{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  31. HUKUK DAİRESİ     <br>                    T.C.<br>               ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>       31.HUKUK DAİRESİ\t\t\t<br><br>DOSYA NO\t: 2022/680  Esas<br>KARAR NO\t: 2024/551                                  (İnceleme aşamasında / Duruşmasız)<br>\t\t   \t               (Kararın Kaldırılarak Gönderilmesi <br>\t\t\t\tHMK 353/1-a-6)<br><br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br><br>BAŞKAN\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>KATİP\t\t: ...  (...)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 23/03/2022<br>NUMARASI\t\t: 2019/296 Esas-2022/250 Karar<br><br>DAVACI\t:  <br>VEKİLLERİ\t<br>DAVALI\t:<br>DAVANIN KONUSU\t: Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan İtirazın İptali <br>KARAR TARİHİ\t: 23/05/2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 28/05/2024<br><br>Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan eser sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali davasında mahkemece davanın reddine dair verilen karara karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, dairemize gönderilen dosyanın yapılan istinaf incelemesi sonucunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br> İSTEM;<br>Davacı vekili tarafından verilen dava dilekçesinde özetle; Metal parçaları imalatı yapan müvekkilinin muhtelif tarihlerde davalı firma için çelik konstrüksiyon üretimi ve montajı gerçekleştirdiğini, taraflar arasında cari hesap şeklinde gerçekleşen bu ilişki kapsamında müvekkilinin alacaklarının biriktiğini ve uzun süre ödenmemesi nedeniyle Ankara 18. İcra Müdürlüğü'nün 2018/15255 Esas sayılı doyası üzerinden ilamsız icra takibi başlatıldığını, fakat davalının borca haksız biçimde itiraz ettiğini, akabinde başvurulan arabuluculuk aşamasında da taraflar arasında anlaşma sağlanamadığını, iş bu sebeple 190.000 TL'lik kısım için itirazın iptaline karar verilmesini talep etme zorunluluğu doğduğunu belirterek Ankara 18. İcra Müdürlüğü'nün 2018/15255 Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın, fazlaya ilişkin hakları saklı tutularak şimdilik 190.000 TL'lik kısmının iptali ile takibin devamına, davalı aleyhine alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>YANIT:<br>Davalı vekili tarafından verilen cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili ile davalı şirket arasında cari hesap ilişkisi kapsamında müvekkilinin davacı şirkete borçlu değil alacaklı konumunda olduğunu, ticari defterler incelendiğinde davacı şirketin kayıtlarının yanlış tutulduğunu, davalı müvekkilinin davacı şirkete herhangi bir borcu olmadığını ve davacı şirketten alacaklı olduğunun anlaşılacağını, müvekkili şirketin dava dışı sahibi ... Oto Turizm Servis Makine Pet. İnş. Mim. Gıda San. Ltd. Şti. ile yaptığı sözleşme kapsamında Kocaeli İli Gebze İlçesinde ... inşaatının yapım işlerini üstlendiğini, bahse konu sözleşmenin sunulduğunu, ... yapım işlerinde müvekkili şirket ile davacının, ham maddenin müvekkili tarafından karşılanacağı, imalat ve montaj işlerinin davacı şirket tarafından yapılacağı konusunda birim fiyat üzerinden anlaştıklarını, bu anlaşma kapsamında müvekkili şirketin gerekli ham maddeyi sağladığını ve üzerine düşen bütün sorumlulukları yerine getirdiğini, davacının iş sonunda kalan 