{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>13. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2024/482 Esas <br>KARAR NO: 2024/822 Karar <br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>NUMARASI: 2024/30 Esas - 2024/29 Karar <br>TARİHİ: 16/01/2024<br>DAVA: Kıymetli Evrak İptali (Çek İptali)<br>KARAR TARİHİ: 09/05/2024<br>İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkilinin kendisine ait işyeri olduğunu, ticari faaliyetlerinde kullanmak üzere ... Bankası A.Ş. Sultançiftliği Şubesinde çek hesabı bulunduğunu, müvekkiline ait hesaba bağlı olarak verilen çek koçanını son olarak 08.12.2023 tarihinde iş yerinde kullandığını, daha sonra 29.12.2023 günü çek yazmak istediğinde çek koçanını bulamadığını, müvekkilinin kendisine ait çek koçanını evinde, işyerinde, aracında aradığını bulamadığını, akabinde çalınmış olabileceğini bu nedenle suç duyurusunda bulunduğunu, Gaziosmanpaşa Cumhuriyet Başsavcılığı  2024/2088 Soruşturma sayılı dosyasın da soruşturmanın devam ettiğini, müvekkiline ait çek koçanının ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... seri numaralı çek yapraklarının kaybolduğunu, söz konusu çeklerin kötü niyetli üçüncü kişilerce dolaşıma sokulma ihtimalinin mevcut olduğunu, söz konusu çeklerin kullanması halinde müvekkilinin telafisi imkansız zararlarının doğacağını ve üçüncü kişiler lehine sebepsiz zenginleşmeye sebebiyet vereceğini, bu nedenle belirtilen çeklere ödeme yasağı konulmasına yönelik teminatsız olarak ihtiyati tedbir kararı verilmesini, davanın kabulü ile ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... seri numaralı çeklerin zayii nedeniyle iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi 16/01/2024 tarih 2024/30 Esas - 2024/29 Karar sayılı kararında; \"Dava, 6102 sayılı TTK m. 818(1)-s atfıyla aynı Kanun'un m. 757(1) hükmü gereğince zayi nedeniyle hasımsız olarak açılan çek iptali istemine ilişkindir. Kıymetli evrakın iptali, kıymetli evraka ilişkin “umumi hükümler” arasında 6102 sayılı TTK m. 651 ve 652’de genel bir şekilde düzenlenmiş, ayrıca nama (TTK m. 657) ve hâmiline senetlerin iptali hakkında (TTK m. 661-668) özel hükümler öngörülmüştür. TTK’da emre yazılı senetlerin iptaline dair ayrık hükümler bulunmamaktadır. Bunun yerine poliçenin iptali için özel bir düzenleme (TTK m. 757-765) getirilerek bu hükümlerin TTK m. 778/1-ı yollamasıyla bonolar bakımından, 818/1-s yollamasıyla çekler bakımından da uygulanacağı öngörülmüştür.Davacının dava dilekçesi incelendiğinde; davaya konu çeklerin / çek yapraklarının davacı ...'un ... Bankası Anonim Şirketi, Sultançiftliği Şubesinde açılan çek hesabına tanımlı olduğu, hasılı çeklerin hesap sahibinin davacı olduğu anlaşılmıştır. Nitekim, davacı, dava dilekçesinde açıkça kendi hesabına tanımlı olan ve kendisine ait çek yapraklarını kaybettiğini açıkça dile getirmiştir. Davacının dava dilekçesindeki anlatımlarından sabit olduğu üzere, davaya konu çeklerin / çek yapraklarının keşidecisinin / hesap sahibinin davacı olduğu noktasında tartışma bulunmamaktadır.  