{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  22. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2022/54 - 2024/536<br><br>T.C.<br>A N K A R A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ<br>22. H U K U K   D A İ R E S İ  <br><br>ESAS NO\t: 2022/54 \t\t                                            (ESASTAN RET )<br>KARAR NO\t: 2024/536<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 14/10/2021<br>ESAS-KARAR NO\t: 2019/376 E -  2021/663 K<br><br>DAVACI\t:<br>VEKİLLERİ<br>DAVALILAR\t:<br>DAVANIN KONUSU\t: Alacak <br>KARAR TARİHİ\t: 03/05/2024<br>YAZILDIĞI TARİH\t: 03/06/2024<br><br>\tTaraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi.\t<br>\tGEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ\t<br>İDDİANIN ÖZETİ<br> Davacı vekili,  davacı  ... Plastik A.Ş. ile davalı  ... Turizm  Ltd. Şti. arasında imzalanan muhtelif çap ve ebatta boru alım satımına ilişkin 30.03.2018 tarihli sözleşmede, ödemenin “Euro” olarak yapılacağının kararlaştırıldığını, sözleşmenin 4. maddesinde  ifade edilen “... İnşaat A.Ş.’nin müşterek borçlu ve müteselsil kefil olması sonrası malzeme alım protokolü geçerli olacaktır.” hükmü uyarınca diğer davalı ... İnşaat A.Ş.’nin sözleşmeye müşterek borçlu/müteselsil kefil olmasıyla sözleşmenin yürürlüğe girdiğini, alım-satıma konu malların partiler halinde tesliminin yapıldığını, ilk partinin teslimi sonrası, borç ödemesinin 31.05.2018 tarihinde sözleşmeye aykırı olarak, davacının aynı bankadaki TL hesabına TL cinsinden  yapıldığını, yazılı ve sözlü ihtarlar sonrasında  aynı bankanın döviz kuruna göre, Euro cinsinden ödeme yapılmamasından doğan 11.952,07-Euro eksik ödemenin davalı/alıcı ... Turizm Otelcilik İşletmeleri  Ltd. Şti. tarafından 19.07.2018 tarihinde yapılan ödeme ile yerine getirildiğini ancak, davalının son parti teslimi sonrası borç ödemesini Euro cinsinden döviz yerine, bile bile ve kötü niyetle yine TL olarak ödediğini ve ilgili bankanın döviz kuruna göre 30.327,25Euro eksik ödeme yaptığını, sözleşmeye ve ödemenin Euro cinsinden döviz ile yapılacağına inancında olan müvekkilinin, döviz cinsinden hammadde borçlanıp davalılar adına üretim yaptığını, mağdur duruma düştüğünü, davalı şirket yetkililerine gönderilen e-mailler ve yapılan şifai görüşmeler ile keşide edilen  12.10.2018 tarih 35319 Y.s. ihtarnamesi ile bildirilen borç ödeme taleplerinin yerine getirilmediğini, davalılar tarafından keşide edilen 22.10.2018 tarih 25085 y.s. ihtarnamesi ile borçlarının bulunmadığının bildirildiğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik, sözleşmeden kaynaklanan 20.000-Euro  alacağın 15.10.2018 temerrüt tarihinden itibaren, yabancı para ile açılmış bir yıl vadeli mevduata ödenen en yüksek faizi ile birlikte davalılardan  müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>Davacı vekili ıslah dilekçesinde; bilirkişi raporu ile tespit edilen 30.327,25-euro alacağın tahsilini teminen, talebimizi ıslah yolu ile 10.327,25.-Euro arttırıp toplam 30.327,25.-euro alacağın, temerrüt tarihi 15/10/2018’den itibaren yabancı para ile bir yıl vadeli mevduata ödenen en yüksek faizi işletilmek suretiyle davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini istemiştir.<br>SAVUNMANIN ÖZETİ<br>Davalı vekili, yetki itirazlarının bulunduğunu, yetkili mahkemenin Ankara Mahkemeleri olduğunu,  müvekkilinin sözleşmeden doğan tüm sorumluluklarını yerine getirerek, KDV dahil 713.995,41-Euro sözleşme bedelinin tamamını  davacıya ödediğini, davacının merkez bankasının belirlediği  döviz kurunu  hiçe saydığını, bankaların döviz  kurunu esas alarak  fazla ve hatalı hesaplamalar yaptığını, 30.03.2018 tarihli sözleşmede ödemelerin Euro cinsinden yapılacağı kararlaştırılmışsa da BK.’nun 99/2 maddesinde belirtilen “aynen ödeme veya bu anlama gelen bir ifade” sözleşmede bulunmadığından, müvekkili şirketin ödeme günündeki rayiç bedel üzerinden ülke parası ile ödeme yapmasında sözleşmeye ve hukuka aykırılığının bulunmadığını, sözleşmenin imzalanmasından sonra davacı ile yapılan görüşmelerde müvekkili şirkete Türk Lirası hesabı İBAN numarası verildiğini, davacının  bu talebi ile ödemelerin Türk Lirası  üzerinden