{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ <br>26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2022/903 - 2024/654<br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>26. HUKUK DAİRESİ<br><br>ESAS NO\t: 2022/903 <br>KARAR NO\t: 2024/654<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 22/12/2021<br>NUMARASI\t\t: 2021/304 Esas 2021/998 Karar<br><br>DAVACI\t: <br>VEKİLİ\t: <br>DAVALI\t:<br><br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ\t: 10/05/2024<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZILMA TARİHİ\t: 03/06/2024<br><br>\tMahalli mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili ve davalı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;<br>\tTARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI; <br>\tDavacı vekili, 14.05.2014 tarihinde davalıya zorunlu mali mesuliyet sigortası ile sigortalı ... plakalı araç ile davacının idaresindeki ... plakalı motosikletin çarpışması sonucu meydana gelen trafik kazasında davacının yaralandığını belirterek HMK’nın 107. maddesi uyarınca belirsiz alacak davası olarak şimdilik 1.000,00 TL geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatının 15.04.2014  tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda avans faizi ile birlikte davalı ... Sigorta AŞ’den tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 13.12.2021 tarihli ıslah dilekçesi ile toplam tazminat talebini 244.182,36 TL olarak belirlemiştir.<br>\tDavalı vekili, zorunlu dava şartı olan sigorta şirketine usulüne uygun başvurunun davacı tarafça yerine getirilip getirilmediğinin ispat edilmesini, davanın zamanaşımına uğradığını, savcılık soruşturması aşamasında ya da ceza davasında uzlaşma var ise davanın reddi gerektiğini, kazanın iş kazası olup olmadığının tespit edilmesini, kaza iş kazası ise SGK tarafından bağlanan peşin sermaye değerinin sorulup tenzil edilmesini, teminatın tek, zarar görenlerin birden fazla olması durumunda Karayolları Trafik Kanunu 96. madde gereğince teminatın paylaştırılmasını, davanın reddini savunmuştur. <br>\tİLK DERECE MAHKEME KARARI;<br>\tMahkemece toplanan delillere ve kusur raporuna göre kazanın meydana gelmesinde davalıya sigortalı araç sürücüsünün %100 oranında kusurlu olduğu, Hacettepe Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığından alınan maluliyet raporunda davacının %14 oranında malul olduğu, 1 aylık bakıcı ihtiyacı bulunduğu, 6 ay geçici iş göremez olduğunun tespit edildiği, aktüer raporda TRH-2010 yaşam tablosu ve progresif rant yöntemine göre yapılan hesaplama sonucunda 5.277,28 TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 238.905,08 TL sürekli iş göremezlik zararı olmak üzere toplam 244.182,36 TL maddi tazminat belirlendiği, kaza neticesinde davacının dirsek kemiğinde kırılma meydana geldiği, kaza ile zarar arasında uygun illiyet bağı bulunduğu, davalı sigorta şirketinin sigorta poliçesi ile kaza tarihindeki zararları 268.000,00TL'ye kadar karşılamayı taahhüt ettiği, hesaplanan tazminatın poliçe limiti dahilinde kaldığı, sigorta şirketine dava açılmadan önce başvurulup temerrüde düşürüldüğü, aracın otobüs - ticari olması nedeniyle avans faize hükmetmek gerektiği belirtilerek davanın kabulüne, 5.277,28 TL geçici iş göremezlik tazminatı ile 238.905,08 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 23.02.2021 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili ve davalı tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.<br>\tİLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ;<br>\tDavacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, dosyada davacıya ait maaş bordroları olmasına ve rapora karşı itirazlarında belirtmelerine rağmen davacının gerçek geliri üzerinden hesaplama yapılmadığını, eksik ve hatalı raporun hükme esas alınmasının kanuna aykırı olduğunu ileri sürmüştür.