{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. İstanbul Anadolu 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>ESAS NO: 2021/677 Esas<br>KARAR NO: 2024/270<br>DAVA: Tespit, Tazminat<br>DAVA TARİHİ: 07/11/2017<br>\t<br>Mahkememizde görülmekte olan Tespit, Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının    ve mahkememiz dosyası ile birleştirilen------- esas sayılı dosyasının yapılan açık yargılaması sonunda; <br><br>ASIL DAVADA, <br>DAVA, :Davacı vekili  dava  dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı --------- Şirketi'nin 833 adet hissesini 41.650.-T.L. sı bedel karşılığında 21-02-2008 tarihinde -------- devir almak suretiyle şirkete ortak olduğunu, müvekkilinin en son 21-07-2015 tarihli \"yönetim kurulunun yeniden seçimi\" ile ilgili kararda imzasmın bulunduğunu, bu tarihten sonra müvekkiline şirket hakkında bilgi verilmediğini ve çağrılmadığını, müvekkilinin hissedar olduğu halde şirketin tek ortaklı olarak devam edeceğini 20-12-2016 tarihli --------- 01-11-2017 tarihinde öğrendiğini, oysa müvekkilinin ne tek ortak olarak gözüken-------- şirketine ne de başka kimseye hissesini devretmediğini, bu konuda kimseye vekâlet de vermediğini, imza konusunda inceleme yaptırılmasının talep edildiğini, davalı --------Ş.'nin tek ortaklı hale geldikten iki ay sonra diğer davalı -------- şirketi ile birleştiğini, bilindiği üzere anonim şirketlerde nama veya hamiline hisse senedi ihraç edilmediği durumda hisse devrinin geçerli olabilmesi için imzaları noter tarafından tasdik edilmiş devir sözleşmesinin, yönetim kurulu kararının ve devir işleminin pay defterine kaydedilmesinin gerektiğini, müvekkilinin hissesinin kimin tarafından devir alındığını bile bilmediğini, müvekkilinin Ticaret Odası kayıtlarında halen -------- Şirketi'nin yönetim kurulu başkan yardımcısı olarak gözüktüğünü, bu nedenle ---------- ilânlarını kontrol etme ihtiyacmı duymadığını iddia ederek; öncelikle ---------Ş.'nin hisseleri üzerine dava sonuna kadar tedbir konulmasma, hisse devir işleminin iptaline ve müvekkili adına tesciline, bunun kabul edilmemesi halinde hisse değerinin tespitine ve davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile müvekkiline ödenmesine, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.<br><br>ISLAH:Davacı vekili 10/09/2019 tarihli ıslah dilekçesi ile, hisse devrinin iptali taleplerine havi devir işlemlerinin davacının imzası ile yapılmadığını, bunun en açık örneğinin ise dosya içerisinde bulunan 21.07.2015 tarihinde  hukuka aykırı olarak müvekkilinin rızası ve bilgisi dışında hissesinin el değiştirildiğini belirterek davanın kabulüne kara verilmesini talep etmiştir.<br> <br>CEVAP:Davalılar vekili  cevap dilekçesinde  özetle; davacının sahip olduğu hisseleri 01-07-2015 tarihli devir sözleşmesinden de anlaşılacağı üzere 22.500.000.- T.L. sı bedel ile devrettiğini, hal böyle iken bu davayı neye dayanarak 1.000.- TL  üzerinden açtığının anlaşılamadığını, harcın ikmali davacıya kesin süre verilmesini aksi halde dava şartı yokluğundan davanın reddinin talep edildiğini, ayrıca davanın zamanaşımına da uğradığını, davacının sahip olduğu hisseleri usulüne uygun devrettiğini, 18-04-2013 tarihli yönetim kurulu kararıyla çıkarılan 62.500.