{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ    20. HUKUK DAİRESİ     <br>Esas-Karar No: 2024/365 - 2024/961<br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20. HUKUK DAİRESİ <br><br>ESAS NO         : 2024/365 <br>KARAR NO\t: 2024/961<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                             \t   K A R A R <br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t\t: ANKARA 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 07/06/2018<br>NUMARASI\t\t: 2016/478 E.  -  2018/196 K.<br><br>DAVACI\t\t  <br>VEKİLİ\t: <br>DAVALI\t:<br>\t <br>DAVANIN KONUSU\t: Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali<br><br>\tDairemizce verilen 23/11/2022 tarih ve 2022/1359 Esas 2022/1468 Karar sayılı direnme kararı, Yargıtay Genel Kurulunun 24/01/2024 tarih ve 2023/11-588 Esas 2024/22 Karar sayılı ilamıyla bozulmuş olmakla, dava Dairemizin yukarıdaki esasına kaydı yapılıp incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br><br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, davalı şirketin, 2015/41954 başvuru numaralı “...” markasının 24. ve 35. sınıfta tescili talebinde bulunduğunu, markanın yayınına karşı müvekkili tarafından itiraz edildiğini, Markalar Dairesi Başkanlığının 19.02.2016 tarihli yazısı ile, itiraza gerekçe gösterilen marka/markalar ile başvuru arasında 8/1-b anlamında karıştırılma ihtimali bulunduğunun tespit edildiği ve bu açıdan itirazın haklı bulunarak marka başvurusundaki bazı emtianın başvuru kapsamından çıkarıldığını, Markalar Dairesi Başkanlığı kısmi ret kararının hukuka aykırı olması nedeniyle 20.04.2016 tarihinde marka yayınına itirazının yeniden incelenmesinin talep edildiğini, marka yayınına itirazın yeniden incelenmesi talebinin, YİDK'nın 2016-M-10140 sayılı kararı ile reddedildiğini, söz konusu kararın “...” ibareli başvuru ile itiraza gerekçe olarak gösterilen 99 000296 ve 99 001458 sayılı markalar arasında ilişkilendirme karıştırılma ihtimali bulunduğu kalan mesnet markalar ve başvuru kapsamında kalan mallar/ hizmetler açısından ilişkilendirme/ karıştırılma ihtimali bulunmadığı şeklinde gerekçelendirildiğini, müvekkili şirketin, perakende sektörünün öncülerinden olan bir firma olduğu ve müvekkili şirket adına tescilli veya kullanımında olan markaların hepsinin tanınmış marka olduğunu, dava konusu “...” ibareli marka başvurusunun, müvekkiline ait “...” ve “...” ibareli markalar ile görsel anlamda ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğunu, davaya marka başvurusunun tescilinin talep edildiği 24. ve 35. Sınıf ile müvekkiline ait markaların koruma kapsamında bulunan sınıfların birbiriyle ilişkilendirilebileceğini ileri sürerek YİDK’nın 2016-M-10140 sayılı kararının iptaline ve bağlantılı diğer hususlara karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>Davalı ... vekili, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.<br>Diğer davalı cevap vermemiştir.  <br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı adına başvurusu yapılan markanın tescil edilmek istendiği 24. sınıf ve 35. sınıfların tüm alt sınıfları ile davacı itirazına mesnet teşkil eden markalar arasında bir ayniyet/benzerlik bulunduğu, davaya konu marka başvurusunun ... ... ibaresinden oluştuğu, davacının itirazına mesnet teşkil eden markalarda ise ... ve ... ibarelerinin olduğu, hitap edilen tüketici kesimi nezdinde, davaya konu ... ... ibareli marka başvurusunun, davacıya ait seri markalar içerisine sızabilmesi ve bu nedenle davaya konu marka başvurusunun davacı markaları olarak addebileceği, davaya konu marka başvurusunun, davacı markalarını çağrıştırması ve bu nedenle de karıştırılma ihtimalinin ortaya çıkabileceği, daha önceki bir dönemde, davacı itirazına mesnet teşkil eden ... / ... esas unsurlu markaları üzerinde barındıran ürün/hizmetleri almış, bu ürün/hizmetlerden yararlanmış, yukarıdaki özelliklere sahip hitap edilen tüketici kesimi, bir bütün olarak, ... ... ibareli ürün/hizmetler ile karşı karşıya kaldığında, önceki tarihte aldığı ve/veya yararlandığı ... / ... ibareli markalar olduğu zannıyla, davaya konu marka başvurusunu üzerinde barındıran ürün/hizmetleri alabileceği, markalar arasında, 556 Sayılı KHK md.8/1-b anlamında halk nezdinde karıştırılmaya neden olacak derecede bir benzerliğin bulunduğu, 556 Sayılı KHK md.8/1-b kapsamında halk nezdinde karıştırılmaya neden olacak derecede bir benzerlik bulunduğu kanaatine varılmış olduğundan, KHK’nın 8/4. maddesi çerçevesinde ek bir inceleme yapılmasının gerekmediği, yalnızca benzer marka başvurusunda bulunmanın kötüniyetli başvuru olduğunun kabule yeterli olmadığı gerekçesi ile YİDK iptal talebi yönünden davanın kabulü ile, YİDK'nın 20/10/2016 tarih 2016-M-10140 sayılı kararının davacının itirazının reddi ile ilgili kısım yönünden iptaline, dava konusu marka henüz tescil edilmediğinden hükümsüzlük talebi konusunda karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.<br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde, YİDK kararının yerinde bulunduğunu, mahkemece yapılan değerlendirmenin yerinde bulunmadığını, başvuru kapsamında kalanlar için iltibas tehlikesinin olmadığını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.<br><br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİNİN 25/09/2020 TARİH VE 2019/390 ESAS 2020/763 KARAR SAYILI KARARININ ÖZETİ: Dairemizce,  davalının dava konusu başvurusuna davacı tarafça bir çok \"...\" ibareli marka mesnet gösterilerek itiraz edildiği, Markalar Dairesi Başkanlığı'nca davacının itirazına mesnet gösterdiği 99/296 ve 99/1458 sayılı markaların benzer bulunduğu, diğer markaların davalının başvurusu ile benzer bulunmadığı, Markalar Dairesi Başkanlığı’nın davacının bu iki markasını mesnet alarak davalının başvurusundan bir kısım emtia ve hizmeti çıkardığı, bir kısım yönünden ise ret kararı verdiği, davacı tarafça bu karara yapılan itiraz sonucunda da YİDK’in itirazı sadece davacının mesnet 99/296 ve 99/1458 sayılı markaları kapsamında değerlendirdiği ve itirazın reddine karar verdiği, davanın da bu YİDK kararının iptali davası olduğu gözetildiğinde, davanın, davalının başvurusu ile davacının mesnet  99/296 ve 99/1458 sayılı markaları arasında 556 sayılı KHK'nın 8/1-b maddesi anlamında iltibas bulunup bulunmadığı özelinde kaldığı ve bu şekilde değerlendirme yapıldığı, davacının itirazına mesnet 99/296 ve 99/1458 sayılı markalarının asli unsurunun \"... ...\" ibarelerinden oluştuğu, bu ibarede bulunan \"...\" kelimesi, Türkçe'de büyük, geniş anlamlarına geldiğinden ayırt ediciliğinin oldukça düşük olduğu, her ne kadar tescilli olduğu sürece markanın korunması esas ise de bu ibareyi içeren markaların koruma kapsamlarının dar değerlendirilmesi gerektiği, buna göre, dava konusu başvuruda, \"...\" ibaresinin tek başına değil bir bütün olarak \"...