{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">        T.C.<br>GAZİANTEP<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  11. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: ....<br>KARAR NO\t\t: .......<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>KATİP\t\t: ...  (...)<br>İNCELENEN KARARIN    <br>MAHKEMESİ\t: GAZİANTEP 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: .....<br>NUMARASI\t\t:.......<br>DAVACI\t\t: ... <br>VEKİLİ\t\t: Av. .....<br>DAVALI\t\t: ......<br>VEKİLİ\t\t: Av. .....<br>DAVANIN KONUSU\t: Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARARININ\t<br>KARAR TARİHİ\t:....<br>YAZIM TARİHİ\t: ......<br><br>Taraflar arasında görülen davada yerel mahkemece verilen karar taraf vekillerince istinaf edilmekle, dosyadaki tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkil şirketin, ......... fabrikasında muhtelif ebatta çuval üretimi yaptığını, üretimde kullanılmak üzere müvekkil şirketin, davalı . . . kg . .... USD/ton (KDV dahil) birim fiyatı ile satın alması, ... tarih ve ...... sayılı proforma fatura ile kararlaştırıldığını, ...... USD/ton birim fiyatı ile toplam satış bedeli, ...... usd olduğunu, ..... faturada; malın . .... sonunda ...... teslim edileceği; ödeme vadesi olarak da % ...'unun avans, % .....'ının da malın limana geldiğinde peşin olarak ödeneceğinin belirtildiğini, avans olarak......USD tutarında ....... vadeli çekin davalı şirkete verildiğini, davalı şirketin ifayı yerine getirmeyeceğinin kesin olarak anlaşılması üzerine müvekkil . .... tarafından üretimde kullanılacak olan  ikame mal arayışına girildiğini, Pandemi döneminde hammadde sıkıntısının çekilmesi nedeniyle ikame malın hemen bulunamadığını, ....... tarihli siparişin bile . .... sonunda teslim edilebileceğinin belirtilmesi bunu açıkça kanıtladığını, müvekkil şirketin ancak ...... tarihinde aynı cins ve aynı miktarda malı (. ton), spot piyasadan (.... hariç).......USD/ton fiyat aralığından toplam (KDV dahil) ......USD'ye alabildiklerini, davalı şirketin temerrüdü nedeniyle müvekkil şirketi aynı miktarda aynı cins malın alımı için fazladan ödediği tutar ...... USD olduğunu, davalı şirket ile yapılan şifai görüşmelerde; mal bedelinin kalan % .... kısmının ödenmemesi nedeniyle malın teslim edilmeyip başka kişi/şirketlere satıldığı ifade ettiğini, açıklanan nedenlerle; davalarının kabulüyle fazlaya ilişkin haklarının saklı kalması kaydıyla müspet zarar karşılığı olarak şimdilik ...... USD tazminatın devlet bankaları tarafından senelik mevduata verilen en yüksek faizi ile birlikte davalı şirket tarafından müvekkil şirkete ödenmesini, yargılama giderleriyle vekâlet ücretinin de davalı üzerine bırakılmasına karar verilmesi talep ve dava etmişlerdir. <br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın davasını belirsiz alacak davası olarak açmış olduğunu, ancak dava dilekçesi içeriğinde talep etmiş olduğu talep miktarı belli olduğundan öncelikle eksik harcın tamamlanması için kesin süre verilmesini, kesin sürede eksik harç ikmal edilmediği takdirde davanın  usulden reddine karar verilmesini talep etiklerini, davalı müvekkil şirketin petrol türevi olan plastik hammadde satışı yaptığını, söz konusu fiyat dalgalanmalarından zarar görmemek adına, müvekkil şirket de dahil olmak üzere tüm petrol piyasasında yapılan satışlarda öncelikle alıcıdan, yani müşteriden kapora alındığını ve daha sonra da mal bedelinin tamamının ödendiğini, mal bedelinin tamamı ödenince ürünün müşteriye teslim edildiğini, yapılan ticaretin teamüllerde ve sözleşmeler uyarınca bu şekilde yapılmasının nedeninin satılan ürünlerin maddi değerinin büyüklüğü nedeni ile ürünün bedeli tam olarak tahsil edilmeden gümrük, ..., liman masraflarının haliyle satıcı tarafından ödenmek istenmemesi olduğunun, davacı şirketin daha önceki yapmış olduğu alış verişlerindeki gibi müvekkili şirketle irtibata geçerek .... ton polipropilen ... hammadde