı taraf ıslah dilekçesi ile dava miktarını bu miktara arttırmıştır. Bu nedenlerle  davanın kabulüne ve teminat mektubunun iadesine ve 2.457,00 TL nin de davalıdan alınarak davacıya iadesine karar vermek gerektiği kanaat ve sonucuna varılmış, davaya konu teminat mektubunun davacıya iade edilmediği ve nakde de çevrilmediği, davacının da aynı  hususu ısrarla bildirdiği anlaşılmış olmakla davanın kabulüne'' dair karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ:<br>Davalı vekili tarafından verilen 03.03.2022 tarihli istinaf kanun yoluna başvuru dilekçesi ile özetle; <br>-Davacının işçilerine işçilik haklarını ödemediği, işçilerin de asıl işveren olduklarından bahisle müvekkili şirkete dava yönelttiğini, dava konusu teminat mektubunun bu nedenlerde iade edilmediğini, zira müvekkili şirketin halihazırda devam eden davalar ve zamanaşımına göre ileride açılacak davalarda, davacının ödemesi gereken işçilik alacaklarını işçilere ödemek durumunda kaldığını ve kalmaya devam edeceğini, <br>-Davacının hizmet alım işinin kabulünün de bu nedenlerle yapılmadığını, zira kabulün yapılabilmesi için çalışanlar ve özlük haklarına ilişkin bilgi ve belgelerin istendiğini, istenen evraklardan, kıdem tazminatı ödendiğine dair banka dekontları, yıllık izin bordro/dekontları, ibranamelerin tamamlanmadığını, yani davacı işçilerinin özlük haklarını ödemediğini, <br>-İşçilik alacaklarının davacı tarafından ödenmemesi üzerine İş Mahkemelerine davacının çalışanları tarafından alacak davalarının açıldığını, bir kısım davaların aleyhlerine sonuçlanmakla birlikte bir kısmı için yargılamanın devam ettiğinin dosya içine alınan dosyalardan anlaşıldığını,<br>-Sözleşmenin ilgili maddesinde; \"Yüklenicinin uygulamaları sonucunda, İdarenin tazminat ödemesinin söz konusu olduğu hallerde bu tazminat İdare tarafından ödendiği tarihten itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte Yükleniciden tahsil edilir.\" hükmünün yer aldığını, buna istinaden davacının teminat mektubunun iade edilmediğini, davacı şirketin sözleşme gereği mevcut yükümlülüklerini yerine getirmediğini, <br>-Ayrıca, söz konusu hizmet alım ihalesinde işçilik maliyetleri, KİK işçilik hesaplama modülü kullanılarak hesaplanmakta ve ihaleye verilecek teklif birim fiyatlara dahil edildiğini, Kamu İhale Genel Tebliği'nin 79.1.maddesi ikinci paragrafında; \"İhale ve sözleşmeye ilişkin damga vergileri, Kamu İhale Kurumu payı ve noter masrafları gibi sözleşme giderleri ile amortisman, kıdem tazminatı, iş yeri hekimliği ücreti, oryantasyon (ihale konusu işe uyum) eğitimi gideri, yaka kartı ve bu mahiyetteki genel giderleri karşılamak üzere birim fiyat teklif cetvelinde yer alan her bir işçilik kalemindeki (yol, yemek ve giyecek dahil brüt asgari ücret veya brüt asgari ücretin yüzde (%) fazlası üzerinden ücret hesaplanan işçilik kalemi ile ulusal bayram ve genel tatil günleri ve fazla çalışma saatlerine ilişkin işçilik kalemleri) birim fiyatlar üzerinden işçilik hesaplama modülü kullanılarak % 3 oranında sözleşme giderleri ve genel giderler hesaplanacaktır.\" denildiğini, buna göre kıdem tazminatı, işçilik hesaplama modülünde sözleşme ve genel giderler adı altında teklif birim fiyatlara dahil edildiğini, İhale süresince birim fiyatlar üzerinden aylık olarak hakediş raporları düzenlenerek, davacının işçilerine ödemesi gereken kıdem tazminatının şirketleri tarafından davacıya ödendiğini, <br>-Sözleşmenin 22. Maddesinde \"Yüklenicinin sözleşme konusu iş ile ilgili çalıştıracağı personele ilişkin sorumlulukları, ilgili mevzuatın bu konuyu düzenleyen emredici hükümleri ve Genel Şartnamenin 6. Bölümünde belirlenmiş olup, Yüklenici bunlara aynen uymakla yükümlüdür.