{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>4. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2024/1595 <br>KARAR NO: 2024/2036<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 20/12/2023<br>NUMARASI: 2022/209 Esas  2023/1308 Karar<br>DAVANIN KONUSU: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 29/05/2024<br>Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla HMK' nın 353.maddesi gereğince dosya incelendi, <br>GEREĞİ  DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; Davalıların çalışması neticesinde müvekkiline ait kabloların hasar gördüğünü, Bakırköy 6.Sulh Hukuk Mahkemesinin 2107/3 değişik iş sayılı dosyası üzerinden hasar tespiti yaptırdıklarını, 415.690,40 TL maliyet hasarı tespit ettiklerini, arızaların tamiri için 643.100,00 TL tamir masrafının müvekkili kurum tarafından ödendiğini, davalıların zarardan müteselsilen sorumlu olduklarını belirterek davanın kabulü ile 643.100,00 TL’nin 30/12/2016 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde; Bahse konu adreste 22/05/2016 tarihinde çalışma yapıldığını, bahsedilen tarihten 7 ay öncesine denk geldiğini, tutanağın gerçeğe aykırı beyanlarla tanzim edildiğini, müvekkilinin hukuki sorumluluğunun bulunmadığını, hasar bedelinin fahiş olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.Diğer davalılar davaya cevap dilekçesi sunmamıştır. İlk Derece Mahkemesince;\"...30/12/2016 tarihinde Davutpaşa-İkitelli yeraltı güç kablosunun servis harici olması üzerine yapılan incelemelerde bir faz kablosunun 3 ayrı noktadan hasarlandığı, olayın akabinde tanzim olunan tutanak ve tespit dosyasında alınan bilirkişi raporu ile hasarın ... proje yatırımcıları olan davalılar ... ve ... Yapı tarafından yağmur suyu ve atık suyu bacası yapımı işi sırasında meydana geldiğinin tespit edildiği, her ne kadar davalı tarafça hasarın kendileri tarafından meydana getirildiğinin ispatlanamadığı belirtilmiş ise de, arıza meydana gelen noktada 1 ay öncesinde ... firması tarafından kazı yapıldığına ilişkin olarak 04/01/2017 tarihinde tutanak tanzim edildiği,  ... Genel Müdürlüğü tarafından yazılan 10/01/2018 tarihli yazı ile söz konusu hasarın ... İnşaat firmasınca yağmur suyu hattı ve çevre düzenlemesi çalışmasından kaynaklandığının bildirildiği anlaşılmakla mevcut hasardan davalıların sorumluluğu sübut bulmuştur. Mahkememizce alınan bilirkişi raporu ile fatura tutarının kadri marufunda olduğu değerlendirilerek hurda bedeli düşülmek suretiyle zarar miktarının 638.479,12 TL olduğu tespit edilmiş, yeraltı kablo hattının önemine göre kablo güzergahında alt yapı kuruluşlarınca yapılan çalışmaların yeterince takip edilmediği, ana arter yol olması nedeniyle alt yapı kuruluşlarınca yapılacak çalışmalarda İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından verilen altyapı kazı ruhsatı kapsamında ... tarafından da nezaretçi eleman bulundurulması gerektiği, kazı çalışmasında kablolara zedelenme şeklinde hasar verildiği, yalıtım ve korozyon ile hasarın mevcut duruma geldiğinden bahisle davalıların hasardan % 50 nispetinde sorumlu olacağına dair tespitleri yerinde görülmekle açılan davanın kısmen kabul kısmen reddi ile 319.239,56 TL'nin 30.12.2016 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine\" karar verilmiştir. Dairemizin  2020/628 E. -2022/441 K sayılı ilamında; \"...Dosyadaki bilgi ve belgelerden, dava konusu talebe ilişkin olarak mahkemece alınan 22/4/2019 tarihli bilirkişi raporu ile aynı bilirkişiden alınan ek rapor arasında çelişki bulunması ayrıca bilirkişi heyeti tarafından zararı verenin kim olduğuna dair net bir tespit yapılmamasına rağmen mahkemece eksik incelemeye dayalı olarak karar verilmesi usul ve yasaya uygun düşmemiştir. Şu halde; alanında uzman farklı bir bilirkişi heyetiyle mahallinde keşif yapılmak suretiyle mezkur olaya dair bütün durum ve koşullar göz önünde tutularak davaya konu hasarı kim veya kimlerin gerçekleştirdiği, tarafların zararlandırıcı sonucun meydana gelmesinde bölüşük kusuru bulunup bulunmadığı ve kusur oranının ne olduğu hususlarının tereddüte mahal bırakmayacak şekilde tespit edilerek sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle kararın kaldırılmasına ..