almak istediğini bunun üzerine taraflar arasında ... tarihli, ..belge nolu proforma fatura karşılıklı imza altına alındığını, İmzalanan bu proforma fatura içeriğinde de davacı tarafından dava dilekçesinde de belirtip kabul ettiği üzere ürünün bedelinin ... avans, .. mal limana geldiğinde peşin olarak ödemesi yapılması konusunda tarafların  anlaştıklarını, söz konusu bu anlaşma üzerine davacı tarafça satılan ürünün bedeli olan ... USD'nin yüzde .....'unun peşin olarak ödenmesi gerekirken müvekkili şirkete ..... vade tarihli çek gönderildiğini, açıklanan nedenlerle öncelikle davanın usulden reddini, yasaya ve hukuka aykırı olarak açılan davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmişlerdir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: Mahkemece; \".... Davacı taraf davalının kendisine mal henüz limana gelmeden malın geldiğine ve ödemenin yapılması gerektiğine yönelik olarak bildirimde bulunulmasına rağmen ödeme yapmadığı ve malın geliş tarihleri...... belli ve bildirilmiş olmasına rağmen malların akıbetini sormadığı gibi ödeme yapmaya yanaşmadığı ve bu şekilde kusurlu olduğuna, Davalı taraf davacı taraf her ne kadar ödemeyi yapmamışsa da malın limana geldiği bilgisini davacıya iletmediği ve mal geldiğinde peşin ödemenin ifa edilmesini talep etmediği, bu hususların yanında ayrıca herhangi bir bildirim yapmadan yani davacının malları teslim almasını beklemeden doğruda malı davacı dışında üçüncü kişilere sattığı ve bu şekilde kusurlu olduğu, Her iki tarafın kusur teşkil eden eylemleri nazara alındığında taraflar arasında kurulan akdi ilişkiye konu işin tamamlanamaması noktasında her iki tarafın da eşit kusurlu olduğu, Davacının sözleşmenin ifa edilmeyeceğini .....tarihinde öğrendiği ve ..... tarihli bilirkişi raporunda da isabetli bir biçimde tespit edildiği üzere basiretli bir tacir olarak davranması neticesinde makul ......günlük süre içerisinde malları başka satıcılardan temin edebileceği, bu tarihteki malların rayiç değerleri ile farktan kaynaklanan müspet zarar miktarının ... USD olduğu, ...... USD miktarı tarafların kusurlarına göre paylaştırıldığında davacının davalıdan ...... USD zarar talebinde bulunabileceği kanaatine varılmıştır. Bu açıklamalar doğrultusunda da davanın kısmen kabul ve kısmen reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Davanın KISMEN KABUL ve KISMEN REDDİ ile; ..... USD'nin dava tarihi olan.... tarihinden, bakiye ..... USD'nin ise ıslah tarihi olan ....tarihinden itibaren devlet bankalarının USD cinsi ile yabancı para ile açılan 1 yıl vadeli mevduata uyguladıkları en yüksek faiz ile birlikte davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, fazlaya ilişkin taleplerin REDDİNE,....\" karar verilmiştir. <br>İSTİNAF NEDENLERİ: Karara karşı taraf vekilleri istinaf isteminde bulunmuştur. <br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkemece, heyetini reddettikleri ve içeriğine itirazlarının fiilen kabul edildiği bilirkişi raporunun esas alınarak karar verildiğini, ...... tarihli dilekçeleri ile ....... tarihli İstanbul'dan alınan bilirkişi raporu içeriğine itiraz ettiklerini aynı zamanda söz konusu dilekcçeyle bilirkişi heyetini reddettiklerini beyan ettiklerini, ilk derece mahkemesinin de ...... tarihli duruşmada alınan ara kararla dosyayı yeniden kök raporu düzenleyen  ..... bilirkişi heyetine tevdii ettiğini böylece fiilen itirazlarının kabul edildiğini, ancak gerekçeli karar içeriğinden . ..... heyeti raporunun karara esas alındığının, .... tarihli duruşmada alınan ara kararının yok sayıldığının görüldüğünü, yerel mahkemece İstanbul bilirkişi raporuna itibar edilecek ise öncelikle ...... tarihli ara karardan dönülmesi ve rapora itirazları ile bilirkişi heyetini reddine yönelik talepleriyle ilgili karar verilmesi gerektiğini, bu yönüyle kararın kaldırılması gerektiğini, ayrıca gerekçeli kararda, bakiye ödeme için bildirim yapılıp yapılmadığına yönelik