{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   T.C. ADANA BAM   5. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2022/3843 - 2024/867<br><br>T.C.<br>ADANA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  5. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2022/3843 <br>KARAR NO\t: 2024/867 <br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>BAŞKAN                                       : <br>ÜYE                                               : <br>ÜYE                                               :  <br>KATİP                                           : <br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t: 07/09/2022<br>NUMARASI\t: ...  Esas  ...  Karar<br><br>DAVACI\t:  <br>VEKİLİ\t: Av.  <br><br>DAVALI\t: 1 - <br>\t: 2 - <br>\t: 3 - <br>\t: 4 - <br><br>DAVANIN KONUSU\t: TESPİT<br>İSTİNAF YOLUNA<br>BAŞVURAN DAVACI\t:  <br>VEKİLİ\t: Av.  <br><br>TALEP KONUSU\t: Mahkeme Kararının Kaldırılması<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ\t: 30/05/2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 30/05/2024<br><br>.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 07/09/2022 tarih ve ... Esas ... Karar sayılı kararı ile kurulan hüküm nedeniyle davacı vekilinin istinaf başvurusu ile ilgili yapılan esas incelemesinde;<br><br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA DİLEKÇESİNDE ÖZETLE :<br>Müvekkili şirket ile davalılar arasında imzalanan sözleşmeye istinaden davalılara elektrik tesis edildiğini, davalıların kullanmış olduğu elektrik bedellerinin müvekkili şirket tarafından hesaplanarak tahakkuk ettirildiğini, ancak bu kullanım bedellerine ilişkin her hangi bir ödeme yapılmadığını, davalıların muvazaalı işlemler ve muvazaalı abonelik başvuruları ile elektrik borcunu ödemekten kaçınmaya çalıştığını, somut olayda da davalı ... Yapı İnş. Tic. A.Ş. ve diğer davalıların 508.535,00.-TL'lik borçtan kurtulmak maksadıyla muvazaalı abonelikler yaptırdıklarını, dava konusu tesisatta elektrik faturası ödemeden elektrik kullanmaya devam ettiklerini, açıklanan nedenlerle teminatsız olarak ya da mahkememizce uygun görülecek bir teminat karşılığında müvekkili şirketin telafisi güç hatta imkansız zararlarının önlenmesi açısından mevcut muvazaalı aboneliğe ait elektriğin ihtiyati tedbir kararı verilmesini, davalıların elektrik enerjisinin kullandığı aboneliklerinde muvazaalı kullanım yaptıklarının ve davalı ... Yapı İnşaat Tic. A.Ş.'nin muvazaasının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARI :<br>İlk derece mahkemesince; Davanın hukuki yarar yokluğu nedeniyle usulden reddine, karar verildiği görülmüştür. <br>DAVACI VEKİLİ TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :<br>Kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, dava konusunu oluşturan tesisatta sürekli olarak elektrik faturalarının ödenmeyerek bu borçlardan kurtulmak amacıyla abonelik değişiklikleri yapıldığı ve tesisatla alakalı olmayan kişiler tarafından muvazaalı abonelik başvuruları yapıldığı, borçlu asıl kullanıcının (eski abone) bu farklı kişileri abone yaparak elektriği kullanmaya devam ettiği ve bu şekilde davacı şirketi zarara uğrattığının tespit edildiğini, böyle bir durumda davacı şirketin davalılar arasında muvazaalı bir ilişki bulunduğunun tespiti için işbu davayı açmakta korunmaya değer güncel hukuki yararı bulunduğunu, bir hukuki ilişkinin hemen tespit edilmesinde hukuki yararın bulunmasının madde kapsamında şartlarının olduğunu ve davacı şirketin yapmış olduğu gözlem ve araştırmalar neticesinde davalının dava konusu tesisatta sürekli olarak abonelik değişikliği yaşandığı ve fatura bedellerinin ödenmediğinin fark edildiğini, bu durumun takip altına