{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  20. HUKUK DAİRESİ     <br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20. HUKUK DAİRESİ <br><br>ESAS NO         : 2022/729 <br>KARAR NO\t: 2024/920<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                                \t  K A R A R <br><br>BAŞKAN \t\t: ... \t     ... <br>ÜYE\t\t: ...\t     ...<br>ÜYE \t\t: ...\t     ...<br>KATİP\t\t: ...\t     ...<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t\t: ANKARA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 21/12/2021<br>NUMARASI\t\t: 2019/609 E.  -  2021/840 K.<br><br>DAVACILAR\t:<br>VEKİLİ\t<br>DAVALI\t: <br>\t<br>DAVANIN KONUSU\t: Haksız Rekabetten Kaynaklanan Tazminat<br><br>\tTaraflar arasında görülen davada Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 21/12/2021 tarih ve 2019/609 E. - 2021/840 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br><br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili,  davalının 1 Nisan 2019 tarihinde müvekkili şirkette çalışmaya başladığını, ancak haklı bir sebep göstermeksizin 25 Eylül 2019 tarihinde  istifa ettiğini, davalı ile müvekkili arasında yapılan sözleşmeye göre, sözleşmenin bir yıldan önce feshi halinde 30.000 TL tazminat ödeneceğinin belirlendiğini, davalının akdi haksız feshi nedeni ile Ankara 5. İcra Müdürlüğünün 2019/13086 Esas nolu takip dosyası üzerinde takip yaptıklarını, davalının takibe itiraz ettiğini, davalının sözleşme konusu işte yetiştirilmiş piyasada az bulunan bir mesleği icra etmeyi öğrendiğini, yine müvekkili firmanın çalıştığı firma ve usulleri de öğrendiğini, hasta kayıt bilgilerine vakıf olduğunu, bu konuda takipte bulunan hekimlerle diyalog sağladığını, bu doğrultuda müvekkili tarafından eğitildikten sonra piyasada az bulunur eleman haline geldiğini, ancak bu arada davalının rakip bir firmada işe başladığını, firmadan öğrenmiş olduğu gizli bilgilerde dahil olmak üzere yeni firmaya bu bilgileri aksettirdiğini ileri sürerek Ankara 5. İcra Müdürlüğünün 2019/13086 Esas sayılı dosyasına vaki itirazın iptali ile %20 den az olmamak üzere inkar tazminatına ve haksız rekabet nedeni ile fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak üzere 20.000 TL haksız rekabet tazminatı ödenmesine karar  verilmesini talep ve dava etmiştir.  <br>Davalı vekili, takibin taraflar arasında yapılan belirsiz süreli iş sözleşmesine dayandığından davada görevli mahkemenin iş mahkemeleri olduğunu, itirazın iptali istemleri bakımından cezai şart alacağı doğmadığından takibe itiraz edildiğini, davacı ile dava dışı ... Ltd. Şti. arasında organik bağ bulunduğunu, rekabet yasağı sözleşmesinin de yok hükmünde olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. <br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı işçinin yaptığı iş nedeniyle edindiği bilgileri, rakip işletmede kullanarak davacı işverene önemli ölçüde zarar verme ihtimalinin bulunduğu kanıtlanamadığı gibi, davaya konu uyuşmazlıkta ispat yükü üzerinde bulunan davacı işverence önemli bir zarara uğrama ihtimali ve hangi bilgi veya sırların (patent, faydalı model, know-how gibi) rakip konumunda olduğu iddia edilen yeni işveren şirkete aktarıldığı hususu da somutlaştırılmamış olup, haksız rekabet tanımına uyan bir eylemin varlığının ispat edilemediği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.<br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, davalının SGK dökümünden de görüleceği üzere müvekkili şirketten ayrılır ayrılmaz daha iki hafta geçmeden aynı sektörde başka bir firmada çalışmaya başladığını, davalının iddialarının aksine zorla çıkarılmadığını, istifa ettiğini, dosyadaki delillerin bunu ispat ettiğini, tanık beyanları ile haksız rekabetin ortaya konulduğunu,  davalının müvekkili şirketten eğitimler aldığını, davalının müvekkili şirketten ayrılır ayrılmaz bir  iş girişi olması ve müvekkilinin kaybettiği projelerin davalının şirketinde başlaması ile herşeyin ortada olduğunu, davalının sözleşme konusu işte yetiştirildiğini, piyasada az bulunan bir mesleği icra etmeyi öğrendiğini, yine müvekkili firmanın çalıştığı firma ve usulleri öğrendiğini, hasta kayıt bilgilerine vakıf olduğunu, müvekkili tarafından eğitildikten sonra piyasada az bulunur eleman haline geldiğini, davanın ispatlandığını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.     <br><br><br>GEREKÇE\t: Dava, rekabet yasağı ve haksız rekabetten kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\tDavacı vekili, davalının rekabet yasağı ve haksız rekabeti nedeniyle tazminat isteminde bulunmuş olup, mahkemece, davalı işçinin yaptığı iş nedeniyle edindiği bilgileri, rakip işletmede kullanarak davacı işverene önemli ölçüde zarar verme ihtimalinin bulunduğunun kanıtlanamadığı, davaya konu uyuşmazlıkta ispat yükü üzerinde bulunan davacı işverence önemli bir zarara uğrama ihtimali ve hangi bilgi veya sırların rakip konumunda olduğu iddia edilen yeni işveren şirkete aktarıldığı hususunun somutlaştırılmadığı, haksız rekabet tanımına uyan bir eylemin varlığının ispat edilemediği gerekçelerine yer verilmiş ve dava ret edilmiştir. <br>\tAncak, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 31. maddesinde, hakimin davayı aydınlatma ödevi düzenlenmiş olup, hakim uyuşmazlığın aydınlatılmasının zorunlu kıldığı durumlarda, maddi veya hukuki açıdan belirsiz yahut çelişkili gördüğü hususlar hakkında, taraflara açıklama yaptırabileceği, soru sorabileceği ve delil gösterilmesini isteyebileceği düzenlenmiştir (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/16594 Esas, 2018/4304 Karar ve 05/06/2018 Tarih). <br>\tBu durumda mahkemece, öncelikle HMK'nın 31. maddesinde düzenlenen hakimin davayı aydınlatma görevi kapsamında, davaya konu uyuşmazlıkta ispat yükü üzerinde bulunan davacı işverence önemli bir zarara uğrama ihtimali ve hangi bilgi veya sırların rakip konumunda olduğu iddia edilen yeni işveren şirkete aktarıldığı hususlarının davacıya açıklattırılması ile davacının rekabet yasağı ve haksız rekabete ilişkin somut iddialarının belirlenmesi, rekabet yasağı isteminin hangi sözleşmeye dayalı olduğunun, haksız rekabetin davalının hangi fiilinden kaynaklandığının açıklattırılması, bu belirlemelerin ardından oluşacak sonucuna göre, rekabet yasağı ve haksız rekabete yönelik olarak ayrı ayrı taraf delillerinin değerlendirilmesi, sözleşme hükümlerinin tartışılması, gerekirse toplanan ve sunulan deliller üzerinde bilirkişi incelemesi de yaptırılması suretiyle oluşacak duruma göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde eksik araştırma ve inceleme ile dosya kapsamında bulunan deliller dahi tartışılmadan soyut olarak ispat bulunmadığı ve somutlaştırma yapılmadığı şeklindeki gerekçe ile hüküm tesisi doğru olmamıştır. <br>\tHMK'nın 341. vd. maddelerinde bir kanun yolu olarak düzenlenen istinafın amacı, ilk derece mahkemesince verilen kararın denetlenmesi ve kararın yerinde görülmemesi halinde yeniden yargılama yapılarak hüküm kurulmasıdır. Burada, temyizden farklı olarak ilk derece mahkemesi kararı yalnızca hukuka uygunluk yönünden değil maddi vakıa yönünden de denetlenmektedir. İlk derece mahkemesi kararı yerinde değilse kural olarak istinaf mahkemesinin, ilk derece mahkemesinin kararını kaldırması ve ilk derece mahkemesi yerine gerekirse yeniden yargılama da yaparak karar vermesi gerekir. Ancak, HMK'nın 353/1-a. maddesinde düzenlenen yargılamaya ilişkin bazı temel usul hatalarının bulunması halinde ise istinaf incelemesi sonunda yeniden karar verilmesi söz konusu olmayıp, kararın kaldırılarak dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesi gerekmektedir. Bu kapsamda mahkemece, uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli deliller toplanmadan veya değerlendirilmeden karar verilmiş olması hali de düzenlenmiştir. Gerçekten de ilk derece mahkemesince, uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli deliller toplanmadan veya değerlendirilmeden karar verilmesi ve delillerin ilk defa istinaf aşamasında değerlendirilmesi halinde taraflar, maddi vakıa denetimi yönünden iki dereceli incelemeden mahrum kalacak ve adil yargılanma hakkının unsurlarından olan hukuki dinlenilme hakkı ihlal edilecektir. <br>\tSomut olaya bu açıdan bakıldığında, yukarıda açıklandığı üzere uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli deliler toplanmamış ve değerlendirilmemiştir. Bu itibarla, yapılan açıklamalar çerçevesinde mahkemece, inceleme ve değerlendirme yapılması gerektiğinden ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve dosyanın, davanın yeniden görülmesi için mahkemesine iadesine karar vermek gerekmiş, kaldırma kararının niteliğine göre davacı vekilinin diğer istinaf itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.<br><br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>\t1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kabulü ile Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 21/12/2021 gün ve 2019/609 E. - 2021/840 K. sayılı kararının KALDIRILMASINA;<br>\t2-Dosyanın, davanın yeniden görülmesi için mahkemesine İADESİNE,<br>\t3-Davacı vekilinin diğer istinaf itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına,<br>\t4-Davacı tarafından istinaf başvurusunda peşin olarak yatırılan 80,70-TL maktu istinaf karar ve ilam harcının istek halinde davacıya iadesine, <br>\t5-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, <br>\t6-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yapılacak yargılamada değerlendirilmesine, <br>\t7-Kararın tebliği ve harç işlemlerinin yerel mahkeme tarafından yaptırılmasına,\t<br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 10/05/2024 tarihinde HMK 353/1-a-6 maddesi uyarınca KESİN olmak üzere karar verildi.<br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 31/05/2024<br>\t\t\t\t<br><br>Başkan<br>...<br> <br><br>Üye<br>...<br> <br><br>Üye<br>...<br> <br><br>Katip<br>...<br> <br><br><br><br><br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"33795ab7972c3e32","SID":"9bac92afb7dbbbaf"}}