42.036,29 kg ham madde ile 16,017,94 kg hurda malzemeyi müvekkiline teslim etmediğini, kalan malzemelere ilişkin müvekkili şirket yetkilisi ... ve davacının çalışanı ... tarafından imzalanmış tutanağın ekte sunulduğunu, müvekkili şirket adına, iade edilmeyen ham madde ve hurda malzemelerden kaynaklı alacaklar için dava hazırlıkları devam etmekte olup ilgili dava açıldığında mahkemeye iş bu dosyaya bildirileceğini, müvekkili şirketin davacı ile eskiye dayanan ilişkilerine güvenerek o tarihte demirbaş listesinde kayıtlı olan ve şirkete ait boyahane olarak kullanılan çelik malzemeleri ödünç olarak davacıya bahse konu işin yapımında kullanılmak üzere verdiğini, müvekkili şirkete ait olan boyahanenin 10.05.2018 tarihinde müvekkilinin rızası dışında ... plakalı araç ile davacının o tarihteki çalışanlarından olan ... ve ... tarafından yukarıda bahsedilen ... şantiyesinden çıkarıldığını, bahse konu boyahanenin davacı çalışanları tarafından şantiyeden çıkarıldığına ilişkin iş sahibi ... Oto Turz. Servis Mak. Pet. İnşaat Mim. Gıda San. Ltd. Şti. Çalışanı ... tarafından tutanak düzenlendiğini, ilgili tutanak ve aynı güne ait ... plakalı araca ait kantar fişini sunduklarını, müvekkili şirket tarafından boyahane bedelinin tahsili için 93776 numaralı ve 191.160,00 TL bedelli faturanın davacıya gönderilmiş olup davacının haksız olarak ilgili faturaya itiraz ettiğini, müvekkilinin boyahaneden doğan alacağı sunulan tutanak ve aynı güne ait boyahaneyi taşıyan aracın kantar fişi gözönüne alındığında belirli ve sabit olduğunu, müvekkili şirketin davacının dilekçesinde belirttiği gibi davacıya herhangi bir borcu bulunmayıp alacaklı konumunda olduğunu, kaldı ki müvekkili şirketin bahsedilen boyahaneden ve artan ham madde malzemesinden kaynaklı alacakları bulunduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : <br>Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 23/03/2022 tarihli 2019/296 Esas 2022/250 Karar sayılı kararında özetle; Dava, cari hesap  alacağının tahsili için  yapılan icra takibine vaki itirazın iptali   talebine ilişkindir.<br>Davacı vekili,  davalıya muhtelif tarihlerde çelik konstrüksiyon üretimi ile montajı yaptıklarını, cari hesap alacağının ödenmediğini, yapılan icra takibine itiraz edildiğini savunarak takibin  190.000,00 TL lik kısmı için davanın reddini istemiştir. Davalı vekili; dava dışı iş sahibi ... Oto Turizm Servis Mak. Pet. İnşaat mim. Gıda san. Ltd. Şti. ile yapılan sözleşme ile Gebze ilçesi ... inşaatının yapım işlerini üstlendiğini, davacı ile de davalının ham maddeyi karşılaması imalat ve montajın davalı tarafça yapılması konusunda birim fiyat üzerinden anlaşıldığını, ham maddeyi teslim ettiğini, anlaşmaya göre kullanılmayan kısmı iadesi gerekirken kalan 42.036,29 kg ham madde ile 16.017,94 kg hurda malzemenin teslim edilmediğini, kalan malzeme ile ilgili şirket yetkilisi ... ile davacı çalışanı ... tarafından tutanak imzalandığını, ayrıca davalı şirkete ait boyahanenin rızaları dışında şantiyeden çıkarıldığını, iş sahibi çalışanı tarafından tutanak tutulduğunu, kendilerinin borçlu değil alacaklı olduklarını  ve davadan önce takas edildiğinin davacıya bildirildiğini, takastan kalan alacakları olduğunu bu nedenle takas talebini yinelediklerini bildirerek davanın reddini istemiştir. Ankara 18. İcra müdürlüğünün 2018/15255 sayılı dosyası celp edilmiş, cari hesap alacağına dayanılarak  davacı tarafından  davalı aleyhine 633.580,55 TL için takip yapıldığı, davalının takibe ve borca itiraz ettiği görülmüştür.