{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>20. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2022/118 <br>KARAR NO\t\t: 2024/819<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 11/10/2019 (Dava) - 11/11/2021 (Karar) <br>NUMARASI\t\t: 2019/691 Esas - 2021/1014 Karar<br>DAVA\t\t: Maddi Tazminat (Trafik Kazasından Kaynaklanan)<br>BAM KARAR TARİHİ\t: 15/05/2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 15/05/2024<br><br>\tİstinaf incelemesi için Dairemize gönderilen İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/691 Esas-2021/1014 Karar sayılı dosyasının incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;<br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: <br>DAVA:<br>\tDavacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkilinin otomobilinin 12.09.2018 tarihinde seyir halinde iken, davalı ... Sigorta Şirketi tarafından zorunlu mali sorumluluk (trafik) sigortası yapılan dava dışı ... yönetimindeki ... plakalı aracın müvekkilinin aracının sağ arka kısmına çarptığını, müvekkilinin aracının savrulma neticesinde yanında seyir halinde olan dava dışı ... sevk ve idaresindeki ... plakalı araca çarptığını, daha sonra da sağ tarafta bulunan kaldırıma çıkarak durduğunu, taraflarca birlikte tutulan trafik kazası tespit tutanağında ... plakalı araç sürücüsü ...'in müvekkilinin aracına çarptığını ve dolayısıyla kazanın kendisinin tam asli kusuru yüzünden meydana geldiğini kabul ettiğini, müvekkiline ait araçta çok büyük hasar meydana geldiğini, hasar miktarının İzmir 8. Sulh Hukuk Mahkemesi Hakimliği'nin 2018/159 D. İş sayılı dosyasından bilirkişi marifetiyle 24.862,60 TL olarak tespit edildiğini, davalı sigorta şirketinden sorumlu oldukları poliçe limiti kapsamında kendilerine ödeme yapılmasını 25.10.2018 tarihinde talep etmelerine rağmen bugüne kadar herhangi bir ödemede bulunulmadığını, müvekkili ...'ün ... plakalı aracın zilyedi konumunda olduğunu, aracın malikinin ... olduğunu, müvekkilinin kazaya karışan aracın sürücüsü olması, aracı aldığı gibi eksiksiz ve hasarsız olarak malikine teslim etmekle yükümlü bulunması nedeniyle aracın zilyedi sıfatıyla hasar tazmini yönünden dava açmakta hukuk yararı ve aktif husumet ehliyetine haiz olduğunu belirterek, ... plakalı araçta meydana gelen 24.862,60 TL hasar miktarı ile bu hususun tespitine yönelik yapılan 676,60 TL mahkeme tespit masrafı ile 485,00 TL tespit vekalet ücreti olmak üzere toplam 26.024,20 TL'nin poliçe limitleri kapsamında davalı sigorta şirketine müracaat tarihleri olan 25.11.2018 tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt (avans) faiziyle birlikte kendilerine ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP: <br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın yetkisiz mahkemede ikame edildiğini, müvekkili şirketin adresinin Ümraniye/İstanbul olup yetkili ve görevli mahkemenin İstanbul Anadolu Mahkemeleri olduğunu, ... plakalı aracın müvekkili şirket nezdinde zorunlu mali sorumluluk sigortası ile teminat altına alındığını, kabul teşkil etmemek kaydıyla, poliçeden dolayı müvekkili şirketin sorumluluğunun sigortalının kusuru oranında olmak üzere maddi zararlarda araç başına 36.000,00-TL ile sınırlı olduğunu, yapılan başvuru üzerine hasar dosyası açıldığını ve inceleme başlatıldığını, bir değer kaybı mevcut ise gerçek değer kaybının tespit edilmesi gerektiğini, dosyanın, kusur tespiti için Adli Tıp Kurumu’na, araçta meydana gelen hasarın tespiti için ise Teknik Üniversite veya Trafik İhtisas Dairesi’ne gönderilmesini talep ettiklerini, haksız fiil sorumluluğunda uygulanacak faizin yasal faiz olduğunu beyanla, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:<br>Mahkemece, \".....Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; 09/10/2018 tarihli Değişik İş tespit dosyası bilirkişi raporu ile Ankara Adli Tıp Trafik İhtisas Dairesi'nden alınan 10/03/2021 tarihli rapora itibar edilerek, dava konusu kazada davalı taraf sürücüsü ...’in % 100 oranında kusurlu olduğu, davacı sürücü ...’ün kusursuz olduğu, toplam 24.862.-TL’lik hasarın kazanın oluşuna ve alınan darbelere uygun olduğu, aracın yaşı, kullanılmışlık düzeyi, değişen ve onarılan parçalar dikkate alındığında ise araçta değer kaybının olmayacağı, davanın kısmen kabulü ile; 24.862,00-TL hasar bedeli maddi tazminatının 06/12/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte poliçe limiti dahilinde davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, değer kaybı oluşmayacağından reddi ile diğer talep edilen kısım yönünden fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmekle; DAVANIN KISMEN KABULÜ İLE, 24.862,00-TL hasar bedeli maddi tazminatının 06/12/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte poliçe limiti dahilinde davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, değer kaybı oluşmayacağından fazlaya ilişkin talebin reddine....