Bu takdirde davacının keşidecisi olduğu çeklerin iptalini isteyip isteyemeyeceği yönünde bir inceleme yapılmalıdır. TTK.757-764.maddelerinde yer alan yasal düzenlemelere göre çek keşidecisinin zayi nedeniyle iptal davası açma hakkı bulunmamaktadır. Zayi nedeniyle kıymetli evrakın iptalini isteme hakkı TTK.651/2.maddesi uyarınca senet üzerinde hak sahibi bulunan hamile aittir. Kıymetli evrakta hakkın senede bağlı olması nedeniyle, senedin zayi olması halinde hak sahibi hamile iptal kararı alarak, hakkını senetsiz olarak ileri sürme, ya da yeni bir kıymetli evrak tanzimini isteme olanağı tanınmak istenmiştir.(TTK.652.m) Keşidecinin, muhatap bankayı ödemeden men yetkisi bulunmamaktadır. Ancak, keşideci çek ibraz edildiği takdirde, hak talep eden hamile karşı İİK.72.maddesi uyarınca menfi tespit davası açma imkanı bulunmaktadır. HMK.114/h maddesi uyarınca davacının dava açmakta hukuki yararının bulunması dava şartıdır.Yine TTK.651/2. maddesi uyarınca iptal davasını açmakta hukuki menfaati olan kişi senede bağlı alacak hakkı olan hamildir. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesinin 2021/1379 Esas, 2021/1197 Karar sayılı ilamı) Zayi nedeniyle iptal davası açma hakkı çek hamiline tanınmış bir hak olup, keşidecinin işbu davayı açma hakkı bulunmadığından, davacının aktif husumet ehliyeti yoktur. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesinin 2021/1206 Esas, 2021/1162 Karar; İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesinin 2022/1609 Esas, 2022/1149 Karar). Öte yandan; dava konusu edilen çeklerin kıymetli evrak vasfında olmadığı, davacının anlatımları ile sabit olduğu üzere çek yaprağı olarak kaybedildiği, çekin zayi nedeniyle iptaline karar verilebilmesi için, iptali istenen senedin yasada öngörülen şekilde kıymetli evrak / senet niteliğinde olması gerektiği, çekin şekil unsurların TTK’nın 780. maddesinde düzenlendiği, anılan düzenleme karşısında boş çek yaprağının senet niteliğinde olduğunun kabulünün mümkün olmadığından ayrıca bu yönden de çek yapraklarının iptaline karar verilmesi mümkün değildir. (Yargıtay 11. HD. 2018/10 E. 2019/1951 K.; Yargıtay 11. HD. 20222/6828 E. 2023/19572 K.; Yargıtay 11. HD. 2019/4748 E. 2019/7970 K.)  6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 818/1-s bendi yollamasıyla çekler hakkında da uygulanacak olan Türk Ticaret Kanunu'nun 651, 757 ve 765.maddeleri gereğince zayi nedeniyle çek iptali davası açma hakkı kıymetli evrakın zayi olduğu veya ziyaın ortaya çıktığı anda çek üzerinde hak sahibi olan kişiye ait olduğu (651/2.madde), yani çekte hamil olan kişinin ancak çekin iptaline karar verilmesini isteyebileceği, dava dilekçesindeki anlatımlardan açıkça görüleceği üzere, davacının çek hesap sahibi ve keşideci olduğu, keşidecinin zayi nedeni ile iptal davası açma hakkı ve yetkisi olmadığı, diğer taraftan iptali istenen senedin yasada öngörülen şekilde kıymetli evrak / senet niteliğinde olması gerektiği, çekin şekil unsurların TTK’nın 780. maddesinde düzenlendiği, anılan düzenleme karşısında boş çek yapraklarının senet niteliğinde olduğunun kabulünün mümkün olmadığından ayrıca bu yönden de çek yapraklarının iptaline karar verilemeyeceği gerekçesiyle davanın aktif husumet yokluğundan reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.