{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>13. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2024/470 Esas <br>KARAR NO: 2024/821 Karar <br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>NUMARASI: 2023/978 Esas - 2023/938 Karar <br>TARİHİ: 19/10/2023<br>DAVA: Kıymetli Evrak İptali (Çek İptali (Hasımsız))<br>KARAR TARİHİ: 09/05/2024<br>İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, ... Bankası - Başakşehir Şubesinin, ... Ticaret Ltd. Şti. Keşideli, ... çek nolu, ... Bankası - Başakşehir Şubesinin, ... A.Ş. Keşideli, ..., ..., ... ve ... nolu çeklerin müvekkilinin elinde bulunduğu sırada kaybolduğunu, çeklerin iptaline karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi 19/10/2023 tarih 2023/978 Esas - 2023/938 Karar sayılı kararında; \"Dava,kıymetli evrak iptali istemine ilişkindir. Kıymetli evrak ile tacirlere ait diğer defter ve belgelerin iptali konusunda Türk Ticaret Kanununda  çeşitli düzenlemeler öngörülmüştür. \"...Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, keşideci tarafından çek iptali davası açılamayacağı, davalılara husumet yöneltilemeyeceği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.  Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir. sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA...\" T.C. YARGITAY 11. Hukuk Dairesi, 2010/15987 Esas, 2012/6289 Karar.Dosya tüm deliller ile birlikte incelenmekle; Davacı vekili 17.10.2023 tarihli dilekçesinde davacının iptali istenen çeklerin keşidecisi olduğu, çek iptali davasının yetkili meşru hamil tarafından açılabileceği, keşideci olan davacının dava açmakta hukuki yararının bulunmadığı, hukuki yarar yokluğuna ilişkin dava şartı eksikliğinin re’sen gözetileceğinden davanın usulden reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.\"gerekçesi ile, davanın HMK'nun 114/1-(h) ve 115/2 maddeleri uyarınca hukuki yarar yokluğu nedeniyle dava şartı noksanlığından  usulden reddine, karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.  <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle, dava dilekçesi ile ... Bankası Başakşehir Şubesinin, ... seri numaralı, ... Bankası Başakşehir Şubesinin, ..., ..., ... ve ... seri numaralı çeklerin müvekkilinin elinde bulunduğu sırada kaybolduğu belirtilerek, çeklerin iptaline karar verilmesinin talep ediğini, davacının,  keşidecileri ismi geçen tüzel kişiler olan çekleri yetkili hamil olarak elinde bulundurduğu sırada bu çeklerin, davacının  yetkili hamili olduğu diğer çekler ile birlikte çalındığını; davacının elinde bulundurduğunu bildiği ve yetkili hamili olduğu, kaybolan tüm çekler hakkında Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığının 2023/45386 Sor. numaralı dosyasında suç duyurusunda bulunulduğunu, keşidecileri ... Merkezi ve ... İşlemleri tüzel kişileri olduğu bu çeklerin davacı ... tarafından keşide edilmediğini ve bu sebeple de ...'ın çekin iptali davasını açma hakkına yetkili hamil sıfatıyla sahip olduğunu, yerel mahkemenin kararında davacı ...'ın yetkili hamil değil de keşideci olduğunu öne sürerek davanın hukuki yarar yokluğu sebebiyle dava şartı noksanlığından usulden reddine karar verdiğini, Kıymetli evrak çalındığı sırada elinde bulunduran kişinin, çeki ele geçiren kötü niyetli kişi veya kişilerin yol açacağı eylemlerden dolayı ciddi bir menfaat kaybına uğrayacağını; kıymetli evrakın iptalinin istenmesinde korunan hukuki değerin, çeki elinde bulunduran yetkili hamilin maddi ve manevi değerleri olduğunu; tüzel kişi tarafından keşide edilen çeklerin iptali söz konusu olduğunda burada iptal davası açmakta hukuki yararı bulunmayan tarafın bu çekleri keşide eden ticari şirketler olduğunu; dolayısıyla düzenlenen çek sayesinde keşidecinin, muhatap ve lehtar/ hamil arasında doğan üçlü ilişkide, çeki elinde bulunduran yetkili hamilin, doğal olarak keşideci ve muhataptan farklı bir kişinin olması beklendiğini; somut olayda çalınan çekleri elinde bulunduran ...'ın  keşideci tüzel kişilerden ve muhatap olan bankalardan farklı gerçek bir üçüncü kişi olduğunu, Davacı ...'