<br> Taraflar arasında yazılı bir sözleşmenin olmadığı ancak sözlü olarak anlaşmanın yapıldığı, taraflarca  işin yapılmadığına ilişkin bir itirazın olmadığı, uyuşmazlığın iş bedeli alacağı olup olmadığından kaynaklandığı anlaşılmıştır. Tarafların BA-BS formları, ... imzalı belge aslı ile 10.5.2018 tarihli dava dışı iş sahibi ... Oto… Ltd. Şti. tarafından tutulan tutanak aslı sunulmuş, davacı vekilince böyle bir mutabakatın olmadığı ve boyahanenin kendilerince çıkartılmadığı ileri sürülerek sunulan belgelerin kabul edilmediği görülmüştür. Taraf defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmış, davacı defterlerinin açılış tastikinin yapıldığı, kapanış tastikinin yapılmadığı, 2017 yıl sonu itibariyle 817.560,47 TL  alacak göründüğü, davalı taraça yapılmış ödemenin bulunmadığı, davalı defterlerinin yasal koşulları taşıdığı, ... atölye açıklaması ile 191.160,00 TL'lik faturanın kayıtlı olduğu, yapılan ödemelerle 9.228,88 TL alacağının bulunduğu kayden tespit edilmiştir. Dava dışı işveren ... Oto… Ltd Şti ile davalı arasındaki 8.3.2017 tarihli sözleşme dosyaya sunulmuş, davacı tarafça defterlerin vergi teftişinde olması nedeniyle kapanış onaylarının yaptırılamadığı bildirilmiş, tanık beyanları alınmış, davalı tarafça yapılan ödeme belgeleri üzerinde inceleme yaptırılmış, davacı tarafça sunulan 3 adet çekteki imza ve ciro silsilesinin sahte olduğuna ilişkin sahtecilik iddiasında bulunulduğu,  bankalara yazılan müzekkere cevaplarından ... tarafından ciro edilen çeklerin ... ve  ciro edilen tarafından tahsil edildiğinin bildirildiği, davalı tarafından düzenlenen  faturanın davacı tarafça kabul edilmediği görülmüştür.  Davacı tarafça sahtecilik iddiası ile ilgili Ankara Cumhuriyet Savcılığı'na başvuruda bulunulmuş ve bu konuda  2021/37415 sayılı soruşturma dosyasının derdest olduğunun bildirilmiş ise de bankalardan gelen müzekkere cevaplarında bizzat ... tarafından tahsilatın yapıldığı, diğerinde cironun olduğu gözetilerek soruşturma sonucunun beklenmesinde hukuki yarar görülmemiştir.<br> Toplanan deliller tanık beyanları ve tüm dosya münderecatından ...' ün  davacının kardeşi ve ticari temsilcisi olduğu, dosyaya sunulan mutabakat belgesi kabul edilmemiş ise de imzaya itirazın olmadığı, iş sahibince düzenlenen tutanak davacıyı bağlamaz ise de dinlenen tanık beyanları ile davalıya ait malzemenin davacı tarafça şantiyeden çıkartıldığının anlaşıldığı, davacının Vergi Müfettişliğinde yapılan defter incelemesinde  2017 defterlerinde 817.560,47 TL alacak görünmekte ise de kapanış tastikinin defterlerin vergi incelemesinde olması nedeniyle yapılamadığı, davalı tarafça ödeme yapıldığına ilişkin kaydın bulunmadığı, davalı defterlerinde faturaların kayıtlı olup ödeme belgelerinin bilirkişi tarafından incelenip dosyaya kazandırıldığı, davalı defterlerine göre 9.228,88 TL davalı alacağının olduğu,  davacının  ödeme olarak sunulan belgelerden   toplam 420.000 TL'lik üç çek için sahtecilik iddiasında bulunduğu ancak banka yazılarından ödemenin yapıldığı, üzerlerinde davacı cirosunun olduğu iki tanesinin bizzat ... tarafından tahsil edildiği, tanık beyanları ile davalıya ait boyahanenin davacı tarafından çıkartıldığı, davalı defterlerine göre davalının alacaklı olduğu gözetilerek davanın reddine dair karar verildiği görülmüştür.