{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>16. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>DOSYA NO: 2024/655 Esas<br>KARAR NO: 2024/1024<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 05/03/2024<br>NUMARASI: 2022/411 Esas,  2024/224 Karar <br>DAVANIN KONUSU: 6361 Sayılı Finansal Kiralama, Faktöring Ve Finansman Şirketleri Kanunundan Kaynaklanan (İtirazın İptali)<br>KARAR TARİHİ: 29/05/2024<br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile ... Ltd. Şti. Arasında 18/11/2005 tarihinde imzalanan finansal kiralama sözleşmesini davalı borçlunun müteselsil kefil olarak imzaladığını, söz konusu sözleşme ile 1 adet kamyon ve iki adet platform kiralanarak teslim edildiğini,  davalı tarafın söz konusu sözleşmeden doğan borçlarını ihtarname ile verilen 60 günlük süre içinde ödememesi üzerine İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... E.sayılı dosyasından ilamsız takibe başlatıldığını, borçlunun itirazı üzerine takibin durduğunu, sözleşmeye 818 sayılı BK.hükümlerinin uygulanacağını, 6098 sayılı TBK'nın 598/3 maddesi uygulanamayacağından davalının kefaleti ile ilgili on yıllık zamanaşımı süresinden söz edilemeyeceğini ileri sürerek, itirazın iptaline ve takibin devamına, %20 den az olmamak üzere icra inkâr tazminatı tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın usul ve esas yönünden hukuka aykırılık teşkil ettiğini, asıl borç ve ferileri ile kefaletin zamanaşımı sebebiyle geçersiz olduğunu,  asıl borcun sona ermesi, azalması kefilin sorumluluğunu etkileyeceğini, taraflar arasındaki sözleşmenin geçerliliği ve davacının sözleşmeden kaynaklanan edimlerini gereği gibi ifa edip etmediği araştırılması gerektiğini, sözleşmenin ve asıl borcun genel işlem koşulları ve sair sebeplerle geçersiz olması halinde kefile başvurulmasının mümkün olmadığını, zamanaşımı nedeniyle de kefilliğin ortadan kalktığını, mahkemenin  yetkisine itiraz ettiklerini, kefalet sözleşmesinin geçerliliğinin 10 yıl ile sınırlı olduğunu savunarak davanın reddini, takip miktarının %20’den az olmamak üzere davacı taraf aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesini istemiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; TBK'nın 598/3.maddesine göre, gerçek kişi tarafından verilmiş olan her türlü kefaletin, buna ilişkin sözleşmenin kurulmasından başlayarak on yılın geçmesiyle kendiliğinden ortadan kalkacağı, on yıllık azami geçerlilik süresinin işlemeye başladığı anın, kefalet sözleşmesinin meydana geldiği an olduğu, söz konusu sürenin zamanlaşımı süresi olmadığı, borca dayanak finansal kiralama sözleşmesinin 18/11/2005 tarihinde yapılmış olması, davacı kefilin sözleşmeyi aynı tarihte  imzalandığı, davaya konu icra dosyasının 09/02/2022 tarihinde başlatılmış olması dikkate alındığında icra takibinin 10 yıllık hak düşürücü süre içerisinde ikame edilmediği gerekçesiyle, davanın hak düşürücü süre yönünden reddine, davalı tarafın kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.<br>İSTİNAF İSTEMİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde, dava dilekçesinde ileri sürdüğü vakıaları tekrar ederek; davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddi kararının, yasa ve usul hükümlerine aykırı olduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.<br>GEREKÇE: Dava,  itirazın iptali talebine ilişkindir.İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, yukarıda yazlı şekilde davanın  reddine karar verilmiştir. Karar davacı  vekili  tarafından istinaf edilmiştir.Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, 6101 Sayılı Türk Borçlar Kanununun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 1.maddesindeki “…Türk Borçlar Kanununun yürürlüğe girmesinden (01/07/2012) sonra işlemlere ilişkin olarak gerçekleşecek …temerrüt, sona erme ve tasfiye Türk Borçlar Kanunu hükümlerine tabidir.” düzenlemesi gereğince somut olayda temerrütün bu tarihten sonra meydana geldiği, dava konusu uyuşmazlığa 6098 sayılı TBK hükümlerinin uygulanacağı, aynı kanunun 5/2.maddesinde \"Kanunun yürürlüğe girmesinden önce başlayan süreler yönünden bir yıllık ek sürenin verilmesi gerektiği\"nin düzenlendiği, TBK'nın 598/3.maddesindeki,“Bir gerçek kişi tarafından verilmiş olan her türlü kefalet, buna ilişkin sözleşmenin kurulmasından başlayarak on yılın geçmesiyle kendiliğinden ortadan kalkar.” şeklindeki düzenleme ile gerçek kişi kefiller lehine kefalet sözleşmesinin imza tarihinden itibaren başlayan on yıllık hak düşürücü süreye yer verildiği, buna göre on yıllık sürenin başlangıcının sözleşmenin kuruluş tarihi olan  18/11/2005 olduğu gözetildiğinde, takip ve dava tarihi itibariyle  bu sürenin ve 6101 sayılı yürürlük kanununun 5/2.maddesindeki bir yıllık ek sürenin de geçmiş olduğu (Emsal Yargıtay 11.Hukuk Dairesinin 2021/9220 E-2023/3454 K.sayılı kararı) anlaşılmakla, davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin reddine karar verilmiştir.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Davacı vekilinin istinaf talebinin HMK'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca  ESASTAN REDDİNE, 2-Harç peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, 3-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 5-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince yatıran tarafa iadesine, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.29/05/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"85d4fe4f48e9faed","SID":"846b973db698cbbf"}}