{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ADANA BAM   9. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2024/582 - 2024/769<br>T.C.<br>ADANA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  9. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>DOSYA NO\t: 2024/582 <br>KARAR NO\t: 2024/769<br>KARAR TARİHİ\t: 10/05/2024<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>  <br>BAŞKAN\t\t: ...<br>ÜYE\t\t: ...<br>ÜYE\t\t: ...<br>KATİP\t\t: ...<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ... 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 08/02/2024<br>NUMARASI\t\t: ... Esas (Ara Karar)<br><br>DAVACI\t: ... ... - <br>VEKİLİ\t: Av...<br>DAVALILAR\t: 1-... KUYUMCULUK TURİZM İNŞAAT SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ,  <br>\t\t2-... ... -   <br>VEKİLİ\t: Av....<br>DAVANIN KONUSU\t: Tapu İptali Ve Tescil (Satın Almaya Dayalı)<br><br>İSTİNAF KARARININ <br>KARAR TARİHİ                  : 10/05/2024<br>YAZIM TARİHİ                   : 10/05/2024<br><br>... 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 08/02/2024 tarih ve ... esas sayılı dosyasından verilen ara kararı  aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, dosya üzerinde yapılan istinaf incelemesi sonucunda;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ\t                                                    :<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;   müvekkili ... ...'in ... Plastik İthalat İhracat İnşaat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin kurucu ortaklarından olduğunu, şirketin diğer ortaklarının müvekkilinin babası ... ..., annesi ... ... ve erkek kardeşi ... ... olduğunu, müvekkilinin babası ... ...'in 29/05/2014 tarihinde vefat etmesinden sonra hisselerinin diğer ortaklara intikal ettirildiğini, 01/12/2005 tarihli TSG'de yapılan ilan ile kardeşi ... ...'in şirketin müdürü ve şirketi temsile yetkili ticari temsilci seçildiğini, şirketin geniş iş hacmine ve yüksek sermayeye sahip olduğunu, müvekkili tarafından harici olarak edinilen bilgiye göre şirkete ait 41 adet taşınmazın öncelikle ... İnşaat Turizm Kuyumculuk Ticaret Ltd. Şti'ne devredildiğini, daha sonrasında ise ... İnşaat Turizm İnşaat San. Ve Tic. Ltd. Şti. ile ... Kuyumculuk Turizm İnşaat San. Ve Tic. Ltd. Şti'nin birleştiğini ve güncel olarak 41 adet taşınmazın ... Kuyumculuk Ltd. Şti adına kayıtlı olduğunu, ... İnşaat Turizm Kuyumculuk ve Ticaret Ltd. Şti'nin 19/12/2013 tarihinde kurulduğunu ve kurucularının ... ... ve ... ... olduğunu, ... ... ile ... ... arasında şirketin kurulduğu dönemde resmi bir evlilik olmamasına rağmen gayrimeşru gönül ilişkisi bulunduğunu, 03/04/2014 tarihinde ... ...'ın ... İnşaat şirketindeki tüm hisselerini ... ...'e devrettiğini, 20/10/2014 tarihli genel kurul kararı ile de ... ...'in ... İnşaat şirketinin şirket ortağı olduğunu ve temsilci seçildiğini, ... ... ile ... ...'in 07/05/2019 tarihinde resmi olarak evlendiğini, ... Kuyumculuk Tur. İnş. San. Ve Tic. Ltyd. Şti'nin 01/12/2005 tarihinde kurulduğunu ve kurucularının ... ... ve ... ... olduğunu, 07/01/2016 tarihinde ise ... ...'in ... Kuyumculuk şirketindeki tüm hisselerini ... ...'e devrettiğini ve böylece ... ...'in şirkette tek ortak olduğunu, daha sonrasında bu şirketin devralan şirket olarak ... İnşaat Ltd. Şti ve ... ...'e ait bir diğer şirket olan ... İnşaat Ltd. Şti ile birleştiğini, devredilen