{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  1. HUKUK DAİRESİ<br><br>ESAS NO\t\t: 2021/2057 <br>KARAR NO\t\t: 2024/797<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t\t: İZMİR 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 09/04/2021<br>NUMARASI\t\t: 2018/1050 Esas 2021/360 Karar<br>DAVA\t\t: Elatmanın Önlenmesi (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ\t:  27/05/2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t:  27/05/2024<br><br>İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 09/04/2021  tarih 2018/1050 Esas 2021/360 Karar sayılı kararına karşı, istinaf  yoluna  başvurulmuş ve  dosya  istinaf  incelemesi  yapılmak üzere dairemize  gönderilmiş olup  dosya heyetçe  incelendi; <br>I.DAVA:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;  davacının ... Mahallesi, ... Caddesi, No:..., ...-... adresinde bulunan ve tapuda ... İli, ... İlçesi, ... Mahallesi, ... ada bitişik ..., ... ve ... parsel numaralarda kayıtlı taşınmazın sahibi olduğunu, davalı şirketlerden ... San. ve Tic A.Ş.'nin 2014 yılında şirket bölünmesi yöntemiyle bölündüğünü ve ..., ..., ... parsel sayılı taşınmazların bu şirkete hasredildiğini, pay sahipleri arasındaki mutabakat ve imzalanan protokoller uyarınca karşılıklı pay devirleri ile davalı ... San. ve Tic. A.Ş.'nin ... ailesine ve davacı ... San. ve Tic A.Ş. grubuna bırakıldığını, yine aradaki mutabakat uyarınca davalı ... San. ve Tic. A.Ş.’nin şirket bölünmesini izleyen 1 yıl içinde bu taşınmazları tüm yapı ve teçhizatıyla boşaltarak davacıya teslim etmeyi kabul ve taahhüt ettiğini ancak mutabakata aykırı olarak bugüne kadar taşınmazın boşaltılıp davacıya teslim edilmediğini ve ... San. ve Tic. A.Ş.'nin taşınmazda haksız işgalci durumuna düştüğünü, sicil kayıtları incelendiğinde ... San. ve Tic. A.Ş.'nin ve diğer şirketlerin taşınmaz adresinde faaliyetlerini sürdürdüklerinin görüleceğini, davacı tarafından İzmir 5. Noterliği'nin 02/12/2015 tarihli ve 13478 yevmiye numaralı ihtarnamesi ile taşınmazın haksız kullanımın sonlandırılmasının istendiğini belirterek, davalıların ..., ... ve ... parsel numaralı taşınmazdaki haksız işgallerinin sona erdirilmesine, taşınmazın boş olarak davacıya teslimine, şimdilik 10.000,00 TL ecrimisil tazminatının 02/12/2015 ihtarname tarihinden itibaren faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.<br>II.CEVAP: <br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;  TMK’nın 995. maddesine göre haksız işgalde bulunan kimsenin kötü niyetli olması ve söz konusu taşınmaz üzerinde ecrimisile konu tasarrufta bulunma hak ve yetkisine sahip olmaması gerektiğini, davalıların dava konusu yeri davacı tarafça dosyaya sunulan protokollerin tanıdığı haklar doğrultusunda kullandığını, dava konusu taşınmaza daha öncesinde uzun süre ile sahip olan ve protokoller gereğince iş anlaşmaları kapsamında kullanan davalılar açısından kötü niyet şartının gerçekleşmediğini, 05/12/2011 tarihli protokolün 5/b maddesi gereğince davalıların bu taşınmazları yapılan anlaşmaya dayalı haklar doğrultusunda kullandıklarını, 05/02/2009 tarihli protokolde planlanan şirket bölünmesinin planlanan tarihten çok sonra 2013 tarihinde gerçekleştiğini, dolayısıyla 2012 tarihinde tahliye tarihine ilişkin hükmün kendiliğinden geçersiz olduğunu ve taraflar arasındaki anlaşmaya göre ertelendiğini, davalıların protokol gereği edimlerini yerine getirdiklerini, davalılara çekilen ihtarnamenin 15/12/2015 tarihli olduğunu, davanın 13/09/2017 tarihinde açıldığını, dava için bu kadar süre beklenmesinin nedeninin davacının davalılara taşınmazı kullanmaya ilişkin verdiği zımni muvafakat olduğunu, davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla davalıların mülkiyetinde olan bina ve ekipmanların ve rafine fabrikasının sökülmesi ve taşınmasının ciddi anlamda süre ve masraf gerektireceğini, bu nedenle mülkiyetinin davalılara bırakıldığı protokollerde açıkça kabul edilen bina ve ekipman değerinin mahkemece dikkate alınması, ekipmanların sökülerek taşınması ve bu süreçte yaşanacak kazanç kayıplarının da o yönde karar verilecek olduğu halde ecrimisil bedelinden mahsubu gerektiğini, bu bedelin ecrimisilden fazla olması halinde davalılara ödenmesi gerektiğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br> III.