alındığını, yapılan çalışmalar neticesinde davacı şirketten mezkur tesisat için abonelik isteyenlerin kullandıkları elektrik tüketim bedellerini ödemedikleri, sürekli bir başkası adına yeni abonelik talebinde bulunulduğu, yeni abonelik alanların da belli bir süre elektrik kullandıktan sonra borcunu ödemeden başka bir şahıs tarafından yeni bir abonelik istendiği, bu durumun sürekli olarak tekrar edildiği, elektriğin bu şekilde kullanıldığı adresteki fabrikadaki elektriğin \"abonelik başvurularında, önceki kullanıcının borcu yeni başvuru yapan kişiden istenmez\" kuralı gereği hiç kesilmediği ve bu şekilde faaliyetlerine kesintisiz olarak devam ettiği ancak davalı ... Yapı İnş Tic AŞ'den sonraki tüm bu abonelerin de davacıya şirkete olan borçlarını ödemediklerinin tespit edildiğini, davacı şirketin satmış olduğu elektriğin bedellerini tahsil etme hakkının olduğunu ancak dava konusu muvazaalı işlemler nedeniyle davacı şirketin sattığı elektriğin bedellerini tahsil edemediğini, aynı tesisatta gerçek kullanıcı değişmediği halde sürekli yeni abonelik başvuruları yapıldığını, davacı şirketin muvazaalı başvuru olduğunu bildiği için abonelik vermeden önce başvurucunun samimi olup olmadığını anlamak adına kullanımına ilişkin resmi belgeler talep ettiğini, başvurucu bu resmi belgeleri sunamadığı için başvurusunun geri çevrildiğini, başvurucunun muarazanın meni davası açarak tedbiren elektrik aboneliği tesisi kararı aldığını, davacı şirket aleyhine bu şekilde bir çok dava açılmış olup tedbir kararları gereği abonelik vermek zorunda kaldıklarını, bu durumun davacı kurum yönünden güncel bir tehdit olarak devam ettiğini, bu nedenle 1.koşul olan \"Davacının bir hakkı veya hukuki durumu güncel (halihazır) (m.106/2) bir tehlike ile tehdit edilmiş olmalı\" durumunun gerçekleştiğini, bu tehdit nedeniyle davacının hukuki durumunun tereddüt içinde olduğunu zira tesisatın gerçek kullanıcısının, elektriği fiilen tüketen kişinin elektrik faturalarını ödemeyen önceki abone olduğunu bildiğini ancak muvazaayı ispat edemediği takdirde kanuna karşı hile ile yeni abonelik başvurusunda bulunan gerçek ya da tüzel kişilerden yönetmelik hükmü gereği önceki abonenin borcu istenemeyeceğinden bu durumun davacıya zarar verebilecek nitelikte olduğunu, davacının sattığı hizmetin parasını alamadığını dolayısıyla HMK 106/2 madde koşulunun işbu olayda gerçekleştiğini, üçüncü olarak mahkemece muvazaanın tespiti yönünde bir hüküm verildiği takdirde, bu tespit hükmü bu tehlikeyi ve tehdidi ortadan kaldırmaya elverişli olacağını, bu sonuca ancak tespit hükmü ile ulaşabileceğini, davacının bu tespit davasını açmakta güncel korunmaya değer hukuki yararı olduğunu, ilk derece mahkemesi tarafından davalılara tebligat yapılmadan, davacı delilleri toplanmadan, duruşma günü  tayin edilip taraflara diyecekleri ve delilleri sorulmadan eksik inceleme ile karar verildiğini, adil yargılanma hakkını ihlal eden eksik inceleme ile verilmiş bir karar olup kaldırılmasına karar verilmesi gerektiğini, davalılar arasındaki muvazaalı ilişkinin tespitinin gerektiğini, yapılan incelemede, esasen bazı abonelerin hiçbir ticari faaliyeti olmayan kişilerin gerçek dışı bilgi ve belgelerle abonelikleri aldıkları, tükettikleri elektrik enerjisi bedelini ödememek ve bunun borçtan kurtulma yolu olarak kullandıklarının tespit edildiğini, davalı ... Yapı İnş Tic AŞ'nin aboneliği 27/08/2021 tarihinde sonlanmış olup bu tarihten sonra davalı kötü niyetli davranarak şirkete ödeme yapmamak amacıyla farklı kişiler üzerinden abonelik sözleşmesi imzalatarak abonelik tesis ettiğini, açıklanan nedenlerle kararın kaldırılmasına, karşı tarafı dinlemeden takdiren teminatsız olarak ya da mahkemece uygun görülecek bir teminat karşılığında davacı şirketin telafisi güç hatta imkansız zararlarının önlenmesi açısından ... tesisat numarasında mevcut muvazaalı aboneliğe ait elektriğin ihtiyari tedbir kararı verilerek kesilmesine, kararın ifası için dağıtım şirketine müzekkere yazılmasına, davalıların elektrik enerjisinin kullandığı ... tesisat numaralı aboneliklerinde muvazaalı kullanım yaptıklarının ve davalı ... Yapı İnş. Tic. AŞ.'in muvazasının tespitine karar verilmesini talep etmiştir. <br>DELİLLER : Yazılı beyanlar ve tüm dosya kapsamı.