\" karar verilmiştir. Kaldırma Kararı Sonrası İlk Derece Mahkemesince; \"... Tüm dosya kapsamından; 30/12/2016 tarihinde Davutpaşa-İkitelli yeraltı güç kablosunun servis harici olması üzerine yapılan incelemelerde bir faz kablosunun 3 ayrı noktadan hasarlandığı, olayın akabinde tanzim olunan tutanak ve tespit dosyasında alınan bilirkişi raporu ile hasarın ... proje yatırımcıları olan davalı ... ve ... tarafından yağmur suyu ve atık suyu bacası yapımı işi sırasında meydana geldiğinin tespit edildiği, her ne kadar davalı tarafça hasarın kendileri tarafından meydana getirildiğinin ispatlanamadığı belirtilmiş ise de, arıza meydana gelen noktada 1 ay öncesinde ... firması tarafından kazı yapıldığına ilişkin olarak 04/01/2017 tarihinde tutanak tanzim edildiği, ... Genel Müdürlüğü tarafından yazılan 10/01/2018 tarihli yazı ile söz konusu hasarın ... İnşaat firmasınca yağmur suyu hattı ve çevre düzenlemesi çalışmasından kaynaklandığının bildirildiği anlaşılmakla mevcut hasardan davalıların sorumluluğu sübut bulmuştur. İstinaf ilamı akabinde dosyanın tevdi edildiği bilirkişi heyeti tarafından yapılan inceleme ile de davalılar ... ve ...'nın işe başlamadan önce alt yapı kazı müsaadesinin alınmadığı ve davalıların olayın meydana gelmesinde kusur oranlarının % 70 oranında olduğu, 04/01/2017 tarihli tutanak içeriğinden çalışma esnasında ... taşeron firmasının da mahalde bulunduğu, hasar adresindeki çalışmanın davalı ...'nin yüklenicisi tarafından yapılmış olsa dahi gerek idarenin gerekse idare tarafından görevlendirilen denetim görevlilerinin yüklenici şirket üzerinde denetim ve gözetim yetkisi olacağı kanaatiyle davalı ...'nin % 30 oranında kusurlu olduğu sonucuna varmışlardır. Maddi hasar bedeli hesap çizelgesinden, davacı kurumca davalı şirketlerden hasara uğrayan 1x2000 mm2 XLPE kablosunda meydana gelen hasarın giderilmesi için malzeme(kablo, kablo eki), inşaat işleri ve işçilik bedeli talep edildiğini, öncelikle belirtmek gerekirse hasarlatılan kablo için kullanılan kablo ve eklerin teknik anlamda mutlaka kullanılması gereken malzemeler olduğunu, hasar için talep edilen 545.000,00TL malzeme+işçilik bedeli kadri maruf bir değer olduğu şeklinde görüş sunmuş oldukları anlaşılmakla; AÇILAN DAVANIN KABULÜNE, 643.100,00 TL'nin 30/12/2016 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı tarafa verilmesine,  ...\" karar verilmiştir. Verilen karara karşı davalılar Davalılar ... Ticaret ve San. A.Ş ve ... Gayrimenkul İnş. San. Tic. Ltd. Şti ile davalı ... Genel Müdürlüğü vekilince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. Davalılar ... Ticaret ve San. A.Ş ve ... Gayrimenkul İnş. San. Tic. Ltd. Şti vekili istinaf dilekçesinde; İkinci kez yapılan yargılma ile arızaya kimin veya hangi kurumun sebebiyet verdiği herhangi bir şüpheden uzak, tereddüte mahal vermeyecek şekilde tespit edilemediğini,  müvekkili tarafından davacının iddia ettiği adreste herhangi bir çalışmanın yapılmadığını, Kaldı ki hasar noktasının ana yolda kalmış olması sebebiyle müvekkillerinin yaptığı inşaat sahasının dışında olduğunu, müvekkillerinin burada herhangi bir çalışma yapmasının mümkün olmadığını,eldeki davada tazminat koşullarının oluşmadığını beyanla Yerel Mahkeme  kararının kaldırılarak  davanın  reddini talep etmiştir. Davalı ... Genel Müdürlüğü vekili istinaf dilekçesinde; Cevap dilekçesindeki beyanlarını tekrarla, olay tarihinde ... veya taşeron firmasının olay mahallinde bulunduğuna dair somut bir delil sunulamadığını,çalışmanın müvekkili idare tarafından yapılmadığını, müvekkili tarafından yapılan en son çalışmanın hasara konu adrese 35 metre uzaklıkta olduğunu, en son çalışmanın 7 ayı aşkın bir