yapılması kabul edilerek, ödeme günündeki rayiç bedeller üzerinden Türk Lirası olarak davacıya ödemelerin yapıldığını, müvekkilinin son olarak 17.08.2018 tarihinde davacıya 507.383,63-Euro günlük kur karşılığı 3.351.471,83-TL ödeme  yaptığını, 17.08.2018 tarihinde TCMB Euro günlük efektif satış kurunun 1 Euro=6.8493-TL olduğunu, davacının müvekkili şirketin TL olarak yaptığı ödemeleri,  ... Bankası’nın belirlediği döviz kurundan çevirerek, kur farkından dolayı müvekkili şirkete borçlu olduğunu iddia etmiş ise de, kanunda açıkça belirtildiği üzere TCMB döviz kurunun esas alınması gerektiğini, davacının tamamen zenginleşme amacı ile yüksek döviz kurunu esas alarak  mahkemeyi yanıltığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. <br> İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ\t\t<br>Mahkemece, davalı tarafından 31/05/2018 tarihinde 1.015.417,89TL, 19/07/2018 tarihinde 66.549,12TL, 17/08/2018 tarihinde 3.351.471,83TL'yi davacının hesabına yatırıldığı, davacının bu miktarları ... Bankası efektif satış kuru üzerinden çevirdiği, davalının ise birgün önceki Merkez Bankası efektif satış kuru üzerinden 194.681,14 + 11.930,64+ 507.3863,63 Euro olmak üzere toplam 713.995,41 Euro gönderildiği, 17/08/2018 tarihine kadar taraflar arasındaki cari hesap Euro bazında sıfırlanmış iken 30/09/2018 tarihinde davacı tarafından yapılan bir düzeltme kaydı ile davalının borcunun doğduğu, taraflar arasındaki ihtilafın bu düzeltmeden kaynaklandığı, taraflar arasında imzalanan protokolde ödemenin Euro kalemi olarak yapılacağı kararlaştırılmış ancak taraflar arasındaki işlemlerde, işlem kurunda referans olarak hangi kurun alınacağının ise belirlenmediği, taraflar arasındaki 17/08/2018 tarihinde kadar olan cari hesap hareketleri incelendiğinde ise tarafların bu tarihe kadar olan işlemlerini karşılıklı “TCMB tarafından ilan edilen günlük döviz kurları” na istinaden “TCMB Döviz Alış kuruna” göre kayıt altına almışlardır. Bu durumun “taraflar arasında işlem kurunun belirlenmemesi durumunda TCMB döviz alış kurları dikkate alınır” genel kabul görmüş kurala da uygun olduğu, Borçlar Kanunu’nun 99/2. maddesinde “Ülke parası dışında başka bir para birimiyle ödeme yapılması kararlaştırılmışsa, sözleşmede aynen ödeme veya bu anlama gelen bir ifade bulunmadıkça borç, ödeme günündeki rayiç üzerinden Ülke parasıyla da ödenebilir. “ hükmü bulunduğu, 30/03/2018 tarihli sözleşmede ödemelerin Euro cinsinden yapılacağı kararlaştırılmışsa da BK 99/2’de belirtilen “aynen ödeme veya bu anlama gelen bir ifade” sözleşmede bulunmadığından davalı şirketin ödeme günündeki rayiç bedel üzerinden ülke parası ile ödeme yapmasında sözleşmeye ve hukuka aykırılık olmadığı, Vergi Usul Kanunu ve Ticaret Kanunu'na göre döviz karşılığı işlemlerin ticari defterlere TL olarak kayıt edilmesi, tarafların birbirlerine düzenledikleri faturalarda dikkate alacakları kur gümrük işlemleri, harca esas değerlerin aksi kararlaştırılmadığı takdirde- işlem günü Resmi Gazetede ilan edilen “döviz alış kuru” işlem kuru olarak dikkate alındığı, bankalar tarafından belirlenen kurlar ise Merkez Bankası gibi önceden listeler halinde yayımlanmadığı, Bankalar Merkez Bankasından döviz alıp satabildiği gibi, birbirlerinden ya da uluslarası Forex piyasasından 24 saat döviz alım satım işlemi yaptığı, saniyeler içinde alım satım fiyatları değiştiği, bu nedenle referans gösterilmediği takdirde bankacılık sisteminde herhangi bir günün döviz işlem kurunu bilmenin olanaksız olduğu, sadece referans aralıklar alınabilecektir ki bu da dışardan tespit edilebilecek bir kur rakamı olmadığı, dava konusu olayda taraflar arasında 17.08.2018 tarihine kadar kayıtlarda Euro karşılığı TL hesaplamalarında herhangi bir belirsizlik bulunmadığı, TCMB döviz alış kurları bazında tarafların arasında Euro borç alacak ilişkisi sıfırlandığı, davalı tarafından yapılan ödeme sözleşme ve hukuka uygun olduğu anlaşıldığından Davanın Reddine karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ\t\t\t<br> İstinaf kanun yoluna başvuran davacı vekili tarafından; Taraflar sözleşmede Euro ödeme için anlaştığı, davalılar; sözleşmeye aykırı olarak yabancı para borcunu aynen ifa etmediği, davacıyı zarara uğrattığı, davanın kabulü gerektiği bildirilmiştir.