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :<br>Davacı vekili tarafından verilen 13/06/2022 tarihli istinaf kanun yolu başvuru dilekçesinde özetle; Hüküm gerekçesinde dava dışı ...'ün davacının kardeşi ve ticari temsilcisi olduğunun tespit edildiğinin belirtildiğini, anılan tespitin hatalı olduğunu, ...'ün müvekkiline ait işyerinde çalışmadığını, kendisinin inşaat mühendisi olan bu kişinin iş faaliyetinin müvekkilinden farklı olduğunu, kendisinin davacının ticari temsilcisi olmadığını, davalı ile olan irtibatının müvekkili aleyhine yorumlanmasının kabul edilemeyeceğini, müvekkilinin zilyetliğinde davalıya ait herhangi bir malın ve davalı ile arasında bu yönde bir mutabakatın bulunmadığını, dosya kapsamındaki beyanlarında bir mutabakat bulunmadığını, müteaddit defalarca belirtilmesine rağmen, imzaya itirazın olmadığının değerlendirmesinin  hangi gerekçe ile yapılmış olduğunun anlaşılamadığını, davalının ödeme belgesi olduğunu ileri sürdüğü ve mahkemenin de kabul ettiği belgelerin bir kısmında sahte imza bulunduğunu, bir kısmında ise müvekkilinin bilgisi olmaksızın farklı kişilere yapıldığı iddia edilen ödemelerin söz konusu olduğunu ve çekler üzerinde müvekkiline ait imza bulunmayan bu çeklerle ilgili Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı nezdinde soruşturmanın devam etmesine rağmen soruşturma sonucu beklenmeksizin bu çeklerin ödeme belgesi olarak kabul edilmesinin davacı müvekkilinin hak kaybına sebebiyet verdiğini, iddia edilen çeklerin müvekkiline teslim edilmediğini ve müvekkili tarafından da tahsil edilmediğini, tacir olan davalının teslim belgesi düzenlemeden çek vermesinin ticaret hayatının olağan akışına aykırı olduğunu, teslim belgelerinin dosyaya ibraz edilmesi taleplerinin de mahkemece kabul edilmediğini, davalı tarafın boyahane iddiası ile ilgili somut delil sunmaksızın tamamen afaki açıklamalar ve beyanlar ile davacının alacak haklarını akamete uğratmayı amaçladığını, müddeabih itibariyle de tanık deliline muvafakati olmadığını belirtmeleri karşısında anılan ifadelere mahkemece itibar edilmesinin kabul edilemez olduğunu, mahkemenin 29.01.2020 ve 28.10.2020 tarihli ara kararlarında davacıya ait defterlerin son durumunun gözetilmesine vurgu yapılmasına karşın kapanış tasdikinin yapılmamış olmasının ret gerekçesi yapıldığını, davacıya ait ticari  defterlerin kapanış tasdik sürelerinin henüz dolmadan vergi denetmenine teslim edildiğini, kapanış tasdiki için müfettiş denetiminin sona ermesinden itibaren 3 aylık sürenin daha olduğunu, fakat bu süre dolmadan mahkemece hüküm kurulduğunu ve davacı defterlerinin kapanış tasdikinin yapılmamış olması sebebiyle davacı lehine delil teşkil edemeyeceğinin değerlendirmesinde bulunulduğunu, davacı defterlerinin usule uygun düzenlendiğini ve kapanış tasdik süresinin henüz dolmadığını, davalının ödeme belgesi olduğunu ileri sürdüğü ve mahkemenin kabul ettiği belgelerin bir kısmında sahte imza, bir kısmında ise müvekkilinin bilgisi olmaksızın farklı kişilere yapıldığının iddia edilen ödemelerin söz konusu olduğunu, mahkemece, davalının boyahanenin müvekkili tarafından alındığı iddiası ile düzenlediği 191.160,00 TL tutarındaki faturaya itibar