\" şeklinde yazıldığı, markaların bir bütün olarak değerlendirilmelerinin esas olduğu gözetildiğinde, dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet \"... ...\" asıl unsurlu markalar arasında 556 sayılı KHK'nın 8/1-b maddesi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin bulunmadığı ve ayrıca bu nedenle 556 sayılı KHK'nın 8/4. maddesinin başvurunun tesciline engel olmayacağı, iltibas değerlendirmesi hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel hukuki bilgi ile çözümlenmesi mümkün olduğundan dosyada mevcut bilirkişi raporundaki tespitlere itibar edilmediği, ayrıca bir bilirkişi incelemesine de gerek görülmediği gerekçesiyle davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, YİDK iptal talebi yönünden davanın reddine, dava konusu marka henüz tescil edilmediği için hükümsüzlük talebi konusunda karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. <br><br>YARGITAY 11. HUKUK DAİRESİNİN 06/06/2022 TARİH VE 2021/177 ESAS 2022/4514 KARAR SAYILI İLAMININ ÖZETİ: Yargıtay 11. Hukuk Dairesince; Bölge Adliye Mahkemesince markanın tescil edilmemiş olması sebebiyle hükümsüzlük talebi konusunda karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesinin isabetli olduğu, ancak, YİDK kararının iptali istemi ile ilgili olarak davacı şirketin itirazına gerekçe gösterdiği markaları arasından 99/293, 99/295, 99/296, 2004/41535 ve 99/1458 sayılı markaların benzer olduğu, bunlardan da sadece 99/296 ve 99/1458 sayılı markaların tescil kapsamları itibarı ile dava konusu başvuru markasıyla aralarında karıştırılma ihtimalinin bulunduğu değerlendirilerek karar verildiği, zaten Markalar Dairesi  Başkanlığınca 99/296 ve 99/1458 sayılı markaların benzer bulunması nedeni ile  35. sınıftaki bazı hizmetlerin başvurudan çıkartıldığı YİDK tarafından işaretsel olarak benzer olmakla birlikte tescil kapsamlarının farklı olduğu gerekçesiyle 99/293, 99/295 ve 2004/41535 sayılı markalar yönünden itirazın reddine karar verildiği, davalı şirketin de başvurunun reddine dair ... kararı aleyhine dava açmadığı, bu durumda Bölge Adliye Mahkemesince 99/293, 99/295, 99/296, 2004/41535 ve 99/1458 sayılı markaların benzer olduğu kabul edilerek itiraza gerekçe bu beş markanın tescil kapsamları itibarı ile YİDK kararının yerinde olup olmadığının ve başvuru markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesinin gerekip gerekmediği hususunun tartışılması gerekirken, hatalı gerekçeyle ve eksik incelemeye dayalı olarak davanın reddine karar verilmiş olması doğru olmamış ve bu nedenle hükmün davacı yararına bozulmasına karar verilmiştir. <br><br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİNİN 23/11/2022 TARİH VE 2022/1359 ESAS 2022/1468 KARAR SAYILI KARARININ ÖZETİ: Dairemizce; YİDK kararındaki değerlendirmenin davacının 99/296 ve 99/1458 sayılı markaları kapsamında yapıldığı ve İlk Derece Mahkemesince de bu kapsamda yapılan değerlendirme neticesinde verilen kararın davacı tarafça istinaf edilmediği, Bölge Adliye Mahkemesinin istinaf sebepleriyle bağlı olup uyuşmazlığın davalının başvurusu ile davacının mesnet 99/296 ve 99/1458 sayılı markaları arasında 556 sayılı KHK'nın 8/1-b maddesi anlamında iltibas bulunup bulunmadığı hususunda kaldığı, emsal Özel Daire kararlarında da kabul edilip açıklandığı üzere tanımlayıcılığa yakın olan ibareleri içeren markaların koruma düzeylerinin düşük tutulması ve sadece ayırt edicilik taşımayan ekleri ile oluşturdukları biçimler itibariyle korunmaları gerektiği, davalı şirketin marka başvurusundaki “...” ibaresi yanına eklenen “...” ibaresinin markaya yeterli düzeyde ayırt edicilik sağladığı, bu durumun taraf markaları arasında iltibas riskini ortadan kaldırdığı gerekçesiyle direnme kararı verilmiştir.