\"gerekçesi ile, davanın aktif husumet yokluğundan reddine, karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle, yukarıda esas numarası belirtilen dosyasında mahkemece davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiş olup istinaf kanun yoluna başvurma gereğinin hasıl olduğunu, Görülen davada müvekkiline ait çek hesabındaki bir kısım çeklerin zayi olması nedeniyle çeklerin iptalinin talep edildiğini; müvekkilinin kendine ait işyeri bulunmakta olup ticari faaliyetlerinde kullanmak üzere ... Bankası A.Ş. Sultançiftliği Şubesinde çek hesabı bulunduğunu; müvekkilinin anılan hesaba bağlı olarak verilen çek koçanını son olarak 08.12.2023 tarihinde işyerinde kullandığını; daha sonra 29.12.2023 günü çek yazmak istediğinde koçanını bulamadığını; müvekkilinin kendisine ait çek koçanını evinde, işyerinde, aracında aramışsa da bulamadığını, akabinde çalınmış olabileceği şüphesiyle suç duyurusunda bulunduğunu; bu kapsamda Gaziosmanpaşa Cumhuriyet Başsavcılığı  2024/2088 Soruşturma sayılı dosyada soruşturmanın devam ettiğini, Müvekkile ait çek koçanında bulunan ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... seri numaralı çek yapraklarının kayıp olduğunu; bu halde söz konusu çeklerin kötü niyetli üçüncü kişilerce dolaşıma sokulma ihtimalinin mevcut olup söz konusu çeklerin kullanması halinde müvekkilinin telafisi imkansız zararlarının doğacağı ve üçüncü kişiler lehine sebepsiz zenginleşmeye sebebiyet vereceğinin açık olduğundan taraflarınca ilk derece mahkemesinden belirtilen çeklere ödeme yasağı konulmasına yönelik teminatsız olarak ihtiyati tedbir kararı verilmesi ve nihayetinde çeklerin zayi nedeniyle iptalinin talep edildiğini; buna karşılık, mahkeme çek keşidesinin zayi nedeniyle iptal davası açma hakkının olmadığını ve dava konusu çeklerin kıymetli evrak vasfının bulunmadığını gerekçe göstererek tüm taleplerini reddettiğini, Mahkeme her ne kadar dava konusu çeklerin kıymetli evrak vasfını haiz olmadığını ileri sürerek iptal taleplerini reddetmiş olsa da boş çek yaprakları bakımından iptal hükmü verilmesinin işlem güvenliğinin sağlanması bakımından elzem olduğunu; aksi takdirde çeklerin kötü niyetli üçüncü kişilerce dolaşıma sokulması ve ciddi zararların doğması ihtimalinin kaçınılmaz olduğunu; doktrindeki baskın görüşün de bu doğrultuda olduğunu; bu görüşe göre, boş çek yaprağı sahibinin açacağı iptal davasının kabulünde, işlem güvenliğinin yanı sıra, hukuken zorunluluğun da bulunduğunun savunulduğunu; iptal davasının reddedilme gerekçelerinin başında,  boş çek yapraklarının \"çek\" olmadığının gösterildiğini; bu gerekçenin, çek yaprağının sürekli boş kalacağı kesin varsayımına dayandığını; oysa, boş çek yaprağının hesap sahibi dışında üçüncü bir kişi tarafından doldurulmasıyla \"gerçek çek\" ortaya çıkacağını, geçerli kabul edileceğini ve yaratılan hukuki görünüş dolayısıyla boş çek yaprağı sahibinin sorumlu tutulacağını; böyle bir kayıp riski dikkate alınarak, iptal davası kabul edildiğinde, usul gereği ilanlar sonucunda çek doldurulmuş olarak ibraz edilecek olursa, boş çek yaprağı sahibi bu çekin geçerli olmadığını ve geçersiz çekin kendisine iadesini dava edeceğini; boş çek yaprağı sahibine bu imkanın tanınması çekle ödemelerin hakkaniyet üzerine çalışması ve selameti açısından mecburi olduğunu (Poroy, R., Tekinalp, Ü. Kıymetli Evrak Hukuku Esasları, 5941 Sayılı Çek Kanununun Yorumu ile Gözden Geçirilmiş 21. Baskı, İstanbul, 2013, Vedat Kitapçılık, s. 372), çek yaprakları boş olarak kaybedilmiş dahi olsa kötü niyetli üçüncü kişiler tarafından