{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>17. HUKUK DAİRESİ<br><br>ESAS     NO\t: 2020/1479 <br>KARAR NO\t\t: 2024/909<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: İZMİR 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 30/06/2020<br>NUMARASI\t\t: 2015/1198 Esas  2020/325 Karar <br>DAVA\t\t: İTİRAZIN İPTALİ<br>BİRLEŞEN İZMİR 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ 2015/1474 E. 2017/247 K. SAYILI DOSYASI<br>DAVA\t\t: ALACAK<br>KARAR TARİHİ\t: 02/05/2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ   : 02/05/2024 <br> <br>İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2015/1198 Esas ve 2020/325 Karar sayılı dava dosyasından yapılan yargılama sonucunda asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen davanın reddine dair verilen karara karşı asıl dava davalı-birleşen dava davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya, Dairemize gönderilmiş olmakla HMK'nın 353. maddesi uyarınca dosya üzerinden inceleme yapıldı.<br><br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br><br>Mahkemece yapılan açık yargılama sonucunda; ''... İDDİA\t    :Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı borçlunun 23.530,74-TL alacaklarının tahsili için İzmir 7 İcra Müdürlüğünün 2015/11148 esas sayılı dosyası üzerinden başlattıkları icra takibine itiraz ettiğini bunun sonucunda takibin durduğunu, borçlu şirketi ile müvekkili şirket arasında ticari ilişki sebebiyle alacak borç ilişkisi oluştuğunu takip dayanağı olarak gösterilen 30/01/2013 tarih ve 17.986,56-TL , 29/07/2013 tarih 8.024 USD tutarındaki faturaların ve 02/06/2015 tarihinde tebliğ edilen Adana 1 Noterliğinin 25/05/2015 tarih ve 9658 yevmiye nolu ihtarnamesinin taraflar arasındaki ticari ve hukuki bir ilişkinin mevcudiyetini ortaya koyduğu, takip dayanağı faturalarda görüldüğü üzere müvekkil şirketi tarafından davalı borçlu şirkete 38.790-TL 18/06/2013 tarih ve 18/06/2013 tarih ve 17.986,56 TL tutarındaki faturaya istinaden, 29/07/2013 tarih ve 8.024 USD tutarındaki faturaya istinaden mal satışı yapıldığını ve malların teslim edildiğini davalı borçlunun bu ticari ilişkiden kaynaklanan borcunun bir kısmını ödemiyse de bakiye borcunu ödemediğini, davalı borçlunun faize yönelik itirazının da haksız ve yersiz olduğu müvekkili şirket tarafından davalı borçluya hitaber Adana 1 Noterliğinin 25/05/2015 tarih ve 9658 yevmiye numarası ile keşide edilen ihtarnamenin davalı borçluya 02/06/2015 tarihinde tebliğ edildiğini, bu ihtarnameye rağmen borcunu ödemeyen davalı borçlunun tebliğ tarihinden itibaren temerrüde düştüğünü, buna istinaden 02/06/2015 tarihinden itibaren temerrüt avans faizi uygulandığını, bakiye alacak miktarı üzerinden takip başlatıldığını bu nedenle davanın kabulü ile borçlunun haksız ve yersiz itirazının iptaline icra takibinin devamına davalı borçlunun %20 'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>SAVUNMA-BİRLEŞEN DAVA   :  Davalı- karşı davacı vekilinin 17/12/2015 tarihli cevap dilekçesinde  özetle: müvekkilinin davacıya hiçbir borcu bulunmadığının davacının açmış olduğu İzmir 7.