{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>17. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2021/228 Esas<br>KARAR NO: 2024/627<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN\t        <br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 26/11/2019<br>NUMARASI: 2018/638 Esas, 2019/1122 Karar<br>DAVA: İTİRAZIN İPTALİ (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 23.05.2024<br>6100  Sayılı  Hukuk  Muhakemeleri  Kanununun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı şirket ile müvekkili şirket arasındaki ticari ilişki sebebiyle, davalının talebi üzerine dilekçe ekinde görülen yolcuların 03.05.2018 tarihinde bussiness tarife ve Türk Hava Yolları uçuşu ile Barcelona'ya seyahati konusunda anlaşma sağlanması üzerine müvekkili şirket tarafından gerekli işlemlere başlandığını, davalı şirket ile gerekli yazışmalar yapıldığını, müvekkili şirkete yolcu isimleri ve pasaport görüntülerinin bildirilmesi üzerine kesinleşen isimlere biletlerin kesilmesi noktasında talimat verildiğini, tüm bu işlemler tamamlanıp bilet görüntülerinin davalı şirkete gönderildiğini, müvekkili tur acentesinin de opsiyonu olmayan biletlerin tamamımın ödemesini, biletlerin satın alındığı ... firmasına yaptığını, akabinde ise davalıya uçak biletlerinin bedeline ilişkin 12.04.2018 tarihli faturanın kesildiğini, fatura davalı şirkete ulaşmasına rağmen, davalı şirketin, müşterisi ile sıkıntılar yaşadığını ve biletleri satın almayacaklarını, bu sebeple ödemeyi de yapmayacaklarını söyleyerek 20.04.2018 tarihli ihtarname ile faturayı iade ettiğini, faturanın tahsili amacıyla başlatılan İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra takibinin davalının itirazı üzerine durduğunu belirterek icra takibine karşı yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin, davacı şirketten 05.05.2018 gidiş ve 07.05.2018 dönüş olmak üzere, İstanbul-Barselona seferi için uçak bileti talebinde bulunduğunu, davacı tarafından gönderilen mailerde de aynı tarihlerin vurgulanarak fiyat şartlarının bildirildiğini, buna rağmen davacı tarafından 03.05.2018 gidiş ve 05.05.2018 dönüş olmak üzere yanlış biletler alındığını, davacının söz konusu tutarı 12.04.2018 tarihli faturası ile müvekkilinden talep ettiğini, müvekkili şirketin ise keşide ettiği ihtarname ile faturanın davacı yana iade edildiğini, davacının tamamen kendi hatası ile talepleri dışındaki tarihlerde uçak biletlerini almasının kendi hatası olduğunu ve bilet bedellerinin talep edilmesinin mesnetsiz ve haksız kazanç sağlamaya yönelik olduğunu belirterek davanın reddine, davacının %20'den az olmamak kaydı ile kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini savunmuştur. <br>İLK DERECE MAHKEME KARARI: İlk derece mahkemesince; dosya kapsamı ve tanık beyanları birlikte değerlendirildiğinde, cevap dilekçesi ekinde sunulan watsap yazışmalarına göre ...-... Bilet olarak telefonda kayıtlı olan kişiye 03 Nisan tarihinde \"5 Mayıs İstanbul Barselona 07:20 gider, 7 Mayıs Barselona İstanbul 11:35 döner, 10 kişi business talep yapılıyor\" şeklinde mesaj gönderildiği, cevap olarak \"selamlar yarın hava yoluna talep geçerim ona göre detayları mail atarım\" şeklinde cevap verildiği, bu mesajların davalı tanıklarınca da doğrulandığı, yine davalı tanığı ve aynı zamanda davalı çalışanı ...'ın mail adresine, 4 Nisan 2018 tarihinde davacı taraftan ...