{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>16. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>DOSYA NO: 2022/1793 Esas<br>KARAR NO: 2024/1044 Karar<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 2.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 21/09/2021<br>NUMARASI: 2019/211 E.  -  2021/264 K.<br>DAVANIN KONUSU: Marka (Marka Hakkına Tecavüzden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 30/05/2024<br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. ve 356. maddeleri gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;<br>G E R E Ğ İ  D Ü Ş Ü N Ü L D Ü: <br>DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde;  müvekkili şirketin sahip olduğu \"...\" markasının  müvekkili ... A.Ş.'ye 44. sınıfta 06.12.2012 tarihinde ... numrası ile, 03, 10, 16, 35, 41, 43, ve 44 sınıflarda 04.02.2013 tarihinde ... numarası ile ve \"...\" markasının yine müvekkiline 44. sınıfta 23.07.2012 tarihinde ... numarası ile ve 36. sınıfta 12.12.2018 tarihinde ... numarası ile TPE nezdinde tescil edildiğini, bu tarihten sonra müvekkili şirketin  \"...\" ve \"...\" ibareli sağlık ve hastanecilik hizmetlerini içeren markanın sahibi olduğunu,  davalının \"...\" ibaresini kullanmasının marka hakkına tecavüz niteliğinde olduğunu,  markalar arasında iltibasa düşürecek düzeyde benzerlik bulunduğunu, \"...\" ve \"...\" markasının tescilinden doğan hakların münhasıran müvekkili şirkete ait olduğunu, davalının \"... Mah. ... Sok. No: ... İlkadım/Samsun\" adresindeki işyerinde, \"...  TIP MERKEZİ\" adı ile \"...\" kelimelerinden oluşan ibarenin davalının işyerinin ön cephesinde, tabela ve panolarında, www...com.tr web sayfasında, web kanalı üzerinden sosyal medyada kullanıldığını, müvekkilinin mensubu hastaneler grubunun markasının esas unsurunun \"...\" ve \"...\" ibaresi olduğunu, davalı tarafın \"...\" markasının telaffuz, anlam, biçim, yazı stili, tasarım ve renk kompozisyonunun bıraktığı izlenimin müvekkili şirket grubuna mensup hastanelerden biri  izlenimini yarattığını,  davalı kullanımının her iki marka arasında iltibasa sebebiyet verdiğini, aynı sektörde hizmet sunan iki marka arasında farklılığı göstermeye yetecek düzeyde ayırt edicilik içermeyen, hizmet sunan işletmeler arasında idari-ekonomik bağlantı bulunduğu düşüncesini uyandıran marka kullanımının marka hakkını ihlal eden eylemler olduğunu, davalı tarafından iltibas doğuracak şekilde markanın kullanılmasının haksız rekabet oluşturduğunu, bu hususlarla ilgili olarak davalı şirkete marka hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin derhal sonlandırılmasına ilişkin İstanbul ... Noterliği'nin 27.03.2019 tarih ve ... yevmiye numarası ile ihtarname gönderildiğini, ancak davalı yan  tarafından ihtarda belirtildiği şekilde, marka hakkını ihlal edici ve haksız rekabeti sonlandırıcı bir eylemde bulunulmadığını, hatta  Samsun ... Noterliği' nin 23.05.2019 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile herhangi bir haksız rekabet veyahut marka hakkına tecavüzün söz konusu olmadığı yönünde cevap verildiğinden bahisle,  davalı şirketin müvekkiline ait markaya tecavüzünün önlenmesi ve menine, müvekkiline ait tescilli markanın kullanıldığı tabelaların sökülmesine, yapılacak keşif sonrasında tespit edilmesi halinde reklam vasıtası, basılı evrak ve ürünler var ise bunların toplatılmasına karar verilmesini talep ve dava ettiği anlaşılmıştır. <br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde;  davalı kuruluşun  sadece Samsun'da hizmet veren, başka yerde şubesi bulunmayan bir kuruluş olduğunu, bu hali  ile davanın genel hükümlere tabi  olduğunu  ve yetkili mahkemenin davalının yerleşim yeri mahkemesi olan Samsun Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu, yetki itirazının bulunduğunu, davacı şirketin Samsun'da \"... Hastanesi\" ve \"...