İcra Müdürlüğünün 2015/11148 esas sayılı takibe konu faturaların toplamının 72.183,44-TL olduğunun davalı müvekkilinin ... Bankası Toptancılar Çarşısı 269/6295603 nolu hesabından 09/01/2013 tarihinde 21.426 TL yine aynı hesaptan 12/06/2013 tarihinde 31.020 TL yi davacının hesabına havale yaptığının yine müvekiklinin davacıya sattığı trafo bedili olan 43.369,40 TL nin davacı tarafından nakit ödenmeyip davacının ayacağına mahsuben davalı müvekkilinin hesabından karşılıklı olarak anlaşılarak düşüldüğünü, bu konuya ilişkin 02/06/2015 tarihi 597782 sıra nolu ve 13.369,40 TL tutarında fatura delilleri bulunduğunu bu faturanın davacı tarafa teslim edildiğini, bu faturaya itiraz edilmediğini faturanın ... kargo ile teslim edildiğini ilişkin delilleri bulunduğunu bu faturadan dolayı davalı müvekkilinin davacı tarafından alacağının tarafların karşılıklı mutabakatı sonucu davaya konu faturaların bakiye hesabından mahsup edildiğini bakiye ödemeninde 05/06/2015 tarihinde davalı müvekkilinin ... Bankası 4 Sanayi Sitesi Şubesine ait hesabından davacının ... Bankası Yüreğir Şubesi hesabına 6.368,18 TL olarak yapıldığını, böylece 13.369,40 TL fatura bedelinin mahsubuyla birlikte toplamda 72.183,58 TL ödeme gerçekleştiğini ve davalı müvekkilinin davacı tarafa hiçbir borcu kalmadığını belirterek davanın reddi ile davacı tarafından takibe konu alacağın %20 si oranında kötüniyet tazminatı ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>Davacı-birleşen dava davalısı vekili karşı davaya verdiği cevap dilekçesinde özetle;müvekkili şirket tarafından davacıya 72.183,58 TL değerinde satış yapıldığını bu satışa istinaden de toplam 3 adet faturaya tanzim edildiğini, bu alacak sebebiyle müvekkili şirketin banka hesabına davacı tarafından 10/01/2013 tarihinde 21.426,00 TL ve 21/06/2013 tarihinde 31.020,00 TL havale yapılmak suretiyle ödeme yapıldığını, 2013 yılından gelen bu borcu kapatmakta zorlanan davacı karşı davalının 2014 yılının kasım ayına gelindiğin bu borcuna istinaden henüz toplam 52.446,00 TL ödeyebildiğini, o tarih itibariyle halen 19.737,58 TL borcu kaldığını, müvekkili şirketin yetkilerine borcu ödemekte güçlük çektiğini borcuna karşılık gelmek ve mal teslim edildiğinde de aradaki farkı almak üzere 53.000,00 TL değerinde ve en geç 31/03/2015 tarihine kadar imal edilip müvekkil şirkete teslim edilmek üzere bir yağ tasfiye cihazı imal etmeyi teklif ettiğini ve teklifin müvekkil şirketçe kabul gördüğünü, taraflar arasında bu şekilde bir sözlü anlaşma yapıldığını, davacının mali sıkıntıda olması sebebiyle de makinenin üretimine başlayabilmesi için müvekkil şirket alacaklı olmasına rağmen iyi niyetli olarak 11/11/2014 tarihinde ... bankası aracılığı ile davacının banka hesabına 10.000 TL avans gönderdiğini davacı bu makineyi zamanında yapmamış ve müvekkil şirkete teslim etmemiştir. Müvekkil şirketin davacıdan 23.369,40 TL alacağı kalmıştır. Yukarıda izah edilen sebeplerden ötürü davacı karşı davalının haksız ve hukuki mesnetten yoksun davasının reddine yargılama gideri ile vekalet ücretinin davacıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir .<br>GEREKÇE : Asıl dava, İİK 67. md uyarınca açılmış itirazın iptali istemine yöneliktir. Karşı dava  ise Alacak davasıdır. <br>Asıl davada Harçlandırılan dava değeri 23.530,74.-TL 'dir. Karşı davada harçlandırılan dava değeri 43.100,00.-TL 'dir.<br>Taraflar arasında uyuşmazlık ön inceleme duruşmasında; \"Taraflar arasında dava ve takip konusu yapılan alacağın varlığı ve miktarı ile taraflar arasında yağ tasfiye cihazı konusunda kararlaştırılan sözleşmenin davacı yanca fesh edilip , haklı olarak feshedilip feshedilmediği ve bu kapsamda vermiş olduğu 10.000,00.