kabullerde de çelişki bulunduğunu, maddi gerçeğin ödeme koşulu olan malın limana geldiği bilgisinin davacıya bildirilmediği ve malın geldiği gün üçüncü kişiye satıldığının ortada olduğunu, ancak gerekçeli kararda, \"daha sonra malların limana geldiğine ilişkin davalı tarafından davacıya herhangi bir bildirim yapılmadığı ve bu şekilde malların davacı dışında 3. kişilere satışının yapıldığı\"na yönelik ayrı bir tespitin de yer aldığını, sonuç olarak Mahkemenin kusur paylaşımı yaparken kabullerinde açık çelişkiye düştüğünün görüldüğünü, ayrıca karşı vekalet ücretinin . . ... tarifnamesinin 13/3 maddesine aykırı olacak şekilde hatalı olarak takdir edildiğini, işbu davanın konusunun satım sözleşmenin haksız dönülmesinden kaynaklanan müspet zararın tazmini davası olduğunu, Mahkeme tarafından davacı müvekkil lehine  ..... TL, davalı lehine de  ..... TL avukatlık ücreti takdir edildiğini, AAÜT'nin 13/3 maddesinin \"Maddi tazminat istemli davanın kısmen reddi durumunda, karşı taraf vekili yararına bu Tarifenin üçüncü kısmına göre hükmedilecek ücret, davacı vekili lehine belirlenen ücreti geçemez.\" hükmüne haiz bulunduğunu, bu nedenle davalı lehine, davacı lehine takdir edilen vekalet ücretinden fazlası takdir edilmesi nedeniyle de kararın kaldırılması gerektiğini belirterek, açıklanan nedenlerle yerel mahkemenin kararının kaldırılarak, müspet zarar karşılığı olarak toplam ... USD'nin devlet bankaları tarafından senelik mevduata verilen en yüksek faizi ile birlikte  davalı şirket tarafından müvekkil şirkete ödenmesine, yargılama giderleriyle vekâlet ücretinin ise davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.                    <br>Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkemece; \"Davalı taraf davacı taraf her ne kadar ödemeyi yapmamışsa da malın limana geldiği bilgisini davacıya iletmediği ve mal geldiğinde peşin ödemenin ifa edilmesini talep etmediği, bu hususların yanında ayrıca herhangi bir bildirim yapmadan yani davacının malları teslim almasını beklemeden doğruda malı davacı dışında üçüncü kişilere sattığı ve bu şekilde kusurlu olduğu\" şeklinde karar verilerek davalı müvekkilin malın limana geldiği bilgisinin davacı firmaya iletilmediğinden bahisle müvekkilinin kusurlu olduğuna kanaat getirildiğini, ancak yerel mahkemece davacı firmanın kusurlu olduğunun kabulüne ilişkin vermiş olduğu hükümde \"malın geliş tarihleri belli ve bildirilmiş olmasına rağmen malların akıbetini sormadığı gibi ödeme yapmaya yanaşmadığı ve bu şekilde kusurlu olduğuna\" ifadeleriyle davalı müvekkili tarafından davacı firmaya malın geldiği bilgisinin verildiği gerekçesine dayanılarak davacı firmanın kusurlu bulunduğunu, bu itibarla yerel mahkemece davalı müvekkilinin \"malın limana geldiği bilgisini davacıya iletmediği ve mal geldiğinde peşin ödemenin ifa edilmesini talep etmediği\" gerekçeleri ile kusurlu olduğu şeklinde tesis edilen hükmün hatalı olduğunu, zira yerel mahkemenin aynı gerekçe ile davacı tarafa kusur atfederken müvekkilinin üzerine düşen sorumlulukları yerine getirdiğine kanaat  getirdiğini, ayrıca vekalet ücreti yönünden de; tahsiline karar verilen davaya konu alacağın yabancı para alacağı olup; bu durumda kararda hüküm altına alınan alacak bakımından red oranına göre taraflarına hükmedilecek vekalet ücretinin ...... karar tarihindeki efektif satış kuru esas alınarak reddedilen miktarın Türk Lirası karşılığına göre hesaplama yapılması gerektiğini...... belirterek, açıklanan nedenlerle yerel mahkeme  kararının ortadan kaldırılarak davanın tümden reddine ya da davanın esası ile ilgili delillerin toplanmaması ve eksik incelemeye dayalı hüküm kurulmuş olması sebebi ile HMK. 353/1-a-6 md gereğince davanın yeniden görülmesi ve önceki kararla bağlı kalmaksızın yeniden hüküm kurulması için dosyanın ilgili mahkemesine gönderilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin de karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İNCELEME VE GEREKÇE: İnceleme, HMK'nın 355. maddesi hükmü uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>Dava, sözleşmenin ifa edilmemesinden kaynaklı olarak doğan zararın tahsili istemine ilişkindir.