\" dendiğini, <br>-Davacının ihale bitimi nedeniyle doğan ve şirketleri tarafından hakedişlere dahil edilerek ödenen personel kıdem tazminatlarını ve sair işçilik alacaklarını çalışanlara ödemeyerek yükümlülüğünü yerine getirmediğini, dolayısıyla yürüttüğü hizmet alım işinden dolayı şirketlerine borcunun kaldığını, özetle; davacının şirketlerine borcunun bulunması ve SGK ilişiksiz belgesini ibraz etmemesi nedenleriyle Hizmet Alım Sözleşmesinin \"Teminata İlişkin Hükümler\" başlıklı 11..maddesinde yer alan teminatın iadesi için gerekli koşulların sağlanmadığını, <br>-Kesin teminat ve ek kesin teminatların, yüklenicinin edimini sözleşme ve  hükümlerine uygun olarak yerine getirmesi halinde iade edileceğini, ancak, iadenin, idarenin diğer bazı haklarını korumak açısından koşullara bağlandığını, değinilen koşulların K.İ.S.Kanununun 13. maddesinde düzenlendiğini, dilekçelerinde söz konusu düzenlemeye yer verildiğini, buna göre kıdem tazminatının, işçilik hesaplama modülünde “Sözleşme ve genel giderler” adı altında teklif birim fiyatlara dahil edildiğini, ihale süresince birim fiyatlar üzerinden aylık olarak hak ediş raporları düzenlenerek, aslında yüklenici firmaya ödemesi gereken kıdem tazminatının da şirketleri tarafından ödendiğini, davacının ihale bitimi nedeniyle doğan ve şirketleri tarafından hak edişlere dahil edilerek ödenen personel kıdem tazminatlarını çalışanlara ödemeyerek yükümlülüğünü yerine getirmediğini,<br>-Ayrıca, söz konusu hizmet alım ihalesinde işçilik maliyetlerinin, KİK işçilik hesaplama modülü kullanılarak hesaplandığını ve ihaleye verilecek teklif birim fiyatlara dahil edildiğini, Kamu İhale Genel Tebliği'nin 79.1.maddesi ikinci paragrafında; \"İhale ve sözleşmeye ilişkin damga vergileri, Kamu İhale Kurumu payı ve noter masrafları gibi sözleşme giderleri ile amortisman, kıdem tazminatı, iş yeri hekimliği ücreti, oryantasyon (ihale konusu işe uyum) eğitimi gideri, yaka kartı ve bu mahiyetteki genel giderleri karşılamak üzere birim fiyat teklif cetvelinde yer alan her bir işçilik kalemindeki (yol, yemek ve giyecek dahil brüt asgari ücret veya brüt asgari ücretin yüzde (%) fazlası üzerinden ücret hesaplanan işçilik kalemi ile ulusal bayram ve genel tatil günleri ve fazla çalışma saatlerine ilişkin işçilik kalemleri) birim fiyatlar üzerinden işçilik hesaplama modülü kullanılarak % 3 oranında sözleşme giderleri ve genel giderler hesaplanacaktır.\" denildiğini, buna göre kıdem tazminatının, işçilik hesaplama modülünde sözleşme ve genel giderler adı altında teklif birim fiyatlara dahil edildiğini, ihale süresince birim fiyatlar üzerinden aylık olarak hakediş raporları düzenlenerek, davacının işçilerine ödemesi gereken kıdem tazminatının şirketleri tarafından davacıya ödendiğini,<br>-Yüklenicinin bu iş nedeniyle idareye ve Sosyal Sigortalar Kurumuna olan borçları ile ücret ve ücret sayılan ödemelerden yapılan kanunî vergi kesintilerinin yapım işlerinde kesin kabul tarihine, diğer işlerde kabul tarihine veya varsa garanti süresinin bitimine kadar ödenmemesi halinde, protesto çekmeye ve hüküm almaya gerek kalmaksızın kesin teminatlar paraya çevrilerek borçlarına karşılık mahsup edileceğini, varsa kalanının yükleniciye geri verileceğini, <br>Belirterek ilk derece mahkemesi kararının ortadan kaldırılarak, davanın reddi yönünde karar verilmesi istemiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur.<br>DELİLLER, DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br>İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; HMK.nın 355. maddesindeki düzenleme uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı yönü gözetilerek yapılan inceleme sonucunda,<br>Dava, eser sözleşmesi dolayısıyla verilen banka teminat mektubunun iadesi ve teminat mektubu komisyonunun davalıdan tahsili istemine ilişkindir.<br> İlk derece mahkemesi tarafından davanın kabulüne karar verildiği, verilen kararın davalı vekili tarafından istinaf  edildiği görülmüştür.<br> Davacı yüklenici ile davalı iş sahibi arasında 16.01.2012 tarihli ...