{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>16. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>DOSYA NO: 2022/1944 Esas<br>KARAR NO: 2024/1006<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 22/09/2022<br>NUMARASI: 2022/411 Esas -  2022/551 Karar<br>DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)<br>DAVA TARİHİ: 19/01/2018<br>KARAR TARİHİ: 29/05/2024<br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket yetkilisinin aracında meydana gelen hırsızlık neticesinde şirketlerine ait boş çek yaprakları ve bir kısım müşteri çekleri, şirket kaşesi ve imza sirküleri de çalındığını, Bakırköy Cumhuriyet Savcılığında da suç duyurusunda bulunulmuş olup, ... nolu dosya ile soruşturma başlatıldığını, davaya ve icraya konu çek olan, ... Tic. A.Ş.ye ait ... A.Ş. Güneşli şubesi tarafından verilen ... seri numaralı  06.11.2017 keşide tarihli ve 10.760 TL bedelli çekin de çalınan çekler arasında olduğunu, çekin sahte imzayla piyasaya sunulduğunu, çekteki imza müvekkil şirket yetkilisine ait olmadığı gibi, müvekkil firmanın çekin lehdarı olarak görülen .... ile de hiçbir zaman ve hiçbir şekilde ticareti olmadığını; davamızın kabulü ile müvekkilimizin davalılara borçlu olmadığının tespitini, davaya konu çekin müvekkilin rızası dışında elinden çıkması nedeniyle çekin istirdadını, davalılar kötü niyetli olduklarından asıl alacağın %20'sinden az olmamak üzere tazminata  hükmedilmesini, yargılama harç ve masrafları ile ücreti vekâletin karşı tarafa yükletilmesine dair karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının iddiaları haksız ve mesnetsiz olduğunu,  yetkili mahkeme İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu, müvekkili şirketin bayilerine akaryakıt dağıtımı yaptığını, müvekkili şirket, bayilerine akaryakıt ikmalini bayilerinden aldığı kıymetli evrak veya nakdi bedel karşılığında gerçekleştirdiğini, davaya konu çekin müvekkilin bayisi olan davalılardan ... Tic. A.Ş tarafından, akaryakıt alımı karşılığında müvekkili şirkete ciro edilerek teslim edildiğini, müvekkili şirket ile, ... arasında 23.09.2016 tarihli bayilik sözleşmesi ve eki niteliğinde protokolü gereğince ticari ilişki olduğunu, müvekkili şirket muntazam bir ciro silsilesine sahip olan çeki teslim almaktan hayatın olağan akışına uygun bir şekilde imtina etmediğini, çek müvekkili şirket tarafından yetkili hamilin cirosu ile teslim alındığını, haksız ve hukuki mesnetten yoksun dava ve tazminat isteminin reddini, tüm masraf ve vekalet ücretinin davacı taraftan tazminine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstanbul Anadolu 10.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 22/09/2022 tarih ve 2022/411 Esas - 2022/551 Karar sayılı kararıyla; \"... somut olayın değerlendirilmesine gelince; dava konusu çekte davacı keşideci durumunda olup, davalı senede ciro yoluyla hamil olmuştur. Çekin keşidecisi durumundaki davacı adına imzalanan imzanın sahte olduğu anlaşılmış, ancak çek metnine göre ciro silsilesinde şeklen bir kopukluk da bulunmamaktadır. Bu durumda eldeki davaya konu dosya kapsamından, taraflar arasındaki maddi ve hukuki olguların gerçekleşme biçimi bir bütün olarak değerlendirildiğinde; çekin davacının rızası hilafına elinden çıktığının davalı hamil tarafından bilinmesinin beklenemeyeceği, dolayısıyla davalı hamilin çeki iyiniyetle iktisap ettiğinin kabulü ile çekin bedelsizliğine dair şahsi def'iyi davacı keşidecinin çek hamili davalıya karşı ileri sürerek, borçtan kurtulamayacağının kabulü gerekir. Açıklanan nedenlerle; davanın reddine\" karar verilmiştir.