{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>11. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>DOSYA NO\t: 2023/1782 <br>KARAR NO\t\t: 2024/1086<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: İZMİR 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 18.07.2023<br>NUMARASI\t\t: 2022/852 E. - 2023/627 K.<br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat<br>KARAR TARİHİ\t: 29.05.2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 29.05.2024<br><br>\tİzmir 4.Asliye Ticaret Mahkemesinin 18.07.2023 tarih 2022/852 E. - 2023/627 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi. <br>\tGEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :<br>\tDAVA : Davacı vekili, davacıya  ait ve ... sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile ... ve ... plakalı araçların 20/01/2018 tarihinde maddi hasarlı trafik kazasına karıştıklarını, kazanın meydana gelmesinde ... plakalı araç sürücüsü ...'in, \"Aynı şeritte ve aynı istikamette önünde seyreden araca arkadan çarpmak\" kusurunu ifa suretiyle asli kusurlu olduğunu, davalı sigorta şirketinin kazada kusurlu olan ... plakalı aracın 573386817 nolu poliçe ile KZMM sigortasını tanzim eden şirket olup müvekkiline ait araçta meydana gelen hasardan poliçe limitleri ile sorumlu olduğunu, kaza sonrası müvekkiline ait araçtaki hasar bedelinin tespiti maksadıyla İzmir 5. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2018/13 D. İş sayılı dosyası ile delil tespiti talep edildiğini ve anılan dosyada makine mühendisi bilirkişinin düzenlemiş olduğu raporda, müvekkiline ait araçta 25.407 TL tutarında hasar olduğunun mütalaa edildiğini, alınan rapor üzerine 04/03/2018 tarihinde davalının ...@hs03.kep.tr adlı resmi kayıtlı elektronik posta adresine başvuru yapıldığını ancak bugüne değin olumlu ya da olumsuz bir yanıt alınamadığını ileri sürerek, hasar bedeline mahsuben 10.000,00 TL maddi tazminatın ve 1.147,60 TL tespit giderinin yargılama gideri olarak davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>\tCEVAP : Davalı vekili, kusur konusunda Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi nezdinde kusur incelemesi yapılmasını, aracın eski tarihli kaza kayıtlarının tramerden sorgulanmasını, fahiş maddi hasar taleplerinin reddine, talep edilen değişik iş dosya masraflarının reddine, olay tarihinden itibaren  faiz taleplerinin ve kazanç kaybı taleplerinin    reddini istemiştir.<br>\tDAİREMİZİN KALDIRMA KARARINDAN ÖNCEKİ İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, meydana gelen kazada davacının kusurunun bulunmadığı, davalı tarafın sürücüsü ...'in %100 kusurlu olduğu, ... plakalı ... ... aracın ön kısmında meydana gelen hasarın kaza ile uyumlu olduğunu kabul edilerek davanın kabulü ile, davalının aracında oluşan hasar bedeline ilişkin 25.525,00 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.<br>\tKarara karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.<br>\tDAİREMİZİN KALDIRMA KARARI : Dairemizce ''...Yerel mahkemece, davaya konu ZMMS sigorta poliçesi ve hasar dosyası istenilmiş, tramer kayıtları, İzmir 5. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2018/13 Değişik İş sayılı dosyası getirtilmiş, dosya üzerinden bilirkişi incelemesi yaptırılmış, alınan bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kabulüne dair karar verilmiş ise de, hükme esas alınan bilirkişi raporunda hakkında tazminat talep edilen ... plakalı .. ... marka 2017 model otomobilde yedek parça işçilik ve KDV'si ile birlikte toplam hasar miktarının 25.525,96 TL olduğu rapor edilmiş, ancak makine mühendisi bilirkişi tarafından bu araca ilişkin sovtaj değerinin belirtilmediği görülmüştür. Ancak hasar bedelinin araç rayicini % 50'si aştığı durumlarda  aracın  tamirinin ekonomik olmayacağı, bilirkişi tarafından