{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\"> T.C.<br>KAYSERİ<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>6. HUKUK DAİRESİ<br>ESAS NO: 2024/1145 <br>KARAR NO: 2024/1236<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 04/03/2024<br>ESAS NO: 2023/146 <br>KARAR NO: 2024/231<br>DAVANIN KONUSU: Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 29/05/2024<br>İSTİNAF KARAR YAZIM TARİHİ: 30/05/2024<br>KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin istinafa konu edilen 04/03/2024 tarih ve 2023/146 E - 2024/231  K kararına karşı süresi içinde davacı VE davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin uluslararası taşımacılıkla uğraştığını, davalı şirketin ise Iveco Kayseri bayisi olduğunu, müvekkili şirketin davalı şirketten 26/03/2022 tarihinde 3 adet sıfır km, 2022 model, ... Full araç satın aldığını, bu amaçla sözleşme imzalandığını, davalı şirketin sözleşme imzalayıp kapora ödeyenlere sırayla araç teslimi yapıldığını söylediğini, bu kapsamda 21/04/2022 tarihinde sözleşme kapsamındaki araçların yakın zamanda tescil ve teslim işlemlerinin gerçekleşeceğini belirtip müvekkili şirkete proforma fatura düzenlediğini ve 2.000,00-Euro kaparo bedelinin müvekkili şirket tarafından davalı şirkete ödendiğini, sözleşme imzalandıktan sonra müvekkili şirketin defalarca davalı şirket ile görüşmeler yaptığını ve her seferinde araçların kısa süre içinde teslim edileceğini belirterek müvekkilini oyaladıklarını, müvekkili şirketin Kayseri 4. Noterliği'nin ...  tarihli ve ... yevmiye numarası ile gönderdiği ihtarnameye rağmen halen araçları müvekkili şirkete teslim etmediklerini, böylece davalı şirketin araç teslim borcu bakımından temerrüt halinde olduğunu, davalı şirketin Kayseri 13. Noterliği'nin ...  tarihli ve ... yevmiye numaralı cevabi ihtarnamesinde kaporanın eksik ödendiğinden bahisle araç teslim borcunun ve sözleşmenin inkar edildiğini, müvekkilinin yaptığı araştırmaya göre müvekkili ile sözleşme yapıldıktan ve kapora alındıktan sonra davalı bayinin başka müşterilerine çok sayıda araç satıp teslim ettiğini, dava konusu sıfır araç fiyatlarının döviz üzerinden olması ve fiyatlarının artması sebebiyle müvekkili için talep edilen ve müvekkiline satılan araçların başka müşterilerine daha yüksek fiyatlardan satıldığının tespit edildiğini, davalı şirketin araç fiyatlarının artmasıyla müvekkiline sattığı araçları başkalarına daha yüksek bedellerle satıp haksız kazanç temin ettiğini, buna karşılık davalı şirketin sözleşmeye aykırı davranıp araçları teslim etmemesi sebebiyle müvekkili şirketin her geçen gün araç eksiği nedeniyle zarar görmekte olduğunu ve kazanç kaybı yaşadığını, araçların teslim edileceğine güvenerek müvekkili şirketin dava konusu çekiciler için dorseler satın aldığını ancak bunları kullanamadığı için zarar gördüğünü, yine müvekkili şirketin araç ihtiyacı nedeniyle araçların teslim edilmemesinden dolayı başka firmalardan araç kiralamak ve kira bedelleri ödemek zorunda kaldığını, müvekkili şirketin davalı şirkete imzalanan sözleşme ve kesilen proforma faturaya göre araç tesliminde bakiye araç bedelini ödemeye hazır olduğunu bildirmesine rağmen söz konusu araçların kötü niyetli olarak verilmediğini, daha fazla kazanç sağlamak için başkalarına satılıp teslim edildiğini, müvekkili şirketin aynı özelliklere sahip araçları satın almak için daha yüksek bedeller ödemek zorunda kalacağını belirterek taraflar arasındaki 26/03/2022 tarihli sözleşme gereğince ...  