- ... ilçeleri ve bağlılarında \"Elektrik Dağıtım Şebekelerinin Arıza Onarım ve Bakım İşleri İçin Teklif Birim Fiyatlı Hizmet Alımı Sözleşmesi\" konulu eser sözleşmesi yapıldığı, sözleşme uyarınca davalı yüklenici tarafından ... Bankası ... Şubesi'nin 12.01.2012 tarih, ... sayılı 120.000,00 TL bedelli kesin teminat mektubunun davalı iş sahibine verildiği, sözleşmenin 15.11.2013 tarihinde feshedildiği hususlarında uyuşmazlık bulunmamaktadır.<br>Davacı yüklenici vekili, sözleşme  kapsamındaki işlerin %82'sinin tamamlanmasından sonra davalı tarafça işin sona erdirildiğini ancak sözkonusu teminat mektubunun iade edilmediğini; ... ve ... ilçeleri arıza onarım bakım işinde çalışan işçilerden hiçbirinin açtığı bir dava bulunmadığı gibi bu işçilere davalının yaptığı ödeme bulunmadığını belirterek eser sözleşmesi dolayısıyla davalıya verilen banka teminat mektubunun  iadesi ve teminat mektubu komisyonunun davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.<br>Davalı iş sahibi vekili ise, davacı yüklenicinin ödemesi gereken işçi alacak ve tazminatlarının üst işveren olarak müvekkili tarafından ödenmesi nedeniyle uğranılan ve uğranması muhtemel zararlar sözkonusu  olduğundan teminat mektubunun iade edilmediğini savunmuştur.<br>Taraflar arasındaki sözleşmenin 12.4 maddesinde \"Taahhüdün, sözleşme ve ihale dokümanı hükümlerine uygun olarak yerine getirildiği, yüklenicinin bu işten dolayı idareye herhangi bir borcunun olmadığı tespit edildikten ve SGK'dan ilişiksizlik belgesinin getirildiği saptandıktan sonra alınmış olan kesin teminat ve varsa ek teminatın yarısının, garanti süresi dolduktan sonra kalanının yükleniciye iade edilecektir\" hükmü  yer almaktadır.<br> Somut olayda davalı iş sahibi tarafından davacı yüklenicinin çalıştırdığı işçilerin işçi alacak ve tazminatlarının ödenmesi nedeniyle teminatın iadesinin koşullarının oluşmadığı savunulmuş  ise de,  dava konusu sözleşmeye yönelik işin ...- ... ilçeleri ve bağlılarına ilişkin olduğu, taraflar arasındaki sözleşmenin 12.4 maddesine göre dava dışı  işçilerin  dava konusu sözleşmeye yönelik  bu işteki alacakları için dava  açmadıkları,  davacı yüklenicinin başka bir işi sebebiyle doğmuş veya doğması muhtemel olan borçlarından dolayı teminat mektubunun iade edilmemesinin taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine aykırı olduğu, davacı yüklenicinin SGK'dan ilişiksizlik belgesini davalı iş sahibine sunduğu, taraflar arasındaki sözleşmenin 35.maddesine göre 6 aylık garanti süresinin 15.05.2014 tarihinde dolduğundan teminatın iadesinin yasal koşulları oluştuğu anlaşıldığından davaya konu teminat mektubunun davacıya iadesine ve davacı yüklenici tarafından ödenen komisyon bedelinin davalıdan tahsiline karar verilmesinde usule ve yasaya  aykırı bir yön bulunmadığından davalı vekilinin istinaf istemi yerinde görülmemiştir.<br>Bu durumda, istinaf kanun yoluna başvuranın dilekçesinde yer verdiği itirazların açıklanan gerekçe ışığında yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiş olup, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>1-İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 15.02.2022 tarih ve 2021/487 Esas, 2022/117 Karar sayılı kararı, usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan, davalı vekilinin bu karara karşı yapmış olduğu istinaf kanun yoluna başvurusunun, 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>2-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar verilmiş olması nedeniyle, alınması gereken 8.365,03 TL istinaf nispi karar harcından, peşin alınan 2.091,26 TL harcın mahsubu ile kalan 6.273,77 TL'nin davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,<br>3-Davalı vekili tarafından yatırılan 220,70 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile yapılan istinaf kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,<br>4-Kararın, ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,<br>Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 362/(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere 28.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"5ee65208e8ef6141","SID":"2f07820e745c7e30"}}