{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ    20. HUKUK DAİRESİ     <br><br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20.HUKUK DAİRESİ <br><br>ESAS NO       : 2022/486 <br>KARAR NO\t: 2024/822<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                                K A R A R <br><br><br>BAŞKAN \t\t: ... \t     ...<br>ÜYE\t\t: ...\t     ...<br>ÜYE\t\t: ...\t     ...<br>KATİP\t\t: ...                      ...<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 4. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK <br>                                                  MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 01/02/2021<br>NUMARASI\t\t: 2019/358 E.  -  2021/36 K.<br><br>DAVACI\t:   <br>VEKİLİ\t:<br>DAVALI\t: <br><br>DAVANIN KONUSU\t:YİDK Kararının İptali, Marka Hükümsüzlüğü<br><br>\tTaraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 01/02/2021 tarih ve 2019/358 Esas - 2021/36 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br><br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ\t: Davacı vekili, müvekkili adına tescilli \"...\" ve \"... ...\" ibareli markaların bulunduğunu, davalı gerçek kişinin ise 2018/78336 sayılı \"... ...\" ibareli marka başvurusunu yaptığını, müvekkilince bu başvuruya yapılan itirazın davalı Kurum tarafından reddedildiğini, oysa taraf markalarının ayniyet derecesinde benzer olduğunu, dava konusu başvuru logosundaki \"B\" harfinin, müvekkilinin \"B\" harfini kullanımı ile aynı bulunduğunu, bu harfin sonsuz kere kullanımı olabilecekken davalının müvekkilinin markasındaki gibi \"B\" harfini yan yana kullanarak marka logosunu tasarladığını, müvekkili markasının, dava konusu başvuruda taklit edildiğini, \"...\" ibareli markanın tüketicinin zihninde aynı tınıyı bırakacağını, dava konusu başvurunun kapsamındaki mal ve hizmetlerin de müvekkili markalarının kapsamlarında yer aldığını, bu nedenlerle taraf markalarının karıştırılacağını, dava konusu başvurunun, müvekkilinin deri markası olarak algılanacağını, davalı marka başvurusunun, müvekkili markalarının ayırt edici karakterine ve tanınmışlığına zarar verdiğini ileri sürerek, YİDK'in 2019-M-6511 sayılı kararının iptaline, dava konusu markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.  <br>        \t   Davalı ... vekili, Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet markalar arasında karıştırılmaya yol açacak düzeyde benzerlik bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.<br>\t Diğer davalı, davaya cevap vermemiştir. <br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, davalının \"... ...\" ibareli marka başvurusu ile davacının \"...\" ibareli markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı, ortalama düzeydeki tüketici kesimi nezdinde başvuru konusu işaret ile davacı markaları arasında işletmesel bağlantı olduğu ya da idari ve ekonomik açıdan birbiriyle bağlantılı işletme tarafından piyasaya sunulan markalı mallar/hizmetler algısı da oluşmayacağı, taraf marka işaretleri benzemediğinden SMK'nın 6/1 maddesindeki koşulların oluşmadığı, aynı nedenle SMK'nın 6/5 maddesindeki koşulların da somut olayda bulunmadığı, dava konusu marka başvurusunun kötü niyetli yapıldığı iddiasının kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.  <br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili, dava konusu başvuru ile müvekkili markaları arasında ayniyet derecesinde benzerlik olduğunu, başvuruda yer verilen logoda, iki tane \"B\" harfinin yan yana kullanıldığını, müvekkili markalarındaki logonun da bu şekilde olduğunu, bu hali ile logoların neredeyse aynı görüntüye sahip olduğunu, \"B\" harfinin sonsuz kere kullanımı mümkün iken davalının, müvekkilinin kullandığı gibi iki \"B\" harfini yan yana kullanarak marka logosunu tasarlamasının, müvekkiline ait markanın taklit edildiğini gösterdiğini, dava konusu markayı gören orta bilinç düzeyindeki tüketicinin, birbirine çevrilmiş şekilde büyük harfle yazılmış olan iki \"B\" harfini gördüğü anda müvekkili markasına ait yeni oluşturulan bir marka veya müvekkilinin markasının bir alt serisi olarak algılayacağını, müvekkili markası ile işbu davaya konu marka logosunun tasarımındaki ortak düşüncenin, iki \"B\" harfinin yan yana konumlandırılması olduğunu, davalının müvekkili markasından esinlenerek dava konusu başvuruyu oluşturduğunu, mahkemece bu iddialarının değerlendirilmediğini ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.  <br><br>GEREKÇE\t: Dava, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\tDosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, \"... ...\" ibareli başvuru ile davacının itirazına mesnet \"...\" ve \"... ...\" ibareli markalar arasında 6769 sayılı SMK'nın 6/1 maddesi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde karıştırılma tehlikesinin olmadığı, zira her ne kadar taraf markalarında \"...\" harfleri ortak olarak yer almakta ise de bu harflerin tertip tarzlarının birbirlerinden farklı bulunduğu, öte yandan markalardaki kelime unsurları arasında da hiçbir benzerlik olmadığı, tek başına harflerin kimsenin tekeline bırakılamayacağı da gözetildiğinde dava konusu başvuru ya yeterli ayırt ediciliğin sağlandığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.<br><br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;\t<br>\t1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Alınması gereken 427,60 TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafça istinaf başvurusunda yatırılan 80,70 TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile kalan 346,90 TL bakiye harcın davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, \t<br>\t3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi uhdesinde bırakılmasına,<br>\t4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 26/04/2024 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde TEMYİZ yolu açık olmak üzere karar verildi. <br>\t<br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 26/04/2024 <br><br>\t\t\t\t<br><br>Başkan<br>...<br> <br><br>Üye<br>...<br> <br><br>Üye<br>...<br> <br><br>Katip<br>...<br> <br><br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"261371747f10dfb9","SID":"76293a9f57c2b3ad"}}