{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>3. HUKUK DAİRESİ<br>ESAS NO: 2024/116 <br>KARAR NO: 2024/1400<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 11/10/2021<br>NUMARASI: 2017/507 E - 2021/666 K<br>DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali<br>KARAR TARİHİ: 15/05/2024<br>Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak,ilk derece mahkemesince verilen kararın  istinaf edilmesi sebebiyle, yapılan açık yargılama sonucunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; \"... A.Ş. ile 01/04/2013 tarihinde Elektrik Enerjisi Satış Sözleşmesi düzenlendiği bahse konu bedellerin dağıtım şirketi olan ... AŞ’nin (...) gönderdiği geriye dönük düzeltme kalemi çalışması olduğu, bu bedellerin tahsili konusunda müvekkili şirketin sadece aracı konumunda olduğu, davalının takip konusu faturaları ödemekten imtina ederek müvekkili şirkete iade ettiği, müvekkilinin fatura içeriklerini açıklayan ve davalı tarafından ödenmesi gerektiğini bildiren ihtarnameler gönderdiğini, ihtarname ekinde ...’nın düzenlediği “Görgü Tespit/Sayaç İnceleme ve Mühürleme Tutanağının da gönderildiği, davalının EPDK nezdinde ... aleyhine EPDK’ya şikayette bulunduğu davalının haksız bulunduğu ve EPDK tarafından dava konusu bedellerin ödenmesine karar verildiği, borcun tahsili amacıyla İstanbul ... İcra Müdürlüğü’nün ... E. sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığı, davalının asıl borca ve fer ’ilerine itirazda bulunduğu, takibin durmasına neden olduğu, davalının itirazının iptali ile takibin devamına, davalı aleyhine icra takibine konu olan alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde; Davacı tarafından İstanbul ... İcra Müdürlüğü’nün ... sayılı dosyası ile 234.264,85 TL Asıl alacak 2.514,44 TL faiz olmak üzere toplam 236.779,29 TL üzerinden takip yapıldığı, takip dayanağı olarak “Elektrik tüketim bedeli fatura ve cari hesap” gösterildiği, fatura bilgisinin olmadığı, iş bu davanın 192.576,42 TL üzerinden açıldığı, takip dayanağı olarak fatura belirtildiği, ancak faturaların gönderilmediği, açılan dava ile iptali istenen icra takibinin ilgisi olmadığının anlaşıldığı, müvekkilinin davacıdan enerji satın aldığı ve gecikmesiz elektrik faturalarını ödediği, ocak ayından itibaren müvekkiline gönderilen “geriye dönük düzeltme kalemi” adı altında yüksek kalemler düzenlediği, örneğin 17.02.2017 tarihli ocak ayı faturada 130.834,06 TL GDDK, 35.983,91 TL dağıtım bedeli altında toplam 166.817,97 TL ödeme talep edildiği, müvekkili tarafından bu fatura kaleminin ödenmediği ve kalemlerin ne olduğuna ilişkin açıklama istendiği, ancak bir cevap verilmeden dağıtım kalemlerinin çıkarıldığı ve fiyat farkı bedeli adı altında yeni kalemler ilave edildiği, bu tutarında 177.287,70 TL olduğu, müvekkili tarafından hiçbir hizmet karşılığı olmayan bu kaleme iade faturası kesildiği, sözleşmenin 5. Madde faturaya eklenecek bedellerin sayıldığı bu kalemin yer almadığı, müvekkilinin aldığı bir hizmet veya kusurundan kaynaklanan durum olmadığı bu kalemlerin müvekkilinden istenmesinin mümkün olmadığı, böyle bir durum varsa davalı ile ... arasında çözümlenmesi gerektiği beyan edilerek davacının itirazın iptali talebinin ve icra inkar tazminatı talebinin reddine, davacının icra takibine konusu olan meblağın %20’sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesi talep etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kabulü ile davalının İstanbul ... İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyasına vaki itirazının kısmen iptaline; takibin 192.576,47 TL asıl alacak üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi uygulanmasına, şartları oluşmadığından icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir. Mahkemece verilen kararı, davalı vekili istinaf etmiştir. Davalı vekilince verilen istinaf dilekçesinde özetle; davacı tarafından müvekkil aleyhine  İstanbul ... İcra Müdürlüğü’nün ... sayılı dosyası ile 234.264,85 TL Asıl alacak 2.514,44 TL faiz olmak üzere toplam 236.779,29 TL üzerinden takip yapıldığı, takibe itiraz edildiği, Takip dayanağı “Elektrik tüketim bedeli fatura ve cari hesap” gösterilmiş olup fatura bilgisinin bulunmadığı, Dava 192.576,42 TL üzerinden açılmış olup takip talebindeki asıl alacak tutarının 234.264,85 TL olduğu, Yani alacak miktarı ve dayanaklara bakıldığında açılan dava ile iptali istenen icra takibinin ilgisinin bulunmadığı, Takibin ve davanın dayanakları ile miktarları farklı olduğu, davacıdan enerji satın almakta ve  elektrik faturaları gecikmesiz ödediği, Ancak 2017 ocaktan itibaren davalıya gönderilen faturalarda  “geriye dönük düzeltme kalemi” adı altında yüksek kalemler düzenlendiği, davalı tarafından bu fatura kalemi ödenmemiş ve kalemlerin ne olduğuna ilişkin açıklama istendiği ancak bir cevap verilmediği, davalı tarafından hiçbir hizmet karşılığı olmayan bu kaleme iade faturası kesildiği, Sözleşmenin 5. Maddesinde faturaya eklenecek bedeller sayılmakta olup bu kalem yer almadığı, mahkemenin yetki,husumet ve zamanaşımı itirazlarını değerlendirmediği, Bu itiralarını yinelediği, davalının  adresi Ankara/Gölbaşı olup yetkili  mahkeme Gölbaşı mahkemeleridir. İş bu davada muhatabın ... olması nedeni ile dava ...'ya yöneltilmelidir. Yargılama sırasında alınan  bilirkişi S.M. Mali Müşavir ...’in 24.03.2021 tarihli raporunda tespit edilen hesap bakiyeleri tespitlerinden tarafların ticari defterlerinin birbirini doğruladığı, her iki tarafında ticari defterlerinde birbirlerinden hem takip tarihinde hemde dava tarihinde borç ve alacağının kalmadığının anlaşıldığı ancak yine de mahkemece davanın kabulüne karar verilmesinde Kararın hatalı olduğu, çünkü her iki tarafın ticari defterlerinde de icra takibi ve dava tarihinde davalının borçlu gözükmediği, dava tarihinden sonra davacı tarafından yapılan tek taraflı borçlanmanın nedeni,  akım trafolarının çarpan farkının yanlış uygulanması sebebi ile eksik tüketim kaydedilmesi olarak gösterilmiş olup kabul anlamına gelmemekle birlikte  bu tespit doğru olsa bile bilirkişi raporunda bunda davalının kusuru olmadığının açıkça belirtildiğinden İstanbul 18 Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/507 Esas, 2021/666 Karar sayılı kararının kaldırılmasını talep etmiştir. Dairemizce yapılan istinaf incelemesi sonunda; gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf kanun yolu başvuru taleplerinin HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince reddine karar verilmiştir. Dairemizin sözkonusu kararına karşı, süresi içinde davacı ve davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. Davacı vekili; yerel mahkemenin inkar tazminatı talebi yönünden red kararı vermesi  ve istinaf dairesinin inkar tazminatı yönünde hüküm kurmamış olmasının hatalı olduğunu, davalı aleyhine alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatı hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili; icra takibi dayanağında bildirilen sebep ile