taşınmazların fikir ve eylem birliği içerisinde hareket eden ... ... ve davalı ... ... tarafından kötüniyetli olarak muvazaalı olarak kaçırıldığını ve müvekkili ... ...'in zarara uğratıldığını, davalı ... ... ile ... İnşaat şirketi ve ... Kuyumculuk şirketi arasında organik bağ bulunduğunu ve dava konusu devir işlemlerinin iptale tabii olduğunu, tapu devirlerinin satıcı kısmında ... ...'in alıcı kısmında ise ... ...'in vekalet verdiği kişilerin yer aldığını, tek başına bu durumun bile kötüniyetli bir şekilde hareket edildiğinin kanıtı olduğunu, ... İnşaat şirketinin kuruluş tarihinden itibaren bu kadar kısa süre içerisinde bu kadar çok taşınmazı devralmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu ve yapılan devir işlemlerinin bedelsiz gerçekleştiğinin kanıtı olduğunu, 41 adet taşınmaz haricinde çok sayıda taşınmazın da aynı devir silsilesi ile devre konu edilerek müvekkilin ortağı olduğu ... Plastik şirketinden kaçırıldığını belirterek, davaya konu edilen ... ilçesi ... mahallesi ... ada ... parsel, ... ada ... parsel, ... ada ... parsel ve ... ilçesi ... mahallesi ... ada ... parsel ... nolu bağımsız bölümde kayıtlı taşınmazlar üzerine üçüncü şahıslara devrinin önlenebilmesi amacı ile HMK madde 389 gereği duruşma günü beklenmeksizin ivedilikle ihtiyati tedbir konulmasına, ileride telafisi imkansız zararların doğumunun engellenmesi için davalı ... ...'in taşınır ve taşınmaz malları ile 3.kişilerdeki hak ve alacakları üzerine müvekkilinin alacak ve ferileriyle sınırlı olmak kaydıyla şimdilik dava değeri olan 20.000,00.TL üzerinden ihtiyati haciz konulmasına, taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile müvekkili ... ...'in ortağı olduğu ... Plastik şirketi adına tesciline, tapu iptal ve tescili mümkün olmadığı takdirde taşınmazların satış bedelinin satış tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte günümüz değerine güncellenerek ve değiştirilerek müvekkili ... ...'in ortağı olduğu ... Plastik şirketine ödenmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>İlk Derece Mahkemesi'nin 12/01/2024 tarihli ara kararında özetle; ... İli, ... ilçesi ... mahallesi ... ada ... parsel sayılı taşınmazın 31.485,95 m² yüzölçümlü limon bahçesi niteliğine haiz olduğu, ... İli, ... İlçesi, ... Mahallesi, ... ada ... parsel sayılı taşınmazın  26.158,92 m² yüzölçümlü limon bahçesi niteliğine haiz olduğu,  ... İli, ... İlçesi, ... Mahallesi, ... ada ... parsel sayılı taşınmazın 9.720,52 m² yüzölçümlü limon bahçesi niteliğine haiz olduğu, ... İli, ... İlçesi, ... Mahallesi, ... ada ... parsel ... nolu bağımsız bölümün ise mesken niteliği taşıması, söz konusu taşınmazların yüz ölçümü, hayatın olağan akışına göre olması muhtemel değeri,  tapu kaydında yer alan devir bedelleri ve günümüz piyasa değerleri dikkate alınarak, mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkında elde edilmesinin zorlaşacağı ve davacı aleyhine bu durumun zarar doğuracağı gerekçesi ile takdiren 500.000,00.TL nakdi veya süresiz banka teminat mektubu ibraz edildiğinde ... İli,  ... ilçesi ... mahallesi ... ada ... parsel, ... ada ... parsel, ... ada ... parsel ve ... ili ... ilçesi ... mahallesi ... ada .. parsel ... nolu bağımsız bölümde kayıtlı taşınmazların davalılar adına kayıtlı olması halinde dava sonuna kadar 3. şahıslara devir ve temlikinin önlenmesi hususunda  tapu kaydı  üzerine ihtiyati tedbir konulmasına karar verildiği anlaşılmıştır. <br>Borçlular vekili ihtiyati tedbir kararına itiraz ederek kaldırılmasını talep etmiştir.