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI : <br>İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 09/04/2021  tarih 2018/1050 Esas 2021/360 Karar sayılı kararı ile; \" Davanın kabulüne;<br>a-Davalıların, dava konusu tapuda ... İli, ... İlçesi, ... Mahallesi, ... ada bitişik ..., ... ve ... parsel numaralarda kayıtlı taşınmazlardaki haksız işgallerinin sona erdirilmesine, taşınmazların boş olarak davacıya teslimine,<br>b-416.810,00 TL ecrimisil bedelinin dava tarihi olan 13/09/2017 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak, davacıya verilmesine \" karar verilmiştir. <br>  IV. İSTİNAF:<br>A. İstinaf yoluna başvuranlar:<br>   İlk derece mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili istinaf yoluna başvurmuştur.<br>B. İstinaf Sebepleri:<br>Davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle, davalıların taşınmazı davacı ile aralarında yapılan protokol hükümlerine göre kullandığını, TMK'nın 995. Maddesi gereğince ecrimisil koşulların oluşmadığını, kötüniyetli olmadıklarını, ihtardan iki yıl sonra dava açılmasının davacının taşınmazın kullanılmasına zımni muvafakatini gösterdiğini, mahsup taleplerinin değerlendirilmesi gerektiğini belirterek kararı istinaf etmiştir. <br>1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme: <br>Dava,  el atmanın önlenmesi ve ecrimisil istemine ilişkindir.<br>2. İlgili Hukuk:<br>2.1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 341-360. maddeleri<br>2.2.08.03.1950 tarih 22/4 sayılı  Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı, YHGK'nun 25.02.2004 gün ve 2004/1-120-96 sayılı kararı, 25.05.1938 tarih ve 29/10 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı<br>2.4. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu (TMK) 683. maddesi <br>3. Değerlendirme:<br>Hemen belirtmek gerekir ki, TMK'nun 683 maddesinde düzenlendiği üzere; \"Bir şeye malik olan kimse hukuk düzeninin sınırları içerisinde o şey üzerinde dilediği gibi kullanma, yararlanma veya tasarrufta bulunma yetkisine sahiptir. Malik malını haksız olarak elinde bulunduran kimseye karşı istihkak davası açıbileceği gibi her türlü haksız elatmanın önlenmesinide dava edebilir.\" <br>Öte yandan, gerek öğretide ve gerekse yargısal uygulamalarda ifade edildiği üzere ecrimisil, diğer bir deyişle haksız işgal tazminatı, zilyet olmayan malikin, malik olmayan kötüniyetli zilyetten isteyebileceği bir tazminat olup, 08.03.1950 tarih 22/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında; fuzuli işgalin tarafların karşılıklı birbirine uygun iradeleri ile kurduğu kira sözleşmesine benzetilemeyeceği, niteliği itibarı ile haksız bir eylem sayılması gerektiği, haksız işgal nedeniyle oluşan zararın tazmin edilmesi gerekeceği vurgulanmıştır. <br>Ecrimisil, haksız işgal nedeniyle tazminat olarak nitelendirilen özel bir zarar giderim biçimi olması nedeniyle, en azı kira geliri karşılığı zarardır. Bu nedenle, haksız işgalden  doğan normal kullanma sonucu eskime şeklinde oluşan ve kullanmadan kaynaklanan olumlu zarar ile malik ya da zilyedin yoksun kaldığı fayda (olumsuz zarar) ecrimisilin kapsamını belirler. Haksız işgal, haksız eylem niteliğindedir. (YHGK'nun 25.02.2004 gün ve 2004/1-120-96 sayılı kararı)<br>Paylı  mülkiyette taşınmazdan yararlanamayan