{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>40. HUKUK DAİRESİ<br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ  KARARI<br>DOSYA NO: 2023/2263 <br>KARAR NO: 2024/578 <br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>TARİHİ: 6/6/2023<br>NUMARASI: 2014/606 (E) - 2023/485 (K)<br>DAVANIN KONUSU: Maddi Tazminat<br>KARAR TARİHİ: 16/4/2024<br>Yukarıda yazılı İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;       <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ İstanbul Anadolu 6'ncı Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/606 (E) sayılı asıl davasında: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ... Limited Şirketine ait, ... Şirketine Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) poliçesiyle sigortalı davalı sürücü  ... yönetimindeki ... plakalı otomobilin, geri manevra sırasında davacıya çarparak yaralanmasına neden olduğunu belirterek, belirsiz alacak davası niteliğinde 10.000 TL maddi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiş; Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi vasıtasıyla 18/4/2023 günü gönderdiği dilekçeyle talep ettiği sürekli sakatlık tazminatı tutarını 569.532,08 TL'ye yükseltmiştir.Davalı ... Limited Şirketi, ... Şirketi ve ... vekilleri cevap dilekçelerinde  reddini savunmuşlardır. Birleşen İstanbul Anadolu 16'ncı Asliye Hukuk Mahkemesinin 2014/195 (E) sayılı davasında: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı Tasfiye Halinde ... Limited Şirketi tarafından uzun süreli kiralanan  sürücüsü ...'ın yönetimindeki ... plakalı otomobilin, geri manevra sırasında davacıya çarparak yaralanmasına neden olduğunu belirterek, belirsiz alacak davası niteliğinde 10.000 TL maddi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı Tasfiye Halinde ... Limited Şirketi vekili cevap dilekçesinde davanın reddini savunmuştur. İlk derece mahkemesince, davalı ... Şirketine karşı açılan davada sulh nedeniyle esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına; davalı Tasfiye Halinde ... Limited Şirketine karşı açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine; 569.532,08 TL sürekli iş göremezlik tazminatının kazanın meydana geldiği 28/3/2021 gününden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek davacıya verilmesine; birleşen davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir. Bu karara karşı istinaf kanun yoluna başvuran davalı ... Limited Şirketi vekili dilekçelerinde özetle; İstanbul 1'nci Asliye Ticaret Mahkemesinin 22/4/2019 gün ve 2019/25 (E) sayılı davasında iflasına karar verilen ve iflas işlemleri İstanbul ...'üncü İflas Dairesinin ... sayılı dosyasıyla sürüdürülen ... Limited Şirketinin kanuni temsilcisinin 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (İİK) 226'ncı maddesinin 1'inci fıkrası uyarınca iflas idaresi olduğunu, aynı Kanun'un 184'üncü maddesi uyarınca  haczi olanaklı mallarının da iflas masasını oluşturduğunu, iflasın 22/4/2019 günü de ilan edildiğini; Yargıtayın yerleşmiş İçtihatlarına göre iflas tarihi itibarıyla müflis şirkete karşı açılacak alacak davaların  İİK'nin 235'inci maddesi kapsamında kayıt kabul davası niteliğini kazandığını, bu davaya bakma görevinin de iflasın açıldığı yer asliye ticaret mahkemesine ait olduğunu; iflas idaresinin iflas masasının kanuni temsilcisi olarak davalarda yer alacağını, iflas idare memurlarının ise davanın tarafı olmayıp yalnızca iflas maması adına davayı takip yetkisi bulunan kişiler olduğunu, dolayısıyla verilecek hükmün ancak iflas masasına karşı kurulabileceğini, davanın tarafı olarak gösterilen Av.... , Av. ... ve Av. ...nun davanın tarafı olmayıp Müflis ... Limited Şirketinin iflas idare memurluğu görevini yürüttüklerini, adı geçen kişiler ile Av. ...'in taraf sıfatının bulunmadığını; 2 yıllık zamanaşımı süresinin geçtiğini;  kayıt maliki olduğu kazaya karışan ... plakalı aracını Tasfiye Halinde ... Limited Şirketine uzun süreli kiralayan müvekkili müflis şirketin işleten sıfatını taşımadığını, davanın uzun süreli kiralayan şirkete yöneltilmesi gerektiğini; davanın açılmasına neden olmayın iflas idaresi aleyhine yargılama gideri ve vekâlet ücretine hükmedilemeyeceğini; alacak miktarının hesaplanmasında ise İİK'nin 195'inci ve 196'ncı maddelerin dikkate alınacağını belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355'inci maddesi uyarınca ileri sürülen istinaf nedenleri ve kamu düzenine ilişkin konularla sınırlı biçimde yapılan incelemede:Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir.  ... Limited Şirketinin İstanbul 1'inci Asliye Ticaret Mahkemesinin 21/4/2019 gün ve 2019/25 (E) - 2019/337 (K) sayılı kararıyla İİK'nin 292'nci maddesi uyarınca iflasın açılmasına karar verilmiş; adı geçen davalı şirket hakkındaki iflas tasfiyesinin yürütüldüğü İstanbul ... İflas Müdürülüğü tarafından 1/6/2021 gün ve ... sayılı yazıyla, iflas tasfiyesinin adi usulle yürütüldüğü belirtilerek iflas idare memurları oldukları belirtilen Av...., Av. ..., Av. ...'nın  müflis masasını sulh, ibra, ahzu kabz, feragat yetkileri hariç olmak üzere temsile yetkili olduğu belirtilmiş; dava dilekçesi, duruşma hazırlık tutanakları ve 22/2/2022 tarihli duruşma tutanağının ...;  dava dilekçesi, duruşma hazırlık tutanakları ve 12/10/2021 tarihli duruşma tutanağının ise Av.  ... tebliğ edildiği, böylece ...Ticaret Limited Şirketinin iflasına karar verilmesiyle oluşan iflas masasının temsilcisi iflas idaresinin davadan haberdar edilerek taraf teşkilinin sağlandığı anlaşılmış; gerekçeli karar başlığına iflas idaresi temsilcilerin davalı sıfatıyla yazılması yerinde düzeltilmesi olanaklı yazım hatası olarak kabul edilmiş; 28/3/2011 günü meydana gelen trafik kazasından kaynaklanan bedensel zarar tazminatı istemine ilişkin davanın, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun (KTK) 109'uncu maddesinin 2'nci fıkrası aracılığıyla 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 89'uncu maddesinde öngörülen cezanın üst sınırına göre tabi olduğu aynı Kanun'un 66'ncı maddesinin 1'inci fıkrasının \"e\" bendi uyarınca 8 yıllık zamanaşımı içinde 19/11/2013 günü açıldığı anlaşılmıştır.KTK hükümlerine göre, trafik sicil kaydı \"işleteni\" kesin olarak gösteren bir karine değilse de, onun kim olduğunu belirleyen güçlü bir kanıt niteliğindedir. Ancak, trafik kaydına rağmen işleten sıfatının 3'üncü kişi üzerinde bulunmasını engelleyen bir kanun hükmü yoktur. Nitekim aynı Kanunun 3'üncü maddesinde işleten, \" ... araç sahibi olan veya mülkiyeti muhafaza kaydıyla satışta alıcı sıfatıyla sicilde kayıtlı görülen veya aracın uzun süreli kiralama, ariyet veya rehin gibi hallerde kiracı, ariyet veya rehin alan kişidir. Ancak, ilgili tarafından başka bir kişinin aracı kendi hesabına ve tehlikesi kendisine ait olmak üzere işlettiği ve araç üzerinde fiili tasarrufu bulunduğu ispat edilirse, bu kimse işleten sayılır.\" biçiminde tanımlanmıştır. Anılan Kanunun 85'inci maddesinde ise, \"Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep  olursa,  motorlu  aracın  bir  teşebbüsün ünvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen bilet ile işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.\" hükmüne yer verilmiştir.Bu yasal düzenleme karşısında, kazaya karışan araçların meydana getirdikleri zararlardan araç sahiplerinin hukuken sorumlu olacağı ilkesi benimsenmiş ise de, araç malikleri tarafından herhangi bir sebeple yararlanılması için bir başka kimseye devir edilmesi halinde (kısa bir süre için kiralanmaması kaydıyla) artık üzerindeki fiili hakimiyeti kalmaması ve bu sebeple ekonomik yönden de bir yararlanma olanağının kalktığı durumlarda, o araca kaza sırasında fiili hakimiyeti altında bulunduran ve ondan iktisaden yararlanan kimsenin işleten sıfatıyla meydana gelen zarardan sorumlu tutulması gerekir. Bunun sonucu olarak da, araç maliki sorumlu tutulmamalıdır. Gerek öğretide, gerekse Yargıtay'ın uygulamalarında, kiracının işleten sıfatının belirlenmesinde, kira sözleşmesinin uzun süreli olması, araç üzerinde fiili hakimiyet ve ekonomik yararlanma unsurlarının birlikte bulunması gerekmektedir.Eldeki davada davaya konu trafik kazasının ise 28/3/2011 günü meydana geldiği anlaşılmış,  davalı Tasfiye Halinde  ...  