aracın pert-total işlemi yapıldığı takdirde sovtaj bedelinin raporda belirtilmediği, dava konusu aracın model ve markası dikkate alındığında bilirkişi raporunda bu hususun da irdelenmesi gerektiği, şayet araç pert total kabul edilerek aracın sovtaj bedeli de belirlenmek sureti ile hasarsız piyasa rayici ile sovtaj bedeli arasındaki farkın hasar miktarı olarak belirlenmesinin gerektiği ( Yargıtay 17. HDB'nın 18.05.2016 tarih ve  2016/3196 Esas -   2016/6047 Karar Sayılı ilamı), bu itibarla alınan bilirkişi heyet raporunun hükme esas almaya elverişli ve yeterli mahiyette bulunmadığı değerlendirilmiş, davalı tarafın istinaf istemleri bu sebeple yerinde görülmüştür. Kabule göre ise ; hükmün içeriğinde \"Davalının aracında oluşan hasar bedeline ilişkin...\" ibaresi yerinde görülmemiştir.\tBu durumda, ilk derece mahkemesince uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış ve  değerlendirilmemiş olması nedeniyle istinaf istemine konu karara yönelik denetim yapılması mümkün değildir.'' gerekçesiyle 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-a-6 maddesi uyarınca istinaf başvurularının esasa ilişkin hususlar incelenmeksizin kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve kaldırma kararının sebep ve şekline göre sair istinaf itirazlarının incelenmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekmiştir.<br>\tDAİREMİZİN KALDIRMA KARARINDAN SONRAKİ İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:  Mahkemece iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu  ve tüm dosya kapsamına göre, kazanın meydana gelmesinde ... plakalı aracın sürücüsü ...'in aynı şeritte ve aynı istikamette önünde seyreden araca arkadan çarpmak suretiyle asli kusurlu olduğu, davacının bu trafik kazasının oluşumunda herhangi bir etkisinin bulunmadığı, ... plakalı ...-... marka davacıya ait aracın ön kısımlarında meydana gelen hasarların bahse konu trafik kazası ile uyumlu olduğu, aracın onarım tutarının aracın piyasa rayiç değerinin % 88 oranına ulaştığı için tamirinin ekonomik olmadığı ve pert&total kabul edilmesi gerektiği,  toplam hasar miktarının 18.223,00 TL olduğu,  kazanın poliçe süresi içerisinde gerçekleştiği,  zarar miktarının bakiye poliçe limiti dahilinde kaldığı, davalı sigorta şirketinin 2918 sayılı KTK.nun 99/1. maddesi ve Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi Genel Şartları`nın B 2/2.1. maddesi uyarınca, rizikonun bilgi ve belgeleri ile birlikte kendisine ihbar edildiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde ödeme yükümlülüğü bulunduğu, dava vekilinin dava dilekçesinde temerrüt işletilmesine ilişkin dava tarihinin esas alınmasını talep ettiği, 6102 sayılı TTK'nın sigorta sözleşmelerine ilişkin genel hükümlerin düzenlendiği kısmında yer alan 1426/1. maddesinde \"sigortacı, sigorta ettiren, sigortalı ve lehtar tarafından, rizikonun, tazminatın veya bedel ödeme borcunun kapsamının belirlenmesi amacıyla yapılan makul giderleri, bunlar faydasız kalmış olsalar bile, ödemek zorundadır\" düzenlemesi uyarınca davacı tarafından zararın tespiti için araç üzerinde yapılan eksper incelemesine neticesinde ödenen (ve belgesi sunulu) ekspertiz ücretinin de anılan kanun hükmü kapsamında yargılama giderleri içinde değerlendirilmesi gerektiğinin anlaşıldığı,   zarar veren araç ticari nitelikte bulunmadığından  haksız eylemin de TTK.’nun 4. maddesi uyarınca ticari iş niteliği taşımamasına göre temerrüt tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar  verilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile, davacının aracında oluşan hasar bedeline ilişkin 18.223,00 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi  ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine  karar verilmiştir.<br>\tKarara karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.