edildiğini, delil olarak davalı defterleri ve davalı tanıklarının kabul edildiğini, oysa ki anılan faturanın davacı tarafından kabul edilmeyerek iade edildiğini, hal böyle olunca davalının 191.160,00 TL' lik alacak iddiasının yalnızca tanık ifadeleri sebebiyle kabul edildiğinin anlaşıldığını, kabul anlamına gelmemekle birlikte, davalının ticari defterlerinde davacı ile ilgili son kaydın 31.03.2018 tarihinde olduğunu, son bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere bu tarihte müvekkilinin alacak bakiyesinin 181.931,12 TL olarak göründüğünü, davalı tarafın, müvekkilinin alacaklarını talep etmesi üzerine  kendi kayıtlarına göre borçlu göründüğü bu meblağı sıfırlamak ve kendisini alacaklı olarak gösterebilmek amacıyla 7 ay sonra bir fatura düzenlendiğini, tanıkla ispat sınırının çok üzerindeki ve bu nitelikteki bir faturanın muğlak tanık iddiaları doğrultusunda kabul edilmesinin hukuka aykırı olduğunu, bu nedenlerle istinaf başvurularının kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :<br>İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı yönü gözetilerek yapılan inceleme sonucunda;<br>Dava, taraflar arasındaki sözlü eser sözleşmesi kapsamında bakiye iş bedeli alacağının tahsili amacıyla davalı hakkında başlatılan icra takibine davalının itirazının iptali isteğine ilişkindir. <br>Davalı vekili tarafından verilen cevap dilekçesinde, sözlü sözleşme ilişkisi kabul edilmiş ancak iş bedeli alacağının bir kısmının çek ve senetler ile ödendiğini, kalan kısım yönünden ise müvekkili davalıya ait malzemelerin davacı elinde kaldığını, iade edilmediği gibi bir kısım davalı malzemelerinin de şantiye alanından davacı tarafından çıkarıldığını, bu malzeme bedellerine yönelik olarak düzenlenen 191.160,00 TL'lik fatura alacaklarının davacıya ait borçtan takas ve mahsubunu talep ettiklerini ve takas hakları ile birlikte davacıya müvekkilinin borcunun kalmayacağını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>Mahkemece ticari defterler üzerinde uzman bilirkişi marifeti ile inceleme yaptırılmasından sonra davacının düzenlemiş olduğu tüm faturaların davalı defterlerinde kayıtlı olduğu ancak davalı defterlerinde kayıtlı olan bir kısım ödeme belgelerinin davacı defterlerinde kayıtlı olmadığı, davalı defterlerinde çek ve senetler ile yapıldığı kayıtlı olan ödemelerin esas alınması gerektiği, zira davalı defterlerinin açılış ve kapanış tasdiklerinin usulüne uygun şekilde yapılmış olduğu ancak davacı defterlerinin ise açılış tasdiklerinin yapılmış olmasına rağmen kapanış tasdiklerinin usulüne uygun şekilde yapılmış olmadığı yine davalı tarafından davacı adına düzenlenen ve davalıya ait olup da davacı elinde kalan veya davacı tarafından şantiye alanından alınıp götürülen malzemelere ilişkin kesilen faturanın davacıya gönderildiği, davacının bu faturaya yasal süre içerisinde itiraz etmiş ise de bu faturanın davalı defterlerinde kayıtlı olduğu, davalı tarafından çek ve senetler ile yapılan ödemelere ilişkin olarak davacı yanca sahtelik iddiasında bulunulmuş ise de bankalara yazılan müzekkere cevaplarından ... tarafından ciro edilen çeklerin ... ve ciro edilen şahıs tarafından tahsil edildiğinin bildirilmiş olması sebebi ile davacı tarafça sahtecilik iddiası ile ilgili Ankara Cumhuriyet Savcılığı'na yapılan başvuru sonucunda derdest olduğu anlaşılan