{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>17. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2021/324 Esas<br>KARAR NO: 2024/640<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN\t        <br>MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 18/06/2019<br>NUMARASI: 2017/1156 Esas, 2019/701 Karar\t  <br>DAVANIN KONUSU: Tazminat (Rücuen Tazminat)<br>KARAR TARİHİ: 23/05/2024<br>6100  Sayılı  Hukuk  Muhakemeleri  Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirkete kapsamlı işyeri sigorta poliçesi ile sigortalı bulunan dava dışı ... ait işyerine 20/02/2017 tarihinde nereden geldiği belli olmayan su ile eşya ve ürünlerinin zarar gördüğünün bildirilmesi üzerine müvekkili şirket uhdesinde ... no.lu hasar dosyası açıldığını, alınan ekspertiz raporuna göre hasarın caddeden geçen İSKİ hattının kaçak yapması ile suların duvar diplerinden sigortalı işyerine girmesi sonucu meydana geldiğinin belirlendiğini, dava dışı sigortalıya müvekkili sigorta şirketi tarafından 06/04/2017 tarihinde 12.177,31 TL ödeme yapıldığını belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 12.177,00 TL rücu tazminatının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; olayın meydana geldiği tarihte müvekkiline su baskınına ilişkin herhangi bir şikayet veya arıza bildirimi yapılmadığını, müvekkilinin ilgili dairesinden gelen cevabi yazıda, söz konusu binanın ilgilisi tarafından imar edilen atık su bağlantı kanalının çökük olduğu tespit edilerek bağlantı kanalının 23/02/2017 tarihinde yenilenerek şikayetin giderilmiş olduğunun tespit edildiğini, bina malikinin parsel çıkış bacasında atık suyun geri gelmesini önleyecek tedbirleri almak zorunda olduğunu, aksi takdirde binanın uğrayacağı zarardan İSKİ'nin sorumlu tutulmasının mümkün olmadığını, ayrıca sigortalı işyerinin girişinin yol seviyesinin altında olması nedeniyle olay günü yağış var ise hasarın harici su baskını sebebiyle gerçekleşmiş olduğunun düşünüldüğünü, sigorta şirketi tarafından yapılan ödemenin lütuf ödemesi niteliğinde olup olmadığının araştırılması gerektiğini, işyerinin bulunduğu binanın imar yönetmeliğine aykırı olarak imar edildiğini, olayın meydana gelmesinde müvekkilinin kusurunun bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece;  davacının sigortalısı ...'ye ait işyerinde 20/02/2017 tarihinde meydana gelen su basması sonucunda işyerinde bulunan kürk ve kabanların ıslanmak suretiyle hasarlandığı, ayrıca işyeri demirbaş eşyalarında hasar oluştuğu, sigortalının ihbarı üzerine davacı sigorta şirketi tarafından yaptırılan ekspertiz çalışması sonucunda 12.177,31 TL hasar bedelinin 06/04/2017 tarihinde sigortalıya ödenmiş olduğu, hasarın olay tarihinde sokaktan geçen İSKİ hattının kaçak yapması sonucunda bodrum katta bulunan işyerini su basması sonucunda oluştuğu, bu nedenle TBK'nın 69.maddesi ile 2560 sayılı yasanın 25.maddesine göre, oluşan zarardan davalının sorumlu olduğu, davacının sigortalısına yapmış olduğu ödemenin lütuf ödemesi olarak değerlendirilmesinin mümkün olmadığı, bu nedenle davacının davalıya rücu koşullarının oluştuğu gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.\t\t<br>İSTİNAF NEDENLERİ Karar yasal süresinde davalı vekil tarafından istinaf edilmiştir.Davalı vekili istinaf nedenleri olarak; Mahkeme kararına dayanak bilirkişi raporunun eksik inceleme ile oluştuğunu, uyuşmazlık konusu hasar ile müvekkili idare arasında bir illiyet bağı bulunmadığını, bilirkişi raporunda tamamen davacı tarafın sunduğu veriler nazara alarak inceleme ve hesaplama yapıldığını, idarelerinin elemanlarınca yapılan araştırmada, hasarın idareleri sorumluluğunda bulunan atıksu hatlarında herhangi bir arızaya rastlanmadığını, İski Atıksuların Drenaj Yönetmeliğine göre binanın atıksularını kanalizasyon