<br>\tİSTİNAF NEDENLERİ : Davalı vekili, hasarların her aracın hareket halinde olduğu sırada meydana gelebilecek kaza sonrası oluşabilecek hasar öngörüsüne uymadığına dair itirazlarının incelenmemesinin hukuka aykırı olduğunu, davacının sadece davalı şirkete husumet yönelttiği benzer birçok dosyası bulunduğunu, tüm dosyalarında suistimal tespit edildiğini, ancak mahkemece işbu dosyaların yargılama dosyası arasına alınmadığını, davacı tarafın 7 yılda 6 farklı aracının maddi hasarı için dava açtığını, bu kazaların tümünün anlaşmalı tutanak, yüksek maddi hasar, gerekirse pert ve suistimal raporunda uydurma kaza olarak geçtiğini, davacının İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nde açmış olduğu 2022/803 E. sayılı davada BAM tarafından yapılan değerlendirmede kazanın uydurma kaza olduğu şüphesinin bulunduğunun, bilirkişi raporunda hasarın uyumsuz olarak tespit edildiğinin belirtilerek yerel mahkeme kararının bozulduğunu, yerel mahkemeye suistimal raporu ve BAM kararı sunulmuş ise de, delillerinin dikkate alınmadığını, bu nedenle dosyada yeniden hasar ve kaza uyumunun tespiti için İTÜ makine mühendislerinden oluşan bir heyetten nitelikli bir bilirkişi raporu alınması gerekmesine rağmen davacı taleplerinin kabulüne kararı verilmesinin usul ve yasalara aykırılık teşkil ettiğini, hükme esas alınan bilirkişi raporunun incelemeye ve denetlemeye elverişli olmadığını, belirtilen hasarsız emsal bedelin ne şekilde hesaplandığının belli olmadığını, dosyada tespit edilen kusur oranlarının hatalı olduğunu, sigortalı araç sürücüsünün dava konusu kazada kusuru bulunmadığını, bu nedenle davanın reddinin gerektiğini, Adli Tıp Kurumu İstanbul Trafik İhtisas Dairesi’nden, İTÜ veya  Karayolları Genel Müdürlüğü Fen Heyetinden seçilecek kusur konusunda uzman bilirkişi heyetinden kusur raporu alınmasını talep ettiklerini, sigorta şirketinin, davacının kendi insiyatifi ile atadığı ekspertiz rapor masrafından sorumluluğu bulunmadığını, verilen kararda rapor ücretinin tazminata dahil edilmesinin hukuka aykırı olduğunu istinaf nedenleri olarak ileri sürmekle kararın kaldırılmasını istemiştir.<br>\tGEREKÇE : Dava, 20.01.2018 tarihinde meydana gelen trafik kazası sebebiyle davacının aracında meydana gelen hasara ilişkin olarak karşı yan araç sürücüsünün kusuruna dayalı ZMMS sigortasından doğan maddi tazminat istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.<br>\tDairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle  sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.<br>\tYerel Mahkemece Dairemizin kaldırma kararın doğrultusunda dosyanın trafik uzmanı ve makina mühendisinden oluşan bilirkişi heyetine tevdi edilerek, kaldırma kararında belirtilen hususlarda incelemelerin ikmal olunduğu, dosyaya sunulan 15.05.2023 tarihli bilirkişi heyet raporunda; davalı sigorta poliçeli aracı kullanan dava dışı sürücü ... (...) yönetimindeki aracı ile gece vakti görüş mesafesinin far ışığı ile açık olduğu güzergahında seyir halinde iken, yola, yolun geometrik özelliğine ve yol üzerinde bulunan araç trafiğine gereken dikkat ve özeni göstermesi, önünde seyir halinde bulunan araç/araçlar arasında yeterli ve güvenli bir mesafe bırakıp, yaşayabileceği bir olumsuzluğu (bu kaza gibi) yaşamamak için her an durabileceği bir hız ve teyakkuzla seyrini sürdürmesi gerekirken sürücü bu hususlara riayet etmeyerek, aracının hızını yol, görüş ve trafik akışının durumunu dikkate alarak, müteyakkız şekil ve tedbir alabilecek düzeyde tutmadığı, görüş mesafesini kontrol altında bulundurmayarak, önünde seyreden aracı güvenli yakın takip mesafesi ile izlemediği, kaza mahalline geldiğinde önünde seyreden ve viraj sebebiyle doğal olarak yavaşlayan dava dışı araca karşı takip mesafesini koruyamadığından önündeki dava