<br>\tDavalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, KTK'nın 97. maddesi gereği davalı şirkete usulüne uygun başvuru şartının yerine getirilmediğini, dava ve ıslah ile talep edilen miktar yönünden talebin zamanaşımına uğradığını, maluliyet oranının İstanbul ATK'dan rapor alınmak suretiyle belirlenmesini, PMF yaşam tablosunun kullanılmasının gerektiğini, hesaplama yapılırken güncel asgari ücret esas alınmasının hatalı olduğunu, geçici iş göremezlik tazminat talebinin teminat dışı olduğunu, davacının kaza sırasında kask takıp takmadığının belirlenerek müterafik kusur indirimi yapılmasını, kaza tespit tutanağında davanın sürücü belgesiz olduğunun yazıldığını, bu durumun araştırılmasını, davacının kendi kusuru ile zarar meydana gelmiş ise bu hususun dikkate alınmasını ve kusur durumunun tespiti için ATK'dan rapor alınmasını, davalıdan 1.000,00 TL için dava tarihinden, arttırılan kısım için ıslah tarihinden itibaren yasal faiz istenebileceğini ileri sürmüştür.<br>\tDELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE;<br>\tDavacı vekilinin ve davalı vekilinin HMK’nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleri ile sınırlı olarak, dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonunda;<br>\tDava trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir.<br>\tDavacı vekili, davalıya zorunlu mali mesuliyet sigortası ile sigortalı ... plakalı araç ile davacının idaresindeki ... plakalı motosikletin çarpışması sonucu meydana gelen trafik kazasında davacının yaralandığını belirterek maddi tazminat talep etmiş, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.<br>\t1-Mahkemece 16.09.2021 tarihli duruşmada aktüer ve kusur incelemesi yönünden bilirkişi incelemesi yapılmasına yönelik ara karar kurulmayarak yeni duruşma günü 08.12.2021 tarihi olarak belirlenmiş, davacı vekilinin 21.10.2021 tarihli talebi doğrultusunda dilekçe üzerine derkenar yapılmak suretiyle kusur ve aktüer bilirkişiye dosyanın verilerek rapor alınmasına denilmiş, 02.11.2021 ara karar ile kusur ve aktüer bilirkişiler seçilmiş, bilirkişi heyet raporunun dosyaya sunulması üzerine taraflara tebliğ edilmiş ise de, duruşma günü verilmiş olmasına rağmen duruşma günü beklenmeksizin duruşma dışı verilen karar ile bilirkişi heyet raporu alınmasına karar verilmiş olması duruşma ve yargılamaya ilişkin usul kurallarına aykırı olduğu gibi tarafların HMK’nın 27. maddesinde düzenlenen hukuki dinlenilme hakkını, HMK'nın 28. maddesinde düzenlenen duruşma ve kararların aleniyeti ilkesini ve tarafların savunma haklarının kısıtlayacak şekilde yargılama yapılmış olması da nedeniyle doğru görülmemiştir.<br>\t2-Davalı vekili maluliyet oranının İstanbul ATK'dan rapor alınmak suretiyle belirlenmesinin gerektiğini ileri sürmüş olmakla, haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.<br>\tMaluliyete ilişkin alınacak raporların 11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 tarihi ile 01.06.2015 tarihleri arasında Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015 tarihi ile 20.02.2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik, 20.02.2019 tarihinden sonra da Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir.<br>\tSomut olayda, mahkemece Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığından maluliyet raporu alınması yönünde ara karar kurulduğu, Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığının maluliyet raporu düzenlemeyerek dava açılmadan önce davacı tarafın talebi üzerine Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığınca tanzim edilen ve dava dilekçesi ekinde dosyaya sunulan 02.02.2021 tarihli raporu mahkemeye gönderdiği, bu raporda Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, hükümlerine göre davacının %14 oranında malul olduğunun, 6 ay süre ile iş göremezlik süresinin belirlendiğinin mütalaa edildiği, mahkeme tarafından da bu rapor hükme esas alarak karar verilmişse de, dava öncesi alınan rapora dayanılarak karar verilmesi doğru değildir.