{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>14. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2021/334 <br>KARAR NO: 2024/697<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi <br>TARİHİ: 12.11.2020<br>NUMARASI: 2020/203 Esas - 2020/892 Karar <br>DAVA: Menfi Tespit<br>Taraflar arasındaki menfi tespit davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kabulüne  dair verilen karara karşı, davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkili ... San. Ve Dış Tic. A.Ş. firmasının ortağı iken 2004 yılında ortaklıktan ayrılmış olup durum ticaret sicil gazetesinde yayınlandığını, adı geçen şirketin ortağı olduğu dönemde şirket adına ... T.A.Ş. bankasından değişik tarihlerde şirket adına ticari kredi kullanılmış ve bu kredilerin teminatı olarak müvekkile ait İstanbul İli, Bakırköy İlçesi, ... Mahallesi, ... Sokak, ... Ada, ... Parselde kayıtlı bulunan gayrimenkul gösterilmiş ve bankaca  1-2-3-4. dereceden ipotek konulduğunu, şirket ortaklığından ayrıldıktan sonra ilgili ipoteklere dayalı olarak bankaca verilmiş bulunan kredilerin tamamının kredi borçlusu ... San.ve Dış Tic.A.Ş. tarafından ödenmiş bulunması  dolayısıyla ipoteğin kaldırılması için ... T.A.Ş. nin ilgili şubesi  evrak ve işlemleri ...  A.Ş. Merter Ticari Şubesine devredilmiş bulunduğundan adı geçen şubeye başvurduğunu, müvekkile ait gayrimenkulün ipotek olarak verilme sebebi ortağı bulunduğu şirketin davalı bankadan çektiği nakti krediler olup bu krediler ile sınırlı olduğunu, bankaya iade edilmeyen çek yaprakları gerekçe gösterilerek ilgili ipoteklerin kaldırılmamasının yasaya aykırı olduğunu, bunların yanında müvekkil gayrimenkulünü ... San.ve Dış Tic.A.Ş. nin borçlarına teminat olmak üzere ipotek ettirmiş olup bankanın cevabi yazısında adı geçen şirketin herhangi bir borcunun bulunmadığı açıkça zikredildğini, müvekkilin gayrimenkulü üzerindeki ipoteğin  bankaca kaldırılmama sebebi  ... San.ve Dış Tic.A.Ş. ye verilmiş çek karnesi olmayıp başka bir ünvana sahip ve müvekkille herhnagi bir alakası olmayan grup şirketi ... San.Dış Tic. Pazarlama firmasına verilmiş bulunan çek karneleri olduğnuu, dolayısıyla banka almış olduğu ipoteğin kapsamını kendince çok geniş tutarak başka bir tüzel kişiliğin borcunu gerekçe göstermek kaydı ile fek etmediğini,  ilgili çek yapraklarından kaynaklı olarak bankanın asgari tutar yükümlülüğü de olmadığını, ilgili çek yapraklarının asgari tutarlarının ödeme yükümlülüğü de zamanaşımına uğradığını belirterek  müvekkilinin davalı bankaya borçlu olmadığının tespitine, müvekkiline ait İstanbul İli, Bakırköy İlçesi, ... Mahallesi, ... Sokak, ... Ada, ... Parselde kayıtlı bulunan gayrimenkul üzerine konulan 40.000-TL.bedelli, 110.000-TL bedelli,  50.000-TL bedelli, 150.000 TL.bedelli   ipoteklerin kaldırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, savunmasında özetle; davacının aynı talep ile Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2014/948 Esas sayılı dosyası ile müvekkili banka aleyhine dava ikame ettiğini, sözkonusu davanın açılmamaış sayılmasına karar verildiğini,  davacı iddialarının haksız ve yasal dayanaktan yoksun olduğunu, 3167 sayılı Kanun hükümleri gereğince düzenlemiş olan çeklerin