{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>13. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>DOSYA NO\t: 2022/1927 <br>KARAR NO\t\t: 2024/1199<br>KARAR TARİHİ\t: 23/05/2024   <br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: İZMİR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 01/03/2022<br>NUMARASI\t\t: 2019/213- 2022/184<br>DAVANIN KONUSU\t: Alacak<br>DAVA TARİHİ \t: 28/05/2019<br>DAİRE KARAR TARİHİ \t: 23/05/2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ \t: 23/05/2024<br><br> İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 01/03/2022  tarih ve 2019/213 Esas 2022/184  Karar sayılı kararının, istinaf başvurusu yoluyla incelenmesinin istenilmesi üzerine, Dairemize gönderilen dosya incelendi, dosya içeriğine göre incelemenin duruşmasız olarak yapılması uygun görülmekle, gereği konuşulup düşünüldü.<br>İSTEM; <br>Davacı, 05.12.2018 tarihinde ...Bankası Şirinyer/İzmir Şubesi nezdindeki TR... iban numaralı hesabından ... Bankası Üçkuyular/İzmir şubesinde bulunan TR... iban numaralı hesabına para aktarmak isterken hesabına aktaracağı 60.000,00 TL miktarındaki meblağı sehven ... Bankası A.Ş Üçkuyular/İzmir Şubesi nezdindeki TR... iban  numaralı ... Şti hesabına gönderdiği, davalı şirket ile  arasında 2 sene öncesine dayanan alım satıma dayalı ticari ilişkinin mevcut olduğunu ancak havale işlemi olduğu tarihte herhangi bir alacak ilişkisinin söz konusu olmadığı, bankaya ihtarname göndererek durumdan haberdar ettiğini, sehven yapılan havale işlemi nedeniyle malvarlığında 60.000,00 TL'lik eksilme meydana geldiğini  belirterek, dava konusu 60.000,00 TL'nin  hesabından davalının hesabına sehven aktarıldığının tespitine ve sebepsiz zenginleşme hükümleri gereğince talep tarihi olan 07.12.2018 tarihinden itibaren faiziyle iadesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>CEVAP: <br>Davalı, yargılamaya katılmamış, davaya cevap dilekçesi sunmamıştır. <br>İhbar olunan ... Bankası, havale ödeyicisi sıfatıyla havale işlemini gerçekleştirdiği, söz konusu talimatın davacı tarafından sehven/hatalı iban numarası belirterek yapılmış olmasında bankanın sorumluluğu bulunmadığı, havale işlemlerinde müşterinin onayının alındığını, davacı tarafından bankaya çekilen ihtarnameye cevap verildiğini, alıcı hesabının üzerinde haciz blokeleri bulunmakta olduğundan haciz fek yazısı veya mahkeme kararı olmadıkça hesap üzerinde kendi alacakları haricinde işlem yapma yetkisinin bulunmadığını ve bankanın hatalı işlemden sorumlu olmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ:<br> Mahkemece, \"Davacı vekili, davacının banka hesabından yine davacının başka bir banka hesabına gönderilmek istenirken dava konusu 60.000,00 TL'lik tutarın davalı şirketin hesabına sehven gönderildiğini iddia etmiştir. Dava konusu tutarın davalı şirketin hesabına sehven gönderildiği yönündeki iddianın davacı tarafça ispatlanması gerekmektedir. Davalı tarafça esasa cevap süresi içerisinde davaya karşı cevap dilekçesi sunulmadığından davalının davayı inkar ettiği kabul edilmiştir. Bu kapsamda mahkememizce yapılan yargılama sırasında dava konusu tutarın sehven gönderildiği yönündeki davacı iddiasının yerinde olup olmadığının değerlendirilebilmesi açısından davacı ile davalı şirkete ait ticari defter ve kayıtlar üzerinde  bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiştir. Sunulan davacıya ait ticari defter ve kayıtlar üzerinde yaptırılan bilirkişisi incelemesi neticesinde davalı ile davacı arasında 2016 yılında ticari ilişkinin bulunduğu, havale işleminin yapıldığı tarih itibariyle herhangi bir ticari ilişkinin bulunmadığı ve yine dava konusu tutarın davacıya ait ticari defterlerde kayıtlı olmadığı tespit edilmiş ise de, davaya konu havale edilen tutarın davacı defterlerinde kayıtlı olmaması ve yine havale işleminin yapıldığı tarih itibariyle sunulan davacı tarafa ait ticari defterlerde bir ticari ilişkiye rastlanmamış olmasının tek başına dava konusu tutarın sehven  gönderildiği yönündeki iddiayı kanıtlamaya yeter nitelikte olmadığı, yine taraflar arasında daha önceki dönemde 2016 yılında bir ticari ilişkinin davacı defterlerinde kayıtlı olmasının da  dava konusu tutarın sehven gönderildiği yönündeki iddiayı kanıtlamak açısından mahkememizce yeterli görülmediği, bu kapsamda dosya kapsamı belgeler ile davacının dava konusu havalenin davalı şirket hesabına sehven gönderildiği yönündeki iddiasını kanıtlayamadığı, davacı tarafça delilleri arasında da açıkça yemin deliline dayanılmadığından davanın kanıtlanamadığı\" gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. <br>İSTİNAF TALEBİNDE BULUNAN: Davacı  istinaf talebinde bulunmuştur. <br>BİLDİRİLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: <br>Davacı istinaf dilekçesinde; İlk derece mahkemesince verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu,<br>Paranın gönderildiği 05.12.2018 tarihi itibarı ile davalı şirket ile aralarında ticari ilişkisinin olduğuna dair ticari defterlerde herhangi bir kayda rastlanılmadığını, davalıya ile aralarında para göndermesini gerektirecek bir ticari işlem veya ilişki olmadığının bilirkişi raporları ile sabit olduğunu, <br>Tüm çabalara rağmen davalı