-TL peşinatı istelip isteyemeyeceği  ve taraflar arasındaki mahsuplaşma olup olmadığı\" şeklinde tespit edilmiştir.<br>Tarafların ileri sürmüş olduğu iddia ve savunmalar kapsamında deliller toplanmış olup;<br>Mahkememizce aldırılan 07/08/2017 tarihli bilirkişi raporunda; Davalı ... A.Ş'nın 2013-2014 ve 2015 yıllarında usulüne ugun tutulan ticari defter  kayıtlarına göre 26/06/2015 icra takip tarihi itibariyle davacı ...... Ltd. Şti 'ne 23.369,26 -TL borçlu göründüğünü bu tutarın aynı zamanda ödeme emri ile davalıdan talep edilen asıl alacak tutarında eşit olduğu davacı şirketin ticari defterlerinin incelenmesi sonucunda düzenlenen 14/12/2016 tarihli bilirkişi raporunda da davacı şirketin davalıdan 23.369,26 TL alacaklı göründüğünün belirtildiği dolayısıyla tarafların ticari hesap hareketleri arasında herhangi bir uyuşmazlık bulunmadığın hesap bakiyelerinin eşit olduğu davalı şirket tarafından davacı şirket adına düzenlenerek davacıya tebliğ edilen 02/06/2015 tarih D seri 597782 sıra nolu ve 13.369,40 TL tutarında faturaya ilişkin herhangi kayda davalı şirketin ticari defterlerine rastlanmadığı davacının davalı şirketten 26/06/2015 takip tarihi itibariyle 23.369,26 TL alacaklı olduğu yargısına varılması durumunda davacı .... ... Ltd Şti 'nin davalı ... A.Ş den davalının Adana 1 Noterliğinin 25/05/2015 tarih ve 9658 yevmiye nolu ihtarnamesini tebellüğ ettiği 02/06/2015 tarihinden sonraki 3. İş gününün bitiminden yani 05/06/2015 tarihinden 26/11/2015  dava tarihine kadar geçen süre için asıl alacağa işletilecek yıllık %10,50 oranında avans faizi talep edebileceği bu verilere göre davacının davalıdan talep edebileceği temerrüt faizinin 1.169,74 TL olarak hesaplandığına ilişkin görüş ve kanaatini bildirmiştir. <br>04/04/2018 tarihli Ek bilirkişi raporunda : 07/08/2017 tarihli bilirkişi raporunda davada davalı şirket tarafından davacı şirket adına düzenlenen 10/11/2014 tarihli proforma fatura kesin satış faturasına dönüştürülmemiş sevkiyat gerçekleştirilmemiş davacı şirket tarafından mal kabul edilmediği görüş ve kanaatini bildirmiştir. <br>Mahkememizce yeni bir bilirkişi heyetinden alınan 23/08/2019 tarihli bilirkişi raporunda : davalı ticari defterlerinde davalının davacı aleyhine tahakkuk ettirdiği  02/06/2015  tarihli 597782 nolu 13.369,40 TL bedelli faturanın kayıtlı olduğu ancak bu fatura haricinde her iki taraf ticari defter kayıtlarının uyuştuğu her iki tarf ticari defterlerinin de yıl sonu noter kapanış tasdiklerinin yaptırılmış olması sebebiyle usulüne uygun olduğu HMK 222 gereği iki taraf defterlerinde uyumlu olmayan kayıtların usulüne uygun delillerle desteklenip ayrıca ortaya konulmadıkça delil niteliğini kaybedebileceği bu halde esas dava bakımından davalı tarafın davacı tarafa 13.369,40 TL borcu bulunabileceği yine eser ilişkisine bağlı karşı dava kabul edilmediği takdirde 10.000 TL avans da eklendiğinde borç miktarının 23.369,40 TL olabileceği Adana 1. Noterliğinin 25/05/2015 tarihli 9658 yevmiye nolu ihtarnamesi dolayısıyla temerrüdün gerçekleştiği anlaşılmakta 26/06/2015 tarihli takibe kadar işleyen faizin alacak 13.369,40 TL olarak kabul edilirse 80,77 TL alacak 23.369,40 TL olarak kabul edilirse 141.18 TL olabileceği