\" isimleri ile tıbbi alanda faaliyet gösteren iki ayrı kuruluşunun olduğunu, müvekkili şirketin ise Samsun'da \"...\" kısa adı ile hizmet veren bir sağlık kuruluşu olduğunu, dava dilekçesinde ileri sürülen, “...” ve “...” markalarının, görsel, işitsel ve fonetik olarak müvekkili şirketin kullandığı “...” isminden ayırt edilemeyecek derecede benzerlik arz ettiği iddiasının hukuki dayanağının bulunmadığını, ... kısaltmasının, İngilizceden gelen ve en basit hali ile tıp bilimi, tedavi bilimi anlamı taşıdığını, tıpla ilgili birçok alanda bu kısaltmanın kullanıldığını, Samsun ilinde faaliyet gösteren bazı özel tıp merkezlerinin de \"...\", \"...\" isimlerini kullandıklarını, iddia edildiği gibi \"...\" isminin görsel, işitsel ve fonetik olarak \"...\" ve \"...\" isimlerine ayırt edilemeyecek derecede benzerliklerinin bulunmadığını,  müvekkili şirketin \"...\" (... Merkezi) ismini kullanmadan önce Samsun Ticaret Sicil Müdürlüğüne, Samsun Valiliği İl Sağlık Müdürlüğüne (Sağlık Bakanlığı Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğüne), Türk Patent ve Marka Kurumuna başvurduğunu, marka tescil belgesini aldıktan sonra ismi kullanmaya başladığından bahisle, öncelikle yetkisizlik kararı verilerek davanın Samsun Asliye Ticaret mahkemesine gönderilmesine, davanın reddine karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır. <br>MAHKEME KARARI: İstanbul 2.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi 21/09/2021 tarihli 2019/211 E. - 2021/264 K. sayılı kararıyla; \"...Tüm dosya kapsamı, sunulan deliller, bilirkişi raporu bir bütün olarak değerlendirildiğinde; davalı kullanımlarının, davacıya ait TPMK nezdinde tescilli ... numaralı markasından kaynaklanan haklarına tecavüz teşkil ettiğinin tespiti ile bu tecavüzün önlenmesine, giderilmesine, bu suretle davalıya ait işyerinde kullanılan tabelaların sökülmesine, hüküm özetinin Türkiye çapında yayın yapan tirajı en yüksek üç gazeteden birinde kararın kesinleşmesine müteakip masrafı davalıya ait olmak üzere bir defaya mahsus ilanına\" karar verilmiştir.<br>İSTİNAF BAŞVURUSU: Davalı vekilinin süresinde ibraz ettiği istinaf dilekçesinde; HMK'ya  yetkili mahkemenin davalının yerleşim yeri mahkemesi olan Samsun Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu, öncelikle mahkemenin yetkisizlik kararı verilmesi gerektiğini, bu yönü  ile kararın kaldırılmasını talep ettiklerini, \"...\" ve \"...\" markalarının, görsel, işitsel ve fonetik olarak müvekkili şirketin kullandığı \"...\" isminden ayırt edilemeyecek derecede benzerlik arz ettiği iddiasının hukuki dayanağı bulunmadığını, ... kısaltmasının, İngilizceden gelen ve en basit hali ile tıp bilimi, tedavi bilimi anlamı taşıdığını, pek çok markada kullanılan bir ibare olduğunu,Ayrıca davacının, \"...\" adını bağımsız olarak değil \"...\" kelimesi ile birlikte \"...\" olarak kullandığını,<br>... ismini de Samsun'da \"...\" şeklinde kullandığını, Bu hali ile  \"...\", \"...