şirkete ulaşılamadığını, davalının cevap dilekçesi vermemesinin davayı inkar olarak kabul edilmesi nedeniyle  hak kaybına uğradığını, mahkemenin delillere itibar etmediğini,<br>Yargılamanın uzaması nedeniyle ekonomik olarak zarara uğradığını, usul ekonomisinin amaçlarından olan yargılamayı mümkün olan süratle sonuçlandırma amacına ulaşılamadığını belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. <br>GEREKÇE:<br> Dava, bankacılık hizmetinden kaynaklanan sebepsiz zenginleşmeye dayalı alacak istemine ilişkindir. <br>Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacı tarafından davalı hesabına sehven para gönderilip gönderilmediği, taraflar arasında para havale edilmesini gerektirecek bir ilişki bulunup bulunmadığını, davalının sebepsiz zenginleşip zenginleşmediğinin tespitinden kaynaklanmaktadır.<br>                           İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen ilk derece mahkemesi kararı hakkında 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık olup olmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır.<br>Dava alacak talebinden kaynaklanmakta olup, yargılama Asliye Ticaret Mahkemesi sıfatı ile yapılmıştır. <br> 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 4. maddesine göre, bir davanın ticari dava sayılması için  uyuşmazlık konusu işin taraflarının her ikisinin birden ticari işletmesiyle ilgili olması ya da tarafların tacir olup olmadıklarına veya işin tarafların ticari işletmesiyle ilgili olup olmamasına bakılmaksızın Türk Ticaret Kanunu veya diğer kanunlarda o davaya asliye ticaret mahkemesinin bakacağı yönünde düzenleme olmalıdır.<br>Diğer taraftan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/II. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira, Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava  haline  getirmez.<br>6335 sayılı Kanun'un 2. maddesi ile değişik 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5. maddesi uyarınca ticari davalar asliye ticaret mahkemelerince görülerek karara bağlanır. Öte yandan aynı düzenleme gereğince, asliye ticaret mahkemeleri ile diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki, 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu’ndan ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 6335 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki halinden farklı olarak iş bölümü ilişkisi değil, görev ilişkisidir. Göreve ilişkin düzenlemeler, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 1. maddesi uyarınca kamu düzenine ilişkin olduğundan mahkemelerce ve istinaf incelemesi aşamasında Bölge Adliye Mahkemesince re'sen incelenir. Bu kuralın tek istisnası, 6335 sayılı Kanun'un 2. maddesi ile değişik 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 5/4. maddesinde düzenlenmiş olup, buna göre, yargı çevresinde ayrı bir asliye ticaret mahkemesi bulunmayan yerlerde asliye hukuk mahkemelerine açılan davalarda görev kuralına dayanılmamış olması görevsizlik kararı verilmesini gerektirmeyecektir. Başka bir anlatımla, yargı çevresinde asliye ticaret mahkemesi bulunmayan yerlerde bir ticari uyuşmazlığın çözümü için asliye hukuk mahkemesine genel mahkeme sıfatıyla dava açılması halinde, mahkemece görevsizlik kararı verilmeksizin işin görülmesi gerekir. Buna karşılık, kanun aksi durumu düzenlememiş olduğundan, asliye hukuk mahkemesinin ticari olmayan bir davayı asliye ticaret mahkemesi sıfatıyla görmüş olması açıkça usule aykırılık oluşturmaktadır.<br>Somut olayda; tacir olmayan davacının sebepsiz zenginleşme nedeniyle alacak istemine ilişkin dava açtığı anlaşılmakta olup, bu nevi davaların ticari dava olduğuna ya da asliye ticaret mahkemelerinde görüleceğine ilişkin  yasal  bir düzenleme bulunmamaktadır<br>Davacı tarafın tacir sıfatı bulunmadığından, 6100 sayılı Hukuk Muhakemesi Kanununun 2. maddesi uyarınca uyuşmazlığın çözümünde Asliye Hukuk Mahkemesi görevlidir.<br>Görev kamu düzeni ile ilgili olup, yargılamanın her safhasında ve re'sen nazara alınmalıdır. Hal böyle olunca, davaya Asliye Ticaret Mahkemesinde bakılması usul ve yasaya aykırı olduğundan davacının istinaf talebi üzerine kamu düzenine göre yapılan inceleme sonucu ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, HMK 353/1-a/3 maddesi gereğince dosyanın Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmek üzere  mahkemesine iadesine karar verilmiştir.<br>HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>1-Davacının istinaf talebi üzerine kamu düzenine göre yapılan incelemede İzmir 1.Asliye Ticaret Mahkemesinin 01/03/2022 tarih, 2019/213 Esas, 2022/184 Karar sayılı kararının HMK 353/1-a/3 maddesi gereğince KALDIRILMASINA, <br>Dosyanın ilk derece mahkemesine İADESİNE,<br>2-İstinaf talebinde bulunan davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcının yatırana iadesine, <br>3-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesi tarafından kurulacak esasa ilişkin hükümde dikkate alınmasına,<br>Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 353/1-a maddesi uyarınca  kesin olmak üzere 23/05/2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.  </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"5e3aa371b015f897","SID":"f7999a7f4c98c818"}}