{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>12. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2024/810 <br>KARAR NO: 2024/832<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 25/03/2024 (Ara Karar)<br>NUMARASI: 2023/627 Esas<br>TALEP: İhtiyati Tedbir <br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 30/05/2024<br>İhtiyati tedbir talebinin reddine ilişkin ara kararın ihtiyati tedbir isteyen davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>TALEP: İhtiyati tedbir isteyen davacı vekili; davalı ... ve dava dışı ... ile müvekkili arasında sözlü olarak yapılmış bir hissedarlar sözleşmesi bulunduğunu, bu hissedarlar sözleşmesi uyarınca müvekkilinin davalı şirkette %16,6 oranında ortak olduğunu, taraflar kardeş olup davalı şirketin aileye ait varlıklarla kurulduğunu, şirketin kurulduğu yıllarda müvekkili henüz reşit olmadığından ağabeylerinin ortaklık haklarının 18 yaşından sonra sağlanacağını belirttiklerini, müvekkilinin 18 yaşını doldurduktan sonra da iş yerinde fiilen çalışmaya devam ettiğini, ancak davalının müvekkilinin ortaklık payını resmi olarak vermekten kaçındığını, davalı tarafla yapılan görüşmelerden de sonuç alınamadığını, davacı ve davalı kardeş olup hisse devrine ilişkin vaad ve taraflar arasındaki hissedarlar sözleşmesinin HMK'nın 203. maddesi uyarınca tanıkla ispat edilebileceğini belirterek, davalı şirketin %16,6 hissesinin müvekkiline ait olduğunun tespiti ile bu hissenin karşılığının davalılardan tahsiline, davalı şirket ile davalı ...'ın mal varlığı üzerine ihtiyati tedbir konulmasına, ayrıca devrinin önlenmesi için davalı şirket hisseleri üzerine ihtiyati tedbir konulmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>ARA KARAR: Mahkemece; ihtiyati tedbir talep edenin sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorunda olduğu, tüm dosya kapsamı ve dava dilekçesi ekinde sunulan belgeler değerlendirildiğinde, davacının iddialarını bu aşamada yaklaşık olarak ispatlayamadığı ve ihtiyati tedbir koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle, davacının ihtiyati tedbir isteminin reddine karar verilmiştir. <br>İSTİNAF NEDENLERİ: İhtiyati tedbir isteyen davacı vekili; davalı ... ve dava dışı ... ile müvekkili arasında sözlü olarak yapılmış bir hissedarlar sözleşmesi bulunduğunu, bu hissedarlar sözleşmesi uyarınca müvekkilinin davalı şirkette %16,6 oranında ortak olduğunu, taraflar kardeş olup davalı şirketin aileye ait varlıklarla kurulduğunu, şirket kurulduğunda müvekkili henüz reşit olmadığından ağabeylerinin ortaklık haklarının 18 yaşından sonra sağlanacağını belirttiklerini, müvekkilinin 18 yaşını doldurduktan sonra da iş yerinde fiilen çalışmaya devam ettiğini, ancak davalının müvekkilinin ortaklık payını resmi olarak vermekten kaçındığını, bu konuda davalı tarafla yapılan görüşmelerden de sonuç alınamadığını, davacı ve davalı kardeş olup, hisse devrine ilişkin hissedarlar sözleşmesinin HMK'nın 203. maddesi uyarınca tanıkla ispat edilebileceğini, yine Bakırköy 5. ATM'nin 2021/745 esas sayılı dosyasında beyanı alınan tanıkların da müvekkilinin davalı şirkette hissesinin bulunduğunu ifade ettiklerini, bu durumun da yaklaşık ispatın geçekleştiğini gösterdiğini, davalılar tarafından müvekkiline verilen senetler, müvekkiline yapılan araç ve taşınmaz devrinin de müvekkilinin şirkette fiilen ortak olduğunu kanıtladığını, bu durumda müvekkilinin haklılığının yaklaşık olarak ispat edildiğini belirterek, kararın kaldırılarak ihtiyati tedbir taleplerinin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.<br>GEREKÇE: Talep, davacının davalı şirkette ortak olduğunun tespiti ve hisse bedelinin tahsili istemli davada, davalı şirket ve şirket ortağının mal varlığı ile davalı şirket hisseleri üzerine ihtiyati tedbir konulması istemine ilişkindir. 6100 sayılı HMK'nın 389. maddesi \"Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir.\" Aynı yasanın 390/3 maddesi \"tedbir talep eden taraf dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır.\" şeklinde düzenlenmiştir. Geçici hukuki koruma yargılamasını, asıl hukuki koruma yargılamasından ayıran özelliklerden biri ispat ölçüsü noktasındadır. Geçici hukuki koruma yargılamasında yaklaşık ispatla yetinilmiş olması, ispatın aranmayacağı ya da ispat kurallarının tamamen dışına çıkılacağı anlamına gelmez. Yaklaşık ispat durumunda ise; hakim o iddianın ağırlıklı ihtimal olarak doğru olduğunu kabul etmekle birlikte; zayıf bir ihtimal de olsa, aksinin mümkün olduğunu gözardı etmez. Bu sebepledir ki genelde geçici hukuki korumalara karar verilirken haksız olma ihtimali de dikkate alınarak talepte bulunandan teminat alınması öngörülmüştür. Somut olayda; davacı tarafça, kardeşi olan davalı şirket ortağı ve dava dışı kardeşleri ile aralarında sözlü olarak yapılmış bir hissedarlar sözleşmesi bulunduğu ileri sürülerek, davalı şirketin %16,6 hissesinin kendisine ait olduğunun tespiti ile bu hisse bedelinin davalılardan tahsili talep edilmiştir. Eldeki davada davacı tarafça dava dilekçesiyle ihtiyati tedbir talep edilmiş olup, dosyada henüz deliller toplanmamıştır. Dosyadaki mevcut delil durumu itibariyle davacının iddialarının doğruluğu ve haklılığı ancak yapılacak tahkikat neticesi delillerin değerlendirilmesi sonucunda anlaşılacaktır. Bu kapsamda davacının davalı şirkette ortak olduğu iddiasının yargılamayı gerektirdiği, mevcut durumda iddianın yaklaşık ispat ölçüsünde ispatlanamadığı, ayrıca davalı ortak ile davalı şirketin mal varlığının da dava konusu olmadığı anlaşılmakla, ilk derece mahkemesinin ihtiyati tedbir isteminin reddine yönelik ara kararında bir isabetsizlik görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle, ihtiyati tedbir talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.<br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: İhtiyati tedbir talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca  ESASTAN REDDİNE, Peşin harcın karar harcına mahsubuna, başkaca harç alınmasına yer olmadığına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK362(1)-f maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.30/05/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"8ee296edfbbe4770","SID":"9abbee7efd15a4c8"}}