doldurularak kıymetli evrak vasfını haiz gerçek bir çek gibi işlem görebileceği riski nazara alındığında müvekkilinin ciddi zarara uğrayacağından belirtilen çeklerin iptaline hükmedilmesi gerektiğini, Ticari hayatta sıklıkla kullanılan kıymetli evraktan biri olan çeke itibar edilmesi, kişilerin mülkiyet haklarının gözetilmesi ve işlem güvenliğinin sağlanması bakımından keşidecinin de boş çek yaprakları bakımından iptal davası açabileceğinin kabul edilmesi gerektiğini; doktrinde bu yönde görüşlerin de çoğunlukta olduğunu; zayi edilen boş çek yapraklarının ele geçirenler tarafından doldurularak, bankaya ibraz edildiğinde ödenmemelerinin mümkün olduğunu ancak, görünüşte çek vasfı kazandırılan senetlerin bedeli keşideciden istenebilecek hale geldiğinde, artık ödenmeleri gerekeceğini; bu durumda keşidecinin uzun yargılama sürelerini gerektiren menfı tespit davası açarak hukuken korunmasını beklemenin mağduriyetlere yol açabileceğinden çeke olan güveni sarsacağını; bu nedenle, yukarıdaki şartlar gerçekleştiğinde keşidecinin de zayi edilen boş çek yapraklarının iptal için dava açma hakkının olması gerektiğinin savunulduğunu (Gürühan, C., Çekin Zayi Olması ve Iptali, Ankara, 2011, Adalet Basım Yayın Ltd Şti. s. 36), Somut olayda, kayıp nedeniyle zayi olan boş çek yapraklarına kötü niyetli üçüncü kişiler tarafından çek vasfı kazandırılması ve bu çeklerin banka tarafından ödenmemesi durumunda çek bedellerinin müvekkilinden istenebilmesinin mümkün olduğunu; böyle bir durumda müvekkilinin menfi tespit davası gibi yargılama süresi çok uzun olan hukuki yollara başvurması ve  kazanımlarını koruyabilmesinin oldukça güç olduğunu; dolayısıyla, ileride oluşması önlenebilecek hak kayıplarının ve mağduriyetlerin önüne geçmek için belirtilen çeklerin iptaline  hükmedilmesinin en makul hukuki çözüm yolu olduğunu,  ayrıca, zayi olan boş çek yapraklarının iptal edilmemesi uygulamada banka müşterisi olan keşidecileri mağdur ederek ticari hayatta aksamalar yaşanmasına sebebiyet verdiğini; bankaların müşterilerine boş çek yapraklarını teslim ederken, ödemek zorunda oldukları tutar kadar teminat aldıklarını; bankalar, bu çek yaprakları için yarattıkları sistem kayıtlarını kapatmak ve çek başına ödemek zorunda oldukları tutarları iade etmek için çeklerin ibraz edilip ödenmiş olmasını ya da boş olarak teslim edilmesini talep etmekte olduklarını; bu nedenle, zayi olan boş çek yapraklarının bankaya teslimi fiilen mümkün olmayacağından iptallerine karar verilmesi gerektiğini (Seven, V., 5838 sayılı Kanun'un Çek Hukukuna Etkilerinin Değerlendirilmesi, İzmir Barosu Dergisi, Ocak, 2009. 73, (1). s. 104), müvekkilinin de somut olayda, kayıp nedeniyle zayi olan çek yaprakları için bankaya bir teminat bedeli ödediğini fakat gelinen aşamada bu teminat bedelini bankadan geri alamadığı gibi kaybolan çek yapraklarını da keşide ederek kullanamadığını; dolayısıyla, müvekkilinin çek yaprakları karşılığında ödediği teminat bedellerini geri alamadığı için zararda olduğunu ve bu zararın giderilmesinin tek yolunun belirtilen çeklere ödeme yasağı konulmasına yönelik teminatsız olarak ihtiyati tedbir kararı verilmesi ve nihayetinde çeklerin zayi nedeniyle iptali olduğunu, İleri sürerek, yukarıda arz ve izah olunan nedenler ile mahkemece re'sen gözetilecek hususlar kapsamında;  istinaf başvurularının kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına yeniden yargılama yapılmak üzere dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava,  TTK'nın 818/1.