<br>İlk Derece Mahkemesi'nce itiraz üzerine duruşma açılmasına karar verilmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ'NİN KARAR ÖZETİ                                                                :<br>İlk Derece Mahkemesi'nin 08/02/2024 tarihli ara kararında özetle; davacı vekili tarafından sunulan itiraz dilekçesinde, davalı tarafça davaya konu taşınmazların  20.000,00.TL bedel ile devredilmiş olduğundan taraflarınca ikame edilen eldeki davada dava değeri; tapu kaydında yer alan devir bedeli olan 20.000,00.TL olarak gösterildiğini, mahkemece bedel üzerinden teminata hükmedilmesi gerektiğini, dava konusu taşınmaz kaydına teminatsız olarak, mahkemece uygun görülmediği takdirde uygun görülecek makul bir teminat bedeli karşılığında ihtiyati tedbir konulmasına karar verilmesini talep etmiş, davalı vekilinin ihtiyati tedbire itiraz dilekçesinde tedbirin koşullarına, yetkiye ve davaya ve tedbire konu taşınmazların değerinin ve mahkeme veznesince alınan teminatın az olduğunu belirterek teminata itiraz etmiş olup itirazların mahkemece değerlendirilmesi neticesinde,  HMK 389 maddesi uyarınca davaya konu taşınmazların devrinin önlenmesine yönelik ihtiyati tedbir konulduğu, ihtiyati tedbir verilmesinde yaklaşık ispat gerçekleştiğinden ve dava konusu taşınmazın aynının dava konusu  olduğu, taşınmazların tapuda el değiştirmesinin, ileride dava sonunda hakkın elde edilmesini önemli ölçüde zorlaştırması tehlikesini doğurma ihtimali bulunduğu gerekçesi ile davalılar vekilinin yerinde görülmeyen ihtiyati tedbire itiraz ve ihtiyati tedbirin kaldırılması talebinin reddine  karar verilmesi gerektiği, teminat itirazı yönünden ise, ihtiyati tedbir isteyen haksız çıktığı taktirde karşı tarafın ve üçüncü şahsın bu yüzden uğrayacakları bütün zararları karşılamak üzere ve 6100 sayılı HMK'nin 84 vd. maddeleri gereğince mahkemece takdir edilecek miktarın ihtiyati tedbir isteyen tarafından nakit veya bu meblağı kapsayan kesin ve süresiz banka teminat mektubunun sunulması gerektiğinden, HMK 392. maddesi uyarınca ihtiyati tedbir talep edenin haksız çıktığı takdirde karşı tarafın ve üçüncü kişilerin bu yüzden uğrayacakları muhtemel zararlara karşılık teminat göstermek zorunlu olduğu, teminatın miktarının ve oranının mahkemece belirleneceği, bu kapsamda talep konusu ... İli, ... İlçesi, ... Mahallesi, ... ada ... parsel sayılı taşınmazın 31.485,95 m² yüzölçümlü limon bahçesi niteliğine haiz olduğu, ... İli, ... ilçesi ... mahallesi ... ada ... parsel sayılı taşınmazın 26.158,92 m² yüzölçümlü limon bahçesi niteliğine haiz olduğu,  ... İli, ... ilçesi ... mahallesi ... ada ... parsel sayılı taşınmazın 9.720,52  m² yüzölçümlü limon bahçesi niteliğine haiz olduğu, ... İli ... ilçesi ... mahallesi ... ada ... parsel ... nolu bağımsız bölümün ise mesken niteliği taşıması, söz konusu taşınmazların  yüz ölçümü, hayatın olağan akışına göre  olması muhtemel değeri,  tapu kaydında yer alan devir bedelleri ve günümüz piyasa değerlerinin dikkate alındığı,  menfaat dengesi ve ihtiyati tedbirin amacı birlikte düşünüldüğünde, davaya konu taşınmazlar bakımından uygulanan tedbirin ve dava değerine göre teminat miktarının yerinde olduğu, davalı tarafça yetki itirazında bulunulmuş ise de; mahkemenin  HSK'nin 07/07/2021 tarih ve 