hukuki geçerliliği devam etmekte olup, bu tür çeklerin Bankaya ibrazının mümkün olup, işbu Yasa hükmü karşısında dava dilekçesindeki “Firmada görünen çeklerin çek vasfını yitirdiği” yönündeki davacı iddiasına itibar edilmesinin  mümkün bulunmadığını, 5941 Sayılı Yasanın Geçici 3. Maddesinin 4. Fıkrası kapsamında, 3167 sayılı yasa kapsamında basılarak müşteriye teslim edilen çekler için bankanın sorumluluğunun 30.06.2018 tarihinde sona ereceğini, ilgili yasa hükümleri dikkate alınarak, yasanın yayımı tarihinden önce basılan çeklerde bankanın ödemekle yükümlü olduğu tutara ilişkin bankanın sorumluluğu 30.06.2018 tarihinde sona ermiş ancak çek yarakları müvekkili bankaya iade edilmediğini, çeklerin müşteride göründüğünden ve henüz bankaya ibraz edilmediğinden 2014 yılı itibariyle TCMB tarafından yayımlanan tutarlar dikkate alınarak Risk hesaplanmasında hukuka aykırılık bulunmadığının açıkça ortada olduğunu, İstanbul İli ... Mahallesi ... Sok. ... Ada, ... Parselde kayıtlı taşınmaz üzerinde Mülga ... T.A.Ş lehine kayıtlı bulunan ipoteklerin gayrinakdi bir kredi olan çek taahhüt kredisinin de teminatını teşkil ettiği göz önüne alındığında, sözkonusu çeklerin iadesi gerektiğini, firmanın 26 adet çek yaprağını iade tememesi nedeni ile riski devam ettiği sürece ipoteğin fek edilmesinin mümkün olmadığını, müvekkil Banka aleyhine ikame edilen işbu davanın haksız ve hukuka aykırı olduğundan reddini savunmuştur.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda;  \"...Tüm dosya kapsamına göre; davacının ... Sanayi ve Dış Ticaret A.Ş.firmasının ortağı iken 2004 yılında ortaklıktan ayrıldığı, davacı adına kayıtlı bulunan taşınmaz üzerine adı geçen şirketin ortağı olduğu dönemde şirket adına ... T.A.Ş.'den değişik tarihlerde şirket adına ticari kredi kullanıldığı, bu kredilerin teminatı olarak  İstanbul İli, Bakırköy ilçesi, ... Mahallesi, ... Sokaek ... ada, ...  parselde kayıtlı bulunan gayrimenkulün gösterildiği ve bankaca 1-2-3-4.dereceden ipotek konulduğu, davacı adı geçen şirket ortaklığından ayrıldıktan sonra ilgili ipoteklere dayalı olarak bankaca verilmiş bulunan kredilerin tamamının kredi borçlusu ... Dış Ticaret A.Ş.tarafından ödenmiş bulunması dolayısıyla ipoteğin kaldırılması için ... T.A.Ş.'nin ilgili şubesi evrak ve işlemleri ... Bankası A.Ş.Merter Ticari Şubesine devredilmiş bulunduğundan adı geçen şubeye başvurması üzerine ... Bankası A.Ş.Merter Ticari Şubesinin 03/02/2014 tarihli cevabi yazısında ... A.Ş.'nin nakit kredi borcunun bulunmadığı ancak grup firması olan ... Sanayi Dış Ticaret Pazarlama firmasının 26 adet çek yaprağının şubeye teslim edilmemesi nedeniyle ilgili ipoteklerin fek edilemeyeceğinin bildirilmesi sonucu davanın açıldığı, davalıya ve TMSF'ye yazılan yazı cevabı,   çek karnelerinin  davacının 2004 yılına kadar ortağı bulunduğu ... Dış Ticaret A.Ş.'ne verilmiş çek karnesi olmayıp grup şirketine verilen çek karneleri olduğu ve davacı vekilinin kredilerin tamamının kredi borçlusu ... Dış Ticaret A.