{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>3. HUKUK DAİRESİ<br>ESAS NO: 2023/2206 <br>KARAR NO: 2024/1510<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 02/11/2021<br>NUMARASI: 2021/408 E - 2021/737 K<br>DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit<br>KARAR TARİHİ: 23/05/2024<br>Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle,dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı aleyhine İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esaslı dosyasında elektrik kullanımından kaynaklanan borç nedeniyle diğer takip borçlusu ... TV Yayın Yapım A.Ş. ile birlikte icra takibine uğradığını, borcun oluştuğu dönemde davacının ... Radyoda çalışmadığını, çalıştığı dönemde ise herhangi bir yetki ve sorumluluğunun olmadığını, icra takibinin teminatsız olarak durdurulmasını, davacının borçlu olmadığının tespitini, icra takibinin davacı yönünden iptaline karar verilmesini talep ve dava  etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin ... Yayın Yapım ve Tanıtım A.Ş ile sözleşme imzaladığını, sözleşmenin eski 818 sayılı Borçlar Kanun hükümlerinin geçerli olduğu 19.08.2011 tarihinde imzalandığını, davacının  bu sözleşmede tüketici kefili olarak şahsi kefalet verdiğini savunmuştur.İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonunda; \"Davalı tarafın dosyaya sunduğu Elektrik Satış Sözleşmesine göre davalı ile ... TV A.Ş. arasında yapılan yazılı sözleşmede ...'ın da müteselsil kefil olarak imzasının olduğu, yine davacının 'Firmada sadece çalışandım.' demesine rağmen firma sicil bilgilerine göre bir dönem yönetim kurulu üyeliği de yaptığı belgelerden anlaşılmıştır. Davacının Elektrik Satış Sözleşmesi'ndeki imzanın inkarına yönelik bir beyanı yoktur. Yine davacı şirket yöneticisi olduğundan TBK 584/3 maddesi gereği evli olsa bile eşin rızası gerekmeksizin tek başına kefil olabilir. Bu kefalet geçerli bir kefalettir. Türk Borçlar Kanunu 583. maddesinde şekil şartları yazılmıştır. Kefilin sorumlu alacağı miktar ilgili sözleşmenin 23. maddesinde 10.000,00 TL olarak yazılmıştır. Dolayısıyla icra takibine konu asıl alacağın 10.000,00 TL'sine yönünden davacının açtığı davanın kabulü mümkün değildir. Alınan bilirkişi raporu da bu yöndedir. Dolayısıyla açılan davanın kısmen kabulü gerekir.  \" gerekçeleriyle 1-Davacının davasının KISMEN KABULÜ ile; İstanbul ... İcra Dairesinin ... Esaslı dosyasında davacının 10.000,00 TL'ye kadar olan asıl alacak (ve bu miktarın faizi) yönünden borçlu olduğu, 10.000,00 TL asıl alacağı aşan miktar olan 3.561,17 TL asıl alacak  (ve bu miktarın faizi)  yönünden borçlu olmadığının TESPİTİNE, 2-İhtiyati tedbir talebinin İİK 72/3 maddesi gereğince REDDİNE,\" karar verilmiştir. Karara karşı davacı tarafça istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.Davacı vekil istinaf başvurusunda önceki iddialarını tekrarla birlikte özet olarak; müvekkilinin hukuki durumu, borçlu şirkette borç döneminde çalışıp çalışmadığı tespit edilmeksizin müvekkilin şahsi kefil olmasından hareket ile karar oluşturulduğunu, müvekkilinin borçlu şirkette çalıştığı dönemde bir sözleşme ile davalı şirketten elektrik hizmeti almış ise de kısa süre sonra işyerinden ayrıldığını, başka bir yerde sigortalı olarak çalışmaya devam ettiğini,  müvekkile ait olduğu iddia edilen borcun  ise müvekkilinin dava dışı borçlu şirket ile hiçbir bağlantısının kalmadığı döneme ait olduğunu  ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir. Dava, elektrik abonelik sözleşmesinden kaynaklı alacağın tahsili talebiyle davalı kefil hakkında başlatılan icra takibine itiraz üzerine açılan itirazın iptali davasıdır.Davalı  tarafından, 08.12.2016 tarihinde davacı ve dava dışı ... Yayın Yapım ve Tan. A.