{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. KONYA BAM   6. HUKUK DAİRESİ     <br>T.C.<br>KONYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  6. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t:  <br>KARAR NO\t: <br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br><br>BAŞKAN\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>KATİP\t\t: ...  (...)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 21/12/2022<br>NUMARASI\t\t:  Esas  Karar<br><br>DAVACILAR\t: 1- <br>\t  2- ... (T.C. Kimlik No: ...)<br>\t\t3- ... (T.C. Kim. No: ...)<br>\t\t4- ... (T.C. Kimlik No: ...)\t  <br>VEKİLLERİ\t: Av. ... - Av. ...<br>\t  <br>İSTİNAF EDEN DAVALI\t: 1- ... (T.C. Kimlik No: ...)<br>VEKİLİ\t: Av. ... - <br>DİĞER DAVALI\t: 2- ... (T.C. Kimlik No: ...) - ...<br>DAVA\t\t: Menfi Tespit<br><br>İSTİNAF KARARININ<br>KARAR TARİHİ\t: 03/05/2024<br>YAZIM  TARİHİ\t: 06/05/2024<br>Davacılar tarafından davalılar aleyhine Konya .. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin .... Esas sayılı dosyası ile açılan menfi tespit davasında 21/12/2022 tarihinde tesis edilen davanın kabulüne ilişkin karara karşı davalı ...'nın istinaf kanun yoluna başvurması üzerine, üye hakimin görüşleri alındıktan sonra dosya incelendiğinde;<br>DAVA: Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; Konya .. İcra Müdürlüğünün... esas sayılı dosyası ile davalı ... tarafından müvekkilleri hakkında icra takibi başlatıldığını, takibe konu olan 22/11/2005 tanzim, 01/03/2007 vade tarihli, 500.000,00 TL bedelli senedin alacaklısının diğer davalı ... olduğunu, borçlularının müvekkilleri olduğunu, senedin takip başlatan davalı ...'ya ciro edildiğini, senet üzerindeki ciro imzasının ...'in eli ürünü olmadığını, imzanın atıldığı zamanda ...'in yurt dışında olduğunu, her iki davalının da bu durumu Konya C. Başsavcılığının ... soruşturma sayılı dosyasında vermiş oldukları ifadelerle doğruladıklarını, senet üzerindeki yazı rakam ve imzaların davalının eli ürünü olmadığının Adli Tıp Kurumundan alınacak raporla da ortaya çıkacağını, davalı tarafların birbirlerini hiç tanımadıklarını, soruşturma dosyası açılmasına kadar birbirlerini hiç görmediklerini, davalı ...'nın müvekkillerinden ikna yoluyla takibe konu olan senedi aldığını, müvekkillerinin ekonomik durumlarının kötüye gitmesinden kaynaklı güvene dayalı anlaşmalı olarak takibe konu senedi boş olarak verdiklerini, ...'nın da senet alacaklısı olarak yanında çalışan kişinin Suudi Arabistan'da olan eniştesi olan diğer davalı ...'i gösterdiğini, sonrasında senedin üzeri yazılarak icra takibi başlatıldığını, şirketin makinelerinin haczedilerek muhafaza altına alındığını, makineler olmaması sebebiyle iş yapamaz hale gelen şirketin iflas ettiği, haczedilen ve piyasa değeri 350.000,00TL olan makinelerin icra yoluyla satışa çıkarıldığını, davalı ...'nın icra satışı ile 20.000,00TL'ye makineleri satın aldığını, yine müvekkillerin Konya ili ve Çumra ilçesinde bulunan tüm taşınmazlarına da haciz işlemi başlatıldığını, davalı ... ile müvekkilleri arasında ceza ve hukuk davalarının olduğunu, davalı ... hakkında Konya C. Başsavcılığının ..., ... ve 2... soruşturma sayılı dosyaları ile başlatılan soruşturmalar sonrasında davalar açıldığını, davalı ...'nın birçok büyük çaplı iş yapan kişilerin iflasına neden olduğunu, evrak üzerinde kendisinin ismi geçmediğini ancak tüm iş ve işlemlerin kendisi tarafından yapıldığını, davaya konu senetle ilgili maliye müfettişleri tarafından yapılan soruşturma dosyasında ve savcılık soruşturma dosyalarında alınan taraf beyanlarında da durumun ortaya konulduğunu, soruşturma dosyalarında geçen ifadelerin birbirleri ile çelişkili olduğunu, ... tarafından diğer davalı ...'ya fabrikaya veya şirkete ortak olmak almak üzere 400.000 EURO veya  160.000 EURO para göndermiş olduğu iddialarının ispat edilemediğini, davalılar arasında herhangi