süre önce yapıldığını, hükme esas alınan bilirkişi raporunun hatalı olduğunu, eldeki davada tazminat koşullarının oluşmadığını beyanla Yerel Mahkeme  kararının kaldırılarak  davanın  reddini talep etmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi gereğince istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dava; Davacı tarafından, davalıların kusuru sebebiyle uğradığı zararların tazmini talepli maddi tazminat  istemine ilişkindir. TBK.m.49 gereğince kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Madde 50 gereğince  zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (TMK) “ispat yükü” başlıklı 6. maddesinde; Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlü tutulmuştur. Yine ispat yükünü düzenleyen 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 190. maddesi “(1) İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Dosyada mevcut delil durumuna göre, ispat yükü kendisine düşen davacının haksız fiil iddiasını ispat ettiği, davalıların kusurlu eylemiyle zarara sebebiyet verdiği, İlk Derece Mahkemesince yaptırılan inceleme sonucunda alanında uzman bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen bilirkişi raporunun dosya kapsamındaki diğer delillerle örtüştüğü ve denetime elverişli olduğu,uzman bilirkişi raporunda belirtilen kusur oranının ve maddi tazminata ilişkin hesaplamanın hükme esas alınmasında bir isabetsizlik bulunmadığı ve dava konusu olayda tazminat şartlarının oluştuğu anlaşıldığından davalılar vekillerinin istinaf sebepleri yerinde  görülmemiştir. Dosyadaki belgelere, duruşma sürecini yansıtan tutanaklar ve gerekçe içeriğine göre, İlk Derece Mahkemesi kararında davanın esasıyla ilgili tarafların gösterdiği hükme etki edecek tüm delillerin toplandığı, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, kararın usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığından davalılar ... Ticaret ve San. A.Ş ve ... İnş. San. Tic. Ltd. Şti ile davalı ... Genel Müdürlüğü vekilinin yerinde bulunmayan istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1- Usûl ve yasaya uygun Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 20/12/2023 tarih,  2022/209 Esas  2023/1308  Karar sayılı  kararına yönelik  davalılar vekilinin istinaf başvurusunun  6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE, 2- 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 43.930,161 TL nispi istinaf karar ve ilam harcının, peşin yatırılan 10555,05 TL'nin mahsubuyla bakiye 33.375,11 TL istinaf karar ve ilam harcının istinaf eden davalı ... Ticaret ve San. A.Ş.'den tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3- 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 43.930,161 TL nispi istinaf karar ve ilam harcının, peşin yatırılan 10982,54 TL'nin mahsubuyla bakiye 32.947,62 TL istinaf karar ve ilam harcının istinaf eden davalı ... İnş. San. Tic. Ltd. Ştinden tahsiliyle  Hazineye gelir kaydedilmesine, 4- 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 43.930,161 TL nispi istinaf karar ve ilam harcının, peşin yatırılan 10555,05 TL'nin mahsubuyla bakiye 33.375,11 TL istinaf karar ve ilam harcının istinaf eden davalı İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğünden tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 5- Davalılar  tarafınca istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 6- İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle avukatlık ücreti tayinine yer olmadığına, 7- 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince var ise kalan gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine, 8- Karar tebliğinin Dairemizce yapılmasına, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk Derece Mahkemesince yerine getirilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 20/07/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 29/05/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"8d5fa3825f69b36d","SID":"1caf4d562420e03d"}}