- T.L. lık ilmühaberin davacıya verildiğini, davacının da bu ilmühaberi --------- devir ve teslim ettiğini, devir işleminin 01-07-2017 tarihli yönetim kurulu kararı ile onaylandığını, pay defterine işlendiğini, davacının hisse devri için noter tasdikli devir sözleşmesi yapılmasına ilişkin iddiasının Türk Ticaret Kanunu'na aykırı ve diğer iddiaları gibi mesnetsiz olduğunu, davacının hissesini devrettiği tarihte yönetim kurulu üyesi olduğundan devir kararını kendisinin de imzalandığını, davacının   hissesini devir alan -------- bu hisseleri ---------Ş.' ne devrettiğini, daha sonra -------- şirketi ile devir suretiyle birleştiğini ve -------- hukuken sona erdiğini, davacının hissesini devrettiğini 01-07-2017 tarihinde -------- vasıtasıyla öğrendiği iddiasının samimi olmadığını, davacının 21-07-2015 tarihli \"Yönetim Kurulunun Yeniden Seçimi\" hakkındaki kararda imzasının bulunduğunu da iddia ettiğini, söz konusu kararda davacının yönetim kurulu üyeliğine son verildiğini, yerine yeni üyeler seçildiğini savunarak; harem ikmaline, kötü niyetle açılan davanın reddine  karar verilmesini talep etmiştir.<br><br>BİRLEŞEN DAVADA; <br>DAVA; Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;  aynı konu ile ilgili olarak --------- Esas sayılı dosyasında bir davanın devam etmesi ve her iki dava arasında irtibat bulunması nedeniyle -------- Esas sayılı dosyasında devam eden dava ile birleştirilmesine, davalı -------- şirketi hisselerinden kısıtlıya ait iken devri yapılan hisse kadar olan miktarının üzerine dava sonuna kadar 3. kişilere devrinin önlenmesi için ihtiyati tedbir  konulmasına, kısıtlının bilgisi ve rızası dışında devredilen hisselerin devir işlemlerinin iptaline, --------- Şirketi'nin hisselerinden devri yapılan hisselere denk gelen miktarının  kısıtlı ---------- adına tesciline, hisselerin kısıtlı adına tescilinin mümkün olmaması halinde devredilen hisselerin rayiç değerinin belirlenerek kısıtlıya ödenmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine  karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br><br>CEVAP; Davalı  vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının hisselerini devretmediğini ve devrin kendisinin onayı hilafında  gerçekleştirildiği iddiasının gerçeğe aykırı olduğunu, hisse devrinin usulüne uygun olarak yapıldığını, davacının --------- Şirketinde hissesi bulunmadığının özel yeminli mali müşavirlik tespit raporu ile sabit olduğunu, yıllardın ticari hayatın içinde aktif yer alan davacının hisse devrini bilmediği ve bu durumu üzerinden neredeyse 3 yıl geçince fark etmiş olmasının ticari hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, davacının herhangi bir konuda bilgilendirilmesine ve toplantılara çağrılmasına  şirkette herhangi bir sıfatla yer olmadığından dolayı gerek duyulmadığını, davacının huzurda görülen davayı husumet yaratma amacıyla kötü niyetle ikame ettiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br><br>İLK KARAR:Mahkememizce 10.03.2021 tarih ve -------- esas, --------- sayılı kararı ile  davalı -------- şirketi aleyhine açılan davanın pasif husumet ehliyeti yokluğu nedeniyle reddine, davalı -------- şirketi ve -------- şirketi aleyhine açılan davanın pasif husumetten reddine karar verilmiştir. <br><br>İSTİNAF KALDIRMA KARARI: -------- sayılı  kararı ile ;  TTK nun 153.(1)maddesi uyarınca \"birleşme  ,birleşmenin ticaret siciline tescili ile geçerlilik kazanır.Tescil anında ,devrolunan şirketin  bütün aktif ve pasifi kendiliğinden devralan şirkete geçer.Davalılar ------- şirketi ve ------- şirketi birleşme yoluyla tüzel kişilikleri sona ermiş olup ;davanın halefiyet gereği ------- şirketine yöneltilmesi gerekir. Dava hisse devri işleminin iptali ve davacı adına tescili mümkün olmadığı takdirde bedelinin ödemesi istemine ilişkin olup davacının tescil talebini de içerdiğinden davalı şirkete husumet yöneltilmesinde isabetsizlik yoktur.