Full aracın müvekkili şirkete teslimine, bunun mümkün olmaması halinde fazlaya dair hakları saklı kalmak ve kesin miktarı belirlenince artırılmak üzere, ödenen kapora da eklenerek araçların rayiç bedeli ile sözleşme bedeli arasındaki farkın şimdilik 10.000,00-TL'nın, müvekkili şirketin araçların teslim edileceğine güvenerek satın aldığı dorseler, teslim edilmeyen araçlar sebebiyle uğradığı kazanç kaybı ve teslim edilmeyen araçların yerine kiraladığı araçlar için ödediği kira bedelleri sebebiyle uğradığı zararların, fazlaya dair hakları saklı kalmak ve miktarı kesin olarak belirlenince artırılmak üzere şimdilik 10.000,00-TL'nın, ihtar tarihinden itibaren TCMB avans faizi ile birlikte müvekkil şirkete ödenmesine, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davalı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekilince sunulan cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafça kazanç kaybı ve araç kiralama bedelleri yönünden yapılmış herhangi bir arabuluculuk başvurusu bulunmaması nedeniyle davanın bu kısım yönünden dava şartı yokluğu nedeniyle reddi gerektiğini, sözleşmede belirtilen kapora bedelinin davacı tarafça yatırılmadığını, davacı tarafın, sözleşmede 4.000,00-Euro kapora bedeli kararlaştırılmışsa da 2.000,00-Euro ödenmesinden sonra taraflar arasında kapora bedelinini 2.000,00-Euro olarak güncellendiği buna ilişkin tanıkların mevcut olduğunun belirtildiğini, bu hususun kabulünün mümkün olmadığını, müvekkili firma tarafından kapora bedelinin 2.000,00-Euro'ya güncellendiği hususunun gerçek dışı beyandan ibaret olduğunu, yazılı belge karşısında tanıkla ispata muvafakatlerinin bulunmadığını, sözleşmede belirtilen kapora bedelinin eksik yatırıldığının sabit olduğunu, sözleşmenin kurulması için öngörülen bedelin davacının kendi hatasından kaynaklı olarak eksik yatırıldığını, dolayısıyla davacı tarafça sözleşme koşullarının yerine getirilmediğini, koşulları yerine getirilmeyen bir sözleşmeden 2.000,00-Euro da olsa bağlanma parası yatırılmıştır denilerek sözleşmenin gereğinin yerine getirildiğinden söz edilemeyeceğini, bahse konu sözleşmenin geçerliliğinin davacı tarafın kusuru sonucu ortadan kalktığını, davacı tarafa yatırmış olduğu kapora bedelinin iadesi için kendilerine iban bildirmesi gerektiğinin bildirilmiş olduğunu, ancak davacı tarafça bu hususta hareketsiz davranıldığını, bunun üzerine Kayseri 13. Noterliği'nin ... tarihli ve ...  yevmiye numaralı ihtarnameye cevaplarında iade için davacı taraftan, kendilerine iban bildirmesinin yahut ihtarnamede belirtilen adrese başvurması gerekliliğinin bildirildiğini, ancak davacı tarafça müvekkili şirkete herhangi bir geri dönüş yahut başvuru sağlanmadığını, davacı tarafın sözleşme bedelini ödememişken müvekkilinden ödedikleri miktar da eklenerek araçların rayiç bedeli ile sözleşme bedeli arasındaki farkın talep edilmesinin tamamen kötüniyetli olduğunu belirterek fazlaya ilişkin hak ve talepleri saklı kalmak kaydıyla davacının arabuluculuğa başvuru sağlamadığı talepleri yönünden davanın usulden reddine; arabuluculuk başvurusunun gerçekleştiği kısımlar yönünden davanın esastan reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine; mahkeme aksi kanaatte ise davanın esastan reddine yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:Tekmil dosya mündericatı birlikte değerlendirildiğinde; \"...Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; taraflar arasında davalının davacıya 3 adet ... Full araç satımı, davacının da bu araçların alımı konusunda satış akdi ilişkisi kurulduğu, 26/03/2022 tarihli sözleşmede kapora miktarının (bağlanma parasının)  4.000,00-Euro olarak kararlaştırıldığı, whatsapp yazışmalarında davacının proforma faturada araç başına 103.000,00-Euro yazdığını ancak araç başına 102.000,00-Euro olması gerektiğini davalı yana ilettiği, davalı yanın da \"Düzelteyim abi, ... Hanım sözleşmeye göre yazmış\" şeklinde anlaşılan birim fiyatı teyid ettiği, 21/04/2022 tarihli proforma faturada satış ücretinin araç başına 102.000,00-Euro olmak üzere toplam 306.000,00-Euro olarak yazıldığı, yine aynı tarihli yazışmalarda davacının davalıya satım konusu araçlar için kasko poliçesi fiyat çalışması tekliflerinin gönderildiği görülmektedir. Davacı tarafından keşide edilen Kayseri 4. Noterliği'nin ...  tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesiyle  davacıdan araçların teslim ve tescil işlemlerini sağlamasını ihtar etmesinden sonra davalının Kayseri 13. Noterliği'nin ...  tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesini keşide ederek kaporanın sözleşmeye göre 4.000,00-Euro olmasına rağmen davacının 21/04/2022 tarihinde kapora bedelinin 2.000,00-Euro olarak yatırıldığını, davacının 26/03/2022 tarihli sözleşme ve proforma fatura gerekliliklerini yerine getirmediğini ileri sürerek davalının bağlı bulunduğu herhangi bir sözleşme olmadığını, zira proforma fatura düzenlenmesinin sözleşmenin kurulduğu anlamına gelmediğini, davacının üzerine düşen yükümlülüklerini yerine getirmediğini ileri sürmüştür. Davacının 21/04/2022 tarihinde kapora bedeli adı altında davalıya gönderdiği 2.000,00-Euro, hukuki mahiyeti itibarı ile TBK'nun 177/1. maddesi kapsamında bağlanma parasıdır. Bağlanma parasının 26/03/2022 tarihli sözleşmede yazıldığı üzere 4.000,00-Euro yerine 2.000,00-Euro olarak yatırılmasından sonra davalının proforma fatura düzenleyip davacıya gönderdiği, satım sözleşmesine konu araçların kasko sigorta poliçelerini de kendilerinin düzenlemek istediğini bildirip fiyat teklifi gönderdiği, davacının Kayseri 4. Noterliği'nin ...  tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesiyle  davacıdan araçların teslim ve tescil işlemlerini sağlamasını ihtar etmesinin ardından davalının Kayseri 13. Noterliği'nin ...  tarihli ve ...  yevmiye numaralı ihtarnamesiyle kapora parasının eksik yatırıldığından bahisle sözleşmeyle bağlı olmadığını ileri sürdüğü, aradan geçen zaman boyunca ise sessiz kaldığı dikkate alındığında taraflar arasında satış akdi ilişkisinin kurulduğu, davacının bağlanma bedeli olarak sözleşmede yazılı miktardan daha az para göndermesinin sözleşmenin sıhhatini etkilemediği, TMK'nun 2. maddesi uyarınca uzun süre sessiz kalan davalının daha sonra sözleşmenin bağlayıcılığı olmadığı ve sözleşmenin kurulmadığı savunmasına itibar edilemeyeceği görüş ve kanaatine varılmıştır. Bu durumda davanın kısmen kabulü ile, davacının asıl istemi olan taraflar arasında düzenlenen 26/03/2022 tarihli satış sözleşmesi gereği 3 adet satıma konu aracın bedeli olarak kararlaştırılan 306.000,00-Euro'dan davacı tarafından bağlanma parası olarak daha önce ödenen 2.000,00-Euro'nun mahsubu ile bakiye 304.000,00-Euro bedelin davacı tarafından davalıya verilmesi koşulu ile birlikte ifa gereği ...  