<br>İSTİNAF İSTEMİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde; \"Dava konusu çeke ilişkin lehtar ve cirantalar hakkında İstanbul 2.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/61 E. Sayılı dosyası kapsamında menfi tespit ve istirdat talebinde bulunulduğunu, mahkemece yapılan yargılama sırasında dava konusu çek üzerindeki yazı ve imzaların davacı müvekkil şirket yetkilisinin el ürünü olmadığı, çekin sahte olarak düzenlenip piyasaya sürüldüğünün tespit edildiğini,Akabinde davalı şirketin yetki itirazı kabul edilmiş ve dosya tefrik edilerek İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesine gönderildiğini, bu sırada İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesince diğer davalılar hakkında davanın kısmen kabulü ile menfi tespit talebimizin kabulüne, istirdat talebimizin çekin davalılarda olmadığından bahisle reddine karar verildiğini,  Mahkemenin davalının iyi niyetli olduğundan bahisle davanın reddine karar vermesinin hatalı olduğunu, nitekim dava konusu çekin sahte olarak piyasaya sürüldüğü, çek üzerindeki imzanın davacı müvekkil şirket yetkilisinin eli ürünü olmadığı konusunda bir tereddüt bulunmadığını, buna rağmen sahteliği Mahkemece de kabul görmüş bir çek için \"Davalının iyi niyetli olduğu\" gerekçesinin hatalı olduğunu, Senet üzerindeki tahrifat iddiası mutlak defi niteliğinde olup herkese karşı ileri sürülebileceğini, imzaların istiklali ilkesine göre poliçeye atılan her geçerli imzanın sahibini bağladığını, geçersiz imzanın sahiplerini sorumlu kılmamalarına rağmen poliçenin geçerliliğini ortadan kaldırmadığını, Ancak senede karşı mutlak defiler, senet hamili olan herkese karşı ileri sürülebileceğini, “imzanın sahte olması”, “senet metninde sahtekarlık (tahrifat) yapılmış olması” vb. defilerin senedin hükümsüzlüğüne yönelik olup, her hamile karşı ileri sürülebilen mutlak def’ilerden olduğunu.\" beyanla ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması istenmiştir.\t<br>GEREKÇE: Dava, menfi tespit ve çekin istirdadı istemine yöneliktir.İlk derece mahkemesi tarafından, \"Davanın Reddine\" karar verilmiştir.Hüküm davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir. İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Davacı, keşidecisi olduğu dava konusu çekin çalındığını ve hukuka aykırı olarak doldurularak  sahte imza ile tedavüle konulduğunu, çeklerin üzerindeki imzanın kendilerine ait olmadığını beyanla menfi tespit ve çekin istirdadı isteminde bulunmuştur. Davanın İstanbul 2.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/61 Esas sayılı dosyası ile dört davalıya karşı başlatıldığı, işbu dosyanın davalısı ... A.Ş. tarafından yetki itirazında bulunulması nedeniyle, bu davalı yönünden dosyanın tefrik edilerek davaya İstanbul Anadolu 10.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/411 Esas sayılı dosyası üzerinden (sadece bu davalıya yönelik olarak) devam edildiği anlaşılmıştır.  Davacı şirketin takibe konu 06/11/2017  keşide tarihli, 10.760 TL tutarlı çekin keşidecisi göründüğü, davacının çekteki keşideci imzasının şirket yetkilisine ait olmadığından bahisle işbu davayı açtığı, mahkemece aldırılan ve denetime elverişli bulunan Adli Tıp ve Belge İnceleme Uzmanı Prof. Dr. ... raporu ile, \"Çekteki davacı şirket adına atılı keşideci imzasının davacı şirket yetkilisi eli ürünü olmadığı\" sabit olmuştur.  TTK. 792. maddesiyle, \"Çek, herhangi bir suretle hamilin elinden çıkmış bulunursa, ister hamile yazılı, ister ciro yoluyla devredilebilen bir çek söz konusu olup da hamil hakkını 790. maddeye göre ispat etsin, çek eline geçmiş bulunan yeni hamilin ancak çeki kötü niyetle iktisap etmiş olduğu veya iktisapta ağır bir kusuru bulunduğu takdirde o çeki geri vermekle yükümlü olacağı.