Ş.tarafından ödendiği beyanları birlikte  değerlendirildirilmiş olup bankanın belge ibraz etmediği dikkate alınmış ortada incelenecek belge ve kayıtları banka ibraz edememiştir.Davalı banka  sözkonusu çeklerin iadesi gerektiğini, firmanın 26 adet çek yaprağını iade tememesi nedeni ile riski devam ettiği sürece ipoteğin fek edilmesinin mümkün olmadığını beyan etmiş olsa da 1997 yılında konulan ve bu tarihlerde verilen çeklerin iddiasını tevsik edici belge kayıt olmadığı geçen uzun süreye rağmen zaman aşaımına uğradığı ve tedavül kabiliyetlerinin de kalmadığı hususları dikkate alındığında bankanın savunması yerinde görğlememiştir. Nitekim Yargıtay 19.hukuk Dairesi'nin  Esas - Karar 2010/5644 2010/8091 emsal sayılı içtihadında  da belirtildiği üzere ''...davacı, davalının savunmasının aksine ellerinde çek karnesi olmadığını, davalı tarafın davacı yanda 38 adet çek yaprağı bulunduğu yönündeki iddiasının asılsız olup, bu yöne ilişkin davalı yanın herhangi bir delil sunmadığını ileri sürmüştür. O halde mahkemece bu yön üzerinde durulup, yeterli araştırma ve inceleme yapılarak sonucuna uygun bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir  açıklanan nedenlerle kararın davacı yararına BOZULMASINA...'' denilerek davalı yanın krediye ilişkin hiç bir belge sunmaması ayrıca bu belgelerin de bankaca 10 yıllık saklama süresinden sonra belgelerin teminin mümkün olmadığı cevabı dikkate alındığında ortada incelenecek belge kayıt ödeme belgesi gibi deliller bulunmadığından HMK 266.madde kapsamında inceleme yapmanın bir yararı olmadığı anlaşılmış olup yargılamanın en az masrafla yürütülmesi gerektiği ilkesi uyarınca bilirkişi incelemesine yer olmadığı anlaşılmıştır. Dosya kapsamına ve gelen tapu kayıtlarına göre söz konusu ipoteklerin tarihlerinin 1999 ila 2002 yılları arasında uzun süre önce konulduğu geçen süre içinde bankanın bu zamana kadar kredi alacağını takip edip etmediği tahsil edip etmediği hususu ancak banka kayıtlarından anlaşılacak olup  burada borç taşınmazı üzerine ipotek koyduran 3 kişinin bu bililere ulaşma imkanı olmadığı dikkate alındığında uzun süre bu şekilde kredi kapsamında alınan çeklerin de zamanaşımına uğradığı artık tedavül kabiliyetinin de kalmadığı dikkate alındığında  ipoteğin kaldırılması için ve dava dışı kredi lehtarının kredi sözleşmesi nedeni ile almış olduğu çek yapraklarını iade etmemesi nedeni ile işbu riski teminat altına amacı ile konulduğu anlaşılmış olup çek bilgilerinin bile elde edilemediği bir noktada geçen çok uzun süre  dikkate alındığında davalı bankanın  çek yapraklarının ise halen iade edilmediği riskin devam ettiği yönündeki beyanları hakkaniyete uygun ve gerçekçi bulunmamış olup artık gelinen aşamada bankanın TMSF'ye devredilmiş olduğu sağlıklı kayıtlara ulaşma imkanı kalmadığı davacının bu çekleri sunma imkanının olmadığı da anlaşıldığından bu şekilde ipoteğin belirsiz zamana kadar taşınmazlarda kalması davacıyı çeki iadeyle yükümlü tutma hakkaniyetli bir yaklaşım olmayacağı gibi Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E:2017/2224, K:2018/1753, T:22.11.2018 içtihadında belirttiği gibi  6762 sayılı Türk Ticaret Kanununun (6762 sayılı TTK) 20/2. (6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun (6102 sayılı TTK) 18/2) maddesi gereğince, tacir, ticaretine ait bütün faaliyetlerinde basiretli iş adamı gibi hareket etmesi lazımdır. Nitekim, bankaların, tacir olarak