{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ    20. HUKUK DAİRESİ     <br><br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20. HUKUK DAİRESİ <br><br>ESAS NO         : 2024/708 <br>KARAR NO\t: 2024/960<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                                           K A R A R <br><br>BAŞKAN \t\t: ... \t     ...<br>ÜYE\t\t: ...\t     ...<br>ÜYE\t\t: ...\t     ...<br>KATİP\t\t: ... \t     ...<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t\t: ANKARA 4. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 28/11/2018<br>NUMARASI\t\t: 2017/352 E.  -  2018/427 K.<br><br>DAVACI\t:\t  <br>VEKİLLERİ\t:<br>DAVALI\t:<br><br>DAVANIN KONUSU\t: YİDK Kararının İptali ve Marka Hükümsüzlüğü <br><br>\tDairemizce verilen 17/02/2022 tarih ve 2020/887 Esas 2022/174 sayılı kararı Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 11/01/2024 tarih ve 2022/3878 Esas 2024/180 Karar sayılı ilamıyla bozulmuş olmakla, dava Dairemizin yukarıdaki esasına kaydı yapılıp incelendikten  sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br><br><br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, dava konusu markanın yayınına itiraz ettiklerini, itirazın reddi üzerine karara yapılan itirazın dava konusu YİDK kararı ile reddedildiğini, müvekkilinin markası ile dava konusu markanın aynı olduğunu ve karıştırılma ihtimali bulunduğunu, ... ibaresinin ayırt ediciliği olmadığını, Yargıtay’ın emsal kararları bulunduğunu, dava konusu marka ile davacı markalarının aynı veya benzer mal ve hizmetlerde kullanılacağını, dava konusu markanın müvekkilinin seri markalarından olduğunun sanılacağını, davalının kötüniyetli olduğunu ileri sürerek 2017-M-6358 YİDK kararının iptaline ve 2016/44682 başvuru sayılı \"...\" ibareli markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava  etmiştir.<br>Davalı ... vekili, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.<br>Diğer davalılar cevap vermemiştir.  <br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, \"...\"  ibareli marka başvurusu ile davacının \"...\" ibareli tescilli markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı, taraf marka işaretleri benzemediğinden 556 sayılı KHK'nın 8/1-b maddesindeki iltibasın bulunmadığı, 556 sayılı KHK'nın 8/4. maddesindeki tanınmışlık iddiası açısından ise taraf marka işaretleri benzemediği gibi davalının marka başvurusunda davacı tarafın tanınmışlığından haksız yarar sağlanabileceği, itibarına zarar verebileceği veya ayırt edici karakterini zedeleyici sonuçlar doğurabileceğinin kanıtlanmadığı, başvuru ibaresinin davalı tarafça kötüniyetli yapıldığının da kanıtlanmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.<br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, ... markasının zayıf ve tanımlayıcı olmadığını, yoğun kullanım sonucunda ayırt ediciliğinin sağlandığını, bu yönde birçok karar bulunduğunu, müvekkilinin markasının tescilli olması nedeniyle kanunun kendisine tanıdığı yasal korumadan yararlanması gerektiğini, iş bu davada müvekkilinin markasının jenerik olduğu yargısına varılamayacağını, ... kelimesinin hızlı anlamına gelmesi nedeniyle esas unsur olarak belirlenemeyeceğini, ayıdedici unsurun ... olduğunu, dava konusu markanın ... markalarından farklılaşmadığını, ayırt edilemeyecek benzerlik olduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.   <br><br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Dairemizce, davalının başvurusuna konu ibarenin \"...\" olduğu, davacının itirazına mesnet markalarının esas unsurunun da \"...\" ibaresinden oluştuğu, davacının itirazına mesnet markasının davalının başvurusunda aynen yer aldığı, tüketicilerin bu markayı  \"...\" ve \"...\" olarak okuyacağı, davalının başvuru markasındaki esaslı unsurlardan birinin de “...” ibaresi olduğu, bu ibarenin başına eklenen \"...\" ibaresinin başvuru markasına yeterli düzeyde ayırt edicilik katmadığı, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca davalı başvurusuna konu markasının davacı markaları ile iltibas tehlikesine yol açacak derecede benzer olduğu, davalının başvurusunun 5, 29, ve 30 uncu sınıfı kapsadığı, davacının itirazına mesnet markalarının kapsamında da başvuru kapsamında bulunan emtiadan 29  ve 30 uncu sınıfların bulunduğu anlaşıldığından, (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin birinci fıkrasındaki emtia benzerliği koşulunun 29 ve 30 uncu sınıf için sağlandığı, ancak 5 inci sınıf için sınıf benzerliği koşulunun bulunmadığı,  davacının ... ibareli markalarının tanınmış olduğu ve dava konusu başvurunun kötü niyetli olduğunun da ispat edilemediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. <br><br>YARGITAY 11. HUKUK DAİRESİ'NİN 11/01/2024 TARİH VE 2022/3878 ESAS 2024/180 KARAR SAYILI KARARININ ÖZETİ: Yargıtay 11. Hukuk Dairesince; tescilli bir marka ile başvuru konusu işaret arasında iltibasa sebebiyet verebilecek derecede benzerlik olup olmadığının, her ikisinin ayırt edici ve baskın unsurları gözetilerek münferit unsurlardan ziyade bütünü itibariyle bıraktığı izlenim dikkate alınarak belirleneceği, başvuru markası \"...