marka, ...  2022 model, beyaz renkli 3 adet aracın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacının asıl istemi yönünden karar verildiğinden, araçların rayiç bedeli ile sözleşme bedeli arasındaki farkın tahsiline yönelik terditli istemi hakkında karar verilmesine yer olmadığına, davacının araçların teslim edileceğine güvenerek satın aldığı dorseler, teslim edilmeyen araçlar sebebiyle uğradığı kazanç kaybı ve teslim edilmeyen araçların yerine kiraladığı araçlar için ödediği kira bedelleri sebebiyle uğradığı zararlarına yönelik olarak fazlaya ilişkin istemlerinin ise sübut bulmadığından dolayı reddine karar verilmiştir. Davanın KISMEN KABULÜNE KISMEN REDDİNE, 304.000,00-Euro bedelin davacı tarafından davalıya verilmesi koşulu ile birlikte ifa gereği ...  marka, ...  model, beyaz renkli 3 adet aracın davalıdan alınarak DAVACIYA VERİLMESİNE, Davacının asıl istemi yönünden karar verildiğinden, araçların rayiç bedeli ile sözleşme bedeli arasındaki farkın tahsiline yönelik terditli istemi hakkında KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, Davacının fazlaya ilişkin istemlerinin REDDİNE...\" şeklinde karar verilmiştir.Bu karara karşı davacı ve davalı vekilince yasal süresinde istinafa başvurulmuştur.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ :Davalı vekili tarafından ilk derece mahkemesine sunulan istinaf başvuru ve istinafa cevap dilekçesinde özetle; dosya kapsamında yer alan sözleşmenin koşulları davacı tarafça yerine getirilmediğini, işbu dava dosyası taraflarının arasındaki ticari ilişki yerel mahkeme dosyasında bulunan 26.03.2022 tarihli sözleşmeye dayandığını, ilgili sözleşmede taraflar arasındaki sözleşmenin kurulabilmesi için şartlar öngörüldüğünü, sözleşme bu şekilde taraflarca imza altına alındığını, bilirkişi heyetinde yer alan mali müşavir bilirkişinin de belirtmiş olduğu üzere satış sözleşmesinde 28.03.2022 tarihinde ödenmesi konusunda anlaşılan 4000euro yerine davacı tarafça sadece 2000 Euro ödeme yapılmış olup taraf hesap incelemelerinde de başkaca ödemeye rastlanmadığını, oysaki hukuki olarak borç / ifa yükümlülükleri değerlendirilmek sureti ile müvekkil davacının borcunu ifa etme yükümlülüğünün  davacı tarafın borcunu ifa etmekle başlayacağı açıkça ortaya koyulması gerektiğini, bu sebeple dosyanın aynı heyetin içerisine hukukçu bilirkişinin de eklenmesi ile tekrardan heyete tevdisine karar verilerek ek rapor aldırılması gerekirken dosyanın karara çıkarılması eksik incelemeye sebebiyet verdiğini, sözleşmede belirtilen kapora bedeli davacı tarafça yatırılmadığını, hatta sözleşme bedeli de davacı tarafça ödenmediğini, kapora bedelinin 2.000 euroya güncellendiği hususu gerçeği yansıtmamakta olup, yazılı delil karşısında ilgili iddianın ispatının tanıkla yapılmasına muvafakati olmadığını, kaldı ki sözleşme dikkatle incelendiğinde kapora bedelinin 5000 euro olarak belirlendiği daha sonra bu miktarın 4000 Euroya çekilmiş olduğu anlaşılacağının, aksi düşünce ifa yükümlülüğünü yerine getirmeyen tarafın diğer tarafı kötü niyetle ifaya zorlaması anlamına gelir ki hukuk kötü niyeti koruması mümkün olmayacağını, davacı tarafça, ödenen kapora da eklenerek araçların rayiç bedeli ile sözleşme bedeli arasındaki farkın talep edilmesi de tamamen kötü