\" hüküm altına alınmıştır. Dava konusu çekte davacı keşideci, davalı ise çeki bankaya ibraz eden hamil durumundadır. Davalının yetkili hamil olması için ciro silsilesinde yer alan imzaların gerçek cirantalara ait olup olmadığını tahkik zorunluluğu bulunmayıp, TTK. 686. maddesi hükmüne göre bu hususta ciro silsilesinin görünüşte düzgün olması yeterlidir. Dava konusu çekte mevcut ciro silsilesi içerisinde bu anlamda bir kopukluk bulunmamaktadır. Belirtilen kanun hükmü uyarınca davacının, kendisinin yetkili hamili olduğunu ve yeni hamilin çeki kötü niyetle iktisap etmiş olduğunu veya iktisapta ağır kusurlu bulunduğunu kanıtlaması gerekmektedir. Somut olayda, davacının bu husustaki ispat külfetini yerine getiremediği, davalının çeki kötü niyetle iktisap ettiğine veya iktisabında ağır kusurlu bulunduğuna dair delil ibraz edemediği, dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerde de, davalının davaya konu çeki kötü niyetle iktisap ettiğini gösterir bir emare bulunmadığı anlaşılmaktadır. Belirtilen nedenlerle, ilk derece mahkemesi tarafından davacının istirdat talebinin reddine karar verilmesi isabetlidir.  Davacının menfi tespit istemi yönünden yapılan incelemede ise; sahtecilik iddiasının mutlak defi olması ve herkese karşı ileri sürülebilecek olması nedeniyle davalının iyiniyetli hamil olduğu iddiasının sonuca etkili olmadığı, çekteki imzanın davacı tarafa ait olmadığının tespiti nedeniyle menfi tespit istemi yönünden başkaca araştırılacak hususun bulunmadığı, tüm bu hususlar gözetildiğinde ilk derece mahkemesince davacının menfi tespit isteminin kabulüne karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile reddine karar verilmesi hatalı olduğundan; davacı vekilinin istinaf isteminin kısmen kabulüyle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak, yapılan açıklamalar uyarınca yeniden hüküm kurulmasına karar verilmiştir. <br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Davacı vekilinin istinaf talebinin KISMEN KABULÜNE, KISMEN REDDİNE,2-İstanbul Anadolu 10.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 22/09/2022 tarih ve 2022/411 Esas - 2022/551 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,3- Davanın kısmen kabulü ile; 06/11/2017 keşide tarihli ve 10.760,00 TL bedelli çek kapsamında davacının, davalıya borçlu olmadığının tespitine, 4-Davacının, çekin istirdadı isteminin reddine, 5-Şartları oluşmadığından davacının kötüniyet tazminatı isteminin reddine, 6-İlk derece yargılaması yönünden; a)Alınması gereken 735,01 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, b)Davacı tarafından yapılan yargılama gideri olan 76,00 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, c)Davacı lehine Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 10.760,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-İstinaf yargılaması yönünden;a)İstinaf peşin harcının talebi halinde davacıya iadesine, b)İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama gideri olan 220,70 TL istinaf yoluna başvurma harcı ile 84,00 TL posta masrafı olmak üzere toplam 304,70 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, c)İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 8-Gerek ilk derecede gerekse istinaf aşamasında yatırılan gider avanslarından kullanılmayan kısımların karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince yatıran tarafa iadesine, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.29/05/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"2fee518caa9cb6e8","SID":"2075c23664f789b0"}}