<br>Mahkemece; proforma faturaya konu edilen malın davacıya telim edilmemesi nedeniyle oluşan zarara ilişkin açılan davanın yapılan yargılaması sonucunda, davacı tarafın malın limana geldiği bilgisini davacıya iletmemesi ve ayrıca mal geldiğinden peşin ödemenin ifa edilmesini talep etmemesi, davalı tarafın da bildirimde bulunulmasına rağmen ödeme yapmaması nedeniyle akdi ilişkiye konu işin tamamlanamaması hususunda her iki tarafında eşit kusurlu olduğu kabul edilerek davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiştir.<br>Davacı taraf dava dilekçesinde .... USD talepte bulunmuş .... tarihli ıslah dilekçesi ile bu talebini ... USD artırarak .... USD'ye çıkarmıştır. <br>Islah tarihi olan .....tarihi itibari ile ...... efektif satış kuru ..... TL olup bu tarih itibari ile dava değeri ... TL'dir. <br>Dava değeri ıslah neticesinde .... TL'ye yükseltilmiş olup, karar tarihi .... tarihi itibariyle, ....tarihli ve ... sayılı ...... Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanunun 5 inci maddesinin üçüncü fıkrası gereğince heyet sınırı “beş yüz bin” Türk Lirasıdır. Oysaki yerel mahkemece dosyaya heyetçe bakılması gerekirken tek hakim bakılarak karar verilmiştir.<br>Ticaret mahkemesi, tek hakimli olarak görmesi gereken davayı veya işi, heyet halinde görürse, bu durumda taraflara sağlanan hukuki himaye güçleneceği için, bu durum esasa etkili bir usul hatası sayılmamaktadır. Buna karşılık tam tersine heyet olarak görülmesi gereken bir dava ya da iş, tek hakim olarak görülerek karara bağlanırsa, bu durum istinaf aşamasında HMK'nın 353/1-a-(3) maddesi gereğince re'sen mutlak kaldırma sebebidir. Zira, bu durumda görev ilişkisi söz konusu olup, anılan husus kamu düzenine ilişkindir. Dolayısıyla heyet olarak görülmesi gereken davaya tek hakim olarak karar verilmesi mutlak kaldırma sebebi olmakla, başkaca bir husus irdelenmeksizin kararın kaldırılması gerekmiştir. ( ... . ....., .......Sonuç olarak, ilk derece mahkemesince davanın esasına yönelik uyuşmazlığın heyet tarafından giderilerek bir karar verilmesi gerekirken tek hakim tarafından karar verilmesi isabetli olmadığından taraf vekillerinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-a-6. maddesi uyarınca kabulü ile mahkeme kararının kaldırılmasına, dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiştir.<br>HÜKÜM : Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;<br>1-Taraf vekillerinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-a-6 maddesi uyarınca KABULÜNE,<br>2-......Karar sayılı istinafa konu kararının KALDIRILMASINA,<br>3-Dosyanın yukarıda işaret edilen eksikliklerin ikmali ile oluşacak sonuca göre karar verilmek üzere yeniden görülmesi için kararı veren mahal mahkemesine iadesine,<br>4-İstinaf başvurma harcı dışında istinaf peşin karar harcı olarak alınan harcın isteği halinde yatıran taraflara iadesine,<br>5-İstinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda nazara  alınmasına, <br>6-İşbu gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,<br>Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 353. maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verilmiştir....<br>\t\t\t\t<br>...<br>Başkan<br>...<br> ¸e-imzalıdır <br>...<br>Üye<br>...<br> ¸e-imzalıdır <br>...<br>Üye<br>...<br> ¸e-imzalıdır <br>...<br>Katip<br>...<br> ¸e-imzalıdır <br><br><br><br><br><br>  NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP AYRICA ISLAK İMZA UYGULANMAYACAKTIR. \"5070 Sayılı Yasanın 5. ve 22. maddeleri gereğince elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan ıslak imza ile aynı hukuki sonucu doğurur.\"<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"56f58fd507c08389","SID":"ac838d5efba88f97"}}