soruşturma dosyasının sonucunun beklenmesinde bu sebeple yarar görülmediği kabul edilmek suretiyle ve davalı defterlerine göre davalının takip tarihi itibari ile davacıya borcunun bulunmadığı bilhakis davacıdan  9.228,88 TL alacaklı olduğu anlaşıldığından davanın reddine karar verilmiş, bu karara karşı davacı vekili istinaf yoluna başvurmuştur. <br>6100 sayılı HMK'nın 222/2 maddesine göre, ticari defterlerin sahibi lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onaylarının yaptırılmış olması gerekmekte ise de, aynı kanunun 222/4 maddesinde açılış ve kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği ticari kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtlarının sahibi aleyhine delil olacağı düzenlenmiştir. Bu hükümlerle anlatılan temel ilke, ticari defterlerin kanuna uygun olarak açılış kapanış tasdikleri yapılmamış olsa da içindekiler sahibi ve halefleri aleyhine delil sayılırlar. Bir kimsenin kendi hazırladığı belge veya yazının kendi aleyhine kanıt olarak kullanılması usul hukuku kuralları gereğidir.<br>Somut olayda; hükme esas alınan bilirkişi raporlarında davacı taşeronun ticari defterlerinin kapanış onayı bulunmadığı, bu nedenle delil vasfına haiz olmadığı belirtilmiş, ilk derece mahkemesince de aynı gerekçe ile hüküm verilmiş ise de, davacı taşeron tarafından düzenlenen faturaların davalı yüklenici şirket defterlerinde kayıtlı olması ve karinenin aksinin kanıtlanamamış olması nedeniyle kayıtlar yükleniciyi bağlayacağından, davacı taşeronun takip tarihi itibari ile iş bedeli alacağının davalı defterlerinde kayıtlı faturalar toplamına göre belirlenmesi gerekir. Nitekim mahkemece de davacı taşeronun alacağı bu şekilde benimsenmiş ancak davalı defterlerinde kayıtlı olan ödeme belgelerinin davacı defterlerinde kayıtlı olmamasına rağmen davacı defterlerinin müfettiş incelemesinde olması ve bu sebeple kapanış tasdiklerinin yaptırılamadığının davacı yanca iddia edilmesine ve bu hususun dosyaya giren yazı cevapları ile de anlaşılmasına rağmen mahkemece davacı defterlerinde kaydı bulunmayan davalı ödemeleri esas alınmak suretiyle ve bir kısım çek ve senetlere ilişkin davacının sahtecilik iddiası ile ilgili olarak Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nda görüldüğü anlaşılan soruşturma dosyasının sonucu beklenerek toplam tutarı 420.000,00 TL olup sahtecilik iddiasında bulunulan çek ve senetlerle ilgili bu dosyadaki sonuca göre davalı ödemesinin var olup olmadığının kabulü ile davanın esastan sonuçlandırılması gerekirken davacının sahtecilik iddiasında bulunduğu ve davalı yanca da ödemeler karşılığı olarak davacı taşerona yazılı belge ile teslim edildiği kanıtlanamayan çek ve senetler ile yapılan ödemelerin yapıldığının kabulü ile bu çek ve senet bedellerinin davacı alacağından mahsubuna karar verilmiş olması doğru olmamıştır. <br>Yine davalının, davacı elinde kaldığını söylediği ham madde ve malzeme bedeline ilişkin olarak düzenlemiş olduğu 191.160,00 TL bedelli fatura davacıya tebliğ edilmiş ancak davacı süresi içinde bu faturaya itiraz ederek davalıya iade etmiş ve defterlerine de kaydetmemiştir. <br>Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu'nun 27.06.2003 tarih ve 2001/1 Esas, 2003/1 Karar sayılı ilamında da açıklandığı üzere; bir faturayı alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde faturanın