{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>19. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2024/1176 <br>KARAR NO: 2024/1234<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>TARİHİ: 23/11/2023<br>NUMARASI: 2021/62 Esas - 2023/949 Karar<br>DAVANIN KONUSU: Tazminat <br>KARAR TARİHİ: 23/05/2024<br>İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesinin 23/11/2023 tarihli, 2021/62 Esas, 2023/949 Karar sayılı dosyasında verilen karar istinaf incelemesi için dairemize tevzi edilmekle Dairemiz yukarıda belirtilen esas sırasına kaydı yapıldı. Dosya incelendi.Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, 01.09.2013 tarihinde ... isimli hastanede hekim ... tarafından müvekkil ...'ya gerçekleştirilen cerrahi işlem nedeniyle öncelikle ADLİ YARDIM TALEBİMİZİN kabulüne karar verilmesini, Müvekkil ... 'da oluşan geçici iş gücü kaybı nedeniyle 100,00 TL, kalıcı iş gücü kaybı nedeniyle 100,00 TL ve bakıcı giderleri nedeniyle 100,00 TL olmak üzere şimdilik 300,00 TL tutarındaki maddi tazminat tutarının, Yaşanan acı ve izdırap dolu süreç nedeniyle müvekkil ... bünyesinde oluşan 200.000,00 TL tutarındaki manevi tazminat tutarının; eş ... bünyesinde oluşan 75.000,00 TL tutarındaki ve çocuklar ... lehine ayrı ayrı 50.000,00 TL olmak üzere 150.000,00 TL tazminat tutarının; totalde 425.000,00 TL tutarındaki manevi tazminat tutarının davalı taraflardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı taraflara lahsiline karar verilmesini davacı müvekkilleri adına bilvekale talep  ve dava etmiştir. Davalı .... vekilinin cevap dilekçesinde özetle; Zamanaşımı nedeniyle davanın reddini, görevsizlik nedeniyle davanın reddini, husumet yokluğunun tespiti halinde davanın reddini, kusur durumu, uygun illiyet bağı gibi hukuki nedenlerle olguda tıbbi uygulama hatasından söz edilemeyeceğinden davanın esastan reddini, dosyanın rapor alınmak üzere adli tıp 7. ihtisas kurulu'na gönderilmesini, yapılacak yargılamada, illiyet bağı, sınırlı sorumluluk ilkesi, gerçek zararın giderilmesi ilkesi, kusur oranında sorumluluk ilkelerinin gözetilmesini, yargılama masrafları ve vekâlet ücretinin karşı tarafa tahmilini talep etmiştir.Davalı ... ile ... vekilinin cevap dilekçesinde özetle; Davanın zamanaşımı süresinin dolması nedeniyle usulden reddine, işbu davada İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi görevsiz olduğundan, mahkemenin görevsizliğinin kabulüne, davacının taleplerinin açıkça dayanaktan yoksun olmasından dolayı davanın esastan reddine,  yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.İstinafa konu karar, İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesinin  23/11/2023 tarihli 2021/62 Esas, 2023/949 Karar sayılı maddi ve manevi tazminat talebinin reddine yönelik kararıdır.Davacı vekili, mahkemenin ret kararının yerinde olmadığını, uygulanan tıbbi tedavinin hatalı olduğunu, bilirkişi raporlarına yapılan itirazların değerlendirilmediğini, olayların komplikasyon olarak değerlendirilmesinin yerinde olmadığını beyan ederek istinaf talebinde bulunmuştur.<br>GEREKÇE: Taraflar arasında hasta doktor ilişkisinden kaynaklı vekalet akdinin kurulduğu hususunda uyuşmazlık yoktur. Uyuşmazlık, davalı doktorun uyguladığı tıbbi tedavinin hatalı olup olmadığı, davacının bu nedenle maddi ve manevi zararının oluşup oluşmadığı, taraflar arasındaki uyuşmazlıkta hangi mahkemenin görevli olacağı hususundadır. İlk derece mahkemesince, hastane kayıtları, tarafların sundukları deliller dosya arasına alınarak tarafların iddia ve savunmaları kapsamında ATK'dan ve Üniversiteden seçilen öğretim görevlilerinden oluşan bilirkişi heyetinden rapor alındığı anlaşılmıştır. İlk derece mahkemesince, \" ...davanın, hatalı tıbbi müdahaleden kaynaklı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Somut uyuşmazlığın temeli vekalet ilişkisine dayandığına göre; sözleşmeye aykırılık nedeniyle ortaya çıkan zarardan davalı doktor ve hastane kusursuzluğunu ispat yükü altındadır. Bu kapsamda dosya ATK'ya tevdi edilmiş; 22/04/2022 tarihli raporda davalı doktor ...'