bir ticari alış verişte olmadığını beyanla takibe konu senedin hile ve ikrah sonucu elde edilmesi nedenleriyle takibin iptaline, senet bedelinin %40'ından az olmamak üzere davalıların tazminata mahkum edilmelerini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir. <br>CEVAP: Davalı ... cevap dilekçesinde özetle;  davanın eksik harçla açılmış olup nispi harç bedelinin tamamlattırılmasını, davanın bir yıllık hak düşürücü sürede açılmadığını, zamanaşımı itirazlarının olduğunu bu nedenle öncelikle usulden reddine karar verilmesini, davacıların icra takibine süresi içinde itirazda bulunmadıklarını, senede yönelik icra hukuk mahkemesinde açılmış olan birçok dosya olduğunu ancak davacıların iş bu davaya kadar senet üzerindeki imza ve senedin sahte olduğuna dair iddialarının olmadığını, açılan iş bu davada ispat yükünün davacı tarafta olduğunu, davacıların açığa imza atarak alacaklı tarafa bono vermiş oldukları iddialarını yazılı delil ile ispat etmeleri gerektiğini, davacı tarafın tanık dinletme taleplerine muvafakatlarının olmadığını, müvekkilinin davaya konu senette son yetkili hamil olup iyi niyetli üçüncü kişi olduğunu, icra dosyalarındaki satışların son aşamaya geldiği dönemde davacı tarafın iş bu davaya açmasının kötü niyetli olduğunun göstergesi olduğunu, tarafların imzaya yönelik bir itirazlarının olmaması nedeniyle senet üzerinde de imza incelemesi yapılmasının hukuken mümkün olmadığını, düzenlenen senette senedin zorunlu unsurlarının mevcut olduğunu, davacı tarafın dilekçesinde müvekkili için sözünü ettiği suçlamaların iş bu hukuk davasının konusu olmadığını beyanla açılan davanın reddine, davacıların %40'dan az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmelerine, yargılama giderleri ve vekalet ücretlerinin davacılar üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. <br>Davalı ... cevap dilekçesinde özetle; açılan davayı kabul etmediğini, reddine karar verilmesini, davacıların iş bu davayı açmakla kötü niyetli olduklarını, davaya konu senedin arkasındaki ciro imzasının kendisine ait olduğunu, bu durumun savcılık dosyasından yapılan araştırmada da ortaya çıktığını, davaya konu senet miktarı ve senedin yazılı delil olması nedeniyle tanık dinletilmesine de muvafakatinin olmadığını beyanla davanın reddine, yargılama giderlerinin davacı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: İlk derece mahkemesince \"...Görüldüğü üzere, ceza mahkemesince, davacıların davalı ...'dan borç para istedikleri, alınan borcun faiziyle birlikte davalı ...'ya ödendiği, buna rağmen davacıların vermiş olduğu 500.000,00TL bedelli açık senedin davalı tarafından doldurularak icraya konulduğu net bir şekilde tespit edilmiş ve bu eyleminden dolayı ...'nın tefecilik suçunu işlediği sabit görülmüştür. <br>Yargıtay'ın istikrarlı kararlarında vurgulandığı üzere tefecilik suretiyle elde edilen bonolardan dolayı bir kimsenin borçlu olması mümkün değildir. Kesinleşen ceza mahkemesi kararı karşısında davacıların davalı ...'ya dava konusu icra takibinden ve bonodan dolayı borçlu olmadıkları kanaatine varılmıştır. <br>Öte yandan diğer davalı ..., dava konusu bononun tanzimi tarihinde Türkiye'de bulunmadığını, ...'nın kendisinden almış olduğu paraları değerlendirmek üzere davacıların şirketine kendisinin ortak edilmek istendiğini, bu bağlamda parasının davacılara ... tarafından verildiğini, ortaklık ilişkisinin kurulmaması sebebiyle bonodan dolayı davacılardan alacaklı olduğunu ileri sürmüş ise de, söz konusu savunmalarının ceza mahkemesindeki maddi vakıa tespiti ile çeliştiği, davalının şirket ortaklığına veya ortaklık müracaatına ilişkin dosyaya herhangi bir belge sunulmadığı, kaldı ki ...'nın davacılara vermiş olduğu borç para sebebiyle bononun düzenlendiğinde tereddüt bulunmadığı, lehtar sıfatı bulunan ...'in tanzim tarihinde yurtdışında olduğunu kendisinin de doğruladığı bu itibarla bonodan dolayı davacıların davalı ...'e de bir borçlarının olmadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır. <br>Dava konusu icra takibinin davalı ... tarafından kötü niyetli olarak başlatıldığı dosya kapsamındaki bilgi ve belgeler ile ceza dosyası içeriğinden anlaşıldığından takip tarihinde yürürlükte olan İİK'nun 67.maddesi hükümlerine göre %40 oranında haksız takip tazminatının davalı ...'dan alınarak davacılara verilmesine karar vermek ...