içerdiği bilgilere itiraz etme hakkına sahiptir. Aksi taktirde faturanın içeriğini kabul etmiş sayılır (Fatura ve dava tarihinde yürürlükte olan 6102 sayılı TTK'nın  m. 21/2.). Bu hüküm, fatura içeriğinden kabul edilen hususlara ilişkin olarak, faturayı düzenleyenin lehine; adına fatura düzenlenenin aleyhine bir karine getirmektedir. Bu karine, faturanın ispat gücüne yönelik bir düzenlemeyi ortaya koymaktadır. Diğer anlatımla, fatura, düzenleyen aleyhine delil olduğu gibi, kendisi faturayı düzenlemediği halde tebliğinden itibaren sekiz gün içinde itiraz etmeyen aleyhine de delil olabilecektir. Faturanın adına tanzim edilen aleyhine ispat vasıtası olması, yani, faturayı alan kişinin fatura kendinden sadır olmamakla birlikte aleyhine delil teşkil etmesi TTK'nın 21. maddesinin 2. fıkrasında düzenlenen ve yukarıda ayrıntısı açıklanan bu karineden kaynaklanmaktadır. İşin bedeli sözleşme kurulurken kararlaştırılmış olup, fatura ise bu aşama ile ilgili değil, ifa safhası ile ilgili bir belgedir. Fatura öncesinde taraflar arasında borç doğurucu hukuki ilişkinin bulunması, faturanın da bu ilişki nedeniyle düzenlenmiş olması gerekir. Faturayı alan (faturayı defterlerine kaydetmemesi koşulu ile) akdi ilişkiyi inkâr ettiğinde, faturayı gönderenin önce akdi ilişkiyi kanıtlaması gerekir.            <br>Faturanın tebliği şekle bağlı değildir, yazılı veya sözlü herhangi bir şekilde yapılabilir. Muhatap hazır ise kendisine elden verilmesi, değil ise herhangi bir şekilde gönderilmesi mümkündür. Ancak, uyuşmazlık halinde ispat kolaylığı açısından, fatura tebliğinin noter aracılığıyla ya da  imza karşılığı elden tebliğ yolu ile ya da telgraf, teleks yolu ile veya PTT aracılığıyla ya da faks çekilmesi yahut güvenli elektronik imza ile elektronik posta gönderilmesi şeklinde yapılması uygundur. Faturaların borçluya tebliğ edilip edilmediği, itiraza uğrayıp uğramadığı belirlenmeli, faturaların tebliğ edilmiş ve 8 günlük itiraz süresi içerisinde itiraz edilmemiş olduğunun tespiti halinde faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olduğunun alacaklı tarafça kanıtlanmış olduğu ve sadece fatura içeriğinin kesinleştiği, bunun aksinin yani faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olmadığının ve kesinleşmediğinin  kanıt yükünün bu kez borçluya geçtiği kabul edilmelidir. Faturaların tebliğ edildiğinin alacaklı tarafça kanıtlanamaması ya da kanıtlanıp da süresinde iade edildiğinin borçlu tarafça kanıtlanması halinde, borçlu taraf alacaklının hizmet vermediğini savunmakta ise, faturaya konu hizmetin verildiğinin alacaklı tarafça kanıtlanması; borçlunun faturaları tebliğ alıp süresinden sonra  iade etmesi halinde de faturanın alacaklı tarafça gönderilmesi şeklindeki icabı, borçlunun (faturayı defterine kaydetmemek ve hizmet almadığını savunmak suretiyle), kabul etmemesi ya da borçlunun faturayı kendi defterine kaydetmekle birlikte süresinde itiraz ve iade etmesi halinde hizmetin verildiğini yine alacaklının kanıtlaması gerekeceğinden, bu doğrultuda alacaklının delillerinin toplanıp değerlendirilmesi, şayet borçlunun faturaları kendi defterlerine kaydetmesi halinde  alacaklının HMK'nın 222. (6762 sayılı TTK'nın 84. ve 85.) maddesi  uyarınca alacağını ispatladığının  kabul edilmesi gerektiği gözetilmelidir. <br>\tSomut olayda davalı tarafından davacı adına