{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>14. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2024/608 <br>KARAR NO: 2024/853<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 11/01/2024<br>NUMARASI: 2022/938 E. - 2024/10 K.<br>DAVANIN KONUSU: Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)<br>Taraflar arasındaki alacak davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda,  dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine dair verilen karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili,  dava dilekçesinde özetle; davacı müvekkili... Ticaret Anonim Şirketi (\"...\"), 2014 senesinde kurulduğunu, gerek iç piyasa için gerekse pek çok ülkeye ihraç edilmek üzere iç giyim ve ev giyim ürün kategorisinde, yüksek üretim kapasitesi ile dürüstlük, doğruluk, kalite, çevre bilinci ve ticari ahlak çerçevesinde üretim faaliyetlerine devam eden bir tekstil üreticisi olduğunu, davalı ... Ticaret Ltd. Şti. (\"... Giyim\") ise, tekstil üreticisi firmalara üretim yaptırarak bu ürünlerin yurtdışı firmalara ihracatını gerçekleştiren bir ihracat şirketi olduğunu, taraflar arasındaki ticari ilişki de aralarında akdedilen komisyon sözleşmesi uyarınca ... Giyim'in yurt dışı merkezli müşterileri tarafından sipariş edilen ürünlerin imalatının davacı ... tarafından gerçekleştirilmesinden ibaret olduğunu, sözleşme doğrultusunda davacı tarafından imalatı yapılan ürünlerin davalı ...'e satışı yapıldığını, ... ise söz konusu ürünleri kendi müşterilerine satmakta olduğunu, tarafların sözleşme ve proforma fatura doğrultusunda, bir kısım iç giyim ve ev giyim ürününü ... tarafından üretilerek ... Giyim'e satışı konusunda anlaştığını, ürünlerin teslim tarihinin proforma fatura ile 22.2.2022 olarak belirlendiğini, ancak mücbir nedenlerle teslimatın 11.3.2022 tarihinde yapıldığını, davalı ... Giyim'in teslimat sonrası satış bedelinin bir kısmını ödemişse de gerek teslimatta mücbir nedenlerle yaşanan gecikme, gerekse de sözde ayıplı/geç ifa gibi birtakım bahanelerle, 1.246,00 EUR tutarlı, 14.3.2022 tarihli ... sayılı fiyat farkı faturası ile 2.119,38 EUR tutarlı, 18.3.2022 tarihli, ... sayılı iskonto faturasını düzenleyerek cari hesap üzerinden icra takibine konu edilen toplam 4.736,53 EUR ödemeyi davacıya gerçekleştirmediğini, bu nedenle davalıya Kadıköy ... Noterliği'nden 18.3.2022 tarihli ve ... yevmiye sayılı ihtarname gönderildiğini, aynı tarihte davalı tarafından da Adana ... Noterliği'nin ... yevmiye sayısından iade faturaların iade edildiğine yönelik ihtarnamenin davacıya keşide edildiğini, akabinde hala davacıya ödeme yapılmamış olunduğundan İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyasıyla icra takibi başlatılmak zorunda kalındığını, davalı borçlunun, söz konusu takibe ilişkin itirazda bulunarak takibi durdurduğunu beyan ederek, fazlaya ilişkin tüm yasal hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik, kısmi alacak davası olarak ikame edilen davada; 2.119,38 EURO tutarlı  iskonto faturası için harca esas olarak 10.000,00TL, 1.246,00 EURO tutarlı fiyat farkı faturası için harca esas değer olarak 100,00 TL, masraflar için şimdilik 100,00 TL; döviz cinsinden olan alacakların temerrüt tarihi itibarıyla işlemeye başlamış, devlet bankalarının Euro ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı üzerinden işletilecek faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya fiili ödeme tarihindeki TCMB döviz satış kuru üzerinden ödenmesini, Türk Lirası cinsinden olan alacakların ise temerrüt tarihinden itibaren işlemiş ticari temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tahsiline   karar verilmesi talep ve dava  etmiştir.Davalı vekili, savunmasında özetle; işbu davanın HMK m. 6 gereğince genel yetkili kılınan davalı yerleşim yeri mahkemesinde açılmamış olduğunu ,bu nedenle davanın usulden reddi gerektiğini, taraflar arasında yapılan 13.12.2021 tarihli Komisyon Sözleşmesine istinaden, sözleşmede bulunan 4. Madde uyarınca; taraflar arasında oluşacak ihtilaf vukuunda yetkili kılınan mahkeme ve icra dairelerinin Adana mahkemeleri ve icra daireleri olduğunu, TTK gereğince tarafların tacir sıfatına haiz olmaları ve HMK m.17 gereğince taraflar aralarında doğmuş veya doğabilecek işbu uyuşmazlık nedeniyle yetkiye ilişkin hükümlerin uygulanarak  işbu davanın usulden reddiyle görevli Adana Asliye Ticaret Mahkemelerine gönderilmesi