{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>12. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2024/901 <br>KARAR NO: 2024/852<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 31/01/2024<br>NUMARASI: 2023/936 Esas - 2024/72 Karar<br>DAVA: Ticari Şirket (Fesih İstemli)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 30/05/2024<br>Hukuki yarar dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine ilişkin verilen  kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>DAVA: Davacı vekili; 24/01/2023 tarihinde; davacı ...'a tanıdığı ... isimli şahıs tarafından, ablasının da aynı sektörde faaliyet gösterdiği, şirket kurduktan sonra iyi bir gelir elde edeceği, ailesine yardımcı olabileceği söylenerek davacının şirket kurması için yönlendirdiği, bunun üzerine, davacının şirketin kurulumu için gerekli olan çeşitli evrakları imzaladığı, ... Malzemeleri Ticaret Ltd. Şti. isimli şirketin 24/01/2023 tarih ve 10754 sayılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi'nin 831'inci sayfasında tek kurucusu davacı olacak şekilde ilan edilerek kurulduğu, bu işlemler gerçekleştirilirken davacının 19 yaşında olduğundan vergi indiriminden yararlanacağı, bu şekilde daha fazla kar elde edeceğinin  söylendiği,şirketin kurulmasının akabinde şirket bünyesinde herhangi bir faaliyet gösterilmediği, şirketin resmiyette var olmasına rağmen fiili olarak bu minvalde hiçbir eylem ve işlem yapılmadığını, davacının 23/02/2003 doğumlu olup, lise mezunu olduğu, basiretli tacirin sahip olması gereken nitelikleri haiz olması beklenemeyeceği,  şirketin herhangi bir faaliyetinin olmaması ve hiçbir şeyin konuşulan ve davacıya vaat edilen şekilde olmamasından dolayı rahatsızlık duyduğunu,vergi kaydının resen terkin edildiğini, davacı hesabına gönderilen tutarın  nereden geldiğinin belli olmadığını, şirketin hala aktif gözükmesi nedeniyle huzurdaki dava ikame edildiğinden bahisle davacı adına kurulan ... Malzemeleri Ticaret Ltd. Şti. isimli şirketin tasfiyesiz olarak haklı nedenle feshine karar verilmesini talep etmiştir. <br>CEVAP: Davalı şirkete TK nın 35.maddesince tebligat yapılmış, davaya cevap vermemiştir.<br>İLK DERECE MAHKEME KARARI: Mahkemece; davalı şirketin sicil kayıtlarına göre tek ortaklı olduğunu, 24/01/2023 tarihinde kuruluşunun tescil edildiği ve sonrasında hiç bir işlem görmediğini, sicilde tescil edilen bir durum veya kararın olmadığını, davacının davalı şirketin tek ortağı tek müdürü olduğunu, 6100 sayılı HMK'nun 114/h maddesi uyarınca davacının dava açmakta hukuki yararının bulunmasının dava şartı olduğunu, 6100 sayılı HMK'nun 115/1 maddesi gereğince de mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştıracağını, somut olaya gelince, tek ortaklı şirketin genel kurul kararı alarak  tasfiyeye karar vermesi ve sonrasında bunu tescil ettirmesi mümkün olup, aynı neticeyi doğuracak mahiyette dava açmasında davacının hukuki yarar olmadığı, davacının, dava dışı kişiler hakkında ileri sürdüğü iddiaların bu davada dinlenebilir, araştırılabilir bir yönü ve esasa etkisi de olmadığını, davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili, davacı adına tek ortaklı olarak kurulmuş olan şirket fiili olarak mevcut olmayıp, herhangi bir faaliyet göstermediği, şirket defterleri dahi fiziken müvekkilinde mevcut olmadığını, şirketin hiçbir bankada hesabı, üzerine kayıtlı taşınır-taşınmaz malı bulunmadığını, mükellefiyet kaydının Kozyatağı Vergi Dairesi Müdürlüğü tarafından, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu 160/A maddesi kapsamında 20/06/2023 tarihi itibarıyla re'sen terkin edildiğini, sadece sicil kaydı bulunduğunu,TTK nın 636/3 üncü maddesi; “…haklı sebeplerin varlığında, her ortak mahkemeden şirketin feshini isteyebilir….” hükmünde olduğunu, haklı sebebin varlığı halinde şirketin feshinin talep edilebileceği hüküm altına alındığını, şirketin faaliyetinin tamamen durmuş olması durumunda haklı nedenin var olduğu belirtilerek şirketin haklı nedenle feshedilebileceği kabul edildiğini ileri sürerek kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. <br>GEREKÇE: Ticaret sicil kayıtlarına göre davalı şirketin tek ortaklı limited şirket olup, tek ortağı ve yetkilisinin davacı olduğu anlaşılmaktadır. TTK'nın 636. Maddesinde Limited şirketlerin Sona erme sebepleri sayılmış olup bunlar  şirket sözleşmesinde ön görülen sona erme sebeplerinden birinin gerçekleşmesi ile, genel kurul kararı ile, iflasın açılması ile, kanunda öngörülen diğer sona erme halleri ile, şirketin sona erebileceği, ayrıca haklı sebeplerin varlığında her ortağın mahkemeden şirketin feshini isteyebileceği düzenlenmiştir. Belirtildiği gibi limited şirketlerde sona erme sebepleri belirtilmiş olup tasfiyesiz fesih hali öngörülmemiştir. TTK nın geçici 7.madde haricinde tasfiyesiz feshi mümkün kılan bir düzenleme kanunlarımızda mevcut değildir. Davacı tarafın talebi tasfiyesiz fesihe ilişkin olduğundan talebin yasal dayanağı bulunmamaktadır. (Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2012/13505 esas, 2013/11515 karar sayılı ve 3.6.2013 tarihli ilamında da  tasfiyesiz feshin mümkün olmadığı vurgulanmıştır) Davacı, haklı nedenle fesih ve tasfiyesini istediği şirketin tek ortağı ve yetkilisi olup, haklı nedenle fesih ve tasfiye davasına sebebiyet veren tüm olgulardan davacı tek başına sorumlu olduğundan, davacının haklı nedenle limited şirketin feshi davası açma hakkı bulunmamaktadır. Her ne kadar davacı ortağın aynı zamanda şirketin temsilcisi de olduğu anlaşılmakta ise de, davalının temsilindeki bu eksiklik, davacının işbu davayı açmakta hukuki yararının bulunmaması nedeniyle dikkate alınmamıştır. Bu nedenle ilk derece mahkemesince davanın hukuki yarar dava şartı yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle,istinaf nedenleri yerinde görülmeyen  davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.<br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca  ESASTAN REDDİNE, Peşin harcın karar harcına mahsubuna başkaca harç alınmasına yer olmadığına, Davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine, HMK 'nun 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 30/05/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"471652757f79b76c","SID":"9f22b2a3e35c06a5"}}