{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ    20. HUKUK DAİRESİ     <br><br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20.HUKUK DAİRESİ <br><br>ESAS NO       : 2022/415 <br>KARAR NO\t: 2024/521<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                                K A R A R <br><br>BAŞKAN \t\t: ... \t     ...<br>ÜYE\t\t: ...  ...<br>ÜYE\t\t: ...\t     ...<br>KATİP \t\t: ...\t     ...<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 27/10/2021<br>NUMARASI\t\t: 2021/42 E.  -  2021/635 K.<br><br>DAVACI\t:<br>VEKİLİ\t:<br>DAVALI\t:<br>DAVA KONUSU\t\t\t\t\t\t\t: İtirazın İptali (Gemi ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan)<br><br><br>\tTaraflar arasında görülen davada Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 27/10/2021 Tarih ve 2021/42 Esas - 2021/635 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br><br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ\t: Davacı vekili, müvekkilinin Türk Bayraklı ... imo numaralı ... gemisinin donatanı olduğunu, davalının ise taşıtan/kiracı olduğunu, tarafların Çarter Partiye göre 3.000 mt çelik hurda yükünün ... gemisi ile Tunus'un Bizarte limanından İzmir Nemrut limanına taşınması, günlük USD 2.200,00 tutarında sürastarya ücretinin kiracı tarafından donatana ödenmesi konusunda anlaşmaya vardıklarını, geminin ilk olarak yükleme limanı olan Bizarte' de sahil vinçlerinin arıza yapması sebebiyle çok uzun süre beklediğini, burada oluşan demuraj ve olağan dışı beklemeden kaynaklı ilave masraflar konusunda taraflar arasında yapılan görüşmeler sonucunda USD 33.000,00 tutarının davacıya ödendiğini, tarafların yükleme limanı kaynaklı ihtilafları sonlandırdıklarını ancak tahliye limanında oluşan demuraj için aynı durumun gerçekleşmediğini bu sebeple Ankara 3. İcra Müdürlüğünün 2020/8052 esas sayılı dosyası ile 16469,44 USD tutarındaki fatura alacağının tahsili için davalıya karşı icra takibi başlattıklarını, davalının icra takibine itiraz ettiğini, tüm bu nedenlerle davalının itirazının iptali ile alacağın %20 sinden az olmamak üzere davalının icra inkar tazminatı ödemesine hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesini ileri sürerek talep ve dava etmiştir.<br>Davalı, davaya cevap dilekçesi sunmamıştır. <br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, taraf ticari defterlerinin incelenmesi amacıyla 28/04/2021 tarihli celsede oluşturulan ara kararın hazır olmayan davalı şirket adına tebliğe çıkarıldığı, sicilde kayıtlı olan adresine 07/05/2021 tarihinde usulüne uygun olarak tebliğ edilmesine rağmen davalı şirketin, ticari defterlerinin bilirkişi incelmesine esas olmak üzere nerede bulunduğu hususunda 2 haftalık kesin süre içerisinde bilgi vermediği, bir mazeret de sunmadığı, davalı şirketin defterlerini usulüne uygun ihtarata rağmen ibraz etmemesi karşısında davacı defterlerinin kendisi lehine delil olarak kabul edildiği, ayrıca davacı tarafından sunulan deniz yolu yük taşınmasına ilişkin sözleşme ve diğer deliller de gözetilerek davacının davalıdan 16.469,44 USD alacaklı olduğu, alacağın likit olması sebebiyle Merkez Bankası'nın takip tarihindeki efektif satış kuru ( 7.7763 TL ) esas alınarak  icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle, davanın kabulüne, davalının Ankara 3.İcra Müdürlüğünün 2020/8052 esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile, takibin 16.469,44USD asıl alacak ve asıl alacağa takip tarihinden 3095 sayılı yasanın 4/a maddesi gereğince devlet bankalarının 1 yıllık mevduata uyguladıkları dolar faiz oranı uygulanmak sureti ile devamına, İİK'nun 67.maddesi gereğince 25.614,26-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine  karar verilmiştir.<br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde,  davacı yanın dava dilekçesinin ekinde sunduğu sözleşmede ve sözleşme çevirisinde, \"Taraflar arasında bir ihtilaf doğduğunda Londra/İngiliz Hukuku uygulanır.