dışı araca arkadan çapması ve çarpmış olduğu aracın ileri savrulup karşı şeride geçip, karşı şeritten gelen davacı aracına çarpmasına sebebiyet verdiği üç araçlı maddi hasarlı trafik kazasında, dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranışlarından dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 56/1-e (Sürücüler önlerinde giden araçları yönetmelikte belirtilen güvenli ve yeterli bir mesafeden izlemek zorundadırlar) maddesinde belirtilen hükmünü ihlal etmekle kazanın oluşumuna etken olduğu, davacının maliki olduğu aracı kullanan dava dışı sürücü ... (...) Trafik kurallarına ve nizamlara uygun bir şekilde idaresindeki aracı uygun gerit üzerinde sevk ve idare ederken, üç araçlı kazaya sebebiyet veren davalı tarafın sürücüsüne karşı zararlı sonuç üzerinde kazanın oluşumuna etken olmadığı, dava dışı aracın (...) dava dışı sürücüsü ... trafik kurallarına ve nizamlara uygun bir şekilde idaresindeki aracı uygun şerit üzerinde sevk ve idare ederken virajlı yola geldiğinde doğal olarak yavaşlamak isterken gerisinden gelip aracının arkasına çarpıp, savrulmasına sebebiyet veren davalı tarafın sürücüsüne karşı zararlı sonuç üzerinde kazanın oluşumuna etken olmadığı, yine dosya içerisinde mevcut tramer belgesinde de ... plakalı araç sürücüsünün kazanın oluşumunda %100 kusurlu olduğunun belirtildiği, dosya içerisinde hasarlı araca ait fotoğrafların bilirkişi heyeti tarafından incelenerek maddi hasarlı trafik kazası tutanağı krokisinde gösterilen çarpışma şekli ile karşılaştırıldığı, yapılan değerlendirmede ... plakalı ... ... marka aracın ön kısımlarında meydana gelen hasarların trafik kazası ile uyumlu olduğunun rapor edildiği, davacının aracının kaza tarihi itibariyle piyasa koşullarına göre ikinci el değerinin 29.000,00 TL olmakla, tamirinin ekonomik olmadığı ve pert total kabul edilmesi gerektiği, eksper raporunda 10.777,00 TL olarak belirtilen aracın sovtaj değerinin uygun olduğu, bu durumda sovtaj değerinin düşümü ile bakiye zarar tutarının 18.223,00 TL olduğu yönünde tanzim edilen bilirkişi raporunun dosya kapsamı ile uyumlu, hükme esas almaya elverişli ve yeterli içerikte tanzim edildiği değerlendirilmekle, davalı vekilinin aksi yöndeki istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir.<br>\tÖte yandan 6102 sayılı TTK'nın sigorta sözleşmelerine ilişkin genel hükümlerin düzenlendiği kısmında yer alan 1426/1. maddesinde \"sigortacı, sigorta ettiren, sigortalı ve lehtar tarafından, rizikonun, tazminatın veya bedel ödeme borcunun kapsamının belirlenmesi amacıyla yapılan makul giderleri, bunlar faydasız kalmış olsalar bile, ödemek zorundadır\" düzenlemesi uyarınca davacı tarafından zararın tespiti için araç üzerinde yapılan eksper incelemesine neticesinde ödenen (ve belgesi sunulu) ekspertiz ücretinin de anılan kanun hükmü kapsamında yargılama giderleri içinde değerlendirilmesi de yerinde görülmekle davalı vekilinin istinaf isteminin reddi gerekmiştir.<br>\tBu durumda, istinaf kanun yoluna başvuranın dilekçesinde yer verdiği itirazların açıklanan gerekçe ışığında yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre, duruşma açılmasına gerek görülmeyerek Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.<br>\tHÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>\t1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Davalı yönünden istinaf karar harcı olan 1.244,81 TL'den peşin alınan 312,00 TL'nin mahsubu ile bakiye  932,81  TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,<br>\t3-İstinaf başvurusu nedeniyle davalı tarafından yapılan giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına, <br>\tDosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere 29.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"03d4d5fd78bc85df","SID":"3ab7426d8d4fbb3a"}}