şebekesine ileten parsel bacası ile atık su kanalı arasındaki bağlantı kanalının mal sahibine ait olduğunu, davacı tarafından bodrum katlar için alınması gerekli olan tedbirleri alıp almadığının da tespiti gerektiğini, dava konusu yerde yapılan keşifte itirazları değerlendirilmeden bilirkişi raporu düzenlenildiğini, binaya su basman seviyesi altındaki birimlere dolan suların tahliyesi için drenaj kanalları yapılması ve dışarıdan gelmesi muhtemel su sızıntılarının için izolasyon yapılması gerektiğini, zarara uğradığını iddia eden binanın ruhsatı ve oturma izninin (iskan) bulunup bulunmadığı ve binanın ve/veya bodrum katm inşaat ruhsatına, esas projesine uygun yapılıp yapılmadığı, onaylı projesinde belirtilen şekilde ve maksatta kullanılıp kullanılmadığın belediyesinden sorulması gerekir iken bu itirazlarının değerlendirilmediğini belirterek ilk derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir.<br>DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE:Dava, sigortalıya ödenen hasar bedelinin rücuen tahsili istemine ilişkindir. Davacı sigorta şirketi ile dava dışı sigortalı ... arasında 19.06.2016-19.06.2017 tarihleri arasında geçerli, riziko adresi ... Mah. ....sokak ... Zeytinburnu-İstanbul adresi olan işyerinin Kapsamlı İşyeri Sigorta poliçesi akdedildiği, 20.02.2017 tarihinde sigortalının beyanına göre işyerinin bodrum katında nereden geldiği belli olmayan suyla dolması sonucu sigortalı konutta hasar meydana geldiği, hasar nedeniyle dava dışı sigortalıya 06.04.2017 tarihinde 12.177,31-TL ödeme yapıldığı anlaşılmaktadır.Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, davalı vekili hükmü istinaf etmiştir.İstinaf konusu edilen uyuşmazlık, hasarın meydana gelmesinde davalının kusur ve sorumluluğunun bulunup bulunmadığı noktasında toplanmıştır.Mahkemece Tekstil Mühendisi ve Sigorta uzmanı bilirkişi heyetinden alınan 29.03.2019 tarihli bilirkişi raporunda, dosyaya. sunulan eksper tarafından çekilmiş hasar yerine ait fotoğraflar ve faturaların incelendiği ve eksperin zarar hesabının rayice uygun olduğu, davacı sigorta şirketinin ... sayılı Kapsamlı İşyeri Sigorta Poliçesi ile sigortalısı ... ait .. Mh. .... Sok. no... Zeytinburnu/ İstanbul adresindeki ... adlı işyerinde 20.02.2017 tarihinde su basması sonucu zarar oluştuğu, davacının sigortalısının işyerini su basması sonucu toplam 21.085,20-TL hasarının oluştuğu, davacının eksik sigorta oranını da dikkate alarak sigortalısına 06.04 2017 tarihinde 12.177,31 TL ödeme yaptığı, yapmış olduğu oranda rücu edebileceği ve rücu şartlarının oluştuğu bildirilmiştir.6102 sayılı TTK’nın 1472. maddede halefiyet düzenlenmiştir. Maddede, sigortacının, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçeceği, sigortalının gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hakkın, tazmin ettiği bedel kadar sigortacıya intikal edeceği belirtilmiştir.Halefiyete dayalı olan rücu davası esas itibariyle sigortalının kendisine zarar verene karşı açacağı tazminat davasının onun halefi sıfatıyla sigortacı tarafından açılmasıdır. Bu nedenle sigortacı tarafından açılan rücu davası aslında bir tazminat davası olup, bu niteliği itibarıyla aynı zamanda şahsi nitelikte bir eda davasıdır. Her tazminat davasında olduğu gibi sigortacının açtığı rücu davasında da davalının kusurunu ve zararı ispat etmek davacı sigortacıya düşer. 