\", \"...\" kavramlarının  iddia edildiği gibi görsel, işitsel ve fonetik olarak ayırt edilemeyecek derecede benzerlik gösterdiğinin kabul edilemeyeceğini, Müvekkili şirketin hakka ve hukuka saygılı çalışma anlayışının gereği olarak \"...\" (... Merkezi) ismini kullanmadan önce Samsun Ticaret Sicil Müdürlüğüne, Samsun Valiliği İl Sağlık Müdürlüğüne (Sağlık Bakanlığı Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğüne), Türk Patent ve Marka Kurumuna başvurduğunu, marka tescil belgesini aldığını ve bunlardan sonra bu ismi kullanmaya başladığını, müvekkili şirketin kullandığı binanın daha önceden davacı şirket tarafından kullanılmış olmasının davacıya hukuki hak tanımayacağını, Davacı şirketin Samsun'da özel tıp alanında tekelleşmeye çalıştığını, kendisinin daha önce kullandığı bu binanın, davalı şirket tarafından kiralandığını öğrenince, mal sahibi vekiline baskı yaparak bunu engellemeye çalıştığını ve kasıtlı olarak tahliyeyi 4 ay geciktirdiğini, tekelleşme amacına uygun olarak Samsun'da faaliyet gösteren başka bir özel hastaneyi (Liman Hastanesi) satın alıp, kadrosunu kendi bünyesine aktararak kapattığını, TMK. 2. maddesi kapsamında iyi niyetle bağdaşmayan bu faaliyetlerin bir yansımasının da iş bu dava olduğunu belirterek, açıklanan nedenlerle ilk derece mahkemesinin kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>DELİLLER: Dosya arasında bulunan TPMK kayıtları incelendiğinde; ... numaralı \"...\" markasının 44. sınıfta \"Tıbbi hizmetler. Güzellik bakımı hizmetleri. Veterinerlik ve hayvancılıkla ilgili hizmetler. Tarım, bahçecilik ve ormancılıkla ilgili hizmetler\" için, ... numaralı \"...\" markasının 03, 10,16, 35, 41, 43, 44. sınıfta, ... numaralı \"...\" markasının 44. sınıfta  \"Tıbbi hizmetler. Güzellik bakımı hizmetleri. Veterinerlik ve hayvancılıkla ilgili hizmetler. Tarım, bahçecilik ve ormancılıkla ilgili hizmetler\" için davacı adına tescilli olduğu tespit edilmiştir.İlk derece mahkemesince hastane yöneticisi ..., ticaret hukuku uzmanı ... ve marka vekili ...'den alınan 11.06.2020  tarihli bilirkişi raporu ve 04.03.2021  tarihli bilirkişi ek raporlarında; \"...İstanbul ... Noterliği'nin 27.03.2019 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarname ekinde yer alan gürsel üzerinden değerlendirilen davalının \"...” ibareli kullanım 44. Sınıfta yer alan ortak “Tıbbi hizmetler.\" hizmet grubu bakımından  ortalama tüketici nezdinde, davacının ... numaralı “...” markası ile görsel, işitsel ve kavramsal olarak benzer algılanarak iltibas ihtimaline yol  açabileceği, Davacı adına tescilli ... ve ... numaralı “...”  ibareli markalar ile davalı yanın “...\" ibareli kullanımının benzerlik içermediği, iltibas tehlikesi bulunmadığı...\" sonuç ve kanaatinin bildirildiği görülmüştür. <br>G E R E K Ç E: Dava, marka hakkına tecavüzün tespiti ve önlenmesi davasıdır. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı vekili istinaf yargı yoluna başvurmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Öncelikle davacının yetki ve görevle ilgili istinaf talepleri incelenmiştir. SMK’nun 156/1. maddesi uyarınca bu kanundan kaynaklanan davalarda görevli mahkemenin fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi olduğu, 156/3. maddesinde ise sınai mülkiyet hakkı sahibi tarafından, üçüncü kişiler aleyhine açılacak hukuk davalarında yetkili mahkemenin davacının yerleşim yeri veya hukuka