{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>17. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2021/189 Esas<br>KARAR NO: 2024/643<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN\t        <br>MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>TARİHİ: 17/09/2020<br>NUMARASI: 2018/984 Esas, 2020/536 Karar<br>DAVA: İTİRAZIN İPTALİ (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 23/05/2024<br>6100  Sayılı  Hukuk  Muhakemeleri  Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında Özel Güvenlik Sözleşmesi düzenlendiğini, müvekkilinin güvenlik hizmetini tam ve eksiksiz olarak ifa etmesine rağmen davalının 30/04/2015 tarihli ve 21.844,32 TL bedellive 30/04/2015 tarihli  2.467,61 TL bedelli faturaları  ödemediğini, faturalara süresinde itiraz edilmediğinden içeriğinin kesinleştiğini, sözleşmenin 8. maddesi gereği faturanın davalı sistemine girişini takiben 60 gün sonra ödenmesi gerektiğini, borcun ifa edileceği günün taraflarca birlikte kararlaştırılması nedeniyle bu tarihin geçmesi ile davalının temerrüte düştüğünü, ancak alacağın tahsili için davalı aleyhine İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasında başlattıkları takibe davalının haksız itiraz  ettiğini belirterek davalının takibe itirazının iptali ile takibin devamına, alacağın % 20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin 2015 yılında faturaların işlendiği sistemi değiştirdiğini, sistemsel değişiklik nedeniyle faturaların reddedilerek iade edildiğini ve aynı tutarlı faturalar kabul edilip sisteme eklenerek aynı borcun farklı sipariş numarası adı altında ödendiğini, davacıya, takip konusu faturaların başka bir sipariş kaydında ödeneceğinden reddedildiği ve başka bir sipariş numarası ile ödendiği açıklanmasına rağmen davacının kötü niyetli takip başlattığını savunarak davanın reddine ve  alacağın % 20'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini  talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; davacı tarafça davalı adına düzenlenen ve davaya konu edilen .. sıra numaralı 22.237,52 TL tutarlı fatura ile ... sıra numaralı 2.467,61 TL tutarlı faturanın e-fatura portalı üzerinden davalı tarafa gönderildiği ve faturaların davalı tarafından reddedildiği, bunun üzerine davacı tarafça reddedilen faturaların yerine ... sıra numaralı 2.467,61 TL bedelli ve ... sıra numaralı 22.237,52 TL bedelli faturaların düzenlendiği ve iş bu faturaların davalı taraf defterlerinde kayıtlı olduğu, davalının 27/07/2015 tarihinde davacı banka hesabına 95.213,57 TL ödeme yaptığı, bu haliyle davalının ödeme yaptığı tarihten evvel davacı tarafça adına düzenlediği tüm fatura borçlarını ödediği ve borcu kalmadığı gerekçesiyle davanın ve davalının kötü niyet tazminatı talebinin de reddine karar verilmiştir. <br>İSTİNAF NEDENLERİ Karar yasal süresinde davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir. Davacı vekili istinaf nedenleri olarak; rapora karşı itirazları hakkında ek rapor alınmadan karar verildiğini, e-faturaların iade edildiğinin müvekkiline bildirilmediğini, Gelir İdaresi Başkanlığı tarafından reddedilen faturaların müvekkilin hesabına iletilmediğini, faturaların reddedildiğinden haberdar olmayan müvekkili şirketin de yasal süresinde itiraz edilmeyen faturaları kesinleştirerek defterlerine işlediğini, müvekkili şirketin ticari defter ve kayıtları üzerinde yapılan incelemeye göre alacağın ispatlandığını belirterek kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.<br>DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE:Dava, fatura alacağının tahsili için yapılan takibe itirazın iptali istemine ilişkindir.Dosya kapsamından; davacı şirketin 24.705,13 TL alacağın tahsili için davalı aleyhine  İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasında takip başlattığı, davalının yasal süresinde borca, ferilerine ve faiz oranına itiraz ettiği, itiraz dilekçesinin davacı alacaklıya tebliğine dair tebligat mazbatasına rastlanmadığı, davalının takibe itirazının iptali ve takibin devamı için eldeki davanın açıldığı anlaşılmaktadır. Mahkemece, takip konusu alacağın ödendiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Karar yasal süresinde davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.İstinaf konusu edilen uyuşmazlık; davacının 30/04/2015 tarih ve 22.237,52 TL bedelli fatura ile 30/04/2015 tarih ve 2.467,61 TL bedelli fatura nedeniyle davalıdan alacaklı bulunup bulunmadığı  hususlarında toplanmaktadır. İlk derece mahkemesinde alınan 13/01/2020 ve 25/08/2020 tarihli raporlarda; tarafların 2015 yılı ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu ve taraflar lehine delil vasfına haiz bulunduğu, davacının ticari defter ve kayıtlarına göre davalı şirketten 24.705,13 TL alacaklı bulunduğu, davalının ticari defter ve kayıtlarına göre, davacı tarafından düzenlenen 30/04/2015 tarih ve 22.237,52 TL bedelli fatura ile 30/04/2015 tarih ve 2.467,61 TL bedelli faturaların davalı tarafından e-fatura portalından reddedildiği, reddedilen faturalar yerine davacı tarafından düzenlenen farklı sıra numaralı 13/05/2015 tarih ve 22.237,52 TL bedelli fatura ile 30/04/2015 tarih ve 2.467,61 TL bedelli faturanın davalının ticari defterlerine kaydedildiği, davalı hesap incelemesinde belirtilen tutarlarda davacıya yapılmış bir ödeme bulunmadığı, ancak davalının fatura vadelerini gözeterek büyük meblağlarda toplu ödeme yöntemiyle davacıya çeşitli tutarlarda ödemeler yaptığı, 24/06/2016 tarihi itibariyle davalı nezdinde davacının herhangi bir alacak bakiyesinin kalmadığı belirtilmiştir. Davalı vekili, alacağa dayanak faturaların sistem değişikliği nedeniyle reddedildiğini ve sonrasında aynı bedelli faturaların kabul edilerek bu fatura bedellerinin ödendiğini savunmuştur. Tarafların ticari defterleri mali müşavir bilirkişi tarafından incelenmiştir. Alınan rapora göre davacı  tarafından düzenlenen 30/04/2015 tarih ve 22.237,52 TL bedelli fatura ile 30/04/2015 tarih ve 2.467,61 TL bedelli faturanın davalı tarafından e-fatura portalından reddedildiği, reddedilen faturalar yerine davacı tarafından düzenlenen farklı sıra numaralı 13/05/2015 tarih ve 22.237,52 TL bedelli fatura ile 30/04/2015 tarih ve 2.467,61 TL bedelli fatura bedelinin ise ödendiği anlaşılmaktadır. Bu durumda yapılan bilirkişi incelemesi ile davalı ödeme savunmasını kanıtlandığından mahkemece davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiştir. Açıklanan nedenler ile ilk derece mahkemesi kararında usul veya esas yönünden hukuka aykırılık görülmediğinden, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.1 bendi gereğince esastan reddine karar verilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/984 Esas, 2020/536 Karar ve 17/09/2020 tarihli karar usul ve yasaya uygun bulunduğundan davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/1b-1 bendi gereğince esastan REDDİNE, 2-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 427,60 TL harçtan davacı tarafından peşin olarak yatırılan 54,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 373,20 TL harcın davacıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 353/1b-1 bendi ile aynı kanunun 362/1a maddesi gereğince kesin olarak oybirliği ile karar verildi.23/05/202</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"72d6dbb835b7ecd3","SID":"f6f86b75028c9f85"}}