608 karar sayılı kararında ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin yargı çevresi ... ili mülki sınırları olarak belirlenmiş olduğundan itiraz edenin yetki itirazının reddine karar verilmiş olup, arz ve izah ettiğimiz nedenlerle tarafların tüm itirazların reddine karar verildiği anlaşılmıştır. <br>DAVALI TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ                                    :<br>Davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece kendilerini dinlemeden karar verdiğini, davacı tarafından hakkın varlığını ispat edilmeden verilen kararın usule aykırı olduğunu, davaya konu taşınmazların ... ilçesinde olduğunu, tapu iptali ve tescil davasında yetkili mahkemenin taşınmazın olduğu yer mahkemesi olduğunu, davaya cevap süresinin uzatılması dilekçesinde yetki itirazını yaptıklarını, mahkemenin yetki konusunda karar vermeden ihtiyati tedbir kararı vermesinin hukuka aykırı olduğunu, davaya konu taşınmazın yaklaşık 10 yıldır davalı şirket adına kayıtlı olduğunu, müvekkillerinin mal kaçırma kastı ya da hukuka aykırı bir eyleminin bulunmadığını, bu nedenle hakkın elde edilmesinin zorlaşması gibi bir durumun olmadığını, ihtiyati tedbir talep eden tarafın haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek durumunda olduğunu, davacı tarafça talep edilen tapu iptali davasının gerekçelerinin tamamen kötü niyetli olduğunu, davacı tarafın dava dilekçesi ile haklılığını ispat edecek hiç bir delil sunmadığını, ihtiyati tedbir kararının kaldırılmaması durumunda ihtiyati tedbir talep eden tarafın haksız çıktığı takdirde karşı tarafın üçüncü kişilerin bu yüzden uğrayacakları zararlara karşılık teminat göstermek zorunda olduğunu, mahkemece belirlenen tutarın muhtemel zararları karşılayacak miktarda olmadığını, ayrıca davacı tarafça dosyaya mahkemece takdir edilen teminatın da yatırılmadığını belirterek İlk Derece Mahkemesi ara kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. <br>DELİLLER\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t                    \t\t\t\t :<br>Taraf vekillerinin beyan ve dilekçeleri ve tüm dosya kapsamı <br>HUKUKİ  NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE                                                                               :<br>Dava, davalının şirket müdürü olduğu dönemde yapmış olduğu işlemler sonucu davacı şirketin zararına neden olduğundan bahisle tapu iptali-tescil, mümkün olmadığı takdirde tazminat istemiyle açılmış sorumluluk davasıdır.<br>İlk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiş, işbu karara karşı taraf vekillerince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.<br>Dairemizce, istinaf incelemesi  HMK'nın 355.maddesi uyarınca istinaf sebepleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.<br>6102 sayılı TTK’nın 4. maddesinde hangi davaların ticari dava olarak kabul edildiği gösterilmiş, ticaret mahkemelerinin iş sahası ve hangi davalara bakacağı ise TTK’nın 5. maddesinde belirtilmiştir. Bu maddeye göre, aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın, asliye ticaret mahkemesi tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevlidir. Bir yerde asliye ticaret mahkemesi varsa, asliye hukuk mahkemesinin görevi içinde bulunan ve 4.madde hükmünce ticari sayılan davalarla özel hükümler uyarınca ticaret mahkemesinde görülecek diğer işlere asliye ticaret mahkemesinde bakılır.