bütün işlemlerinde basiretli davranma yükümlülüğü herhangi bir tacirden farklıdır. Bu sebeple bankalardan beklenen basiret ölçüsü ve özen yükümlüğü şüphesiz daha ağırdır. Anlayışı gereği  bankanın basiretli davranarak belgeleri ipotek fek edilmedikçe elinde tutması gerçeği karşısında bu şekilde  uzun süre bu şekilde ipoteğin taşınmazlarda kalması mülkiyet hakkının ihlalini de gündeme getireceği  gerçeği de dikkate alındığında yine konuyla ilgili YARGITAY 19. Hukuk Dairesi ESAS NO: 2013/9150  KARAR NO: 2014/6776 emsal içtihadında da belirtildiği gibi  riskli bir alacağının bulunduğuna ilişkin dosyada mübrez herhangi bir bilgi ve belgenin davalı tarafından ibraz edilemediği, mevcut durumun davacı yararına yorumlanmasının gerektiğini işaret ettiği gibi somut olaya uyan bu karar da dikkate alınmıştır. Sonuç olarak dava konusu ipoteklere dayanak teşkil eden davalı banka alacağının davalıya ödendiği, taşınmaz üzerindeki ipoteğin amacının verilen kredinin teminatı olduğu, davalının kullandırmış olduğu kredi bedelini tahsil ettiği, yine davalının ipotek kapsamında alınan teminata yönelik olarak riskli bir alacağının bulunduğuna ilişkin dosyada mübrez herhangi bir bilgi ve belgenin davalı tarafından ibraz edilemediği ve belgelerin 10 yıl saklama süresinden sonra elde olmadığı ve bu hususun davacı yararına yorumlanması uzun süre mülkiyetin bu şekilde uzun süre kısıtlanması mülkiyet hakkının ihlalini doğuracağı dikkate alınarak mevcut durumun davacı yararına yorumlanmasının gerektiği, dolayısıyla ipoteğin fekkine dair yasal unsurların oluştuğu  dolayısıyla ipoteğin dayanağının kalmadığı ve fekki koşullarının oluştuğu...\" gerekçesiyle, davanın kabulüyle; dava konusu davacıya ait  İstanbul İli, Bakırköy İlçesi, ... Mahallesi, ... Sokak, ... Ada, ... Parselde kayıtlı bulunan gayrimenkul üzerine  konulan;18.05.1998 ta, ... yevm. no’lu 40.000.TL.bedelli (40.000.000.000.E.TL.),1.derece,30.06.1999 ta., ... yevm. no’lu 110.000.TL.bedelli (110.000.000.000.E.TL.) 2.derece, 10.11.2000 ta., ... yevm. no’lu 50.000.TL.bedelli (50.000.000.000.E.TL.) 3.derece, 21.01.2002 ta., ... yevm. No’lu 150.000.TL.bedelli (150.000.000.000.E.TL.) ipoteklerin kaldırılmasına, karar verilmiştir. Bu karara karşı, davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı  vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Sorumluluk miktarının, Devlet İstatistik Enstitüsü Başkanlığınca yayımlanan toptan eşya fiyatları yıllık endeksindeki değişmeler göz önünde Tutularak Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası tarafından her yıl Ocak ayında belirlenir ve Resmi  Gazetede yayımlanır hükmünü haiz olup, karşılıksız çekler nedeniyle muhatap Bankanın, ilgili yasal mevzuat kapsamında her yıl TCMB tarafından belirlenen tutarda ödeme yapma Zorunluluğu bulunmakta olup bu hususun, Banka ile müşteri arasında çeklerin teslimi sırasında yapılmış bir gayrinakdi kredi sözleşmesi hükmünde olduğunu, yani bankanın müşteriye çek teslim etmesi ile müşteriye gayrinakdi kredi tahsis edildiğini, 5941 sayılı Çek Kanunu'nun Geçici 3.Maddesi gereği;  açık olarak belirtildiği gibi; 3167 sayılı Kanun hükümleri gereğince düzenlemiş olan çeklerin hukuki geçerliliği devam etmekte