(s) maddesi yollamasıyla aynı Kanun'un 757 vd maddeleri uyarınca açılmış zayi nedeniyle çek iptali istemine ilişkindir. Mahkemece davacının dava konusu çeklerin keşidecisi olması nedeniyle dava açma hakkı bulunmadığı, ayrıca  dava konusu çek yapraklarının boş oldukları, boş çek yaprağının TTK'nun 780 inci maddesine göre \"çek\" vasfında olmadığı ve bu nedenle de çeklerin zayii olması nedenine dayalı TTK.nun 759/1 maddesinin somut olayda uygulanma imkanının bulunmadığı gerekçeleri ile davanın aktif husumet yokluğundan reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.Dava dilekçesi ve ekleri incelendiğinde; davacının ... Bankası Sultançiftliği Şubesi'ne ait hesabından kendisine çek koçanı verildiğini, 29/12/2023 tarihinde çek yazmak istediğinde koçanı bulamadığını ve çalınmış olabileceği düşüncesi ile savcılığa suç duyurusunda bulunduğunu, davacıya ait çek koçanının ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... seri numaralı yapraklarının kaybolduğunu ileri sürerek; bu çeklerin iptalini talep ettiği anlaşılmıştır. 6102 Sayılı TTK'nun 757-764.maddelerinde yer alan yasal düzenlemelere göre çek keşidecisinin zayi nedeniyle iptal davası açma hakkı bulunmamaktadır. Kıymetli evrakta hakkın senede bağlı olması nedeniyle, senedin zayi edildiği durumlarda, senede bağlı hakkın senetsiz de ileri sürülebilmesi için TTK'nın 651.ve 652. maddelerinde hamile iptal davası açma hakkı verilmiş olup, iptal kararı hamile hakkını senetsiz olarak ileri sürme ya da borçludan yeni bir senet tanzim isteme imkanı sağlar. Somut olayda davacının  zayii olduğu iddia olunan boş çek yapraklarının hamili değil, muhtemel keşidecisi olduğu, zayi nedeniyle iptal talep edemeyeceği anlaşılmıştır (bkz. Yargıtay 11 HD.'nin  2016/2755 Esas - 2017/4927 Karar sayılı kararı ve Yargıtay 11 HD.'nin  2016/429 Esas -  2017/3300 Karar sayılı kararı da benzer mahiyettedir.). Öte yandan, mahkeme gerekçesinde belirtildiği üzere iptali talep edilen çeklerin tamamen boş olmaları, keşideci imzasını  havi olmamaları, kıymetli evrak niteliğinde bulunmamaları karşısında, TTK'nun 757 ve devamı maddeleri kapsamında iptalleri de istenemeyecektir.  Mahkemece talebin reddedilmesinde isabetsizlik bulunmadığı, davacı vekilinin aksi yöndeki istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşılmıştır. Sonuç itibariyle; ilk derece mahkemesi karar ve gerekçesi usul ve yasaya uygun olup, kamu düzenine aykırılık da tespit edilmediğinden, davacının istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-b1 maddesi uyarınca esastan reddine karar vermek gerekmiştir.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK' nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60-TL istinaf karar harcı istinaf eden tarafından peşin olarak yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, yatırılan harcın hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansı varsa talep halinde yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 09/05/2024 tarihinde HMK'nın 362/1-ç maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"d04833c047c83aa2","SID":"631e8f631eba61b0"}}