ın söz konusu iptali istenen çeklerin yetkili hamili olduğunu; davacının yetkili hamil olduğunun kesin ispatının çalınan çeklerin üzerlerindeki ciro silsilesinden belirlenebileceğini; ancak çeklerin kötü niyetli kişiler tarafından muhatap bankaya ya da mahkemenin önleyici kararıyla mahkemeye ibraz edildiğinde ciro silsilesi incelenebileceğinden davacının yetkili hamil olduğunun kesin ispatının yapılamayacağını; davacının çeklere ilişkin bilgileri bilmesinin ve elinden rızası olmadan çıktığını ifade etmesinin yetkili hamil olduğunun bir göstergesi olduğunu; davacının çekin iptalini isteme yetkisinin bulunduğunun ispatının zorluğu, hukuki korumaya ulaşılmasını engelleyecekse de bu durum hukuk düzenin korunmasını ve ona olan güvenin sağlanmasını zedeleyeceğini; dolayısıyla davacının yetkili hamil sıfatıyla söz konusu çek tutarları üzerinde hukuki hakkının olduğunun ve çalınan bu çeklerin iptal kararına muhtaç bulunduğunun kabulü gerektiğini, İleri sürerek yukarıda açıklanan ve dairemizce resen gözetilecek nedenlerle, usule, yasaya ve hukuka aykırı Yerel Mahkeme kararının istinaf incelemesi neticesinde kaldırılmasına ve yeniden yargılama yapılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava,  TTK'nın 818/1.(s) maddesi yollamasıyla aynı Kanun'un 757 vd maddeleri uyarınca açılmış zayi nedeniyle çek iptali istemine ilişkindir. Mahkemece davacının dava konusu çeklerin keşidecisi olduğu gerekçesi ile talebin hukuki yarar yokluğundan usulden  reddine karar verilmiş,  karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Davacı ... vekili tarafından dava dilekçesinde; davacının yetkili hamili bulunduğu, keşidecisi ... Ticaret Ltd. Şti olan, ... Bankası Başakşehir Şubesine ait  ... çek numaralı çek ile; keşidecisi ... Sanayi A.Ş olan ... Bankası Başakşehir Şubesine ait ..., ..., ..., ... çek numaralı çekler olmak üzere toplam beş adet çekin, davacının elinde iken kaybolduklarını, Ayrıca davacının  elinde bulunduğu sırada iş yerinden çalınmış olup bir kısmının tarih ve imza kısımlarında tahrifat yapılan otuzdan fazla çek hakkında Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığının 2023/45386 Sor. numaralı dosyasında suç duyurusunda bulunulduğunu; ancak dava konusu çeklerin, bahsedilen çalınan çekler arasında olup olmadığının taraflarınca bilinmediğini ileri sürerek, anılan çeklerin zayi nedeniyle iptaline karar verilmesini istemiştir. 6102 Sayılı TTK'nun 757-764.maddelerinde yer alan yasal düzenlemelere göre çek keşidecisinin zayi nedeniyle iptal davası açma hakkı bulunmamaktadır. Kıymetli evrakta hakkın senede bağlı olması nedeniyle, senedin zayi edildiği durumlarda, senede bağlı hakkın senetsiz de ileri sürülebilmesi için TTK'nın 651.ve 652. maddelerinde hamile iptal davası açma hakkı verilmiş olup, iptal kararı hamile hakkını senetsiz olarak ileri sürme ya da borçludan yeni bir senet tanzim isteme imkanı sağlar. Kıymetli evrak iptali davalarında davacının yetkili hamil olduğunu yaklaşık düzeyde ispata yarar delilleri sunması zorunludur. Yukarıda yapılan açıklamalar çerçevesinde somut olaya dönüldüğünde; dava dilekçesine ekli vekaletname incelendiğinde; davacı ...'ın, hem kendi adına, hem de çeklerin keşidecisi olduğunu belirttiği ... Ticaret Ltd. Şti ve ... Sanayi A.Ş'nin yetkilisi sıfatıyla şirketler adına vekalet verdiği anlaşılmıştır. Dairemizce her iki şirketin İstanbul Ticaret odası kayıtları ve Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi'nde yayınlanan ilanları üzerinden sicil kayıtları, bu kurumların internet siteleri üzerinden çıkartılarak incelenmiş, davacının her iki şirketin tek ortağı ve yetkilisi olduğu tespit edilmiştir. Davacı tarafından dava konusu çeklerin yalnızca keşideci bilgileri ve çek numaraları belirtilmiş olmuş, çeklerin keşide tarihleri ve bedelleri belirtilmemiş, tek ortağı ve tek yetkilisi olduğu keşideci şirketler adına bu çekleri lehdar sıfatıyla kendisi lehine düzenlediğini, diğer ifade yetkili hamil olduğunu gösterir ve yaklaşık ispata yarar hiçbir delil sunulmamış olup, davacının şirket yetkilisi sıfatıyla bu çekleri zilyetliğinde tutuyor olmasının davacıya  yetkili hamil sıfatını kazandırmayacağı da açıktır.  Davacının, davayı şirketler adına değil kendi adına açmış olması ve çeklerin yetkili hamili olduğunu ileri sürmüş olması karşısında, mahkemece şirketlerin sicil kayıtları da getirtilerek  davanın yukarıda yazılı gerekçelerle reddi gerekirken, davacının çeklerin keşidecisi olmadığı gerekçesi ile usulden reddine karar verilmesi yerinde olmamış ise de, karar sonucu itibariyle doğru olduğundan, kamu düzenine aykırılık da tespit edilmediğinden, davacı yanın istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-b1 maddesi uyarınca esastan reddine karar vermek gerekmiştir.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK' nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60-TL istinaf karar harcı istinaf eden tarafından peşin olarak yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, yatırılan harcın hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansı varsa talep halinde yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 09/05/2024 tarihinde HMK'nın 362/1-ç maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"d89f69239971c35f","SID":"0b0ad98e8694bff4"}}