Ş. aleyhine İstanbul ...İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile 13.561,17 TL Cari hesap ve 148,24 TL İşlemiş Faizi(Ticari) olmak üzere toplamda 13.709.41 TL bedelli borca ilişkin icra takibi başlatıldığı görülmektedir. Davalı  ile dava dışı ... Tanıtım A.Ş. arasında 19.08.2011 tarihinde “Serbest Tüketici Elektrik Satış Sözleşmesi” imzalandığı, Davacının bu sözleşmede Tüketici Kefili olarak imzasının bulunduğu, sözleşmenin 27.maddesinde; “sözleşmenin bitiş tarihinin 31/10/2012 tarihi olduğu”, 28.maddesinde; “Taraflar' ın sözleşmenin bitiş tarihinden en az 2(iki) ay önce sözleşmeyi fesih etmek istediğini diğer tarafa yazılı olarak bildirmeleri suretiyle sözleşmenin bitiş tarihi itibari ile fesih olunabilir. Bu bildirimin yapılmaması halinde sözleşme aynı şartlarda yenilenmiş sayılır.”,  23.maddesinde; Tedarikçi alacaklı olduğu tutarı Tüketici'den ve/veya Kefil” den talep ve tahsil edebilir. Kefil onbin(10.000)TL tutarına kadar işbu sözleşme yürürlükte kaldığı süreç olan borçlardan müteselsilen sorumlu olduğunu kabul ve taahhüt etmektedir.” şeklinde düzenleme yapılmıştır.Buna göre, davacının dava dışı şirkette sözleşme tarihi itibariyle yönetici olduğu anlaşılmaktadır.TBK’nın 583 maddesi uyarınca Kefalet sözleşmesi, yazılı şekilde yapılmadıkça ve kefilin sorumlu olacağı azamî miktar ile kefalet tarihi belirtilmedikçe  geçerli olmaz. Kefilin, sorumlu olduğu azamî miktarı, kefalet tarihini ve müteselsil kefil olması durumunda, bu sıfatla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girdiğini kefalet sözleşmesinde kendi el yazısıyla belirtmesi şarttır. TBK 582. Maddesi uyarınca kefalet sözleşmesi, mevcut ve geçerli bir borç için yapılabilir. Ancak, gelecekte doğacak veya koşula bağlı bir borç için de, bu borç doğduğunda veya koşul gerçekleştiğinde hüküm ifade etmek üzere kefalet sözleşmesi kurulabilir. Davacının kefaletten dönme sebeplerinin gerçekleştiği yolunda herhangi bir iddia ve ispatı bulunmamaktadır.Dava ve icra takibine konu borcun abonelik sözleşmesinden kaynaklandığı ve takibe konu alacağın abonelik sözleşmesinden kaynaklandığı, mahkemece konusunda uzman bilirkişinin yaptığı inceleme sonucunda sözleşme hükümlerine uygun ve davalı kefilin kefalet limiti kapsamında borç miktarını belirleyen denetime ve hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporu hükme esas alınarak yazılı şekilde karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır.Bu itibarla, ilk derece mahkemesince verilen kararda mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirilmesi bakımından usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, davacının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine karar verilmesi gerekmiştir. <br>K A R A R: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Davacının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine, Davacıdan alınması gereken 427,60 TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 179,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 247,7‬0 TL'nin istinaf eden davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, harç tahsil müzekkeresinin temyiz edilen dosyalarda Dairemizce, temyiz edilmeden kesinleşen dosyalarda İlk Derece Mahkemesince ilgili vergi dairesine yazılmasına, İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına, İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa karar kesin olmakla istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine, Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.23/05/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"9f746cc2a43e2eb7","SID":"0358b321aa6ba047"}}