<br>  5235 sayılı Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun'un 5.maddesinin üçüncü fıkrasının 1.bendinde şirketlerin yönetim organları aleyhine açılacak sorumluluk davalarına ilişkin tüm yargılama safhalarının bir başkan ve iki üye ile toplanacak heyetçe yürütülüp sonuçlandırılacağı hükmüne yer verilmiştir.<br>Somut olayda, davacı şirket ortağı tarafından davalı ... ...'in şirketin müdürü olarak görev yaptığı dönemde dava konusu taşınmazların diğer davalı şirkete muvazaalı olarak devredildiği ve bu şekilde şirketin zarara uğratıldığının ileri sürüldüğü anlaşılmaktadır. Buna göre, davanın TTK'nın 553. maddesi kapsamında açılmış sorumluluk davası niteliğinde olup 5235 sayılı Kanunun 5. maddesinin üçüncü fıkrasının 1. bendine göre asliye ticaret mahkemesince heyet halinde yürütülüp sonuçlandırılması gerekli davalardan olduğunun gözetilmesi gerekirken tek hakimle görülüp, tedbir talebinin de yine tek hakemle hükme bağlanması doğru olmamış, mahkemelerin görevi kamu düzeninden olduğundan kararın bu sebeple resen kaldırılması gerekmiştir.<br>Dairemizce verilen kararın niteliği gereği, taraf vekillerince ileri sürülen diğer istinaf sebepleri bu aşamada incelenmemişir.<br>Bu durumda Dairemizce, istinaf talebinde bulunan taraf vekillerinin sair istinaf sebepleri incelenmeksizin, görev kamu düzenine ilişkin olmakla, re'sen incelenerek, ... 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasından verilen  08/02/2024 tarihli ara kararının esasa ilişkin inceleme yapılmaksızın kaldırılmasına, dosyanın, heyetçe görülmek üzere kararı veren mahkemeye gönderilmesine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.<br>HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere                                                                        :<br>1)-Davalılar vekili tarafından ... 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 08/02/2024 tarih ve ... esas sayılı ara kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun KABULÜNE,<br>2)-... 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 08/02/2024 tarih ve ... esas sayılı ara kararının HMK.'nin 353/1-a-6 maddesi gereğince KALDIRILMASINA, <br>3)-Dava dosyasının yeniden yargılama yapılmak üzere ... 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'ne GÖNDERİLMESİNE,<br>4)-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60.TL istinaf karar harcının peşin olarak alındığından yeniden alınmasına YER OLMADIĞINA, <br>5)-Davalılar tarafından istinaf için yapılan yargılama giderlerinin esas hüküm ile birlikte İlk Derece Mahkemesi'nce karara BAĞLANMASINA, <br>6)-6100 Sayılı HMK'nin 333. maddesi gereğince peşin alınan ve harcanmayan gider avansının İlk Derece Mahkemesi'ne İADESİNE,<br>7)-İnceleme dosya üzerinden yapıldığından lehe vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,<br>8)-6100 sayılı HMK'nin 7035 sayılı yasanın 30. maddesiyle değişik 359/4 maddesi gereğince kararın kesin olması nedeniyle İlk Derece Mahkemesi'nce taraf vekillerine TEBLİĞİNE,<br> Dair, 6100 sayılı HMK'nin 353/1-a/6 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle kesin olmak üzere  10/05/2024 tarihinde karar verildi.  \t\t\t\t<br> <br>Başkan<br> <br>¸e-imzalıdır\t <br> <br>Üye<br> <br>¸e-imzalıdır\t <br> <br>Üye<br> e-imzalıdır\t<br> <br>Katip<br> <br>¸e-imzalıdır\t <br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"62832502e23d17f9","SID":"cfb2fd16c8ed4de8"}}