itirazın iptali davasında incelenen alacak sebebinin  farklı olduğunu, itirazın iptali davasında alacağın sebebinin  değiştirilemeyeceğini, taraflar arasında yazlı bir cari hesap sözleşmesi bulunmadığını, müvekkilinin dava ve icra takibi tarihinde davacıya borçlu olmadığının ticari defter ve kayıtlarda bilirkişi raporlarıyla tespit edildiğini beyan ederek İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi kararın kaldırılmasını talep etmiştir. Yargıtay 3. Hukuk Dairesince yapılan temyiz incelemesi sonucunda verilen  2023/5011 esas 2023/3481 karar sayılı 30/11/2023 tarihli karar ile;  \" davalı tarafın 15.11.2021 tarihli istinaf dilekçesinin 20.11.2021 tarihinde davacı vekiline tebliğ edildiği, davacı vekilinin 02.12.2021 tarihinde davalının istinaf dilekçesine karşı verdiği cevap dilekçesinde lehine icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ederek katılma yolu ile istinaf başvurusunda bulunduğu ancak Bölge Adliye Mahkemesi tarafından davacının istinaf başvurusu hakkında olumlu yada olumsuz bir karar verilmediği \" gerekçesiyle Dairemiz kararı bozulmasına karar verilmiştir. Usul ve yasaya uygun Yargıtay bozma ilamına uyulmasına karar verilerek,  istinaf taleplerinin incelenmesiyle; Dosyadan yapılan bilirkişi incelemeleri sonucu anılan dönemde sayacın 3,5 kat oranında eksik tüketim kaydettiği, eksik tespit ve tahsil edilen tüketimin KDV dahil toplam tutarının takip tarihi itibariyle 219.125,38 TL olduğu, taraf ticari defterleri üzerinde yapılan incelemede borç bakiyesinin takip ve dava tarihi itibariyle 0 (sıfır) olarak yazıldığı, ancak bunun sadece muhasebe tekniği ile ilgili bir farazi görünüm olduğu, 05.09.2021 tarihli  raporun 6. sayfasında örneği  bulunan davacının 2017 yılı cari hesap dökümü incelendiğinde, takip tarihinden önce takip konusu alacak nedeniyle davacının 17.02.2017 tarihinde e fatura düzenlediği, davalının 24.02.2017 tarihinde  aynı faturaya iade faturası kestiği, davacın 28.02.2017 tarihinde e  faturayı yine düzenlediği davalının bu faturayı da 06.03.2017 tarihli e iade faturası düzenlediği, en son takip tarihinden önce 20.03.2017 tarihinde davacının aynı meblağ üzerinden e fatura düzenlediği, davalının 22.03.2017 tarihinde aynı meblağlı e iade faturası düzenlediği, davacının 23.03.2017 tarihinde 234.264,85 TL üzerinden icra takip işlemini başlattığı, davacının ticari defterlerinde 29.12.2017 tarihinde yevmiye kaydında borç tahakkuku ile davalının cari hesabının 128 nolu hesap şüpheli alacaklar hesabına “128 hesaba aktarım’ açıklamalı kayıt ile 192.576,47 TL.lik davalının borçlandırıldığının bilirkişi tarafından tespit edildiği, ihtilaflı dönem fatura tarihi tüketim miktarının (kWh 30.06.2015 tarihinde 17.834,43, 31.07.2015 tarihinde 20.471,61, 31.08.2015 tarihinde 22.468,47, 30.09.2015 tarihinde 20.752,44, 31.10.2015 tarihinde 19.791,27, 30.11.2015 tarihinde 21.361,02, 31.12.2015 tarihinde 23.262,66, 19.02.2016 tarihinde 22.039,98, 19.03.2016 tarihinde 19.265,49) olduğu, icra takip tarihi olan 23.03.2017 ve dava takip tarihi olan 01.06.2017 itibarıyle zamanaşımı süresinin dolmadığı, taraflar arasındaki elektrik enerjisi satış sözleşmesinin 14. Maddesi ile İstanbul mahkemelerinin yetkili kılındığından yetki itirazının yerinde olmadığı, davacının görevli dağıtım şirketi olan ... A.