niyetli olduğunu, kapora bedelini tam anlamıyla ödemeyerek sözleşmeye bağlı kalmayan tarafın, bedelini ödemediği sözleşmeden dolayı zarara uğradığını iddia etmesi hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, kaldı ki kapora bedeli adı altında yatırılan tutar da TCMB güncel kuru üzerinden TL'ye çevrilerek davacı tarafa iade edilmek üzere PTT'ye teslim edildiğini, proforma faturanın gönderilmiş olması sözlemenin kurulduğu ve kaporanın 2.000 Euro olarak kabul edildiği anlamı taşımadığı gibi, müvekkil şirketin sigorta teklifi sunmak gibi bir yetkisi de bulunmadığını, bahse konu proforma faturanın kabulü anlamına gelmemekle birlikte kaporanın 2.000 Euro olarak kabul edilmediği davacı tarafça müvekkilde tamamlanacağına yönelik izlenim uyandırıldığı sözleşme miktarı ile proformada belirtilen tutarların uyuşmaması ile de sabit olduğunu, mahkeme ara kararı doğrultusunda davacı taraf, tanıkların dinleneceği hususları bildirmişse de 27.11.2023 tarihli celsede bildirdiği konuların dışına çıktıklarını, bu hususun kabulü mümkün olmadığını, davacı taraf somutlaştırma yükümlülüğü kapsamında tanıkların beyanda bulunacağı konuları bildirerek taleplerini ortaya koyduğunu, hukuk mahkemeleri taleple bağlı olduğunu, taleple bağlılık ilkesi davacı tarafça ihlal edildiğini, davacının kendi taleplerini aşarak, tanıkların dinleneceği hususları genişletmesine muvafakati etmemelerine rağmen tanık beyanlarının dikkate alınması usul ve yasaya aykırı olduğunu, alındığı iddia olunan ve davacı tarafça faturaları sunulan dorseler, davaya konu sözleşmeden çok daha önce faturalandırılmış olup, müvekkille yapılan sözleşmeye güvenilerek alındığının iddia edilmesi kabul edilemeyeceğini, gerçekten alınıp alınmadığı, fiziken bulunup bulunmadığı belli olmayan dorselere yönelik davacının sunmuş olduğu dorse fatura tarihleri 31.03.2021, 31.03.2021, 10.12.2021, 10.12.2021 şeklinde olduğunu, oysa davaya konu sözleşme tarihi 26/03/2022 olduğunu, davacı tarafça gerçekten dorse alındığını kabul etmemekle birlikte, aksine kanaat getirilmesi halinde müvekkille sözleşme yapılmadan 4 ay ve 1 yıl önce alınan dorselerin müvekkille yapılan sözleşmeye güvenilerek yapıldığının iddiası hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, zira dorselerin alındığı tarihte ortada herhangi bir sözleşme bulunmadığını, istinaf talebinin kabulüyle Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin  2023/146 E. 2024/231 K. sayılı ilamının istinaf incelemesi neticesinde kaldırılarak davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine; mümkün değilse Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin  2023/146 E. 2024/231 K. sayılı ilamının istinaf incelemesi neticesinde kaldırılarak yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere dosyanın yerel mahkemesine gönderilmesini, davacı tarafın istinaf taleplerinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.Davacı vekili tarafından ilk derece mahkemesine sunulan istinaf başvuru ve istinafa cevap dilekçesinde özetle; 2022 model sıfır km araç yoksa terditli talebinin kabulü gerektiğini, davalı şirketin, müvekkil şirketle sözleşme yaptıktan sonra, başka alıcılara çok sayıda aracı satıp teslim ettiği sabit olduğunu, 2022-2023 yıllarında tüm dünyada araç üretiminin talebi karşılamadığı, fiyatların bu sebeple arttığı hususu HMK m. 187/2 gereğince ispatı dahi gerekmeyen \"herkesçe bilinen vakıa\" olduğunu, dolayısıyla kararın icrası aşamasında böyle sorunlar yaşanacağı öngörülerek dava dilekçesinde, sıfır km araç verilmesi mümkün olmazsa \"ödenen kapora da eklenerek araçların rayiç bedeli ile sözleşme bedeli arasındaki farkın\" ödenmesi de talep edildiğini, ilk derece mahkemesi davalı şirkete sıfır km 2022 model 3 aracın tesliminin mümkün olup olmadığını sorarak, olumsuz cevap alınması halinde bu ikinci talebine karar vermesi gerektiğini, bu yönden yargılama eksik kaldığını, icra edilmesi sürüncemede kalacak eksik bir karar verildiğini, kararda sıfır km araç verileceği belirtilmediğinden icra aşamasında tereddüt oluşacağını, gerekçeli kararda sözleşme konusu ... marka, ...  model, beyaz renkli 3 adet aracın davacıdan alınarak davalıya verilmesine\" karar verilmiş ise de verilecek araçların SIFIR KM  olacağının belirtilmemesi eksik olduğunu, bu eksiklik hükmün icrasında sorun yarattığını, nitekim kararın icrası için davalı taraf arandığında ellerinde 2022 model sıfır km araç bulunmadığını, 2022 model ikinci el araç verebileceklerini, 2023-2024 model araçları vermek için de fark istediklerini söylediklerini, istinaf edilen karar bu yönden eksik olduğu gibi kararın icrasında/infazında tereddüt ve belirsizlik yarattığını, ispat edilen kazanç kaybı ve zarar taleplerimiz gerekçesiz reddedildiğini, davanın kısmen kabulü ile 3 adet aracın teslimine karar verildiğine göre, davalı tarafın sözleşmeye aykırı şekilde ifadan kaçındığı sayın mahkemenin de kabulünde olduğunu, TBK.m.125'e göre, borcun ifa edilmemesi halinde alacaklı \"borcun ifasını ve gecikme sebebiyle tazminat isteme hakkına sahiptir\". sözleşmeye aykırı davranarak ifadan kaçınan borçlunun sorumluluktan kurtulması için ispat yükü borçluya yüklendiğini ve borçlu için kusur karinesi kabul edildiğini, TBK'da TBK.m.112'ye göre \"Borç hiç veya gereği gibi ifa edilmezse borçlu, kendisine hiçbir kusurun yüklenemeyeceğini ispat etmedikçe, alacaklının bundan doğan zararını gidermekle yükümlüdür\", bunun için, davalı tarafın şimdilik 2 yıl gecikmeyle 3 adet aracı teslim etmesine ilave olarak, bu gecikme sebebiyle müvekkil şirketin uğradığı zararları da tazmin etmesi gerektiğini, dosyada tazminat hesabı için gerekli bilgi ve belgeler bulunmakla birlikte, varsayım olarak bulunmasa dahi, davalı tarafın müvekkile sattığı araçları 2 yıl süreyle teslim etmediği sabit olduğuna göre başka firmalara yük taşıtan ve  araçlar teslim edilmediğinden satın aldığı dorseleri kullanamayan müvekkil şirketin zarar görmemesi mümkün  olmadığını, bilirkişinin hesaplama güçlüklerinden söz ederek tazminat hesabı yapmaktan kaçınması, mahkemenin de bu raporu hükme esas alması kabul edilemeyeceğini, oysa Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarına göre, tazminat hesabı tam olarak yapılamasa bile TBK m.114/2 atfıyla TBK.m.51-52 hükümlerine göre yine de hesaplama yapmak gerektiğini, eksik, yetersiz ve denetime elverişli olmayan bilirkişi raporuna göre, hiçbir gerekçe gösterilmeden kazanç kaybı ve tazminat taleplerini reddeden ilk derece mahkemesi kararının bu yönden de kaldırılması gerektiğini, istinaf edilen Kayseri 1. ATM'nin 2023/146 E, 2024/231K. sayılı kararının kaldırılmasına, dosya kapsamında hüküm kurmaya yeterli deliller mevcut olduğundan istinaf itirazları doğrultusunda yeniden hüküm kurulmasına veya talepleri