gerektiğini, davacının taahhüt ettiği ürün ve teslim şartlarını gerçekleştiremediğini, sözleşmenin ihlalinin tespitinde “mesleğe/alana özgü, ideal” bir borçlunun en yüksek ölçüdeki özenli davranışın esas alındığını, somut olaya göre ideal borçlunun kendisinden beklenecek en uygun davranıştan sapma oluşturan her davranışı “özensiz” olarak nitelenerek, sözleşme ihlalini oluşturduğunu, buna karşılık borçlunun “mesleğe/alana özgü somut olayda beklenen ortalama davranışı” göstermemesi kusur bakış açısıyla kınanabilecek şekilde özensiz sayılmak için kural olarak yeterli olacağını, davacının sözleşmenin hiç bir aşamasında basiretli tacir gibi davranmadığını ve sözleşme yükümlüklerini kusuru ile yerine getiremediğini, müvekkili davalının davacı tarafa borcu bulunmadığını savunarak, davanın reddine  karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; \"... taraflar arasında kurulan 13/09/2021 tarihli komisyon sözleşmesi kapsamında taraflar arasında eser, satış ve komisyonculuğa ilişkin ticari ilişki kurulmuş ve bu ilişki kapsamında davalının aracılık faaliyeti ile davacı ile dava dışı şirket arasında tedarik edilecek bilgiler kapsamında davacının üreteceği malların davalı tarafından satın alarak ihracatını sağlamak konusunda ticari ilişki kurdukları, davacının, dava dilekçesinde, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 18/03/2022 tarihli 2.119,38 Euro bedelli iskonto faturasına dayalı 10.000,00 TL ile 14/03/2022 tarihli 1.246,00 Euro bedelli fiyat farkı faturası için 100,00 TL ve masraflar için şimdilik 100,00 TL olmak üzere 10.200,00 TL üzerinden kısmi alacağını davalıdan talep ettiği, davacı vekili tarafından sunulan ... dosya numaralı arabuluculuk tutanağında ise İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün ... E sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali, icra inkar tazminatı ile dosya alacağı ve tüm ferilerinin başvuru konusu edildiği, İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün ... E sayılı dosyası Uyap üzerinden dosyamıza eklenerek incelendiğinde, takibin 25/03/2022 tarihli ticari ilişkiden kaynaklı fatura alacağı dayanak edilmek suretiyle 726,14 TL ihtarname masrafı, 726,14 TL alacak, 4.736,53 Euro ve 19,85 Euro olmak üzere toplam 4.756,38 Euro alacağın tahsiline yönelik ilamsız icra takibi olduğu, netice itibariyle iş bu davadaki talep sonucu ile anılan icra takibinin dayanağı edilen faturanın miktar, tarih ve içerik açısından birbirini teyit etmediği dolayısıyla iş bu dava konusu alacağa özgül ve özel olarak yasanın emredici hükmü gereği dava açılmadan önce arabuluculuk yoluna başvurulmadığı anlaşıldığından ...\"   gerekçesiyle TTK'nın 5/A. maddesi ve 6325 sayılı Kanun'un 18/a maddesi ile HMK'nın 114/2 ve 115. maddeleri uyarınca davanın, dava şartı noksanlığından usulden reddine, karar  verilmiştir. Bu karara karşı, davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Davanın iki adet faturada yer alan alacak için  açıldığını, İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında daha önceden takip başlatıldığını, 38.148,88 EURO tutarlı ve 8.891,21 EURO tutarlı faturaların takip dosyasına ibraz edildiğini, takip talebindeki alacak miktarının 4.736,53 EURO olarak belirtildiğini, huzurdaki davanın kısmi dava olarak açılmışsa da dava dilekçesinin içeriğinde ödenmeyen alacağın faturalardan ve cari hesaptan kaynaklı 4.736,53 EURO olduğunun belirtildiğini, icra  takip dosyasıyla talep edilen alacağın ise yine 4.736,53 EURO olduğunu, ödeme emrine itiraz edilmesi neticesinde İstanbul Anadolu Arabuluculuk Bürosunun ... sayılı dosyası ile dava şartı arabuluculuk başvurusunda bulunulduğunu, anlaşamama olarak arabuluculuğun son bulduğunu, mahkeme tarafından arabuluculuk başvurusuna konu olan alacak ile huzurdaki davaya konu edilen alacağın aynı alacaklar olmadığı, aynı ihtilaftan kaynaklanmadığı yönündeki kanaatinin kendi düşüncelerine göre takip dayanağı olarak gösterilen fiyat farkı faturası ile iskonto faturasının sunulmuş olmasından kaynaklandığını, halbuki iskonto ve fiyat farkı faturasının düzenlenmesinin sebebinin faturalardaki tutarın bir kısmının çeşitli sebeplerle ödenmemesi yönündeki davalı iradesi olduğunu, alacaklının icra takip dosyası açarken takip dayanağı sunma zorunluluğu bulunmadığı gibi  dava şartı arabuluculuk başvurusunda fatura ve talep edilen tutar bilgisine yer verilmesininde zorunlu olmadığının tereddütsüz olduğunu, buna rağmen takip dayanağı olarak temel faturaların sunulduğunu, takip talebinde 4.756,38 EURO'nun talep edildiğini, huzurdaki davada ise söz konusu faturaların sunulduğunu, davanın kısmi olarak açılmışsa da ödenmeyen alacağın belirtildiğini iddia ederek, davaya konu alacağın aynı uyuşmazlıktan kaynaklandığını belirterek, kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>İNCELEME VE GEREKÇE  Dava, ticari satımdan kaynaklı alacağın tahsili istemine ilişkindir.  İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiş; bu karara karşı, davacı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Dosya kapsamından, davacı tarafça, davalı hakkında ... fatura nolu 04.03.2022 tarihli toplam 8.891,21 EURO fatura ve ... fatura nolu 11.03.2022 tarihli 38.148,88 EURO faturalardan kaynaklanan  toplam 4.756,38 EURO'nun tahsili amacıyla İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında  06.07.2022 tarihinde ilamsız icra takibi başlattığı, davalının takibe itirazı üzerine, davacı şirket tarafından, İstanbul Anadolu Arabuluculuk Bürosuna 24.07.2022 tarihinde başvurduğu, 2022/9830 başvuru numarası, ... dosya numarası ile 16.08.2022 tarihli arabuluculuk son tutanağında, tarafların müzakereleri sonucunda ticari sözleşme, fatura, cari hesap kesintileri ve bunların tüm ferileri ile  ihtarname masraflarından kaynaklı alacakların tahsili için başlatılan itirazın kaldırılması/iptali vb istemi konusunda tarafların anlaşamadığının belirtildiği, davacı vekili tarafından 16.11.2022 tarihinde bu kez iş bu alacak davasının açıldığı, dava dilekçesinde, icra takip dosyasına ve arabuluculuk tutanağına yer verildiği, davaya konu olarak 2.119,38 EURO tutarlı iskonto faturası için harca esas olmak üzere 10.000,00 TL 1.246,00 EURO tutarlı fiyat farkı faturası için harca esas değer olmak üzere 100,00 TL'nin tahsili amacıyla kısmi dava açıldığı, kısmi davadaki faturaların 2.119,38 EURO tutarlı, 18.03.2022 tarihli ... ve 18.03.2022 tarihli ... sayılı iade faturası olduğu,  dava değeri olarak harca esas olmak üzere 10.200,00 TL'nin belirtilmiş olduğu anlaşılmıştır. Takibe konu edilen faturalar ile fatura içerikleri ile dava konusu faturalar ve içerikleri farklıdır. TTK'nın dava şartı olarak arabuluculuk başlıklı madde 5/A'da \"(Ek:6/12/2018-7155/20 md.) (1) Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır. (28/3/2023 tarihli ve 7445 sayılı Kanunun 31 inci maddesiyle bu fıkrada yer alan “paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında” ibaresi “para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında,” şeklinde değiştirilmiştir) (2) Arabulucu, yapılan başvuruyu görevlendirildiği tarihten itibaren altı hafta içinde sonuçlandırır. Bu süre zorunlu hâllerde arabulucu tarafından en fazla iki hafta uzatılabilir. ..\" düzenlemesi mevcuttur. 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesindeki düzenleme, \"MADDE 18/A- (Ek:6/12/2018-7155/23 md.) \"...(2) Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir...\" şeklindedir. Yasal düzenleme emredici niteliktedir. Somut davada, davacı vekili tarafından, aynı alacakla ilgili daha önceden davalı hakkında başlatılan icra takibine karşı davalının itirazı üzerine arabuluculuğa başvurulduğunu, anlaşmama tutanağı düzenlendiğini, alacağın aynı miktarda olduğu iddia edilmiş ise de davanın konusunu oluşturan faturaların numaraları ve içerikleri  farklıdır. Biran için fatura tutarlarının aynı olduğu kabul edilse dahi faturaların içerikleri farklıdır. Takibe konu faturalar ile iş bu davaya konu faturalar farklı olduğundan, zorunlu arabuluculuğa ilişkin dava şartının yerine getirilmediği sonucuna varılmıştır.  Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki hüküm verilmiştir. <br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 1-HMK'nın 353/1.b.1. maddesi uyarınca, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, 2-Davacı tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına; 3-Davacı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendi  üzerinde bırakılmasına,4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,5-Dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair; HMK'nın 353/1.b.1. maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, oy birliğiyle ve kesin olarak karar verildi. 23.05.2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"086882684cbfb084","SID":"bb61c3c34be05f0a"}}