\" denildiğini, yetkisiz mahkemede dava açıldığını, her ne kadar davalı müvekkili tarafından ticari defterlerin sunulması için yazılan müzekkereye süresi içinde yanıt verilememişse de mahkemece işin esasına hiç girilmediğini, defterlerin müvekkilinin Ankara’daki adresinde olduğunu,  defterler üzerinde inceleme yapılmasını talep ettiğini, ilk derece mahkemesince öncelikle davacının sunduğu deliller değerlendirilerek bir gecikme yaşanıp yaşanmadığının, yaşandı ise davalıdan kaynaklanıp kaynaklanmadığının, davalının TTK amir hükümleri gereğince üzerine düşen sorumlulukları yerine getirip getirmediğinin tespitinin gerektiğini, müvekkili şirket tarafından yapılan ödemelerin demuraj niteliğinde olmadığını, tersini iddia eden davacının bu iddiasını ispatla mükellef olduğunu, kabul anlamına gelmemekle birlikte davacının iddia ettiği gibi bir gecikme yaşandı ise bu gecikmenin asıl sorumlusunun davalı müvekkili mi yoksa üçüncü bir kişi mi olduğunun tespitinin gerektiğini, limanda yaşanan yoğunluk sebebiyle müvekkilinin bazı aksaklıklar yaşadığını, bu aksaklıkların hiçbirine kendisinin neden olmadığını, davacı yanın sunduğu sözleşme tercümesinde birçok cümlenin muğlak kaldığını, ekte sunulan sözleşme tercümesi üzerinde yeniden inceleme yaptırılmasını talep ettiklerini, demuraj ücretinin, starya hesaplamasına göre yapılmadığını, cumartesi ile pazar günlerinin ve shifting de geçen zamanın da hesaplamaya dahil edilerek fahiş bir bedel yükletildiğini, demuraj alacağı belirlenebilir olmadığından mahkemece icra inkar tazminatına hükmedilmesinin kanuna aykırı olduğunu ileri sürerek, yerel mahkeme kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.<br><br>GEREKÇE\t: Dava, faturaya dayalı alacak için başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\tTaraflar arasında, davacının donatanı olduğu gemi ile davalı taşıtanın çelik hurda yükünün Tunus'un Bizarte limanından İzmir'in Nemrut limanına taşınması konusunda anlaşmaya varıldığı, davacının tahliye limanı demuraj alacağı için düzenlediği 31/12/2020 tarihli 16469,44 USD tutarlı fatura bedelinin ödenmemesi üzerine Ankara 3. İcra Dairesi'nin 2020/8052 sayılı dosyasıyla davalı aleyhine ilamsız icra takibi başlattığı, taşıma işinin gerçekleştirildiği konusunda taraflar arasında çekişme bulunmadığı, davacının dava dilekçesinde tarafların ticari defterlerine delil olarak dayandığı, mahkemece 28/04/2021 tarihli celsede taraflara 2019-2020 dönemine ait ticari defterlerinin bulunduğu yerlerin bildirilmesi için iki haftalık kesin süre verildiği, bildirilmemesi halinde davacının HMK'nın 222/2.maddesine göre delil niteliğini haiz ticari defterlerinde yer alan kayıtların sahibi lehine delil olarak kabul edileceğinin ihtarına, hazır olmayan davalıya celse zaptının tebliği suretiyle ihtarın yapılmış sayılmasına karar verildiği, davalıya 07/05/2021 tarihinde anılan celse tutanağının tebliğ edildiği, davalı tarafından verilen kesin süre içerisinde ticari defterlerinin bulunduğu yer bildirilmediği gibi aşamalarda usulsüz tebligata yönelik itirazda da bulunulmadığı, davacı tarafın ticari defterleri üzerinde yaptırılan bilirkişi incelemesi ile takip dayanağı faturanın davacının HMK'nın 222/2.maddesi anlamında usulüne uygun tutulan delil niteliğini haiz ticari defterlerinde kayıtlı olduğunun ve davalıdan karşılığı kadar alacaklı göründüğünün tespit edildiği, HMK'nın 222/3.maddesinde \"İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle:22/7/2020-7251/23 md.) Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz.\" hükmünün düzenlendiği, buna göre mahkemece sözleşme ve tüm deliller birlikte değerlendirilmek ve davacının ticari defterleri lehine delil olarak kabul edilmek suretiyle davanın kabulüne karar verilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı, davada kesin yetkili mahkeme bulunmadığı, davalı tarafından cevap dilekçesi sunulmadığından HMK'nın 117 ve 357.maddeleri uyarınca istinaf aşamasında öne sürülen yetki ilk itirazının dinlenemeyeceği, faturaya dayalı alacak likit ve belirli olduğundan mahkemece icra inkar tazminatına hükmedilmesinin de yerinde olduğu anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.<br><br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>\t1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken  8.748,55-TL nispi istinaf karar ve ilam harcından, davalı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 2.187,13-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile kalan 6.561,42‬-TL bakiye harcın davalı  tahsili ile Hazineye irat kaydına, <br>\t3- İstinaf aşamasında davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin uhdesinde bırakılmasına,<br>\t4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 15/03/2024 tarihinde HMK 362/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere karar verildi.<br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 15/03/2024\t<br><br>Başkan<br>...<br> <br><br>Üye<br>...<br> <br><br>Üye<br>...<br> <br><br>Katip<br>...<br> <br><br><br><br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"0ccbe91b9ee8e19f","SID":"44f21fd8168bf71b"}}