ın uygulamalarının tıp biliminin genel kabul görmüş ilke ve kurallarına uygun olduğu, sağlık hizmetinin yürütülmesinde idarenin organizasyon hatasının tespit edilmediği belirtilmiştir. Davacı vekili tarafından adli tıp raporuna karşı itiraz dilekçesi sunularak Adli Tıp Genel Kurulundan veya Üniversite Hastanesinden yeniden rapor alınmasını talep etmişse de  davacı vekilinin bu itirazları da yerinde görülmeyerek hüküm kurmaya elverişli ATK raporu da dikkate alınarak maddi tazminat yönünden reddine karar vermek gerekmiştir.Manevi tazminat yönünden manevi tazminat isteminin yasal dayanağını ise dava tarihinde yürürlükte bulunan TBK'nın 56. maddesidir. Bu maddeye göre manevi tazminat talep edilebilmesi için kişinin bedensel bütünlüğünün bozulması, manevi zarar doğması, manevi zarar ile fiil arasında uygun illiyet bağı bulunması ve davalının sorumlu olmasını gerektiren bir kusurunun  bulunması  gerekir. Vekil, davacının durumunu tıbbi açıdan zamanında ve gecikmeksizin saptayıp somut durumunun gerektirdiği önlemleri eksiksiz bir şekilde alıp, uygun tedaviyi de yine gecikmeden belirleyip uyguladığından ve sözleşme kapsamında hareket ettiği ve kusurunun bulunmadığından manevi tazminat yönünden reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis etmek gerekmiştir. AAÜT'nin 10/4. Madde ve fıkrasında \" manevi tazminat davasının maddi tazminat veya parayla değerlendirilmesi mümkün olan diğer taleplerle birlikte açılması durumunda manevi tazminat açısından avukatlık ücreti ayrı bir kalem olarak hükmedilir.\" düzenlemesi mevcuttur. Yine AAÜT'nin 13/4. Maddesinde \" maddi tazminat istemli davaların tamamının reddi durumunda avukatlık ücreti tarifenin ikinci kısmının 2. Bölümüne göre hükmolunur\" düzenlemesi mevcut olup anılan kısma göre vekalet ücreti maktudur. Yine tarifenin 10/3. Maddesinde manevi tazminat talebinin tamamen reddi durumunda vekalet ücretinin maktu olduğu düzenlenmiştir. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilmiş  maddi ve manevi tazminat taleplerine yönelik vekalet ücretleri ayrı ayrı takdir edilerek ....\" davanın reddine karar verildiği görülmüştür. Görev kamu düzenine ilişkin olması sebebi ile de tarafların itirazları olmasa dahi mahkemece resen nazara alınması gerekir. Kaldı ki istinafa konu davada davalılar ... ve ... Ltd. Şti. Vekilinin Tüketici Mahkemelerinin görevli olduğu yönünde itirazda bulunduğu görülmüştür. İstinafa konu dava 29/01/2021 tarihinde açılmıştır.  28/05/2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanunun 2. maddesi uyarınca \" her türlü tüketici işlemi ile tüketiciye yönelik uygulamalar\" bu kanun kapsamındadır. Kanunun 73/1. Maddesi uyarınca bu kanun kapsamında doğacak uyuşmazlıklara ilişkin davalarda Tüketici Mahkemesi görevlidir. 6502 sayılı kanunun 3/1-(k) maddesinde tüketici \" Ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden \" gerçek veya tüzel kişi; tüketici işlemi ise \" mal veya hizmet piyasalarında ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına hareket eden kişilerle tüketiciler arasında kurulan her türlü sözleşme ve hukuki işlem\"  olarak tarif edilmiştir. 6502 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanunun 3. Maddesine göre tüketici; ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiye, tüketici işlemi; mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekalet, bankacılık vb. sözleşmeler de dahil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi ifade eder. Dolayısıyla davacı ile doktor arasında kurulan akdi ilişki vekalet ilişkisi kapsamında değerlendirildiğinde, davacının da  ticari ve mesleki amaçla hareket etmeyen tüketici olarak kabul edildiğinde taraflar arasında tüketici işlemi söz konusudur. Dolayısıyla taraflar arasında mutlak ve nispi nitelikte bir ticari dava söz konusu değildir. Bu nedenle mahkemenin Tüketici Mahkemesine görevsizlik kararı vermesi gerekirken işin esasına girmesi yerinde görülmemiştir. Bu nedenle davacının istinaf başvurusu incelenmeksizin mahkemece verilen kararın kaldırılmasına ve yukarıda açıklanan nedenler doğrultusunda yeniden yargılama yapmak üzere dosyanın mahkemesine iadesine karar vermek gerekmiştir. Açıklanan tüm bu nedenlerle aşağıdaki şekilde hüküm tesisi usul ve yasalara uygun görülmüştür.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;Davacının istinaf başvurusu incelenmeksizin,İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/62 Esas 2023/949 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,Dosyanın, gerekçede belirtilen hususlar çerçevesinde yeniden yargılama yapılmak üzere ilk derece mahkemesine İADESİNE,427,60 TL maktu karar ve ilam harcının davalılardan ilk derece mahkemesince hazine adına tahsiline,İstinaf kanun yoluna başvuru için yapılan yargılama giderlerinin esas karar ile birlikte ilk derece mahkemesince değerlendirilmesine,Davanın ve dosya üzerinde yapılan yargılamanın niteliği ve avukatlık asgari ücret tarifesi göz önünde bulundurularak istinaf kanun yoluna başvuran lehine vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,Dair; dosya üzerinde, tarafların ve vekillerin yokluğunda oy birliği ile KESİN olarak karar verildi. 23/05/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"68bc0bac9e37d02d","SID":"38a3a17ffec00409"}}