Limited Şirketi vekili cevap dilekçesi ekinde, kazaya karışan ... plakalı otomobilin 22/3/2011 gününden 22/4/2011 gününe kadar sürede  davalı  Tasfiye Halinde ... Limited Şirketi kiralandığına ilişkin kira sözleşmesinin onaysız örneğini sunmuştur. Somut olay yukarıda yapılan açıklamalar ışığında değerlendirildiğinde; davalı işleten  Tasfiye Halinde  ... Limited Şirketi ile davalı  Tasfiye Halinde ... Limited Şirketi arasında akdedildiği ileri sürülen kira sözleşmesinin, uzun süreli ve 3'üncü kişileri bağlayacak güçte bir sözleşme olup olmadığı, ekonomik yararlanmanın kime ait olduğu, kira sözleşmesi ve kira bedelinin maliye ve vergi dairelerine bildirilip bildirilmediği, gerektiğinde davalı işleten Tasfiye Halinde  .... Limited Şirketi ile davalı  Tasfiye Halinde ... Limited Şirketinin ticari  defter ve kayıtları üzerinde konusunda uzman bir bilirkişi marifetiyle inceleme yaptırılmak suretiyle, kira sözleşmesinin fatura, ruhsat ve cari hesap hareketleri gibi yan kanıtlarla desteklenip desteklenmediği saptandıktan sonra oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle hüküm kurulması isabet görülmemiştir.Kabule ve uygulamaya göre de; İstanbul ... İflas Dairesinin 1/6/2021 gün ve ... iflas sayılı yazısıyla, İstanbul 1'inci Asliye Ticaret Mahkemesinin 21/4/2019 gün ve 2019/25 (E) - 2019/337 (K) sayılı kararıyla iflasının açılmasına karar verilen ve iflas tasfiyesi adi usulle yürütülen  Müflis ... Limited Şirketinin 2'nci alacaklılar toplantısının 21/4/2021 günü yapıldığının bildirilmesi karşısında, dava konusu alacağın ikinci alacaklılar toplantısında iflas masasına kaydedilip, iflas masası tarafından alacağın kesin olarak kabul edilip edilmediğinin araştırılması; eğer tazminat alacağı kesin suretle kayıt ve kabul edilmiş ise, bu davalı  Müflis ...Limited Şirketi bakımından konusu kalmayan davanın reddine karar verilmesi; tazminat alacağı masaya kayıt edilmek istenip de alacak kısmen veya tamamen reddedilmiş  ve İİK'nin 235'inci maddesi uyarınca ayrıca kayıt-kabul davası açılmamışsa, bu davada husumetin iflas idaresine yöneltildiği kabul kabul edilip  eldeki davaya tazminat alacağının iflas masasına kayıt ve kabul davası olarak devam edilmesi gerekirken, müflis  ... Limited Şirketi yönünden yazılı biçimde karar verilmesinin doğru olmadığı sonucuna ulaşılmıştır. <br>KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere :1-Davalı Tasfiye Halinde  ... Limited Şirketini temsilen iflas idaresi vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, yukarıda esas ve karar numarası belirtilen ilk derece mahkemesi kararının HMK'nin 353/1-a/6'ncı maddesi uyarınca kaldırılmasına,2-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın mahkemesine gönderilmesine,3-İstinaf başvurusu için yatırılan istinaf karar ve ilam harcının, istekte bulunulması durumunda ilk derece mahkemesince yatıran tarafa geri verilmesine,4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından, vekâlet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,  5-İstinaf kanun yolu başvurusundan sarf edilen yargılama giderinin, ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda gözetilmesine,6-İstinaf kanun yolu incelemesi için yatırılan gider avansından artan tutarın, HMK'nin 333'üncü maddesinin, 1'inci fıkrası uyarınca ilk derece mahkemesince kendiliğinden yatıran tarafa geri verilmesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nin 353/1-a ve 362/1-g maddeleri uyarınca kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 16/4/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"156640dcc0e08896","SID":"8d41a1fa30c7227b"}}