29.03.2017 tarihli ekspertiz raporunda, sigortalı işyerinde yapılan incelemelerde, hasarın caddeden geçen İSKİ hattının kaçak yapması ile suların duvar diplerinden sigortalı işyerine girmesi sonucu meydana gelmiş olabileceği kanaatine varıldığını, hasarın yakın nedeninin dahili su hasarı olarak belirlendiği ve gerçekleşen hasarın teminat kapsamında olduğu belirtilmiştir.Davalı İski cevap dilekçesinde, idarelerinin  ilgili dairesinden gelen cevabi yazıda, söz konusu binanın ilgilisi tarafından imar edilen atık su bağlantı kanalının çökük olduğu tespit edilerek bağlantı kanalının 23/02/2017 tarihinde yenilenerek şikayetin giderilmiş olduğunun tespit edildiği belirtilmiştir. Dosya kapsamı, taraf beyanları, ekspertiz raporu ve olayın oluş şekli değerlendirildiğinde; zararın, davalının sorumluluğunda bulunan  atık su bağlantı kanalının çökük olması sebebiyle meydana geldiği, sigortalı binanın bulunduğu mahal dikkate alındığında, suların duvar diplerinden sigortalı işyerinin  bodrum katına  girdiği, binanın izolasyon tedbirlerinin alınmadığı sonucuna varılarak  hasarın meydana gelmesinde tarafların %50 - %50 eşit  oranda kusurlu olduğunun kabul edilmesinin hakkaniyete uygun olduğu değerlendirilmiştir.  Bu doğrultuda davanın kısmen kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde davanın tümden kabulüne karar verilmesi doğru olmamıştır. Bu nedenle davalı tarafın istinaf sebepleri bu açıdan yerinde görülmüştür.Açıklanan nedenler ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun yukarıda belirtilen nedenle kabulü ile yeniden yargılama yapılmasına gerek olmadığından HMK'nın 353/1.b.2 bendi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden esas hakkında davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere,1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE, Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/1156 Esas, 2019/701 Karar sayılı ve 18/06/2019 tarihli kararının HMK'nun 353/1b-2 maddesi gereğince KALDIRILMASINA,2-a)Davanın KISMEN KABULÜ ile, 6.088,65 TL  (12.177,31 TL'nin 1/2'si) tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda ticari avans faizi ile  davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, fazlaya ilişkin istemin REDDİNE, b)Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 427,60 TL istinaf karar harcından davacı tarafından peşin olarak yatırılan 208,11 TL harcın mahsubu ile bakiye 219,49 TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,c)Davacı tarafından başlangıçta yatırılan 208,11 TL peşin harç ve 31,40 TL başvurma harcı toplamından oluşan 239,51 TL'nin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,d)Davacı tarafından yapılan 1.390,65 TL yargılama giderinin kabul ret oranına göre hesaplanan 695,32 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, bakiye yargılama giderinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA, e)Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konu hakkında karar verilmesine YER OLMADIĞINA,f)Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. gereğince taktir olunan 6.088,65 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,g)Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. gereğince taktir olunan 6.088,65 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,<br>İstinaf Giderleri Yönünden;3-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 427,60 TL istinaf karar harcından davalı tarafından peşin olarak yatırılan 207,95 TL harcın mahsubu ile bakiye 219,65 TL harcın davacıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,4-Davalı tarafından peşin olarak yatırılan 356,55 TL istinaf harçları davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,5-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA,6-6100 sayılı HMK'nun 333. maddesi gereğince taraflarca yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının kararın tebliğ gideri karşılandıktan sonra artan kısmının yatıran tarafa İADESİNE,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/1-b/2 bendi ile aynı yasanın 362/1-a bendi gereğince kesin olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.23.05.2024 </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"619622257df9ae6c","SID":"20f07cc02791119e"}}