İlk derece mahkemesince davanın hisseleri devir alana yöneltilmediği gerekçesiyle reddedilmiştir. Davalı şirket ve ihbar olunanların sundukları delillere göre davacı hisselerinin devir beyanına istinaden tarihli Y.K kararı ile -------- adın tescil edilmesine karar verilmiştir. Buna göre eldeki davada talep -------- hukukunu etkileyecek niteliktedir. Adı geçenin yokluğunda hisse devrinin usulüne uygun yapılıp yapılmadığı incelenemeyecektir. Davacı hisselerinin kime veya kimlere devredildiği usulüne uygun biçimde tesbit edilerek adı geçenlere karşı dava açması için davacıya önel verilmesi ve dava açıldığı takdirde eldeki dava ile birleştirilmesi, savunmalar ve toplanan kanıtlar çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken, anılan şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir. 6100 Sayılı HMK nın 390/3 Maddesi \"tedbir talep eden taraf dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır.\" şeklinde düzenlenmiştir. Dosya mevcudu itibariyle davacının haklılığını yaklaşık ispat düzeyinde ispatlayamadığı tesbit edilmiştir.Davacı vekilinin davacı hisseleri üzerine ihtiyati  tedbir konulması talebi yerinde görülmemiştir.Açıklanan nedenlerle; taraf vekillerinin istinaf başvusunun kabulü ile davanın esası incelenmeksizin  hükmün kaldırılmasına, davanın yeniden görülmek üzere dosyanın mahkememize iadesine karar verilmiştir.<br><br>İNCELEME VE GEREKÇE; Asıl ve birleşen dava; hisse devri işleminin iptali ile davacı adına tesciline, aksi halde hisse değerinin tespiti ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline ilişkindir. Davacının 21 Şubat 2008 tarihinde davalı --------Ş'nin  hissedarı --------- 833 adet hisse aldığını, hisselerini devretmediğini, ancak 30.11.2016 tarihi itibariyle davalı  -------Ş'nin tek hissedar olarak davalı ---------Ş'nin görüldüğünü belirterek rızası dışında oluşan hisse devir işleminin iptalini talep ettiği görülmektedir. Asıl ve birleşen davanın davalılar vekili ise  davacının hissesini kanuna ve usule uygun devrettiğini savunarak; haksız davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı olarak gösterilen -------- Şirketi, daha önce limited şirket iken 04-04-2013 tarihinde nev'i değiştirmiş anonim şirkete dönüşmüştür. Daha sonra 30-12-2016 tarihinde de Türk Ticaret Kanunu'nun 151 inci maddesine göre -------- Şirketi'ne devir edilerek, bu şirket ile devir suretiyle birleşmiş ve tasfiyesiz infisah etmiştir. Bu şekilde hükmi şahsiyeti de sona ermiş, ticaret sicil kaydı da terkin edilmiştir.--------Ş'nin de ------- Şirketi ile birleştiği, pasif dava ehliyetlerinin olmadığı, bu nedenle halefiyet gereği davanın  --------- Şirketi'ye yöneltilmesi gerektiği belirlenmiştir. Davacı -------- ile -------- arasında imzalanan 01-07-2015 tarihli Anonim Şirket Hisse Devir Sözleşmesine istinaden; ---------, ----------- Şirketi'ndeki 625 adet hisseye karşılık 62.500.- T.L. lık sermayesinin tamamını 22.500.000.- T.L. sı bedel ile dava dışı ---------  devretmiştir.Devir sözleşmesinde, devreden ---------; \"devir bedelinin haricen nakden ve peşinen tahsil ettiğini, devir işleminin ortaklar pay defterine işlenmesine muvafakatinin bulunduğunu\" beyan etmiştir.--------- Şirketi'nin, -------- ve--------- tarafından imzalanmış nama yazılı 625 hisse karşılığı 62.500.- T.L. lık Geçici Hisse Senedi İlmühaberi, davacı -------- tarafından ciro edilmek suretiyle --------- teslim edilmiştir. Ayrıca geçici hisse senedi ilmuhaberini  davacı --------, ---------- ciro ettiğine dair imzası da bulunmaktadır. Davacının imzaya itirazı üzerine davacıya ait örnek imzalar toplanmış ve uzman bilirkişi tarafından yapılan incelemeyle imzanın davacıya ait olduğu belirlenmiştir.