paydaş, engel olan öteki paydaş veya paydaşlardan her zaman payına vaki elatmanın önlenilmesini ve/veya ecrimisil isteyebilir. Elbirliği mülkiyetinde de paydaşlardan biri öteki paydaşların olurlarını almadan veya miras şirketine temsilci atanmadan tek başına ortak taşınmazdan yararlanmasına engel olan ortaklar aleyhine ecrimisil davası açabilir. Ancak, o paydaşın, payına karşılık çekişmesiz olarak kullandığı bir kısım yer varsa açacağı ecrimisil davasının dinlenme olanağı yoktur. Yerleşmiş yargıtay içtihatlarına ve aynı doğrultudaki bilimsel görüşlere göre payından az yer kullandığını ileri süren paydaşın sorununu, kesin sonuç getiren taksim veya ortaklığın satış yoluyla giderilmesi davası açmak suretiyle çözümlemesi gerekmektedir.<br>25.05.1938 tarih ve 29/10 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı ve Yargıtay'ın aynı yoldaki yerleşmiş içtihatları uyarınca ecrimisil davaları beş yıllık zamanaşımına tabi olup bu beş yıllık süre dava tarihinden geriye doğru işlemeye başlar. <br>Somut olayda İzmir 7. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/408 esas, 2018/236 Karar sayılı ilamı ile, \"Her ne kadar eldeki dava müdahalenin meni ve ecrimisil istemli olarak açılmış ise de, taraflar arasındaki uyuşmazlığın kaynağının 05/02/2009 tarihli ...'nde şirket bölünmesine ilişkin protokolün uygulanması ile 05/12/2011 tarihli protokolün uygulanmasına ilişkin hissedarlar arası mutabakattan kaynaklandığı sabittir.  Bölünmeye konu  Şirket anonim şirketi olup, anonim şirketler TTK'nun da düzenlenmiş sermaye şirketleridir. Sermaye şirketi olan Anonim şirketin bölünmesine ilişkin protokole dayanan uyuşmazlığın ise, bu kapsamda   TTK'nun 4/1-a maddesi uyarınca mutlak ticari davalardan olup, iş bu davaya bakmakla görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemesi olduğu\" gerekçesiyle davanın görev yönünden reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.<br>İlk derece mahkemesince görevsizlik kararı verilerek gönderilen eldeki davada görevsizlik kararı benimsenerek yargılamalara devam edildiği, ne var ki uyuşmazlığın haksız işgal ve ecrimisil olduğu yönünden hukuki değerlendirme yapılarak TMK hükümleri uygulanarak sonuca gidildiği görülmektedir.<br>İlk derece mahkemesince görevsiz mahkemece yapılan nitelendirmenin kabulü ile yargılmalara devam edildiğine göre uyuşmazlığın taraf şirketler  arasında yapılan protokol hükümlerine göre çözümlenmesi gerekir iken haksız işgal ve ecrimisil hukuksal nedenine dayalı olarak TMK hükümlerine göre sonuca gidilmesi doğru olmamıştır.<br> Bu nedenle, HMK 353/1-a-6 maddesi gereğince, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak yeniden yargılama yapılması için ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur;<br>V. KARAR:<br>Açıklanan Sebeplerle;<br>1-Davalılar vekilinin İstinaf başvurusunun  KABULÜNE, <br>2-İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 09/04/2021  tarih 2018/1050 Esas 2021/360 Karar sayılı  kararının  HMK'nın 353/1-a-6 maddesi uyarınca  KALDIRILMASINA,<br>3-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın, kararı veren  ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, <br>4-Davalı ... San.ve Tic. AŞ.'den peşin alınan 177,90TL. İstinaf karar harcının davalıya İADESİNE,<br>5-Davalı ... San. AŞ.'den peşin alınan 310.951,36TL. İstinaf karar harcının davalıya İADESİNE,<br>6- İstinaf gider avansının artan kısmının davalılara İADESİNE, <br>7-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara TEBLİĞİNE, <br>Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nın 353/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere 27/05/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi. \t<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"9c3727c008d614a5","SID":"a1412ab296303466"}}