<br><br>YARGITAY GENEL KURULUNUN 24/01/2024 TARİH VE 2023/11-588 ESAS 2024/22 KARAR SAYILI İLAMININ ÖZETİ: Hukuk Genel Kurulunca; davalı şirkete ait dava konusu markadaki “... ...” ibaresinde öne çıkan unsurun “...” ibaresi olması sebebiyle anılan markadaki esas unsurun “...” ibaresi olup markadaki diğer ibarenin yardımcı unsur niteliğinde olduğu, buradan hareketle davacıya ait itiraza mesnet “...” ve “...” esas unsurlu markalar ile davalı şirkete ait “... ...” ibareli marka arasında, esas unsurlar nazara alınarak yapılan karşılaştırmada, görsel, işitsel ve anlamsal olarak benzerliğin bulunduğu, nitekim taraf markalarında yer alan ibareler arasındaki benzerlik, dava konusu Kurum kararıyla da kabul edilmiş olup davalı Kurum nezdinde alınan bu yöndeki kararlar aleyhine davalı şirket tarafından herhangi bir dava açılmadığı, davalı şirkete ait “... ...” ibareli marka ile davacıya ait 99/293, 99/295, 99/296, 2004/41535 ve 99/1458 sayılı ve “...” ve “...” esas unsurlu markalardaki ibareler arasındaki benzerliğin kabulü ile anılan markaların kapsamları göz önüne alınarak davacı tarafından ileri sürülen iddialar ve hükümsüzlük nedenleri çerçevesinde bir değerlendirme yapılarak hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerektiği gerekçesi ile direnme kararının Özel Daire bozma kararında ve yukarıda açıklanan genişletilmiş gerekçe ve nedenlerle bozulmasına karar verilmiştir. <br>    <br>GEREKÇE\t: Dava, marka ile ilgili Kurum kararlarının iptali istemine ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\tDairemizce verilen 23/11/2022 tarih ve 2022/1359 Esas 2022/1468 Karar sayılı direnme kararının, Yargıtay Genel Kurulunun 24/01/2024 tarih ve 2023/11-588 Esas 2024/22 Karar sayılı ilamıyla bozulması üzerine Dairemizce duruşma açılmıştır. <br>\t6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun geçici 1. maddesi yollamasıyla somut uyuşmazlığa uygulanması gereken 556 sayılı KHK'nın 8/1-b maddesi uyarınca, tescil için başvurusu yapılan marka, tescil edilmiş veya tescil için daha önce başvurusu yapılmış bir marka ile aynı veya benzer ise ve tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış bir markanın kapsadığı mal veya hizmetlerle aynı veya benzer ise, tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış markanın halk tarafından karıştırılma ihtimali varsa ve bu karıştırılma ihtimali tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış bir marka ile ilişkili olduğu ihtimalini de kapsıyorsa tescil edilemeyecek olup, davalının başvurusuna konu “... ...” ibaresinde öne çıkan unsurun “...” ibaresi olması sebebiyle anılan markadaki esas unsurun “...” ibaresi olduğu, markadaki diğer ibarenin yardımcı unsur niteliğinde bulunduğu, buradan hareketle davacıya ait itiraza mesnet “...” ve “...” esas unsurlu markalar ile davalı şirkete ait “... ...” ibareli marka arasında, esas unsurlar nazara alınarak yapılan karşılaştırmada, görsel, işitsel ve anlamsal olarak benzerliğin bulunduğu, buna göre madde metninde düzenlenen ilk şartın somut uyuşmazlık açısından gerçekleştiği görülmüştür. <br>\tDosya kapsamında bulunan belge ve bilgilere göre