karşı dava bakımından eser ilişkisine konu yağ tasfiye cihazının değerinin 49.793TL olabileceği eser ilişkisi gereği karşı davacının eserin tespit edilen bedeline hak kazandığına takdir edilmesi halinde karış davalının Yağ tasfiye Cihazı dolayısıyla 39.973 TL bakiye borcunun bulanabileceği görüş ve kanaatlerini bildirmişlerdir. <br>Mahkememizce aldırılan 13/02/2020 tarihli bilirkişi heyet raporunda :Birleşen Dava Dosyası Bakımından;Taraflar arasında imzalanmış yazılı bir sözleşme olmasa dahi ... tarafından ... adına “Yağ Tasfiye Cihazı” nın 53.100 TL bedel karşılığında imal edileceği hususunda anlaşılıp, ... tarafından 11.11.2014 tarihinde avans olarak 10.000 TL nin ödendiği, bakiye 43.100 TL nin kaldığı, teknik olarak 4 hafta içinde imal edilebilecek bir ürün olduğu, ... tarafından 31.03.2015 sonuna kadar süre verildiğinin beyan edildiği halde cihazın imalatının bitip ...’ya bildirildiği ... tarafından tevsik edici belge ile ispatlanamadığı, ilk yazılı beyanının 22.06.2015 olduğu, 22.06.2015 tarihli ihtarnamesinde de ...’nun teslim almaktan vazgeçtiğini ifade ederek bu tarihten önce ...’nun vazgeçme iradesinden haberdar olduğunun anlaşıldığı, Sayın Mahkemenizce süresinde teslim edilmeyen cihazın tesliminden dolayı ...’nun TBK 125.maddesine göre vazgeçme seçimlik hakkını kullandığını ve bu hakkı kullanmakta haklı olduğu kanaatine varılması durumunda ... tarafından imal ettiği cihazın toplam 53.100 TL lik bedelini talep edemeyeceği, aksi takdirde malı teslim etmek şartı ile bakiye kalan 43.100 TL lik bakiye alacak talebinde bulunabileceği kanaatine varılabileceği, Esas Dava Dosyası Bakımından;Davacı ...nun yasal defter kaydına göre davalıdan 23.369,26 TL alacaklı olduğu, Davalı ...’ın yasal defter kaydına göre davacıya 9.999,86 TL borçlu göründüğü, aradaki farkın 13.369,40 TL olduğu, davalı ... tarafından düzenlenen 02.06.2015 tarihli ”1600 KVA Trafo Bedeli” açıklamalı faturanın teslim edilmediği gerekçesi ile ... tarafından yasal defterlerine kaydedilmemesinden kaynaklandığı, Sayın Mahkemenizce ... tarafından ... adına düzenlenen faturanın V.U.K.230.madde hükmüne göre faturada bulunması asgari içeriklerden 5.md.sindeki sevk tarihi ve irsaliye numarasının yazılı olmadığı, bu sebeple de usulüne uygun düzenlenmiş faturadan bahsedilemeyeceği gibi fatura içeriği malın teslim edildiğine dair tevsik edici bir belgenin de sunulmaması kanaatine varılması durumunda ...nun ... adına düzenlediği toplam 72.183,44 TL faturalardan dolayı ...’ın ödediği toplam 58.814,18 TL sonrası 13.369,26 TL cari hesaptan kaynaklı alacağı olduğu, birleşen dava dosyasında ...nun cihazı teslim almaktan vazgeçmesinde haklı olduğu kanaatine varılması durumunda ...’a verdiği 10.000 TL lik avans bedelini de talep edebileceği bu hali ile de ...nun (13.369,26+10.000=) 23.369,26 TL alacaklı olacağı kanaatine varılmaktadır. Taraflar arasındaki uyuşmazlık konuları ve esas birleşen dava sonuçlarına göre oluşabilecek varyasyonların aşağıdaki şekilde olduğu; Esas Dava dosyasındaki ...’ın düzenlediği 13.369,40 TL bedelindeki fatura içeriğinin ...ya teslim edildiğinin ispatlanamadığı gerekçesi ile iş bu faturadan ...’ın alacaklı olmadığı kanaatine varıldığı ve ...nun imal edilmesini istediği cihazı teslim almaktan vazgeçmesinde haklı görülmesi durumunda; esas dava bakımından ...nun 23.369,26 TL alacaklı olduğu, Birleşen Dava bakımından...nun ...a borcunun olmayacağı, ...’