\" gerekçesiyle davanın kabulü ile davacıların dava konusu bonodan ve Konya .. İcra Müdürlüğünün .... esas sayılı dosyasındaki icra takibinden dolayı davalılara borçlu olmadıklarının tespitine, asıl alacağın %40'ı olan 200.000,00TL haksız takip tazminatının davalı ...'dan alınarak davacılara verilmesine karar verilmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı iddialarının zamanaşımına uğradığını, mahkemeden istenen şeyin yokluğun tespiti olmayıp borçlu olunmadığının tespiti olduğunu, davanın hak düşürücü süre geçtikken sonra ikame edildiğini, davacı borçluların dava tarihine kadar pek çok itiraz ve şikayette bulunmalarına rağmen hiçbir zaman imzalarına, senet metnine, sahtelik yada başakaca sebeplere dayalı iddialarda bulunmadıklarını, bu nedenle davacıların davasının kötü niyetli olduğunu, davacının açığa imza atarak alacaklıya bono vermişler ise bunu \"yazılı delil\" ile ispat etmek zorunda olduğunu, müvekkilinin son yetkili hamil ve iyi niyetli üçüncü kişi olduğunu, davacının senede karşı ileri süreceği hususların iyi niyetli üçüncü kişi ve son yetkili hamil olan müvekkiline karşı ileri sürülemeyeceğini, davacı dayandığı iddialarında soyut iddialarda bulunmuş somut delillerle iddialarını ispatlayamamış olduğunu, kabul anlamına gelmemekle birlikte diğer davalının bononun tanzimi sırasında aynı ülke sınırları içerisinde bulunmasına gerek olmadığını belirterek istinaf talep etmiştir. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:  <br>Dava; menfi tespit istemine ilişkindir.<br>İstinaf incelemesi HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle ve resen  kamu düzenine aykırılık yönünden sınırlı olarak yapılmıştır.<br>Davacı tarafça, icra dosyasının dayanağı olan 500.000,00 TL (YTL) bedelli bononun teminat senedi, bedelsiz ve suça konu senet olup, hile ikrah sonucu elde edilmesi nedenleriyle iptaline karar verilmesi talebinde bulunulmuştur. Takibe konu bono 22.11.2005 keşide, 01.03.2007 vade tarihli olup  davacılardan ... ve ...'un  keşideci, davacı ...'ın kefil, davalı ......e'in lehrar, davalı ...'nın senedi lehtardan ciro yolu ile devralan hamil konumunda oldukları, davacı ... Ltd.Şti.'nin senedin ön yüzünde iki ayrı yerde kaşesi bulunduğu, kaşe üzerinde herhangi bir imzanın yer almadığı görülmüştür.  <br>Davalılar hakkında tefecilik suçu nedeniyle Konya... Ağır Ceza Mahkemesi'nin.... Esas sayılı dosyası ile yapılan yargılama sonucunda davalı ... hakkında beraat kararı, davalı ... hakkında mahkumiyet kararı verildiği, kararın Yargıtay 11 Ceza Dairesi'nin....esas.... karar sayılı kararı ile onandığı  anlaşılmaktadır. <br>TBK'nın 74. maddesi (818 sayılı BK'nın 53. maddesi) gereğince ceza mahkemesinin maddi fiilin sübutuna ilişkin kararı hukuk hakimini bağlayacaktır. <br>Davalı ...'in Konya . ACM dosyası ile birleşen Konya .. ASCM dosyasında \"Ben ... ve ... isimli şahısları tanımam. ... isimli şahsı daha önce bir kez ...’nın iş yerinde görmüştüm. Bunun dışında da bu şahısla hiçbir ilgim yoktur. Ben Suudi Arabistan’da çalışırım. ... isimli diğer sanığı da uzun bir süredir tanımaktayım. Kendisi ile aramızda bir dostluk ve de güven bağı bulunmaktadır. ...’nın Konya’da bulunması ve de aramızdaki arkadaşlık-güven ilişkisine binaen, benim adıma yatırım yapması için kendisine 160.000 Euro para verdim. Tarihi tam olarak hatırlamıyorum. Ben yurtdışında olduğum için yatırımın ve işin takibini de kendisi yapacaktı. Bir