davalının başvurusunun kapsamında 24 ve 35/1-4. Sınıf mal ve hizmetlerin bulunduğu, dosya kapsamına göre redde mesnet alınacak davacıya ait 99/293, 99/295, 99/296, 2004/41535 ve 99/1458 sayılı markaların kapsamlarının ise farklı olduğu, sadece davacının itiraza mesnet markalarından 99/1458 sayılı markanın kapsamında davalının başvurusu ile ilişikilendirilebilecek 35. Sınıf müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için çeşitli malların bir araya getirilmesi hizmetlerinin olduğu, bunun dışındaki  99/293, 99/295, 99/296, 2004/41535 sayılı markaların kapsamları yönünden bir benzerlik bulunmadığı anlaşılmıştır. <br>\tDavacının itiraza dayanak 99/1458 sayılı markasının genel mağazacılık hizmetlerini kapsadığı, diğer bir deyişle davacının markalarının kapsamında 1. sınıftan 34. Sınıfa kadar olan sınıfların malları bulunmadığı, davacıdan 35. Sınıf genel mağazacılık hizmetlerinde tescil bulunan markasını 24. Sınıftaki mallara özgülenmiş şekilde kullanıp kullanmadığı sorulmadan ve bu yönde bir araştırma yapılmadan karar verilemeyeceği anlaşılmış olup, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin yerleşmiş içtihatları uyarınca (Yargıtay 11. HD.'nin 12.05.2016 tarih ve 2015/11817 E.- 2016/5411 K.) davacı vekiline müvekkiline ait ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulu kararında gösterilen markalarından 35. Sınıf genel mağazacılık hizmetlerinde tescil bulunan markasını 24. Sınıftaki mallara özgülenmiş şekilde kullandığını gösterir delillerini sunmak üzere süre verilmiş,  ancak davacı tarafça buna ilişkin herhangi bir delil sunulmadığı gibi talep edilen kapsamda bir kullanım kanıtının bulunmadığı beyan edilmiştir. <br>\tBu durumda karşısında somut uyuşmazlık irdelendiğinde, davalının başvurusuna konu ibarenin kapsamında bulunan mal ve hizmetler ile davacının mesnet markalarının kapsamında bulunan mal ve hizmetler arasında 556 sayılı KHK'nın 8/1-b maddesi anlamında benzerlik bulunmadığı, birbirleri yerine  ikame edilebilme, rekabet etme gibi aynı tür sayılma kriterlerini taşımadığı kanaatine varılmış olup, somut uyuşmazlıkta 556 sayılı KHK'nın 8/1-b maddesinin koşullarının oluşmadığı anlaşılmıştır.  <br>\t556 sayılı KHK’nın 8/4.maddesi uyarınca “Marka, tescil edilmiş veya tescil için başvurusu daha önce yapılmış bir markanın aynı veya benzeri olmakla birlikte, farklı mallar veya hizmetlerde kullanılabilir. Ancak, tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış markanın, toplumda ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarına zarar verebileceği veya tescil için başvurusu yapılmış markanın  ayırt edici karakterini zedeleyici sonuçlar doğurabileceği durumda,  tescil edilmiş veya tescil için başvurusu daha önce yapılmış bir marka sahibinin itirazı üzerine, farklı mal veya hizmetlerde kullanılacak olsa bile, sonraki markanın tescil  başvurusu  ret edilir.” Bu maddenin uygulanabilmesi için, tanınmış markanın aynısı veya benzerinin farklı mallar için tescilinin, tanınmış markadan haksız bir yarar sağlayıp sağlamayacağı, onun itibarına zarar verip vermeyeceği ve/veya onun ayırt edici karakterini zedeleyip zedelemeyeceği hususlarının bulunup bulunmadığının araştırılması gerekmekte olup, somut uyuşmazlıkta 556 sayılı KHK'nın 8/4. maddesinin koşullarının bulunmadığı anlaşılmıştır.