{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  20. HUKUK DAİRESİ     <br>Esas-Karar No: 2022/792 - 2024/995<br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20.HUKUK DAİRESİ <br><br>ESAS NO       : 2022/792 <br>KARAR NO\t: 2024/995<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                          K A R A R <br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 2. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK<br>\t\t  MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 20/01/2022<br>NUMARASI\t\t: 2021/195 E.  -  2022/18 K.<br><br>DAVACI\t<br>VEKİLİ\t:<br>DAVALI\t:<br>\t\t  <br>DAVANIN KONUSU\t: Marka YİDK Kararının İptali<br><br>\tTaraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 20/01/2022 tarih ve 2021/195 E. - 2022/18 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı ... tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br><br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ\t: Davacı vekili,  müvekkilinin \"... ...\" ibareli marka başvurusunun SMK 5/1- b ve 5/1-c maddeleri gerekçe gösterilerek YİDK tarafından 9, 35 ve 36. sınıflar yönünden reddedildiğini, 16, 37, 38 ve 42. sınıflar yönünden ise kabul edildiğini, başvurunun soyut ve somut ayırt ediciliğe sahip olduğunu, “...” markasının hem müvekkilinin yürüttüğü bir sadakat programının adı hem de ödeme aracı olarak kullanıldığını, Türkiye’de bu anlamda tanınmışlığa ulaştığını, başvuru markasının “...” çatı markasının alt markası olduğunu, müvekkilinin “...” esas unsurlu seri markaları olduğunu, bu markaların içerisinde 09, 35 ve 36 sınıflarda redde konu mal ve hizmetlerin de olduğunu, daha önce de açılan davalarda markaların kullanım yoluyla ayırt edicilik kazandığı gerekçesi ile YİDK kararlarının iptaline karar verildiğini,  başvuru markasının bir emtiayı  tanımlamadığını ve herkesin kullanımına açık bir ibare olmadığını, başvurudaki “...” ibaresinin kullanım sonucu ayırt edicilik kazandığını ileri sürerek TÜRKPATENT  YİDK'nın 26.05.2021 tarih, 2021-M-2650 sayılı kararının iptaline ve başvurunun tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>Davalı ... vekili, başvurunun \"para ve ödeme\" anlamına geldiğini, ticari alanda serbest kullanımda olduğunu, reddedilen sınıflar yönünden belirli bir ticari kaynağa ait bir işaret olarak algılanmayacağını, bu itibarla, başvurunun bir bütün olarak, markanın asli işlevi olan belirli bir işletmeye ait mal ve hizmetleri, diğer işletmelere ait benzer mal ve hizmetlerden ayırt etmeyi sağlama işlevini yerine getiremeyeceğini, malların/hizmetlerin vasfını/karakteristik özelliğini belirtiyor olması nedeniyle ayrıca tanımlayıcı nitelikte olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.<br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, dava konusu marka başvurusunun, tescil talebinin reddedildiği “Sınıf 9:Manyetik, optik kayıt taşıyıcılar ve bunlara kaydedilmiş bilgisayar programları ve yazılımları; bilgisayar ağları vasıtasıyla indirilebilen ve manyetik ve optik ortamlara kayıt edilebilen elektronik yayınlar; manyetik/optik okuyuculu kartlar, manyetik, optik ve elektronik ortamlara kaydedilmiş çekilmiş sinema filmleri, diziler ve video müzik klipleri. Bilet otomatları, nakit para çekme makineleri. Sınıf 35: İş yönetimi, idaresi ve bu konular ile ilgili danışmanlık, muhasebe ve mali müşavirlik hizmetleri, personel işe yerleştirme, işe alma, personel seçimi, personel temini hizmetleri, ithalat-ihracat acente hizmetleri, geçici personel görevlendirme ( başkası adına fatura yatırma, vergi yatırma, trafik işlemleri gibi iş takibi) hizmetleri. Sınıf 36: Finansal ve parasal hizmetler'' için ret gerekçesi olarak gösterilen SMK 5/1-b ve 5/1-c kapsamında “somut ayırt edicilik” ve “tanımlayıcılık” ile ilgili tescil engelinin bulunmadığı, markada yer alan \"...\" esas unsurunun kullanım ile ayırt edicilik kazandığı, TÜRKPATENT YİDK 26.05.2021 tarihli, 2021-M-2650 karar sayılı kararının yerinde olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, TÜRKPATENT YİDK'in 26.05.2021 tarih 2021/M-2650 sayılı kararının iptaline karar verilmiştir.  <br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde, dava konusu başvuru markasının tüketiciler tarafından, “...” ibaresinin ön planda olması ve “...” ibaresinin daha küçük puntolarla yazılması dolayısıyla \"...