{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>17. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>ESAS NO\t\t: 2020/1461 <br>KARAR NO\t\t: 2024/906<br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: İZMİR 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 19/12/2019<br>NUMARASI\t\t: 2018/954 Esas  2019/1444 Karar <br>DAVA\t\t: SÖZLEŞMENİN VE KEFALETİN GEÇERSİZLİĞİ - SENET İPTALİ <br>KARAR TARİHİ\t: 02/05/2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ  : 02/05/2024 <br> <br>İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/954 Esas ve 2019/1444 Karar sayılı dava dosyasından yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulü ve kısmen reddine dair verilen karara karşı davacılar vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya, Dairemize gönderilmiş olmakla HMK'nın 353. maddesi uyarınca dosya üzerinden inceleme yapıldı.<br><br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br><br>Mahkemece yapılan açık yargılama sonucunda; ''...Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkillerden ... Şirketi tarımsal ürünlere dair alanda üretim ve mal temini sağlamakta diğer davacının ise şirket yetkilisi olduğunu, müvekkilerden ... Şirketi Domates Yetiştirmek üzere davalı şirket ile görüşmüş şirketten kendisine 2018 dönemine ait yapılacak üretimlerde kullanılmak üzere toplam 80.000,00-TL nakden avans aldığını, avans almasının sebebi bu avansı üretim yaptırmak üzere bir üretici ve tedarikçilere dağıtılması olduğunu, müvekkilinin üretim sonrasında aldığı avans nedeni ile davalı şirket ile temasa geziş ancak şirketin üretilen veya tedarik edilen malları piyasa fiyatlarından alamayacağı bilgisini verdiğini, davalı ile yapılan  görüşmelerde söz konusu domatesleri serbest piyasa fiyatlarından değil  davalı şirket tarafından belirlenecek fiyat üzerinden satın alınacağını bildirdiğini, bahsedilen her iki fiyat arasında çok büyük fark oluştuğunu, yapılan bu uygulamanın haksız hukuki dayanaktan ve iyi niyetten yoksun olduğu ifade edildiğinde davalı yan müvekkile arada bir sözleşme imzalandığını, buna göre ürünlerin fiyatını kendilerinin belirleyeceğini beyan ettiğini, bunun üzerine müvekkilinin aradaki sözleşmeyi görmek istediğinde talep etmesi üzerine 11/08/2018 tarihinde bir sözleşme müvekkile gösterildiği ve bu sözleşmede sadece müvekkil şirket tarafından imza altına alınmış davalı yana ait imzanın olmadığı ve sözleşmenin esaslı unsurların dahi doldurulmamış ve boş bir sözleşme olduğu görmüş ve talebi üzerine 11/08/2018 tarihinde aslının aynı olduğu şerh düşülerek müvekkile teslim edildiğini bu sözleşmede sözleşme ile sözleşmenin içinde kefil olduğu sözleşmenin yanında birde boş bir senet alındığı dile getirilerek müvekkile yönelik sözleşmenin bu şekli kabul etmek zorunda olduğu aksi takdirde ticari yaşamının biteceği bilgisinin verildiği  tek suret olarak düzenlenen ve bir nüshasını müvekkil şirkete verilmeyen sözleşme incelendiğinde hukuki olarak geçerli olmadığı  ve haksız surette kullanılarak bir taraf lehine orantısız bir menfaat sağladığı tespit edildiğini, dava dilekçesi ekinde sunulu olan müvekkilin imzasının yer aldığı 3 adet Domates Yetiştirme Alım Sözleşmesinde davalı şirketin imzasının bulunmadığı satış sözleşmesinin esaslı unsurlarından olan mal ve bedel dahi yer almadığını, bu hususun da 11/08/2018 tarihli davalı şirket yetkilisi tarafından şerh düşüldüğünü ortada taraflar arasında imzalanmış geçerli bir sözleşmenin mevcut olmadığını her türlü hak ve alacakları ile fazlaya ilişkin kısmını talep ve dava hakları saklı kalmak kaydı ile öncelikle işin esasına girmeden yapılacak inceleme ile davalı şirketin elinde bulunan bonolar ile müvekkiller aleyhine icra takibi yapılmaması gereğince icra takibi yapılmasının tedbiren durdurulmasına davalının kabulü ile taraflar arasında yapıldığı ileri sürelen tarihsiz sözleşmenin geçersiz olduğunun tespitini sözleşme ile teslim edilen senetlerin iptaline, sözleşmeye alınan kefaletlerin geçersiz olduğunun tespitine, yargılama masrafları vekalet ücretinin karşı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>Davalıya usulüne uygun tebligat yapılmış, davalı vekili 18.10.2018 tarihli cevap dilekçesinde davanın reddini talep etmiştir. <br>Dava; Taraflar arasında yapılan Domates Yetiştirme ve alım sözleşmesinin geçersizliği, kefaletin geçersizliği ve senedin iptaline yönelik açılmış sözleşmenin iptali  davasıdır. <br>Dosya içinde tarafların sunmuş olduğu bütün deliller toplanmıştır.