doğrultusunda yeniden karar verilmek üzere dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini, davalı tarafın istinaf taleplerinin reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:HMK'nın 355. maddesine göre \"İnceleme, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır. Ancak Bölge Adliye Mahkemesi kamu düzenine aykırılık gördüğü takdirde bunu resen gözetir\" şeklinde düzenleme bulunmaktadır.Dava,  ticari satımdan kaynaklanan öncelikle edimin ifası, davacı talebinin kabul edilmemesi halinde bedel farkı talebi ve kazanç kaybı ile teslim edilmeyen araçların yerine kiralanan araçlar için ödenen zarar bedelinin tazmini istemlerine ilişkindir.Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; sözleşmenin taraflarından birinin borcunu ifa etmemesinin hukuki sonuçlarının TBK'nın 112.maddesinde düzenlendiği, yasal düzenleme kapsamında borcun hiç veya gereği gibi ifa edilmemesi halinde edimini ifa etmeyen borçlu kendisine hiç bir kusur yüklenemeyeceğini ispat etmedikçe alacaklının bundan doğan zararının gidermekle yükümlü olduğu, işbu halde edimini ifa etmeyen borçlu bakımından ifanın zorla yerine getirilmesine dair hüküm kurulamayacağı anlaşılmakla, davacı ve davalı istinafı belirtilen yönden yerinde görüldüğünden, TBK'nın 112.maddesi gereğince inceleme ve değerlendirme yapılarak gerekirse bu yönden bilirkişiden ek rapor alınarak oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken yerinde olmayan gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiş olması yerinde görülmemiş, belirtilen gerekçelerle HMK'nın 353/1-a.6. maddesi gereğince kararın kaldırılarak davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye geri gönderilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>1-Davacının ve davalının istinaf başvurusunun ayrı ayrı KABULÜ ile; <br>2-HMK'nın 353/1-a.6 md. gereğince, KAYSERİ 1.ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin istinafa konu edilen 04/03/2024 tarih ve 2023/146 E - 2024/231 K sayılı kararın  KALDIRILMASINA, <br>3-HMK'nın 353/1.a.6 maddesi gereğince Mahkemece, uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış ve değerlendirilmemiş olması nedeniyle eksiklikler giderildikten sonra sonucuna göre esastan bir karar verilmek üzere davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye geri GÖNDERİLMESİNE,<br>4-Davacı ve davalı tarafından yatırılan istinaf karar harcının talebi halinde yatıran tarafa iadesine,<br>5-İstinaf incelemesi duruşmalı olarak yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, <br>6-Taraflarca yapılan istinaf yargılama giderlerinin ve istinaf kanun yoluna başvurma harçlarının ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına,<br>7-HMK'nın 302/5.maddesi gereğince kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin; harç tahsil işlemlerinin, HMK'nın 359/4.maddesi gereğince işbu kararın taraflara tebliği işlemlerinin yapılması ve varsa artan gider avansının ilgili tarafa iadesi işlemlerinin İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılmasına, <br>8-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,<br>Dair, dava dosyası üzerinden yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 353/1-a.6 maddesi gereğince, KESİN olarak oybirliği ile karar verildi.29/05/2024  <br>\t\t\t\t<br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"5844ccae6d89bb86","SID":"a29252d4cf0894bd"}}