{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. KONYA BAM   6. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: <br>T.C.<br>KONYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  6. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>DOSYA NO\t:<br>KARAR NO\t: <br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br><br>BAŞKAN\t\t:<br>ÜYE\t\t: <br>ÜYE\t\t: )<br>KATİP\t\t: <br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 24/01/2024<br>NUMARASI\t\t:  Esas 2Karar<br><br>İSTİNAF EDEN DAVACI\t: )<br>VEKİLİ\t: Av. <br><br>İSTİNAF EDEN DAVALI\t: <br>VEKİLİ\t: Av. <br>DAVA\t\t: Ortak Olunmadığının Tespiti ve Alacak <br><br>İSTİNAF KARARININ<br>KARAR TARİHİ\t: 20/05/2024<br>YAZIM  TARİHİ\t: 23/05/2024<br>Davacı tarafından, davalı aleyhine Konya .. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... sayılı dosyası ile açılan ortak olunmadığının tespiti ve alacak davasında 24/01/2024 tarihinde tesis edilen karara karşı tarafların istinaf kanun yoluna başvurması üzerine, üye hakimin görüşleri alındıktan sonra dosya incelendi; <br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının davalı şirkete ve iştiraki olan şirketlere değişik zamanlarda para yatırdığını, karşı tarafın geçerli bir ortaklık ilişkisi kurmadan haksız ve usulsüz olarak topladığı paraları geri vermediğini, karşı tarafın faizin haram olduğunu dile getirerek yapılacak büyük yatırımlar ile her sene yüksek oranda kar payı dağıtılacağı ve istendiği an yatırılan paraların geri iade edileceği yönünde güven telkin ettiğini, müvekkilinin yatırdığı parayı defalarca istemesine rağmen geri verilmediğini, buna ilişkin olarak açtıkları Konya .. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasında görülen davada 7194 Sayılı kanunun geçici 41. Maddesi gereğince karar verilmesine yer olmadığına dair karar verildiğini, kararda bahsi geçen kanun maddesinin Anayasa Mahkemesince iptal edildiğini, bu nedenle müvekkilinin yatırdığı paraların iadesini tekrar talep etmek için işbu başvuruyu yaptıklarını, davalı şirket yetkilileri hakkında açılan ceza davalarında holdingin yüklü miktarda zarar ettiği ve faaliyet karı olmamasına rağmen kar payı dağıtıldığının tespit edildiğini, ayrıca aynı alacak konularına ilişkin davaların Konya .. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı sırasında kayıtlı dosya üzerinden havuz dosya oluşturulduğunu, sözü geçen dosyaya SPK dan gelen evraklarda müvekkilinin tahsilat yapılan kişiler arasında olduğunun tespit edildiğini belirterek, taraflar arasında geçerli bir ortaklık ilişkisinin kurulmadığının tespitine, müvekkilinin şirkete ödemiş olduğu şimdilik 100,00 EURO nun ödeme tarihinden itibaren işleyecek merkez bankası yabancı para cinsi faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile müvekkiline verilmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının iddia ettiği gibi taraflar arasında davalıyı borç altına sokacak bir sözleşme, haksız fiil ya da sebepsiz zenginleşme ilişkisinin mevcut olmadığını, davacının dava ekinde ortaklık durum belgesi adlı belgenin fotokopiden ibaret olup davalı şirketin yetkililerince imzalanmadığını, bu nedenle belgenin davalı şirket aleyhine delil kabul edilmesinin hukuken mümkün olmadığını, davacının delil olarak dayandığı kanun gereği reddedilen dava dosyasında alınan bilirkişi raporu gereğince işbu davada iddia edilen alacak miktarının bilebilecek durumda olduklarını gösterdiğini, bu nedenle davacı tarafın HMK 107. Maddesi gereğince işbu ihtilafta belirsiz alacak davası açma haklarının bulunmadığını,  davacının müvekkili şirkete para verdiğini iddia ettiği tarihten yaklaşık 26 yıl sonra sonra ikame edilen işbu davanın zamanaşımı süresi içerisinde ikame edilmediğinden davanın reddi gerektiğini, Yargıtay 11. HD nin görüşünün aksine bu ihtilafta BK 60. Maddesi gereğince alt süre olarak 1 yıllık ve üst süre olarak öngörülen 10 yıllık zamanaşımı süresinin uygulanması gerektiği kanaatinde olduklarını, davacı ve davalı arasındaki tek ilişkinin ortaklık ilişkisi olduğunu, bu hukuki ilişkiyi iradesi ile kuran davacının hisse senetlerini edindiği tarihten yaklaşık 26 yıl sonra ortak olmadığını iddia etmesinin hakkın kötüye kullanımı niteliğinde olduğunu, davacının şirketteki paylarının bedelinin iadesini talep edemeyeceğinden davanın bu gerekçe ile esastan reddinin gerektiğini,  belirterek, davanın öncelikle zamanaşımından aksi taktirde diğer nedenlerle esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir. \t<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : İlk derece mahkemesince \"...765 sayılı TCK'nun 102. ve 104. maddelerinde bahsi geçen suçlara ilişkin öngörülen zamanaşımı süresi 5 yıl, uzamış ceza zamanaşımı süresi ise 7,5 yıldır. Davacının 2000 yılında davalı şirkete para yatırdığı anlaşıldığından eldeki davanın 7,5 yıllık uzamış zamanaşımı süresinden sonra açıldığının kabulü gerekmiştir. Açıklanan nedenlerle dava tarihi itibariyle 10 yıllık üst zamanaşımı süresinin dolduğu anlaşıldığından davalı tarafın zamanaşımı definin kabulü ile davacının davasının zamanaşımı nedeniyle reddine dair aşağıdaki hükmün kurulmasına karar vermek gerekmiştir.(Konya BAM 6. HD 08.11.2023 T., 2022/1610 E., 2023/2217 K. Sayılı İlamı\" gerekçesiyle davacının davasının zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir. <br>İSTİNAF NEDENLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin .....Holding'e para yatırdığını ancak karşılığında beklenen ortaklık ilişkisi kurulamadığını ve alınan paraların geri verilmediğini, davalı şirket, uzun yıllar boyunca müvekkili ve diğer birçok kişiyi ortaklık vaadiyle oyalayarak para topladığını ancak vaatleri yerine getirmediğini, dolayısıyla davalının zamanaşımı iddiasının dikkate alınmaması gerektiğini, dürüstlük kuralını ihlal ettiğini ve kötü niyetli olduğunu belirterek ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. <br>Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece zamanaşımı nedeni ile davanın reddine karar verilmesi doğru ise de karar gerekçeleri dosya münderecatına uygun olmadığını, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin emsal içtihatlarına göre, davanın zamanaşımı süresinin başlangıcı SPK listelerinde tahsilat tarihi olan 21.08.1997 tarihi olduğunu ancak yerel mahkeme, hukuken geçerlilik taşımayan ve  kabul edilmemiş bir belgeye dayanarak bu süreyi tanzim tarihi olan 23.03.2000 olarak kabul ettiğini, bu noktada HMK'ya aykırı bir karar olduğunu, ayrıca davacının dava dilekçesinde tanımladığı fiiller ceza kanunu kapsamında suç olarak tanımlanmadığını, bu nedenle, zamanaşımı süresinin BK'nun 60/1 fıkrası gereği bir yıl olması gerektiğini ve davanın bu süre içinde ikame edilmediğini, ceza zamanaşımı süresi BK'nun 60/2 fıkrasına göre 5 yıl olarak değerlendirilmesi gerektiğini, yerel mahkemenin kararında uygulanması gereken zamanaşımı süresini belirlemede hata yaptığını, bu hata davanın sonucunu etkilemese de karar gerekçesinin düzeltilmesi zaruretini doğurduğunu belirterek ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılarak zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesini talep etmiştir.  <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :  <br>    Dava; geçerli şekilde ortaklık ilişkisinin kurulmadığının tespiti ve bu amaçla verilen paranın tahsili istemine ilişkindir.<br>İstinaf incelemesi; Kamu düzenini ilgilendiren konularda resen, diğer yönlerden HMK'nın 355.maddesi gereğince istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılmıştır. <br>  Davacı, daha önce aynı konuda açtıkları davada Konya ..Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasından  7194 Sayılı kanunun geçici 41. Maddesi gereğince karar verilmesine yer olmadığına karar verildiğini, mahkemece karara dayanak yapılan kanun hükmünün Anayasa Mahkemesi Kararıyla iptaline karar verildiğini belirterek eldeki davayı açmıştır.<br>HMK’nın 114/1-i maddesi uyarınca, aynı davanın, daha önceden kesin hükme bağlanmamış olması dava şartları olarak belirlenmiştir. HMK’nın 115/1-2. maddeleri uyarınca, mahkemeler dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırmak zorundadır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilecektir. Öte yandan mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir.<br>Davacının davalıya karşı aynı konuda açmış olduğu davada Konya . Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas- ... Karar sayılı kararıyla; \"Davacı tarafından açılan dava hakkında 7194 sayılı Dijital Hizmet Vergisi ile Bazı Kanunlarda ve 375 sayılı Kanun Hükmünde Karanamede Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun'un 41 maddesi ile yasal düzenleme yapıldığı ve 07/12/2019 tarih ve 30971 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren\" \"25/03/1987 tarihli ve 3332 sayılı Sermaye Piyasasının Teşviki, Sermayenin Tabana Yaygınlaştırılması ve Ekonomiyi Düzenlemede Alınacak Tedbirler ile 3182 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu ve 3182 sayılı Bankalar Kanunun da Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun'a\" eklenen Geçici 4/2.maddesi gereğince KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA\" şeklinde karar verildiği, karara karşı tarafların istinaf başvurusunda bulundukları, Dairemizin 22/04/2021 tarihli ... Esas- ... Karar sayılı ilamıyla tarafların istinaf başvuru taleplerinin reddine, temyiz yolu açık olmak üzere karar verildiği, kararın taraflara tebliğ edildiği ancak temyiz yoluna başvurulmaması üzerine 24/06/2021 tarihinde kesinleştiği, tarafları ve konusu aynı olan davanın daha öncesinde kesin hükme bağlandığı, Anayasa Mahkemesi kararlarının geçmişe yürümeyeceği, iptal kararlarının iptal kararı öncesinde verilmiş iş ve işlemler ile kesinleşmiş mahkeme kararlarına uygulanamayacağı, ilk derece mahkemesince HMK 114/1-i ve 115/2 maddeleri gereği davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmesi gerekirken, karardaki gerekçelerle zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesinin yerinde olmadığı anlaşılmakla, tarafların istinaf başvuru taleplerinin kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, eksikliklerin giderilmesi yargılamayı gerektirmediğinden HMK 353/1.b.2 maddesi gereğince yeniden karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatiyle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>A)Tarafların istinaf başvuru taleplerinin KABULÜ ile; Konya .. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 24/01/2024 tarih ... Esas ... Karar<br> sayılı ilamının KALDIRILMASINA,<br>1-İstinaf başvurusunda bulunan davacı tarafından yatırılan 427,60 TL istinaf karar harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, <br>2-İstinaf başvurusunda bulunan davacı tarafından yatırılan 1.169,40 TL istinaf yoluna başvuru harcı ile 20,00 TL tebligat gideri olmak üzere toplam 1.189,4‬0 TL yargılama giderinin  davalıdan  alınarak davacıya verilmesine, <br>3-İstinaf başvurusunda bulunan davalı tarafından yatırılan 427,60 TL istinaf karar harcının talep halinde davalıya iadesine, <br>4-İstinaf başvurusunda bulunan davalı tarafından yatırılan 1.169,40 TL istinaf yoluna başvuru harcının davacıdan alınarak davalıya verilmesine, <br>5-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından taraflara ücret-i vekalet taktirine yer olmadığına, <br>B) Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b.2 maddesi gereğince davacı talebi ile ilgili YENİDEN HÜKÜM KURULMASINA, <br>1-Davanın dava şartı yokluğu nedeniyle USULDEN REDDİNE,<br>2-Alınması gereken 427,60 TL harçtan peşin alınan 269,85 TL harcın mahsubu ile bakiye 157,75 TL karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,  <br>3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, <br>4-Davalı davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T gereğince 3.414,00 TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, <br>5-Arabuluculuk dosyası için mevcut suçüstü ödeneğinden karşılanan 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan  tahsili ile hazineye irad kaydına, <br>6-Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 333 ve HMKGAT'nin 5/1. maddeleri gereğince yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde gider avansını yatıran tarafa iadesine,<br>C)İlk derece mahkemesince yazılan 14/03/2024 tarihli harç tahsil müzekkeresinin bila infaz iadesinin istenmesine, iade işleminin ilk derece mahkemesince yapılmasına,<br>D)Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 359/4. maddesi gereğince; kararın tebliği işlemlerinin dairemiz tarafından yapılmasına, <br>E)Kararın temyiz edilmeden kesinleşmesi halinde; dava dosyasının ilk derece mahkemesine gönderilmesine,<br>Dair; dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda verilen kararın HMK'nın 361/1 maddesi gereğince; taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde dairemize, temyiz edenin bulunduğu yer Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi'ne veya ilk derece mahkemesine verilecek dilekçe ile temyiz kanun yoluna başvurma talebinde bulunulabileceğine 20/05/2024 tarihinde oybirliği  ile karar verildi.\t\t\t\t<br><br><br>Başkan <br> e-imzalıdır <br> <br>Üye <br>  e-imzalıdır<br><br>Üye <br>  e-imzalıdır<br> <br>Katip <br>  e-imzalıdır<br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"2a97a8840d7cb805","SID":"8f77867f9e155863"}}