olup, bu tür çeklerin Bankaya ibrazının mümkün olup, iş bu Yasa hükmü karşısında dava dilekçesindeki “Firmada görünen çeklerin çek vasfını yitirdiği” yönündeki davacı iddiasına itibar edilmesi mümkün bulunmadığını, 5941 Sayılı Yasanın Geçici 3. Maddesinin 4. Fıkrası kapsamında, 3167 sayılı yasa kapsamında basılarak müşteriye teslim edilen çekler için bankanın sorumluluğunun 30.06.2018 tarihinde sona ereceği ilgili yasa hükümleri dikkate alınarak, yasanın yayımı tarihinden önce basılan çeklerde bankanın ödemekle yükümlü olduğu tutara ilişkin bankanın sorumluluğu 30.06.2018 tarihinde sona erdiğini, ancak çek yapraklarının müvekkili Bankaya iade edilmediğini, dolayısıyla; çeklerin müşteride göründüğünden ve henüz bankaya ibraz edilmediğinden 2014 yılı itibariyle TCMB tarafından yayımlanan tutarlar dikkate alınarak Risk hesaplanmasında hukuka aykırılık bulunmadığı açıkça ortada olduğunu, Firma ile Banka (Mülga ... T.A.Ş.) arasında imzalanan Genel Kredi Sözleşmelerinde (8.1) “ Bu sözleşmeye göre müşteri tarafından verilen veya verilecek olan teminatlar ve temliklerle ilgili olarak Bankaca elde edilen her türlü haklar, ipotekler (ticari işletme rehni dahil) alacaklar. taşınır mallar, (akreditif konusu mallar dahil) menkul kıymetler, bu sözleşmeye konu kredi/krediler ödenmiş olsa bile Bankanın Merkez ve Şubelerinden herhangi birinin, her ne yönden olursa olsun mevcut e ileride doğabilecek, vadesiz, vadesi gelmiş veya gelecek tüm alacaklarının da (teminat mektupları ve aval- kabul dahil) teminat ve karşılığını teşkil ettiğini ve edeceğini müşteri kabul eder\" hükmü haiz olup, Bu kapsamda; İstanbul İli ... Mahallesi ... Sok. ... Ada, ... Parselde kayıtlı taşınmaz üzerinde Mülga ... T.A.Ş lehine kayıtlı bulunan ipoteklerin gayrinakdi bir kredi olan çek taahhüt kredisinin de teminatını teşkil ettiği göz. önüne alındığında, söz konusu çeklerin iadesi gerekmekte olup, Firmanın 26 adet çek yaprağını iade etmemesi nedeni ile riski devam ettiği sürece ipoteğin fek edilmesinin mümkün olmadığı açık olup, müvekkili Banka aleyhine ikame edilen iş bu davanın reddi gerekirken kabulüne dair karar hatalı olup, kararın öncelikle bu nedenle ortada kaldırılması gerektiğini, Müvekkili banka davanın açılmasına sebebiyet vermediğinden, aleyhine vekalet ücretine hükmedilemeyeceğini, Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın reddine, karar  verilmesini istemiştir.<br>İNCELEME VE GEREKÇE Dava, davacı adına kayıtlı taşınmaz üzerindeki  ipoteğin fekki istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne , karar verilmiş; bu karara karşı davalı  vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Davacı, asıl kredi borçlusu ... Dış Ticaret A.Ş. nin kapatılmakla davalı bankaya devredilen ... A.Ş den kullandığı kredinin ödenerek kapatıldığını, kredinin teminatı olarak adına kayıtlı İstanbul İli, Bakırköy ilçesi, ... Mahallesi, ... Sokak ... ada, ... parselde kayıtlı 1 no.lu bağımsız bölümün tapu kaydına 08/08/2012 tarihinde ... T.A.