{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  20. HUKUK DAİRESİ     <br><br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20. HUKUK DAİRESİ <br><br>ESAS NO         : 2024/592 <br>KARAR NO\t: 2024/924<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                         \t K A R A R <br><br>BAŞKAN \t\t: ... \t     ... <br>ÜYE\t\t: ...\t     ...<br>ÜYE \t\t: ...\t     ...<br>KATİP\t\t: ...\t     ...<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t\t: ANKARA 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 23/11/2021<br>NUMARASI\t\t: 2021/290 E.  -  2021/384 K.<br><br>DAVACI\t: ...  <br>VEKİLLERİ\t: <br>DAVALI\t:<br>\t<br>DAVANIN KONUSU\t: Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali<br><br>\tTaraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 23/11/2021 tarih ve 2021/290 E. - 2021/384 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı ... tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br><br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, müvekkilinin Almanya’da yerleşik bir şirket olduğunu ve kökenlerinin 1774 yılına kadar uzandığını, şirketin ortopedik ayakkabı ve terlikleriyle hâlihazırda alanında dünyanın önde gelen firmalarından biri olduğunu, müvekkilinin ürünlerinin 1987 yılından bu yana Türkiye’de de satıldığını, müvekkilinin “...” kelime markaları ile bu markalı ürünlerinde kullandığı şekil markalarının dünya çapında tek ve gerçek hak sahibi olduğunu, itiraza konu olan şekil markasının hâlihazırda müvekkilinin menşe ülkesi olan Almanya’da, WIPO aracılığıyla Benelux Ülkeleri, İtalya ve Avusturya’da tescilli olduğunu, şekil markasının özgün bir desenden oluştuğunu, tescil engeli bulunmadığını, 2015/12595 sayılı şekil markasının 10, 18 ve 25. sınıfta yer alan mallar için marka tescil başvurusunun yapıldığını, yayına davalı şirket tarafından itiraz edildiğini, Markalar Dairesi tarafından 556 Sayılı KHK’nın 7/1-a maddesi gerekçe gösterilerek marka başvurusunun reddine karar verildiğini, müvekkili tarafından bu karara itiraz edildiğini, YİDK tarafından itirazın reddine ve Markalar Dairesi kararının yerinde olduğuna karar verildiğini, YİDK kararının yerinde olmadığından iptali gerektiğini, 2015/12595 sayılı şekil markasının KHK’nın 7/1-a maddesi gereğince tescil edilemeyecek ve ayırt edici niteliği olmayan işaretlerden olmadığını, özgün bir desen kompozisyonu olduğunu, belli bir kaynaktan gelmekte olduğu yönünde bir farkındalık yaratabilme kapasitesi bulunduğunu, tüketici bakımından bir kişiye ait olduğu anlaşılabilecek olan bir desen olduğunu, ayrıca kullanım yolu ile dava konusu markanın ayırt edicilik kazandığını ileri sürerek YİDK’nin 2016-M-5708 sayılı kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>Davalı ... vekili, dava konusu YİDK kararının hukuka uygun olduğunu, dava konusu markadaki dalgalı şeklin belirli bir ticari kaynağa ait bir işaret olarak algılanmayacağını, davacının kullanım sonucu kazanılmış ayırt edicilik gerekçeli itirazlarının da haksız ve mesnetsiz olduğunu, bir marka başvurusunun Paris Sözleşmesi’ne taraf ülkelerde tescilli olmasının, Türkiye’yi bağlayıcı olmadığını, Türkiye’de ulusal mevzuat tarafından belirlenmiş şartların karşılanması gerektiğini, somut olayda dava konusu markanın ayırt edici niteliğinin bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. <br>Diğer davalı cevap vermemiştir. <br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu marka başvurusunun 556 sayılı KHK m. 7/1-a anlamında soyut ayırt edicilik vasfını haiz olduğu, dava konusu marka başvurusunun kullanım sonucu ayırt edicilik kazandığının marka işlem dosyası kapsamında sunulan deliller ile kanıtlamadığı, dava konusu yapılan YİDK kararının iptali koşullarının oluştuğu gerekçesi ile davanın kabulü ile YİDK'nın 2016-M-5708 sayılı kararın iptaline karar verilmiştir.<br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde, davaya konu işaret dalgalı çizgilerden oluşan bir desen şeklinde olmakla birlikte, anılan desen şeklinin başvuru kapsamında yer alan mallar açısından belirli bir ticari kaynağa ait bir işaret olarak algılanmayacağını, davaya konu edilen şeklin hangi vasfı ile mal ve hizmetleri diğer teşebbüslerin mal ve hizmetlerinden ayırt etme fonksiyonuna sahip olduğu belirtilmemiş, dava konusu şeklin Mahkemece ne sebeple ayırt edici bulunduğu hususunda dava konusu şekil özelindeki gerekçe somut olarak ortaya konulmadığını, müvekkilinin kararının yerinde olduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.   <br>... Sanayi Ticaret Limited Şirketi vekili istinaf dilekçesinde, davaya fer'i müdahillik talebinde bulunan müvekkilinin, davadan İstanbul 2. Fikri Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2015/216 esas sayılı dava dosyası vasıtasıyla haberdar olduğunu, iş bu davaya müdahil olma nedeninin ise, İstanbul 2.FSHHM'de görülen davada, bu davanın konusu olan markaya tecavüz ettiği bahsiyle açılmış maddi-manevi tazminat davası olduğu, bu davanın reddedilmesi halinde fer'i müdahale talebinde bulunan müvekkilinin İstanbul'daki davayı kazanmış olacağını, ancak ilk derece mahkemesinin feri müdahillik talebini reddettiğini, bu kararı nihai kararla birlikte istinaf ettiklerini,  fer'i müdahil talebinde bulunan müvekkilinin üstün hukuki yararı bulunduğunu ileri sürerek öncelikle fer'i müdahillik talebinin reddi kararın kaldırılması ile davaya fer'i müdahil olarak katılarının kabulüne, yerel mahkeme kararının HMK 353/1-b-2 hükmü uyarınca kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.  <br><br>GEREKÇE\t: 1-Dava, marka ile ilgili Kurum kararının iptali istemine ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\tDosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, somut uyuşmazlığa uygulanması gereken 556 sayılı KHK'nın 7/1-a maddesi uyarınca, 5. madde kapsamına girmeyen işaretlerin marka olarak tescil edilemeyeceği, aynı KHK'nın 5. maddesinde ise \"Marka, bir teşebbüsün mal veya hizmetlerini bir başka teşebbüsün mal veya hizmetlerinden ayırt etmeyi sağlaması koşuluyla, kişi adları dahil, özellikle sözcükler, şekiller, harfler, sayılar malların biçimi veya ambalajları gibi çizimle görüntülenebilen veya benzer biçimde ifade edilebilen, baskı yoluyla yayınlanabilen ve çoğaltılabilen her türlü işaretleri içerir.\" düzenlemesine yer verildiği, o halde, teşebbüslerin mal veya hizmetlerini diğer teşebbüslerin mal veya hizmetlerinden ayırt etmesi şartıyla çizimle görüntülenebilen veya benzer biçimde ifade edilebilen, baskı yoluyla yayınlanabilen ve çoğaltılabilen her türlü işaretin marka olarak tescilinin mümkün olduğu, bu madde kapsamında tanımlanan ayırt ediciliğin, soyut ayırt edicilik olduğu, bir işaretin soyut ayırt ediciliğinin varlığının kabul edilebilmesi için işaretin belli bir bütünlük arz etmesi gerektiği, bütünlük arz etmenin, işaretin fark edilebilir, bir bütün olarak tanınabilir, sınırlarının tespit edilebilir olması anlamına geldiği, bu kapsamda dava konusu marka başvurusunun 556 sayılı KHK m. 7/1-a anlamında soyut ayırt edicilik vasfını haiz olduğu anlaşılmakla, davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.<br>\t2-... Sanayi Ticaret Limited Şirketi vekilinin, feri müdahale talebinin reddine dair karara yönelik istinaf istemine gelince, 6100 sayılı Kanun'un 66-69. maddeleri arasında fer'i müdahalenin düzenlendiği, söz konusu maddelere göre, üçüncü kişinin, davayı kazanmasında hukuki yararı bulunan taraf yanında ve ona yardımcı olmak amacıyla, tahkikat sona erinceye kadar, fer'i müdahil olarak davada yer alabileceği, fer'i müdahilin, tek başına hareket edemeyeceği, lehine katıldığı tarafla birlikte hareket edeceği, yani lehine katıldığı tarafın yardımcısı olduğu, müdahilin, yanında katıldığı tarafın yararına olan iddia veya savunma vasıtalarını ileri sürebileceği, onun işlem ve açıklamalarına aykırı olmayan her türlü usul işlemlerini yapabileceği, bir davada  hükmün ancak o davanın tarafları arasında kurulabileceği, açılmış bir davada, fer'î müdahil hakkında hüküm kurulamayacağı, fer'î müdahilin kararı kendi adına tek başına kanun yoluna götüremeyeceği, ancak, müdahale talebinin reddine ilişkin mahkeme kararı olması durumunda, müdahale talebi reddedilen üçüncü kişinin yalnız bu ret kararına ilişkin olmak üzere asıl hüküm verildikten sonra süresi içerinde  istinaf yoluna başvurarak müdahale talebinin haksız olarak reddedilmiş olması nedeniyle hükmün kaldırılmasını isteyebileceği, ancak dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, somut uyuşmazlık açısından ... Sanayi Ticaret Limited Şirketinin iş bu davaya feri müdahil olarak katılmasında bir hukuki yararı olmadığı anlaşılmakla, ... Sanayi Ticaret Limited Şirketi vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.<br><br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>\t1-Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenle davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Yukarıda 2 nolu bentte açıklanan nedenle ... Sanayi Ticaret Limited Şirketi vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t3-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60'ar-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davalı ... tarafından ve fer'i müdahale talebinde bulunan tarafından ayrı ayrı istinaf başvurusunda yatırılan 59,30'ar-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 368,3‬0-TL'nin anılan taraflardan tahsili ile Hazineye irat kaydına,<br>\t4-İstinaf aşamasında davalı ... ile fer'i müdahale talebinde bulunan tarafından yapılan yargılama giderlerinin  uhdelerinde bırakılmasına,<br>\t5-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br> \tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 10/05/2024 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. <br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 31/05/2024<br><br><br>Başkan<br>...<br> <br><br>Üye<br>...<br> <br><br>Üye<br>...<br> <br><br>Katip<br>...<br> <br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"ee7bd0a56859d357","SID":"8471d6a33e9072ac"}}