<br>\tBu durumda mahkemece, kaza tarihi olan 14.05.2014 tarihinde Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmelik hükümlerinin uygulanmakta olduğu gözetilerek davacının dava konusu kaza sonucu yaralanması ile ilgili tüm tedavi evrakları getirtilip bu yönetmelik hükümlerine göre davacının daimi maluliyet oranının belirlenmesi için Adli Tıp Kurumu veya üniversitelerin adli tıp anabilim dalı bölümlerinden rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması isabetli olmamıştır.<br>\t3-Davacı vekili dosyada davacıya ait maaş bordroları olmasına ve rapora karşı itirazlarında belirtmelerine rağmen davacının gerçek geliri üzerinden hesaplama yapılmadığını, eksik ve hatalı raporun hükme esas alınmasının kanuna aykırı olduğunu ileri sürmüştür.<br>\tMahkemece hükme esas alınan aktüer bilirkişi raporunda davacının yaralanması nedeniyle çalışamadığı %100 malul bulunduğu geçici iş göremezlik süresi içinde tazminat hesabı yapılmış ise de davacının olay tarihinde işçi veya memur statüsünde çalışıp çalışmadığı SGK'dan sorularak, sonucuna göre memur statüsünde çalışıyor ise geçici iş göremezlik süresi içerisinde maaşını almaya devam ediyor olması halinde geçici iş göremezlik süresince kazanç kaybı oluşmayacağı, bu dönemdeki zararı; varsa bu süre içerisinde çalışamadığı için alamadığı ek ödemeler veya maaş farkı kadar olacağından mahkemece davacının işyerinden geçici iş göremezlik döneminde maaşını ve ek ödemelerini alıp almadığı araştırılarak geçici iş göremezlik süresi içerisinde maaşı eksik ödenmiş ise buna ilişkin fark bedeli ve varsa bu süre için mahrum kalınan ek ödemeler gibi ek gelirleri araştırılarak sonucuna göre geçici iş göremezlik süresi için kazanç kaybının belirlenmesi gerekirken yazılı şekilde eksik inceleme ile davacının geçici iş göremezlik süresi için zararının karşılanıp karşılanmadığı araştırılmadan karar verilmesi isabetli değildir.<br>\t4-Dosya içeriğinde davacıya ait 2015 yılının 6.ayından 2021 yılının 11.ayına kadar olan maaş bordroları bulunmakta olup hükme esas alınan aktüer bilirkişi raporunda, davacının asgari ücret üzerinden sürekli iş göremezlik zararının hesaplandığı görülmüştür. Davacının ... Genel Müdürlüğünde çalıştığı ve belirli bir aylık gelirinin olduğu anlaşıldığına göre bilinen dönem için farazi hesap yapılamaz. Bu nedenle, davacının kaza tarihinden rapor tarihine kadar olan eksik olan maaş bordrolarının çalıştığı işyerinden getirilerek kaza tarihinden rapor tarihine kadar davacının aylık geliri esas alınarak sürekli iş göremezlik zararının hesaplanması gerekirken asgari ücret düzeyinde gelir elde ettiğinin kabulü ile sürekli iş göremezlik zararının hesaplanması doğru görülmemiştir.<br>\tAçıklanan nedenlerle davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK’nın 353/1.a.6.maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve yeniden inceleme yapılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine sair istinaf sebeplerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir. <br>\tHÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; <br>\t1-Davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE; HMK’nın 353/1.a.6 maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının KALDIRILMASINA, <br>\tYeniden yargılama yapılması için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE,<br>\t2-İstinaf yoluna başvuran taraflarca yatırılan peşin harcın istek halinde yatırana iadesine,<br>\t3-İstinaf yoluna başvuran taraflarca yapılan yargılama giderinin ilk derece mahkemesi tarafından yapılacak yargılamada dikkate alınmasına,<br>\t4-Ankara 19. İcra Müdürlüğünün 2022/354 sayılı dosyasına yatırılan 370.000,00 TL. teminat tutarının yatıran tarafa iadesine, <br>\t5-Karar tebliği, harç mahsup, iade ve tahsil işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,<br>\tDosya üzerinden yapılan inceleme sonucu HMK'nın 353/1.a maddesi gereğince KESİN olmak üzere 10.05.2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.<br>\t<br>\t\t\t\t<br><br>Başkan <br>Üye <br>Üye <br>Katip <br> <br><br><br><br><br><br>* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"807f7e84480f8886","SID":"6435a2fd145a68c0"}}