<br>UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR<br>Dava konusu alacağın değerlendirilmesi uyuşmazlık konusudur. <br> DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE\t<br> Dava, alacak istemine ilişkindir.<br>İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355.maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır.<br>Davacı ... Plastik San. Ve Tic. A.Ş. ile davalı ... Turizm Otelcilik İşletmeleri Ltd. Şti. arasında muhtelif çap ve ebatta boru alım satımına dair 30/03/2018 tarihli Malzeme Alım Protokolünün imzalandığı; sözleşmenin 3. maddesinde alım protokolü bedelinin 713.995,46 Euro olduğu; ödeme koşullarına ilişkin  4. Maddenin düzenlendiği; davacı şirket tarafından davalı tarafa 12.10.2018 ve 22.10.2018 tarihlerinde 30.327,25 Euro borcun ödenmesi gerektiği hususunda  ihtar gönderildiği anlaşılmıştır.<br>Mahkemece alınan bilirkişi raporunda; davacı tarafından düzenlenen bütün faturaların davalı şirketin ticari defterlerinde kayıt edilmiş olduğu, davalı tarafından yapılan bütün ödemelerin davacı şirketin kayıtlarında işlenmiş olduğu, her iki tarafın ticari kayıtlarında alım/satım ve ödeme/tahsilat işlemlerinin Euro bazlı kayıt edildiği, kayıt işlemlerinde her iki tarafın T.C. Merkez Bankası'nın ilan ettiği döviz alış kurlarını ve aynı kur değerlerini kullandığı, 17.08.2018 tarihine kadar 713.995,41 Euro davacı tarafından davalı ... adına fatura düzenlendiği, davalı ... tarafından da davacıya 713.995,41 Euro ödeme yapıldığı, Euro bazında borç alacak ilişkisinin sıfırlandığı, bu tarihe kadar olan TL karşılıkların da birbirine eşit olduğu, arada oluşan kur farklarının ise borç alacak ilişkisi doğurmayan kur farkı gelir/gideri olduğu bildirilmiştir.<br>Mahkemece, yargılamanın HMK'da düzenlenen usul kurallarına uygun olarak yapılmış olmasına, kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmamasına, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilip yasal düzenlemelere uygun isabetli, yeterli gerekçeyle karar verilmiş olmasına ve özellikle  dava konusu olayda taraflar arasında 17.08.2018 tarihine kadar kayıtlarda Euro karşılığı TL hesaplamalarında herhangi bir belirsizlik bulunmadığı, TCMB döviz alış kurları bazında tarafların arasında \"Euro\" borç alacak ilişkisinin sıfırlandığı, davalı tarafından yapılan ödemenin sözleşmeye uygun olduğunun anlaşılmasına  göre ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık olmadığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nin 353/1.b.1. maddesi uyarınca  esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.<br><br>HÜKÜM \t:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, <br>2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL istinaf karar ve ilam harcından, peşin alınan 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 368,3‬0 TL harcın istinaf eden  davacıdan alınarak Hazineye irat kaydına,<br>3-İstinaf eden tarafından yapılan istinaf posta giderlerinin üzerinde bırakılmasına,<br>4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf lehine vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,<br>5-HMK'nin 333.maddesi gereğince gider avansından kalanının karar kesinleştiğinde yatırana  iadesine,<br>6-Kararın tebliğinin Dairece yapılmasına,<br>Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda 361/1. maddesi gereğince kararın tebliği tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde kararı veren Bölge Adliye Mahkemesi ya da buraya gönderilmek üzere temyiz edenin bulunduğu yer Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi veya İlk Derece Mahkemesine verilecek dilekçe ile Yargıtay temyiz yasa yolu açık olmak üzere, 03/05/2024  tarihinde oybirliği ile karar verildi.\t\t\t\t<br><br>Başkan <br> ¸e-imza<br><br>Üye <br>¸e-imza <br><br>Üye <br> ¸e-imza<br><br>Katip <br> ¸e-imza<br><br><br><br><br><br><br><br>  NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR.<br> \"5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur.\" <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"e73b6d36a9ee7121","SID":"e799015a07fd18b3"}}