-------- Şirketi'nin yönetim kurulu 01-07-2015 tarihli ---------- numaralı toplantısında \"-------- hisselerinin ---------devrinin pay defterine işlenmesine\" oy birliğiyle karar vermiştir. Kararı, o tarihte yönetim kurulu üyesi olan davacı -------- imzalamıştır ve hisse devri, -------- Şirketi'nin, ---------- Noterliği'nden 29-04-2013 tarihinde ---------- yevmiye numarasıyla tasdik edilmiş olan ortaklar pay defterine işlenmiştir. Doktrin ve Yargıtay kararlarında ihtilafsız bir şekil senede bağlanmamış payların devrinin, alacağın temliki hükümlerine göre yazılı şekilde yapılacağı kabul edilmektedir. Olaya bu açıdan baktığımızda; davacı --------- ile ------- arasında, 01-07-2015 tarihinde tarafların beyanlarını içeren sözleşme düzenlenmiştir. Bu açıdan gerekli olan şart sağlanmıştır. -------- Şirketi, yönetim kurulu kararı ile 18-04-2013 tarihinde nama yazılı payları için \"Geçici Hisse Senedi İlmühaberi\" düzenlemiştir. Davacı -------- yönetim kurulu üyesi olduğundan Geçici Hisse Senesi İlmühaberini şirketin yetkilisi olarak imzalamıştır. Davacı---------, kendisine ait olan nama yazılı 625 hisse karşılığı 62.500.-T.L. lık Geçici Hisse Senedi İlmühaberini ciro etmek suretiyle -------- devretmiştir. Bu şekilde Geçici Hisse Senedi ilmühaberi ciro edilmek suretiyle, zilyetlik --------- geçmiştir. Bu durumda davacının davalı şirkette hissesi bulunmamaktadır. Bu durumda davacının davalı şirketteki hissesinin birleşen davanın davalısı --------- usulüne uygun olarak geçtiği, hisse devrinin iptali koşullarının oluşmadığı, davalı  -------- Şirketi ve  --------Ş'nin birleşme yoluyla tüzel kişiliklerinin sona erdiği, pasif dava ehliyetlerinin  olmadığı belirlenmekle; davalı --------- Şirketi ve birleşen davanın  davalısı --------- aleyhine açılan davanın reddine, diğer davalılar aleyhine açılan davanın pasif husumet ehliyeti yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi kanaatine varılarak  aşağıdaki hüküm kurulmuştur. <br><br>HÜKÜM; Ayrıntıları ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere, <br>1-ASIL DAVA YÖNÜNDEN <br>a-Davalı ------- şirketi Ve ------- şirketi Aleyhine açılan davanın pasif dava ehliyeti yokluğu nedeniyle REDDİNE,<br>b-Davalı -------- şirketi Aleyhine açılan davanın REDDİNE,<br>2-BİRLEŞEN DAVA YÖNÜNDEN<br>DAVANIN REDDİNE,<br>A-ASIL DAVADA; <br>a-KARAR HARCI;<br>Alınması gereken 427,60 TL maktu karar harcının 31,40 TL'si dava açılırken peşin olarak alınmış olduğundan geriye kalan 396,20 TL davacı taraftan tahsili ile hazineye irad kaydına, <br>b-AVUKATLIK ÜCRETİ; <br>Davada avukatla temsil edilen davalılar yararına belirlenen 17.900,00 TL maktu avukatlık ücretinin davacı taraftan tahsili ile davalılara verilmesine, <br>c-YARGILAMA GİDERLERİ, <br>Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin  üzerinde bırakılmasına, <br>Davalı tarafından yatırılan 4,60 TL vekaletname harcının davacı taraftan tahsili ile davalı tarafa verilmesine, <br>Davalı tarafından yapılan 100,00 TL  yargılama giderinin davacı taraftın tahsili ile davalı tarafa verilmesine, <br>B-BİRLEŞEN DAVADA; <br>a-KARAR HARCI; <br>Alınması gereken 427,60 TL maktu karar harcının davacı taraftan tahsili ile hazineye irad kaydına, <br>b-AVUKATLIK ÜCRETİ; <br>Davada avukatla temsil edilen davalı yararına belirlenen 17.900,00 TL maktu avukatlık ücretinin davacı taraftan tahsili ile davalı tarafa verilmesine, <br>c-DİĞER YARGILAMA GİDERLERİ; <br>Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, <br>Davalı tarafından yargılama gideri yapılmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, <br>Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine, \t<br>Dair, hazır olan davacı kayyımı ve davalılar vekillerinin  yüzüne karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içinde Mahkememize veya Mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer yada başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile --------- Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yasa yolunun açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 24/04/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"14134f6c29943dce","SID":"8186fad544958714"}}