gönderilen 191.160,00 TL'lik fatura davacıya gönderilmiş ancak davacı bu faturaları kabul etmeyerek ve ticari defterine kaydetmeyerek davalı yana iade etmiş durumda olduğundan yani faturaya itiraz edilmiş olduğundan bu fatura içeriği taraflar arasında kesinleşmemiş durumdadır. Bu sebeple fatura konusu malzemelerin davacı elinde bulunup bulunmadığının davalı yanca ispatlanması gerekir. Bu hususta davalının dosyaya sunmuş olduğu deillerin mahkemece buna göre değerlendirilmesi yapılarak ve yine davalı yanca dosyaya sunulan tutanakta ismi geçen ... isimli kişinin davacı çalışanı veya temsilcisi olup olmadığı hususunun da resmi dairelerden araştırılarak bu tutanağa ve davalı yanca bu konuda dosyaya sunulan belgelere delil olarak itibar edilip edilmeyeceğinin de tespitinden sonra davacı elinde davalıya ait malzemelerin kaldığının belirlenmesi durumunda bu malzeme bedellerinin takip tarihindeki mahalli piyasa rayiçlerinde göre bedeli belirlenip, tüm delillerin birlikte değerlendirilmesi sonucu ile davada sonucuna göre karar verilmelidir. Mahkemece bu hususlar gözetilmeden itiraza uğrayan fatura içeriğine itibar edilmek suretiyle bu fatura bedelinin davacı alacağından mahsubuna karar verilmiş olması da doğru olmamıştır. <br>Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun, esasa ilişkin hususlar incelenmeksizin kabulüne, mahkeme kararının, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a.6 maddesi gereğince kaldırılmasına, dosyanın dairemiz kararına uygun şekilde araştırma ve inceleme yapılarak esas yönünden sonuçlandırılması için kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>           1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun, esasa ilişkin hususlar incelenmeksizin KABULÜNE,<br>2-Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 23/03/2022 tarihli ve 2019/296 Esas 2022/250 Karar sayılı kararının, 6100 sayılı HMK’nun 353/1-a-6 maddesi gereğince KALDIRILMASINA,<br>3-Dosyanın dairemiz kararına uygun şekilde yeniden inceleme ve araştırma yapılarak esasa ilişkin yeniden bir karar verilmek üzere ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,<br>4-Kararın mahiyeti gereği istinaf karar harcı alınmasına yer olmadığına, davacı tarafından yatırılan 80,70 TL istinaf karar harcının talep halinde davacıya iadesine, <br>5-Davacı tarafça  yatırılan 220,70 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ve yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince verilecek kararda dikkate alınmasına,<br>6-Talep halinde inceleme konusu kararın icrasının geri bırakılması için İİK'nın 36/1 maddesi gereğince varsa taraflarca yatırılan nakit teminatların veya sunulan banka teminat mektuplarının dosya kapsamı ve kararın niteliğine göre aynı maddenin 5. fıkrası gereğince yatıran/sunan tarafa  İADESİNE, <br>7-Kararın ilk derece mahkemesince  taraflara tebliğine,<br>Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 353/1.a maddesi gereğince KESİN olmak üzere 23/05/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.\t<br><br>         Başkan  ...                Üye ...                   Üye ...               Katip ...<br>        e-imzalıdır                    e-imzalıdır                  e-imzalıdır                 e-imzalıdır <br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"07f3fe0327c8fa38","SID":"f398beeaf6d8e837"}}