\" ile redde mesnet “...”, “... ...” markalar bir bütün olarak incelendiğinde markalar arasında 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin birinci fıkrası (b) bendi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin olmadığı, zira dava konusu başvuruda, davacı markasının asli unsurunu oluşturan \"...\" ibaresinin öne çıkartılmayıp bir bütün olarak \"...\" ibaresine asli unsur olarak yer verildiği, kelimelerin anlamlarını korumadığı, yeni bir anlam oluştuğu, bu şekilde başvuruya yeterli ayırt ediciliğin sağlandığı, taraf marka işaretleri benzer olmadığı dikkate alınarak davanın reddi gerekirken kabulünün doğru olmadığı gerekçesi ile Dairemiz kararı bozulmuştur.<br><br>GEREKÇE\t: Dava, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\tDairemizce verilen 17/02/2022 tarih ve 2020/887 Esas 2022/174 sayılı kararın, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 11/01/2024 tarih ve 2022/3878 Esas 2024/180 Karar sayılı ilamıyla bozulması üzerine Dairemizce açılan duruşmada usul ve yasaya uygun olan Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 11/01/2024  tarih 2022/3878 esas 2024/180 karar sayılı ilamına uyulmasına karar verilmiştir. <br>\tDosya kapsamında bulunan bilgi ve belgelere göre, davalının\"...\" ibareli marka başvurusunda bulunduğu, davacı Şirketin \"...\" asıl unsurlu markalarına dayalı olarak başvuruya itiraz ettiği, davacı itirazının nihai olarak dava konusu YİDK kararı ile reddedildiği, davanın yasal süresi içerisinde açıldığı anlaşılmış olup, dosya kapsamındaki uyuşmazlık tarafların markaları arasında iltibas bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır. <br>\t6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun geçici 1. maddesi yollamasıyla somut uyuşmazlığa uygulanması gereken 556 sayılı KHK'nın 8/1-b maddesi uyarınca, tescil için başvurusu yapılan marka, tescil edilmiş veya tescil için daha önce başvurusu yapılmış bir marka ile aynı veya benzer ise ve tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış bir markanın kapsadığı mal veya hizmetlerle aynı veya benzer ise, tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış markanın halk tarafından karıştırılma ihtimali varsa ve bu karıştırılma ihtimali tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış bir marka ile ilişkili olduğu ihtimalini de kapsıyorsa tescil edilemez. Açıklanan hüküm çerçevesinde markalar arasında iltibasa yol açacak derecede bir benzerlik olup olmadığının tespitinde her iki markaya konu işaretin, ayırt edici ve baskın unsurları dikkate alınarak bütünü itibariyle görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları izlenimin esas alınması gerekmektedir. Burada öncelikle iltibas (Karıştırılma) kavramı açıklanmalıdır. İltibas, iki ayrı marka karşısında bulunan kişilerin, bu markaların benzerliği sebebiyle sunulan mal veya hizmetlerin aynı işletmeye veya ekonomik olarak bağlantı içerisinde bulunan işletmelere ait olduğunu düşünmeleri veya düşünme ihtimalleridir (Savaş Bozbel, Fikri Mülkiyet Hukuku, İstanbul 2015, s. 408- 409). İltibas ihtimalinin değerlendirilmesinde ölçü, bu işin ilgilisi veya uzmanı değil, ortalama tüketicilerdir. Öte yandan, markaların ayırt edicilik güçlerinin de iltibas ihtimalinin değerlendirilmesinde dikkate alınması gerekmektedir. Zira, ayırt edici niteliği zayıf olan markalar yönünden iltibas ihtimali daha düşük olacaktır. Diğer bir deyişle, tescili istenilen mal ve hizmetleri, diğer işletmelerin mal ve hizmetlerinden ayırt etme gücü düşük kalan, zayıf marka olarak nitelendirilebilecek markaların koruma alanı daha dar bulunmaktadır. Böyle durumlarda, küçük farklılıklar dahi tescil olunmak istenen markaya ayırt edicilik kazandırabilecektir.<br>\tAçıklananlar çerçevesinde markalar arasında iltibasa yol açacak derecede bir benzerlik olup olmadığının tespitinde her iki markaya konu işaretin, ayırt edici ve baskın unsurları dikkate alınarak bütünü itibariyle görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları izlenimin esas alınması gerekmektedir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 08.06.2016 gün ve E.2014/11-696, K.2016/778 sayılı kararı uyarınca iltibas değerlendirmesinin hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel hukuki bilgi ile çözümlenmesinin mümkün olduğu hususu da gözönünde bulundurularak yapılan incelemede başvuru markasının \"...