süre sonra ..., beni Format Kalıp Fabrikası adında bir işyerine ortak yapacağını ve ayrıca da Abdutolu mevkiinde bir tarlayı da benim adıma alacağını söyledi ve ben de kabul ettim. Fabrikanın diğer ortakları olan ..., ... ve .... ile ... arasında yapılan görüşmeler ve de ortaklık hususuna ilişkin olayların içeriklerini tam olarak bilmiyorum. Daha sonra ... bana ortaklık işinin olmadığını ve bu husus için verilen paralara istinaden adı geçen şahıslardan 500.000 TL’lik senet aldığını söyledi. Bu senedin hem ...’nın kendi verdiği miktar hem de benim adıma verilen miktar için alındığını ve senedin benim adıma düzenlendiğini biliyorum.\tDaha önceki beyanımda da belirttiğim üzere, ben yurtdışında çalıştığım için işbu senet düzenlenir iken, ben orada değildim. Kaldı ki; adı geçen şahısları tanımam. Bir müddet yaklaşık iki yıl kadar sonra bir süreliğine Türkiye’ye geldiğimde ...’nın yanına gittim. ... bana, yatırım amacı ile kendisine daha önce vermiş olduğum 160.000 Euro’yu tam olarak iade etti. ..., ... ve .... isimli şahıslardan aldığı ve benim adıma düzenlenen senedi ise bana vererek cirolamamı istedi. Ben de her ne kadar alacağım kalmamış ise de, bu paranın şahıslardan ... tarafından tahsil edilebilmesi için senedi ciroladım.\" şeklinde beyanı dikkate alındığında davalı ...'nın iyiniyetli üçüncü kişi olduğu yönündeki savunma ve itirazları yerinde değildir. Dava İİK'nın 72.maddesi uyarınca menfi tespit istemine ilişkin olup, bu dava yönünden zamanaşımı yada hak düşümü süresi öngörülmemiştir. <br> GİB Konya Vergi Dairesi Başkanlığı'nın 22.10.2010 tarihli Denetim Raporu,  ceza dosyasındaki yargılama sürecinde tespit edilen  maddi olgular, verilen mahkumiyet kararları, temyiz üzerine verilen Yargıtay kararları dikkate alındığında davaya konu bononun tefecilik ilişkisi nedeniyle verildiği sabittir. Takibe konu senedin düzenleme tarihinde yürürlükte olan  818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 20/1. maddesi  (6098 sayılı TBK’nın 27/1) hükmü uyarınca, kanunun emredici hükümlerine, ahlaka ve kamu düzenine aykırı sözleşmeler geçersiz olacaktır. Bu sebeple dava konusu bononun hukuken geçerli olmayıp hükümsüz olması nedeniyle davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik olmadığı, davalı tarafından ileri sürülen istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşıldığından davalı ...'nın istinaf başvuru talebinin HMK'nın 353/1.b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatiyle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>1- Davalı ...'nın istinaf başvuru talebinin ESASTAN REDDİNE,<br>2- Alınması gereken 34.648,43 TL harçtan peşin alınan 8.662,11 TL harcın mahsubu ile bakiye 25.986,32‬ TL karar ve ilam harcının davalı ...'dan tahsili ile hazineye irad kaydına,  <br>3- İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından ücret-i vekalet ile ilgili hüküm kurulmasına yer olmadığına, <br>4- İstinafa başvuran davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, <br>5-Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 359/4.maddesi gereğince kararın dairemiz tarafından tebliğe çıkarılmasına,  <br>6-Dava dosyasının temyiz edilmeden kesinleşmesi halinde ilk derece mahkemesine gönderilmesine, <br>Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda verilen kararın HMK'nın 361/1 maddesi gereğince; taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde dairemize, temyiz edenin bulunduğu yer Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi'ne veya ilk derece mahkemesine verilecek dilekçe ile temyiz kanun yoluna başvurma talebinde bulunulabileceğine  03/05/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.<br><br>Başkan ...<br>e-imzalıdır <br>Üye ...<br> e-imzalıdır<br>Üye ...<br> e-imzalıdır<br>Katip ...<br> e-imzalıdır<br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"aaaa0d5ec2cf7d25","SID":"f8685f2c38d6c880"}}