\" şeklinde karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ:<br>Davalı vekili tarafından, \"....Davadan önce müvekkili şirkete hasara ilişkin herhangi bir başvuru yapılmadığından davanın dava şartı yokluğundan reddi gerektiğini, hasar ile beyan uyumsuzluğunun bilirkişi kök ve ek rapor ile tespit edilmiş olup, Adli Tıp Kurumu raporunun eksik inceleme neticesinde oluştuğunu, kabul teşkil etmemek kaydıyla, poliçeden dolayı müvekkili şirketin sorumluluğunun 36.000,00 TL ile sınırlı olduğunu, gerçek zarar meblağından sigortalısının kusuru oranında sorumlu olduğunu, yargılama kapsamında alınan 28.02.2021 tarihli bilirkişi heyet raporunda açıkça uyumsuz hasarların tespit edildiğini, hasarın iddia edildiği şekilde meydana gelmediğinin tartışmaya açık olmayarak tespit edildiğini, 17.06.2020 tarihli ek bilirkişi raporu ile de kök raporda değişiklik olmadığını, hasarın beyan ile uyumsuz olduğunun tekrar edildiğini, yargılamanın devamında 10.03.2021 tarihli Adli Tıp Kurumu raporu alındığını, daha önce alınan bilirkişi raporları hiç irdelenmeden doğrudan davacının tek taraflı olarak aldırmış olduğu tespit raporu uyarınca inceleme yapıldığının sabit olduğunu, detaylı inceleme yapılmadan, sadece davacının delilleri ile tanzim edilen işbu raporun hükme esas alınmasının hukuk güvenliğini sarstığını, davacı daha önce başvuru yapmadığından faiz başlangıç tarihinin dava tarihi olması gerektiğini, herhangi bir ihbar yapılmadığından hasar dosyası kapsamında inceleme yapılamadığını, davacının iddia ettiği hasar bedeli son derece fahiş olup piyasa şartları ile de örtüşmediğini, tazminata KDV'nin dahil edilebilmesinin ancak onarıma ilişkin faturanın davacı tarafça sunulması halinde mümkün olacağını...\" beyanla, mahkeme kararı istinaf kanun yoluna getirilmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br>Dava, maddi hasarlı trafik kazası nedeniyle oluşan zararın karşı yan trafik sigortacısından tazmini istemine ilişkindir.<br>Mahkemece yapılan yargılama sonucunda; yukarıda yazılı gerekçelerle davanın kısmen kabulüne karar verildiği, karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır.<br>Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerin incelenmesinde; dosya içerisinde davacı tarafça davalı sigorta şirketine gönderilen başvuru mailinin bulunmasına ek olarak, davalı vekilinin cevap dilekçesinde açıkça davadan önce kendilerine başvuru yapıldığını beyan etmiş olduğu da görülmekle, dava şartı olan başvuru şartının yerine getirilmediğine dair itirazın reddi gerekmiştir.<br>Mahkemece alınan bilirkişi heyet kök ve ek raporlarında, tespit bilirkişisinin hasar tutarına dair hesaplamasına itibar edilmeyerek gerçek hasarın 1.300-TL olarak (KDV hariç) belirlendiği görülmüş olup, mahkemece oluşan çelişkinin giderilmesi için Ankara ATK Trafik İhtisas Dairesinden rapor alındığı, bu raporda tüm dosya kapsamının, fotoğrafların ve düzenlenmiş önceki raporların irdelenerek, tespit bilirkişi raporundaki tespitlerin yerinde olduğuna ve bu görüşe iştirak ettiklerine dair rapor düzenlendiği görülmekle, dosyada oluşan çelişkinin bu surette giderilmiş olduğu, hükme esas alınan raporun hüküm kurmaya ve denetime elverişli olduğu, kaldı ki davalı tarafça son alınan ve hükme de esas alınan Ankara ATK Trafik İhtisas Dairesi raporuna yönelik yargılama sırasında herhangi bir itirazda da bulunulmamış olduğu anlaşılmakla, bu yöndeki itirazların reddi gerekmiştir.<br>Başvuru tarihine göre 8 işgünü ilavesi ile bulunan temerrüt tarihinde bir isabetsizlik bulunmadığı, hesaplanan tazminat tutarında dosya kapsamına ve davacı aracının modeline  göre bir isabetsizlik bulunmayıp fahiş olmadığı da anlaşılmakla, bu yöndeki itirazların da ayrı ayrı reddi gerekmiştir.<br>Yukarıda açıklanan nedenlerle, HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde; davalı vekilinin istinaf itirazlarının HMK’nın 353/1-b.1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:<br>1-Davalı vekilinin İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/691 Esas - 2021/1014 Karar sayılı kararına yönelik istinaf itirazlarının HMK’nın 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, <br>2-İSTİNAF AŞAMASINDA; alınması gereken 1.698,32 TL istinaf karar harcından peşin alınan 424,59 TL'nin mahsubu ile eksik kalan 1.273,73‬ TL'nin davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,<br>3-Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendisi üzerinde bırakılmasına,<br>4-HMK 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde varsa taraflarca yatırılan avansdan  kalan bakiyenin yerel  mahkemece hesaplanarak ilgili olduğu tarafa iadesine,<br> 5-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,<br> 6-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme, harç ve avans iade işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,<br>Dair; dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.  15/05/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"9c41d395b5d7210e","SID":"4a1f14201b54873a"}}