\", redde mesnet markaların ise “...” esas ibareli olduğu, markalar bir bütün olarak incelendiğinde markalar arasında 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin birinci fıkrası (b) bendi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin olmadığı, zira dava konusu başvuruda, davacı markasının asli unsurunu oluşturan \"...\" ibaresinin öne çıkartılmayıp bir bütün olarak \"...\" ibaresine asli unsur olarak yer verildiği, bu şekilde başvuruya yeterli ayırt ediciliğin sağlandığı, taraf marka işaretleri benzer olmadığı anlaşılmış, YİDK kararının iptaline ilişkin davanın reddine yönelik olarak aşağıda gösterilen şekilde hüküm kurulmuştur.<br>\tDairemizce verilen  17/02/2022 tarih ve 2020/887 Esas 2022/174 sayılı karar ile dava konusu edilen markanın kısmen hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmiş olup, bu karara yönelik olarak davanın ilgili taraflarınca temyiz kanun yoluna başvurulmadığı anlaşıldığından, hükümsüzlük kararına yönelik olarak Dairemizce bir inceleme yapılmamış, aşağıda gösterildiği şekilde önceki hüküm aynen korunmuştur. <br><br><br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>\t1-...nun 2017-M-6358 sayılı YİDK kararının iptaline ilişkin davanın REDDİNE,<br>\t2-Davalılar ... İle ... adına tescil edilen 2016/44682 sayılı ''...'' ibareli markanın 29. ve 30. Sınıflar yönünden HÜKÜMSÜZLÜĞÜNE, fazlaya ilişkin talebin reddine,<br>\t3-Harçlar Kanunu'na göre alınması gereken 427,60 TL maktu karar ve ilam harcından peşin olarak alınan 34,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 396,2‬0‬ TL'nin davalı şirketten ve davalı şahıstan tahsili ile Hazineye irat kaydına,<br>\t4-Davacı kendisini vekille temsil ettirmiş olduğundan, marka hükümsüzlüğü davası yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümlerine göre belirlenen 25.500,00 TL maktu vekalet ücretinin davalı şirketten ve davalı şahıstan alınarak davacıya verilmesine,<br>\t5-Davalı ... kendisini vekille temsil ettirmiş olduğundan, YİDK kararının iptaline ilişkin dava yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümlerine göre belirlenen 25.500,00 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ... Kurumuna verilmesine, <br>\t6-Davacı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan 1.500,00 TL bilirkişi ücreti, 296,00 TL tebligat ve posta masrafı ile istinaf ve temyiz aşamasında yapılan 148,60 istinaf kanun yoluna başvurma harcı, 397,80 temyiz yoluna başvurma harcı, 458,8‬0 TL posta ve tebligat masrafından oluşan toplam 2.801,20 TL'nin takdiren 1/2'sinin hükümsüzlük davası yönünden yapıldığı ve bu dava yönünden de kabul oranının 1/2 olduğu kabul edilerek bu orana tekabül eden 1.400,6‬0 TL'ye 31,40 TL peşin harç ile 31,40 TL başvurma harcı tutarı eklenerek oluşan toplam 1.463,4‬0 TL'nin davalı şirketten ve davalı şahıstan alınarak davacıya verilmesine, <br>\t7-Davalı ... tarafından istinaf ve temyiz aşamasında yapılan 397,80 temyiz yoluna başvurma harcı, 100,0‬0 TL posta ve tebligat masrafından oluşan toplam 497,80 TL'nin davacıdan alınarak davalı ... Kurumuna verilmesine, <br>\t8-Davalı şirket ve davalı şahıs tarafından ilk derece ve istinaf aşamasında yargılama gideri yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, <br>\t9-Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen davacıya iadesine (HMK m.333),<br>   \t\t  10-Davacıdan alınması gereken 427,60-TL istinaf karar ve ilam harcından, peşin olarak alınan 54,40-TL harcın mahsubu ile bakiye 373,20-TL harcın davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,   <br>\t11-Dairemizce bozma ilamı üzerine duruşma açıldığından Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2021/2-96 Esas 2021/205 Karar sayılı ilamı gereğince yapılan istinaf duruşması nedeniyle taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>\tDair, duruşmaya katılan davacı vekili, davalı ... vekilinin yüzlerine karşı, diğer tarafların yokluğunda, yapılan açık yargılama sonucunda 22/05/2024 tarihinde HMK 361 maddesi uyarınca kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde  TEMYİZ yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 22/05/2024<br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 31/05/2024<br>\t\t\t\t<br><br>Başkan<br>...<br> <br><br>Üye<br>...<br> <br><br>Üye<br>...<br> <br><br>Katip<br>...<br> <br><br><br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"0ad45d098ad06c2f","SID":"67e7b6dcea944716"}}