aykırı fiilin gerçekleştiği yahut bu fiilin etkilerinin görüldüğü yer mahkemesi olduğu düzenlenmiştir. Somut olaya bakıldığında, davacının kendisi adına tescilli marka haklarına dayanarak dava açtığı, davacının yerleşim yerinin İstanbul Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin yargı yetkisi sınırlarında bulunan Eyüp/İSTANBUL olduğu, bu durumda İstanbul 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin davaya bakmakla görevli ve yetkili mahkeme olduğu, Mahkemece görev ve yetki itirazlarının kabul edilmemesinde hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmıştır. Davalı vekilinin esasa ilişkin istinaf talepleri incelendiğinde; Sınai Mülkiyet Kanununun 29. maddesinde, SMK'nun 7/2-b maddesi uyarınca tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve tescilli markanın kapsadığı mal ve hizmetlerle aynı veya benzer mal veya hizmetleri kapsayan ve bu nedenle halk tarafından tescilli marka ile ilişkilendirilme ihtimali de dahil karıştırılma ihtimali bulunan herhangi bir işaretin  marka sahibinin izni olmaksızın kullanılması, marka hakkına tecavüz olarak tanımlanmıştır.  Yine Sınai Mülkiyet Kanununun 149. maddesinde marka hakkına tecavüz edilen marka sahibinin fiili tecavüzün olup olmadığının tespitini, muhtemel tecavüzün durdurulmasını, tecavüz fiillerinin durdurulmasını, tecavüzün kaldırılmasını, maddi ve manevi tazminat talebinde bulunabileceği düzenlenmiştir. Dosya kapsamındaki deliller ve alınan bilirkişi raporları ile; davacının 44. sınıfta “Tıbbi Hizmetler” için tescilli olan ... numaralı \"...\" markasının davalının kullandığı “...” markasında aynen yer aldığı, “...” ibaresinin tıbbi (medikal) anlamındaki kelimenin kısaltması olması nedeniyle davalının kullandığı markaya ayırt edicilik katmadığı, davalının “...” markasını hastane işletmesinde tıbbi hizmetler için kullandığı tespit edilmiştir. Bu durumda, davalının kullandığı \"...\" markası ile davacı adına tescilli \"...\" markasının  hitap ettikleri ortalama tüketici nezdinde karıştırılmaları veya aralarında bağlantı kurulması ihtimalinin mevcut olduğu, yargılama sırasında alınan bilirkişi raporunda uzman bilirkişilerin de bu yönde görüş bildirdikleri, SMK’nun 7/2-b. maddesi anlamında markaların karıştırılma ihtimalinin mevcut olduğu kanaatine varılmakla, mahkemece \"...\" markasına tecavüz edildiğinin tespiti ve önlenmesi davasının kabulünde hukuka aykırılık bulunmadığından, davalı vekilinin istinaf talebinin reddine karar verilmiştir.<br>H Ü K Ü M: Yukarıda açıklanan gerekçe ile: 1-6100 sayılı HMK.'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin ESASTAN REDDİNE, 2-Alınması gereken 427,60 TL maktu harçtan, peşin alınan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 346,90 TL eksik harcın  davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına, 4-İstinaf yargılama giderleri olarak; a)Davacı avansından kullanıldığı anlaşılan; 9,00 TL (posta-teb-müz) masrafının davalıdan alınarak, davacıya verilmesine, b)Davalı tarafça yapılan masrafların üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avanslarının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince yatıran tarafa iadesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda iş bu kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere 30/05/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"4d3fe07ae9e26b37","SID":"620f56cc4da71b5d"}}