ın düzenlediği 13.369,40 TL bedelindeki fatura içeriği malın ...ya teslim edildiğine ve 53.100 TL lik cihazı teslim almaktan vazgeçmekte ...nun haksız olduğu kanaatine varıldığı takdirde; esas dava bakımından ...nun alacaklı olmayacağı, Birleşen dava bakımından... A.Ş. nincihazı teslim etmesi durumunda 43.100 TL alacaklı olacağı, Esas Dava dosyasındaki ...’ın düzenlediği 13.369,40 TL bedelindeki fatura içeriğinin ...ya teslim edildiğinin ispatlanamadığı gerekçesi ile iş bu faturadan ...’ın alacaklı olmadığı kanaatine varılır ve birleşen dava dosyasındaki 53.100 TL lik cihazı teslim almaktan vazgeçmekte ...nun haksız olduğu kanaatine varıldığı takdirde; esas dava bakımından ...nun 13.369,40 TL alacaklı olduğu, birleşen dava bakımından ...A.Ş.nin cihazı teslim etmesi durumunda 43.100 TL alacaklı olacağı, ...’ınesas dava dosyasına olan borcunun birleşen dava dosyasına mahsubunun yapılıp yapılmayacağının takdirinin Sayın Mahkemenize ait olduğu, Esas dava dosyası bakımından davacının 161,34 TL işlemiş faiz talep ettiği, iş bu hesabı yaparken 02.06.2015-26.06.2015 arası 24 gün için %10,50 faiz oranı üzerinden hesaplama yaptığı, oysaki 25.05.2015 tarihli noter ihtarnamesinde tebliğ tarihinden itibaren 3 gün verdiği, 02.06.2015 tebellüğ tarihine ilave edilen 3 gün neticesinde 05.06.2015 ile 26.06.2015 arası 21 gün için, asıl alacak tutarının 23.369,26 TL ye kanaat getirilmesi durumunda 141,18 TL işlemiş faiz hesab edilebileceği, asıl alacak tutarının 13.369,26 TL ye kanaat getirilmesi durumunda 80,76 TL işlemiş faiz hesab edilebileceği görüş ve kanaatini bildirmiştir.<br>Tarafların üzerinde anlaşamadıkları 13.369,40-TL bedelli fatura içeriği malın teslim edildiği, davalı birleşen dava davacısı ...... A.Ş tarafından ispat edilemediği...'' gerekçesi ile; ASIL DAVA YÖNÜNDEN Davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİ ile; Davalının İzmir 7. İcra Müdürlüğünün 2015/11148 Esas sayılı dosyasından yapılan icra takibine itirazının kısmen iptali ile, 23.369,26.TL asıl alacak, 141,18.TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 23.510,44.TL üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faizi işletilmesine, Fazlaya ilişkin istemin reddine, İİK madde 67 gereğince hüküm altına alınan alacağın %20 'si oranında hesaplanan 4.702,08 TL İcra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, BİRLEŞEN İZMİR 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN 2015/1474 ESAS 2017/247 K. SAYILI DOSYASI YÖNÜNDEN Davanın Reddine karar verilmiş, verilen bu karara karşı asıl dava davalı-birleşen dava davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. <br> <br>İSTİNAF NEDENLERİ: <br><br>Asıl dava davalı-birleşen dava davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; asıl dava yönünden; karşı tarafın her ne kadar alacaklı olduğunu iddia etse de alacağın ödendiğini, herhangi bir muaccel ve mevcut bir alacak hakkının bulunmadığını, asıl davanın kısmen kabulüne ilişkin kararının açıkça hatalı olduğunu, birleşen dava yönünden; davanın reddine dair verilen kararın hatalı olduğunu, mahkemece usule ve kanuna aykırı şekilde bilirkişi heyetlerinin 2 kişiden oluşturulmak suretiyle rapor alındığını ve bu raporlara dayalı olarak da hüküm kurulduğunu, bilirkişi heyetlerine itiraz etmiş olmalarına rağmen itirazların dikkate alınmadığını, eksik ve hüküm kurmaya elverişli olmayan bilirkişi raporlarına dayalı olarak hüküm kurulduğunu belirterek, asıl davanın kısmen kabulü ile birleşen davanın reddine ilişkin kararın kaldırılarak, asıl davanın reddi ile birleşen davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek, yerel mahkeme kararının kaldırılması istemiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur.<br>DELİLLERİN TARTIŞILMASI, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE: <br>Asıl dava, bakiye fatura alacaklarının tahsili için yapılan icra takibine vaki itirazın iptali, birleşen dava, yağ tasfiye cihazı (eser) sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkindir. <br>İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır.<br>Dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillerle, usul ve yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle hükme esas alınan bilirkişi rapor ve ek raporunun oluşa, somut olayın özelliklerine uygun, açık, anlaşılır, taraf ve yargı denetimine uygun olmasına, asıl davada davalının bakiye alacağı ödediğini ve bakiye alacak yönünden satılan trafonun teslim edildiğinin asıl davalı tarafından kesin delillerle ispatlanamamasına, birleşen davada eser sözleşmesine konu yağ tasfiye cihazının teslim süresi içerisinde imal edilip teslim edilmemesine, birleşen dava davalısının süresinde teslim edilmeyen eser sözleşmesinden haklı olarak vazgeçmesine, yargılamada eksiklik bulunmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına göre; kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, inceleme konusu kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından asıl dava davalı-birleşen dava davacı vekilinin yerinde bulunmayan istinaf kanun yolu başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiştir.<br><br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; <br><br>1-İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 30/06/2020 tarih ve 2015/1198 Esas  2020/325 Karar sayılı hükmü usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan asıl dava davalı-birleşen dava davacı vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,<br>2-Asıl davada istinaf başvurusu sırasında alınması gereken 1.605,99.TL nispi karar harcından peşin olarak alınan 401,50.TL harcın mahsubu ile bakiye 1.204,49.TL harcın asıl dava davalısından alınarak hazineye gelir kaydına,  <br>3-Birleşen davada istinaf başvurusu sırasında alınması gereken 427,60.TL maktu karar harcından peşin olarak alınan 54,40.TL harcın mahsubu ile bakiye 373,20.TL harcın birleşen dava davacısından alınarak hazineye gelir kaydına,  <br>   4-İstinaf başvurusu sırasında asıl dava davalı-birleşen dava davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,<br>5-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından asıl dava davacı-birleşen dava davalı lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>6-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme, harç ikmali ve gider avansı iadesi işlemlerinin yerel mahkemece yerine getirilmesine,<br>Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde HMK'nın 362/(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere 02/05/2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"600695c6d0f06df5","SID":"762306dab54ea111"}}