<br>\tDiğer yandan, davacı tarafça davalının başvurusunun kötüniyetli olduğu ileri sürülmüş ise de,  Türk Medeni Kanunu hükümleri uyarınca iyi niyetin asıl, kötü niyetin ise istisna olması nedeniyle davacının davalının kötü niyetli olduğunu kanıtlanması gerektiği, Marka Hukukunda genel olarak kabul gören anlayışa göre, tescil yoluyla sağlanan marka korumasının amacına aykırı biçimde kötüye kullanılması yoluyla başkasının markasından haksız olarak yararlanmak veya gerçekte kullanılmayıp yedekleme, marka ticareti yapmak amacına ya da şantaja yönelik başvuru ve tescillerin kötü niyetli olarak kabul edildiği, buna göre sırf marka başvurusunun davalının kötüniyetli sayılmasına olanak tanımadığı, bunun yanında davalının kötü niyetli olduğuna dair somut bir delilin de dosya kapsamında bulunmadığı kanaatine varılmıştır.<br>\tTüm dosya kapsamına göre yukarıda açıklanan nedenlerle YİDK iptaline ilişkin davanın reddine karar verilmiştir.<br>\tDava konusu marka henüz tescil edilmediğinden hükümsüzlük talebi konusunda bir karar verilmesine yer olmadığına dair karara yönelik olarak davanın ilgili taraflarınca kanun yollarına başvurulmadığı anlaşıldığından, hükümsüzlük kararına yönelik olarak Dairemizce bir inceleme yapılmamış, aşağıda gösterildiği şekilde önceki hüküm aynen korunmuştur. <br><br><br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>\t1-... YİDK kararının iptali talebi yönünden davanın REDDİNE,<br>\t2-Dava konusu marka henüz tescil edilmediğinden hükümsüzlük talebi konusunda bir karar verilmesine yer olmadığına,<br>\t3-Harçlar Kanunu'na göre alınması gereken 427,60 TL maktu karar ve ilam harcından peşin olarak alınan 29,20 TL harcın mahsubu ile bakiye 398,40‬ TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,<br>\t4-Davalılar kendilerini vekille temsil ettirmiş olduklarından, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümlerine göre belirlenen 25.500,00 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, <br>\t5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,<br>\t6-Davalı ... tarafından istinaf ve temyiz aşamasında yapılan 98,10 istinaf kanun yoluna başvurma harcı, 97,43‬ TL posta ve tebligat masrafından oluşan toplam 195,53‬ TL'nin davacıdan alınarak davalı ... verilmesine, <br>\t7-Davalı şirket tarafından ilk derece ve istinaf aşamasında yargılama gideri yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, <br>\t8-Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen davacıya iadesine (HMK m.333),<br>\t\t 9-Davalı ... alınan 35,90-TL maktu istinaf karar ve ilam harcının, karar kesinleştiğinde ve talep halinde davalı ... iadesine,<br>\t10-Dairemizce bozma ilamı üzerine duruşma açıldığından Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2021/2-96 Esas 2021/205 Karar sayılı ilamı gereğince yapılan istinaf duruşması nedeniyle taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>\tDair, duruşmaya katılan davacı vekili, davalı ... vekilinin yüzlerine karşı, diğer tarafların yokluğunda, yapılan açık yargılama sonucunda 22/05/2024 tarihinde HMK 361 maddesi uyarınca kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde  TEMYİZ yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.22/05/2024<br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 22/05/2024<br>\t\t\t\t<br><br>Başkan<br><br><br>Üye<br> <br><br>Üye<br><br><br>Katip<br><br><br><br><br><br><br>Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzal<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"a692cdabf1592a8b","SID":"93b1d8da0c161398"}}