@...com adresinden gönderilen mailde de bilet tarih ve saatlerinin 05 Mayıs İst Atatürk- Barcelona 07:20, 07 Mayıs Barcelona- İst Atatürk ifadelerine yer verildiği görülmekle bilet tarihlerinin davalı tarafından 05 Mayıs gidiş- 07 Mayıs dönüş olarak davacı tarafa bildirildiği, davacı tarafın da ilk etapta bu tarihlere göre işlemlere başladığı, ancak bilet kesim aşamasında tarihleri 03 Mayıs gidiş - 05 Mayıs dönüş şeklinde değerlendirerek işlemi tamamladığı, davacı tarafın bu durumun aksini, yani kendi iddiaları gibi bilet tarihlerinin 03 Mayıs - 05 Mayıs olarak kendilerine iletildiğine dair iddialarını ispatlayamadığı, buna göre davacı tarafın, hizmet sözleşmesinin kendi üzerine düşen ifa kısmını yerine getirmemiş olduğu, davalı tarafın bu biletleri dava dışı... şirketinin Barselona'da gerçekleşecek olan futbol maçı için istediği, başka tarihli biletlerin, bilet talebinin amacına uygun olmayacağı, davalı tarafın istediği tarihler dışında kesilen biletleri kabul etmemekte haklı olduğu, davacı tarafın kendi kusurlarından kaynaklı yanlış tarihli bilet kesiminden kaynaklanan biletlere ilişkin faturanın tahsilini davalıdan talep edemeyeceği, kötüniyet tazminatı talebinin koşullarının oluşmadığı gerekçelerine istinaden davanın ve davalının kötüniyet tazminatı talebinin reddine dair karar verilmiştir.<br>İSTİNAF NEDENLERİ: Karar yasal süresinde davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir. Davacı vekili istinaf dilekçesinde;  davalı taraf, biletlerin alım tarihini her ne kadar 05.05.2018 gidiş - 07.05.2018 dönüş olacak şekilde talep ettiklerini ileri sürse de, taraflar arasındaki mailleşmeler, mesajlaşmalar ve görüşmelerde bu biletlerin 03.05.2018 gidiş - 05.05.2018 dönüş olacak şekilde onay verildiğini, biletlerin, hatalı tarihlerde alınmasının asli kusurlusu davalı şirket olmasına rağmen yerel mahkemece davanın reddine karar verildiğini, gerekçeli kararda, davalı tarafın sadece attığı bir mesaj referans alınarak diğer onayladığı maillerin göz ardı edildiğini ve kusurun müvekkiline yüklendiğini, müvekkili şirket yetkilisi ...'un 11 Nisan 2018 tarihli mail ile, davalı şirket yetklisi ...'ya mail ekinde yolcuların isim soyisim, gidiş ve dönüş tarihleri, bilet ücreti, doğum tarihi vs. bilgilerin olduğu listeyi gönderdiğini, bu listede 11 yolcu isminin olduğunu, akabinde taraflar arasında yapılan 13 Nisan 2018 tarihli mailleşmede bir yolcunun daha geleceği söylenmesi üzerine listenin güncellendiğini ve 14 Nisan 2018 tarihinde, 03.05.2018 gidiş - 05.05.2018 dönüş tarihleri olduğu bildirilmiş hali ile ...'ya yollandığını, sadece bilet fiyatları ile ilgili eleştirilerde bulunulmasına rağmen hatalı bilet alındığı iddiasının söz konusu olmadığını, müvekkili şirket yetkilisi ...'un yerel mahkemede tanıklığında ifade ettiği üzere ... ile telefon görüşmesi yaptığını ve şirket sahibi ...in biletleri istemediğini, biletlerin yanlış tarihli olarak alındığını bildirerek telefonu kapattığını, daha sonra ise davalı şirkete, yanlış tarihli alındığı söylenen biletlerin 30 USD ceza bedeli karşılığı düzeltilebileceği ve bu bedelin de müvekkil şirket tarafından ödenebileceği söylense de davalı şirket tarafından bu teklifin kabul görmediğini davalı şirket temsilcilerinin gereken özeni göstermeyerek, kendi kusurlarıyla hatalı bilet alımına sebep olduğunu,  tanık beyanları ve diğer delillerle de bu hususun sabit olduğunu, davalının, asıl bilet talebinde buluunan ... şirketine ilettikten sonra hatalarının farkına vardığını, dosya kapsamının tamamına bakıldığı zaman 03.05.2018 gidiş - 05.05.2018 dönüş şeklinde hazırlanan listeler ve bilet dökümlerinin defalarca davalı firma yetkililerinin elinden geçtiğini, turizm alanında uzman bir bilirkişi marifetiyle tarafların kusur tespitinin yapılması gerektiğini, aksi düşünülse dahi müterafik kusur halinin varlığı da ortada olup böyle bir değerlendirmenin yerel mahkemece yapılmadığını belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir.  Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde, istinaf talebinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE: Dava, fatura alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine karşı yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacının, davalı hakkında İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında 88.973,56 TL asıl alacak ve 760,54 TL faiz olmak üzere toplam 89.734,10 TL'nin tahsili amacıyla ilamsız icra takibi başlattığı, davalının takibe ve borca karşı itirazda bulunduğu, davacının ise İİK 67. maddesi gereğince bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde işbu itirazın iptali davasını açtığı anlaşılmıştır. Mahkemece, dinlenen tanık ifadeleri ile birlikte dosya kapsamında yer alan e-mail ve whatsapp yazışmalarının değerlendirilmesi neticesinde ispatlanamayan davanın reddine dair verilen karar davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir. Somut olayda, davalı şirketin, davacı şirketten İstanbul-Barselona seferi ile ilgili gidiş dönüş bileti talebinde bulunduğu konusunda bir ihtilaf yoktur. Davacı taraf, Barselonaya gidiş tarihinin 03/05/2018; dönüş tarihinin ise 05/05/2018 olduğunu ve davalının talebi doğrultusunda biletlerin bu tarihlere göre alındığını iddia etmesine karşılık davalı taraf ise, söz konusu tarihlerin 05/05/2018 gidiş ve 07/05/2018 olarak belirtilmesine rağmen biletlerin yanlış tarihlerde alındığını savunmuştur. Dosya kapsamında yer alan whatsapp yazışmalarına göre, davacı şirket ile ilişkili olduğu anlaşılan telefonda ...-... Bilet olarak kayıtlı olan kişiye 03 Nisan tarihinde \"5 Mayıs İstanbul Barselona 07:20 gider, 7 Mayıs Barselona İstanbul 11:35 döner, 10 kişi business talep yapılıyor\" şeklinde mesaj gönderildiği, cevap olarak \"selamlar, yarın hava yoluna talep geçerim ona göre detayları mail atarım\" şeklinde cevap verildiği, 04/04/2018 tarihinde ise davacı şirkete ait ...@....com isimli e-mail adresinden davalı şirketin organizasyon yetkili olan ...'ın kullandığı ...@....com adresine gönderilen e-mailde, grup talebi için maksimum sayının 12 olması gerektiği, uçakta boş yer olduğu ve alınacaksa biletlerin hemen kesilmesi gerektiği, aksi taktirde yerlerin dolabileceği, kişi başı fiyatın 1577 Euro olduğu, münferit alınacağı için kademeli fiyat artışı olabileceğinin bildirildiği ve hemen akabinde gidiş dönüş tarihlerinin ise 05 Mayıs İst Atatürk - Barcelona 07:20 / 07 Mayıs Barcelona - İst Atatürk 11:35 olarak gösterildiği, davalı tanık beyanları ile birlikte değerlendirildiğinde bahsi geçen yazışmaların davalının savunmalarını desteklediği, her ne kadar davacı tanıkları gidiş-dönüş tarihleri olarak davalının 3-5 Mayıs tarihleri için bilet talebinde bulunduğunu beyan etmiş iseler de, dosya kapsamında az önce bahsi geçen yazışmalar dışında gidiş dönüş tarihlerini ortaya koyan başka bir delil bulunmadığı, davacının, buna yönelik iddialarını dosya kapsamı ve mevcut delil durumu ile ispatlayamadığı gibi bilirkişi incelemesi yapılmasının da sonuca bir etkisinin olmadığı, ayrıca hiç kimsenin kendi kusuruna dayanarak hak iddia edemeyeceği de dikkate alındığında Mahkemece davanın reddine yönelik verilen karar isabetli olduğundan davacının istinaf başvurusu yerinde görülmemiştir. Açıklanan sebeplerle, ilk derece mahkemesince tesis edilen kararda usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla davacı vekilinin istinaf başvurusunun reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere, 1-İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/638 Esas 2019/1122 Karar ve 26/11/2019 tarihli kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1b-1 bendi gereğince esastan REDDİNE, 2-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 427,60 TL istinaf karar harcından davacı tarafından peşin olarak yatırılan 54,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 373,20 TL harcın davacıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 3-Davacı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA, Dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 362/1-a bendi gereğince kesin olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.23.05.2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"8da619acd4ea202b","SID":"246be20ee8552a4f"}}