Ş. lehine 150.000,00 TL , 50.000,00 TL bedelli, 40.000,00 TL bedelli, 110.000,00 TL bedelli 1,2,3 ve 4. dereceden ipotek şerhlerinin kaldırılmasını talep ettiği, davalının ise asıl kredi borçlusu şirketin kullandığı ve yine dava dışı şirketin grup şirketi olan ... Sanayi  Dış Ticaret Pazarlama şirketinin kullandığı kredilerin kefili olması ve  grup şirketine verilmiş çeklerden 26 adedinin teslim edilmemesi nedeniyle, bankanın çek sorumluluk bedeli kapsamında ipoteğin fekki isteminin yerinde olmadığını ileri sürdüğü anlaşılmaktadır. Davacı tarafından yazılı başvuru üzerine,  ... Bankası A.Ş. Merter Ticari Şubesinin 03/02/2014 tarihli cevabi yazısında ... A.Ş.'nin nakit kredi borcunun bulunmadığı ancak grup firması olan ... Dış Ticaret Pazarlama firmasının 26 adet çek yaprağının şubeye teslim edilmemesi nedeniyle ilgili ipoteklerin fek edilemeyeceğinin bildirilmesi sonucu davanın açıldığı anlaşılmaktadır. Dava 04.03.2020 tarihinde açılmıştır.  Davalı bankanın gerek cevap dilekçesinde gerekse istinaf başvuru dilekçesinde vurguladığı üzere, çeklerin eski tarihli çekler olduğu ihtilafsız olup, bankanın iade edilmeyen çeklerden ötürü sorumluluğu 5941 sy Çek Kanununun  geçici 3. Maddesinin 4. Fıkrası kapsamında 30.06.2018 tarihine kadardır. Uzun süre bu şekilde kredi kapsamında alınan çeklerin  zamanaşımına uğradığı, artık tedavül kabiliyetinin kalmadığı, kaldı ki yukarıda belirtilen 5941 sy Çek Kanununu geçici 3. Maddesinin 4. Fıkrasındaki düzenleme uyarınca bankanın iade edilmeyen çek yaprakları nedeniyle ödemekle yükümlü olduğu tutara ilişkin sorumluluğunun 30.06.2018 tarihinde son bulduğu,  dava açılış tarihi dikkate alındığında, dava tarihi itibariyle bankanın sorumluluğunun zaten sona ermiş olduğu dikkate alındığında  ipoteğin fekkine dair yasal unsurların oluştuğu sonucuyla verilen karar isabetli olup, aksi yöndeki davalı vekili istinaf başvurusu yerinde değildir. Yukarıdaki açıklamalar ışığında, davanın açıldığı tarih dikkate alındığında,  davalı bankanın iade edilmeyen çek yaprakları nedeniyle ödemekle yükümlü olduğu tutara ilişkin sorumluluğunun 30.06.2018 tarihinde sona erdiği gözetildiğinde, davalı vekilinin davanın açılmasına sebep verilmediğinden aleyhine vekalet ücretine hükmedilmesinin doğru olmadığı yönündeki istinafı da yerinde görülmemiştir.Davalı vekilinin istinaf başvuru nedenleri ile sınırlı olarak  dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu, ilk derce mahkemesi karar ve gerekçesinde yasa ve usule aykırılık bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1.b.1 maddesi uyarınca reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 1-HMK'nın 353/1.b.1. maddesi uyarınca, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, 2-Davalı tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına; bakiye 17.931,38 TL istinaf karar harcının davalıdan tahsiline, Hazineye gelir kaydına, 3-Davalı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendi  üzerinde bırakılmasına,4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, 5-Dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair;  HMK'nın 353/1.b.1. maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, oy birliğiyle ve kesin olarak karar verildi. 02.05.2024<br>KANUN YOLU: HMK'nın 362/1.a maddesi uyarınca, dava konusunun değerine göre  karar kesindir.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"277209852eac1149","SID":"86f04a769c6973bd"}}