Ş. nin geriye dönük düzeltme çalışması sonucu ortaya çıkan bedellerin tahsili için görevli bulunduğu , taraflar arasında elektrik satım sözleşmesi bulunduğundan davalının husumet itirazı ve icra dosya numarasında davacı tarafça maddi hata düzeltildiğinden davalının buna dair  istinaf sebepleri  yerinde görülmemiştir.Ayrıca 08.05.2014 tarihli ve 28994 sayılı  Resmi Gazete de yayınlanan Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği 13. Maddesi gereği davalının eksik tüketim bedelinden sorumlu olduğu, alınan bilirkişi raporundaki tespitlerin taraf,mahkeme ve Yargıtay denetimine elverişli olduğu anlaşılmıştır. Bununla birlikte kaçak elektrik kullanımı haksız fiil olduğundan,kaçak tahakkuk hesabı yargılamayı ve  hesaplamayı gerektirdiğinden,bu bağlamda likit  alacak niteliğinde olmadığı anlaşılmakla,davacı lehine icra inkar tazminatına da hükmedilemedilemeyecektir. Bu itibarla, ilk derece mahkemesince verilen kararda mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesi bakımından usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre davalının ve katılma yoluyla  davacının  istinaf başvurusunun  HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca  reddine karar verilmesi gerekmiştir.<br>K A R A R: Yukarıda açıklanan nedenlerle;Davalı vekilinin ve katılma yolu ile davacı vekilinin istinaf taleplerinin ayrı ayrı ...nun 353/1-b-1.maddesi gereğince REDDİNE, 1-Davanın kabulü ile davalının İstanbul ... İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyasına vaki itirazının kısmen iptaline; takibin 192.576,47 TL asıl alacak üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi uygulanmasına, 2-Şartları oluşmadığından icra inkar tazminatı talebinin reddine 3-Alınması gerekli   13.154,90 TL  karar ve ilam harcından peşin alınan  2.104,83 TL harcın düşümü ile eksik kalan 11.050,07 TL eksik harcın davalıdan tahsili ile maliyeye gelir kaydedilmesine, 4-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden kabul üzerinden hesaplanan karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve taktir olunan  21.930,35 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 5-Davacı tarafça yapılan ( 2.104,83 TL peşin harç + ilk masraf  36,00 TL + bilirkişi ücreti 3.600,00 TL + 256,50 TL posta masrafı ) toplam 5.997,33 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,  6-Davacı tarafça yatırılan gider avansından geriye kalan kısmının karar kesinleştiğinde  davacıya iadesine, 7-Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, İstinaf incelemesiyle ilgili olarak; Davacıdan alınması gereken 427,60 TL karar ve ilam harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, Davalıdan alınması gereken  13.154,90 TL istinaf karar  harcından yatırmış olduğu 3.288,73 TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 9.866,17 TL'nin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, Davacının ve davalının istinaf masraflarının üzerlerinde bırakılmasına, İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa, karar kesinleştiğinde  istinaf edenlere ilk derece mahkemesince iadesine, Temyiz incelemesiyle ilgili olarak; Davacı ve davalıdan alınan temyiz karar harçlarının Yargıtay ilamı gereğince temyiz edenlere iadesine Davacı ve davalının temyiz aşamasında yapmış olduğu yargılama giderlerinin üzerlerinde bırakılmasına, Dair; oy birliği ile HMK 361 maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde tarafların Yargıtay'da temyiz hakları olduğu hatırlatılarak davacı ve davalı vekilinin yüzlerine karşı karar verildi.15/05/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"410febab85546a4c","SID":"5089f47042c8e27c"}}