<br>Dava konusu 23/02/2018 tarihli domates yetiştirme ve alım sözleşmesi, İzmir 15. Noterliği'nin 27/08/2018 tarihli, 13527 yevmiye nolu ihtarnamesi, 23/02/2018 tarihli ek protokol, 05/09/2018 tarihli tarla tespit tutanağı, 18/06/2018 - 14/09/2018 arası dönemi kapsayan cari hesap ekstresi, ayrıca İzmir 22. İcra Müdürlüğü'nün 2018/12024 sayılı takip dosyası, ... Bankası'ndan gelen ektre bilgileri dikkate alınarak, davalı vekilinin 23/07/2019 tarihli cevabi yazısında, davalı tarafça herhangi bir senet alınmadığının belirtildiği ve duruşmada da bunun teyit edildiği, davacı vekilinin de senetle ilgili bir suç duyurusunda bulunmadıkları, ticari defterlerini sunmayacakları dikkate alınarak, her ne kadar davacı, davasında, sözleşmenin geçersizliğini talep etmiş ise de, Borçlar Kanunu 15. Madde dikkate alınarak, sözleşmenin geçersizliğine yönelik talebin reddine, dosya içindeki incelenen kefalet sözleşmesinde, kefalete ilişkin hükümler irdelendiğinde, geçersizliğe yönelik talebin yerinde olduğu, kefalet sözleşmesinde taşınması gereken unsurların taşınmadığı, her ne kadar senedin iptali talep edilmiş ise de, davalı tarafça herhangi bir senet alınmadığı...'' gerekçesi ile;  Davacının açmış olduğu davasında, Borçlar Kanunu 15. Madde de dikkate alınarak sözleşmenin geçersizliğine yönelik talebinin REDDİNE, Kefalet geçersizliğine yönelik talebinin KABULÜ ile; Her ne kadar senedin iptalini talep etmiş ise de, davalı tarafça herhangi bir senet alınmadığı belirtilmekle bu talebin de REDDİNE karar verilmiş, verilen bu karara karşı davacılar vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. <br> <br>İSTİNAF NEDENLERİ: <br><br>Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; verilen kararın reddedilen kısımlarının usul ve yasaya aykırı olduğunu, sözleşmenin geçersizliğine yönelik taleplerinin reddinin hukuki dayanaktan yoksun, mesnetsiz ve gerekçesiz olduğunu, sözleşmede satış sözleşmesinin esaslı unsurlarından olan mal ve bedelin dahi yer almadığını, sözleşmenin geçersiz olduğunu, sözleşmenin yok hükmünde olduğunu, kısmen red kararının gerekçesiz olduğunu, davalı tarafından cevap dilekçesinde senet aldığını ikrar etmesine rağmen mahkemece aksine hüküm kurulmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, yerel mahkemece yargılama giderleri ve vekalet ücretinin hatalı hesaplandığını ileri sürerek reddedilen kısımlar yönünden yerel mahkeme kararının kaldırılması istemiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur.  <br>DELİLLERİN TARTIŞILMASI, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE: <br><br>Dava, domates yetiştirme ve alım sözleşmesinin ve kefaletin geçersizliğinin tespiti ile senet iptali istemine ilişkindir. <br>İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır.<br>Dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillerle, usul ve yasaya uygun gerektirici nedenlere ve davacı şirket ile davalı şirket arasında imzalanan domates yetiştirme ve alım sözleşmesinin geçerli olmasına, davacı kefil ... yönünden ise kefalet sözleşmesinin geçerli olması için aranılan şartlara haiz olmamasına, senet iptali isteminin davacılar tarafından kesin delillerle ispatlanamamasına, yargılamada eksiklik bulunmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına göre; kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, inceleme konusu kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davacılar vekilinin yerinde bulunmayan istinaf kanun yolu başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiştir.<br><br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; <br>1-İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 19/12/2019 tarih ve 2018/954 Esas  2019/1444 Karar sayılı hükmü usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan davacılar vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, <br>2-İstinaf başvurusu sırasında alınması gereken 427,60.TL maktu karar harcından peşin olarak alınan 54,40.TL harcın mahsubu ile bakiye 373,20.TL harcın davacılardan alınarak hazineye gelir kaydına,    <br>3-İstinaf kanun yolu başvurusunda bulunan davacılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,<br>4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadan karar verildiğinden davalı yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, <br>5-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme, harç ikmali ve gider avansı iadesi işlemlerinin yerel mahkemece yerine getirilmesine,<br>Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde HMK'nın 362/(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere 02/05/2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"a68d19ffa238cb65","SID":"8a8a10592066aa13"}}