\" esas unsurlu markaların serisi şeklinde ve bir marka olarak algılanmadığını, başvuru markasının bir bütün olarak, markanın asli işlevi olan, belirli bir işletmeye ait mal ve hizmetleri, diğer işletmelere ait benzer mal ve hizmetlerden ayırt etmeyi sağlama işlevini yerine getiremediğini, ayrıca, başvuru markasında yer alan ibarenin malların/hizmetlerin vasfını/karakteristik özelliğini belirtiyor olması nedeniyle tanımlayıcı nitelikte olduğunu ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir. <br><br>GEREKÇE\t:Dava, marka ile ilgili Kurum kararlarının iptali istemine ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\tDosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, 6769 sayılı SMK'nın 5/2.maddesi uyarınca, bir marka, başvuru tarihinden önce kullanılmış ve başvuruya konu mal veya hizmetler bakımından bu kullanım sonucu ayırt edici nitelik kazanmışsa, bu markanın tescilinin, SMK'nın 5/1-b maddesi anlamında ayırt edici nitelikten yoksun olduğu ya da SMK'nın 5/1-c maddesi anlamında tanımlayıcı olduğu gerekçesiyle reddedilemeyeceği, somut olayda 2020/82650 sayılı \"... ...\" ibareli başvuruda yer alan “...” sözcüğünün İngilizce bir sözcük olup Türkçe <br>karşılığının “para”, “...” ibaresinin ise “ödemek, ödeme, ücret” anlamlarına geldiği, başvuru konusu <br>ibarenin bütün olarak “para ödeme” ve buna benzer bir anlam ifade ettiği,  bilirkişi raporunda da ifade edildiği üzere, markada yer alan \"...\" esas unsurunun başvurunun reddedildiği “Sınıf 9:Manyetik, optik kayıt taşıyıcılar ve bunlara kaydedilmiş bilgisayar programları ve yazılımları; bilgisayar ağları vasıtasıyla indirilebilen ve manyetik ve optik ortamlara kayıt edilebilen elektronik yayınlar; manyetik/optik okuyuculu kartlar, manyetik, optik ve elektronik ortamlara kaydedilmiş çekilmiş sinema filmleri, diziler ve video müzik klipleri. Bilet otomatları, nakit para çekme makineleri. Sınıf 35: İş yönetimi, idaresi ve bu konular ile ilgili danışmanlık, muhasebe ve mali müşavirlik hizmetleri, personel işe yerleştirme, işe alma, personel seçimi, personel temini hizmetleri, ithalat-ihracat acente hizmetleri, geçici personel görevlendirme ( başkası adına fatura yatırma, vergi yatırma, trafik işlemleri gibi iş takibi) hizmetleri. Sınıf 36: Finansal ve parasal hizmetler'' mal ve hizmetler bakımından SMK'nın 5/2.maddesi uyarınca kullanımla ayırt edici nitelik kazandığı, bu nedenle SMK'nın 5/1-b ve 5/1-c maddeleri kapsamında “somut ayırt edicilik” ve “tanımlayıcılık” ile ilgili tescil engelinin bulunmadığı, nitekim Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 30/12/2015 tarih, 2015/5596 Esas, 2015/13931 Karar sayılı kararı ile \"davacının \"...\" ibareli markasının tescilini istediği 9,35 ve 36.sınıf “Finansal ve parasal hizmetler, İş yönetimi, idaresi ve bu konular ile ilgili danışmanlık, muhasebe ve mali müşavirlik hizmetleri (ithalat-ihracat acente hizmetleri dahil)” mal ve hizmetleri açısından Türkiye’de 556 sayılı KHK’nın 7/son maddesinden istifade edecek düzeyde kullanım ile ayırt edici nitelik kazandığının\" kabul edildiği, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 13/02/2017 tarih, 2015/12742 Esas, 2017/727 Karar sayılı kararının da aynı yönde olduğu anlaşılmakla, davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.<br><br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>\t1-Davalı ...  vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davalı ... tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 80,70-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 346,9‬0-TL'nin davalı ... tahsili ile Hazineye irat kaydına, \t  <br>\t3-İstinaf aşamasında davalı ... tarafından yapılan yargılama giderlerinin  davalı ...  uhdesinde bırakılmasına,<br>\t4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 24/05/2024 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. <br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 24/05/2024\t\t<br><br>Başkan<br> <br><br>Üye<br> <br><br>Üye<br><br><br>Katip<br><br><br>Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.<br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"825a918cc738a6e9","SID":"dea22417693220bb"}}