<br>DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE:  <br>Dava, muvazaanın tespiti istemine ilişkindir. <br>İstinaf incelemesi HMK 355. Madde gereğince istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle ve resen de kamu düzenine aykırılık yönünden sınırlı olarak yapılmış olup, <br>İlk derece mahkemesince tensiben davanın hukuki yarar yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiş, bu karara karşı davacı tarafça istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.<br>1982 Anayasasının “Hak Arama Hürriyeti” başlıklı 36.maddesinde; “Herkes, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir.” hükmü yer almaktadır.<br>6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun “Hukuki Dinlenilme Hakkı” başlıklı 27.maddesinde ise; “(1) Davanın tarafları, müdahiller ve yargılamanın diğer ilgilileri, kendi hakları ile bağlantılı olarak hukuki dinlenilme hakkına sahiptirler.<br>(2) Bu hak;<br>a) Yargılama ile ilgili olarak bilgi sahibi olunmasını,<br>b) Açıklama ve ispat hakkını,<br>c) Mahkemenin, açıklamaları dikkate alarak değerlendirmesini ve kararların somut ve açık olarak gerekçelendirilmesini içerir.” şeklinde düzenleme yapılmıştır.<br>HMK.nun 27.maddesinde düzenlenen “Hukuki dinlenilme hakkı” iddia ve savunmada bulunma hakkından daha geniş olarak ve Anayasanın 36.maddesine uygun bir düzenlemedir. Buna göre, davanın taraflarının, yargılama ile ilgili bilgi sahibi olma, açıklama ve ispat hakkı bulunmaktadır.  <br>Maddenin gerekçesinde açıklandığı üzere; bu hak, Anayasanın 36.maddesinde ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6.maddesinde düzenlenen adil yargılanma hakkının en önemli unsurudur. İddia ve savunma hakkı olarak da bilinen bu hak, tarafların, yargılama konusunda tam bilgi sahibi olmalarını, açıklama ve ispat hakkını tam ve eşit olarak kullanabilmelerini; yargı organlarının da, bu açıklamaları dikkate alarak gereği gibi değerlendirme yapıp karar vermelerini zorunlu kılmaktadır. Hakim, tarafları dinlemeden veya açıklama ve ispat hakkını kullanmaları için kanuna uygun biçimde davet etmeden hükmünü veremez. (YHGK.'nun 2009/52 Esas, 2009/105 Karar sayılı kararı)<br>HMK.nun 137.maddesinde; “(1) Dilekçelerin karşılıklı verilmesinden sonra ön inceleme yapılır. Mahkeme ön incelemede; dava şartlarını ve ilk itirazları inceler, uyuşmazlık konularını tam olarak belirler, hazırlık işlemleri ile tarafların delillerini sunmaları ve delillerin toplanması için gereken işlemleri yapar, tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebileceği davalarda onları sulhe teşvik eder ve bu hususları tutanağa geçirir.<br>(2) Ön inceleme tamamlanmadan ve gerekli kararlar alınmadan tahkikata geçilemez ve tahkikat için duruşma günü verilemez.” hükmü ile ön incelemenin kapsamı belirlenmiştir.<br>HMK.nun 138/1.maddesinde de, “Mahkeme, öncelikle dava şartları ve ilk itirazlar hakkında dosya üzerinden karar verir; gerektiği takdirde kararını vermeden önce, bu konuda tarafları ön inceleme duruşmasında dinleyebilir.” hükmü ile dava şartları ve ilk itirazlar hakkında mahkemece verilecek karara ilişkin vurgulama yapılmıştır.<br>Hakim, dilekçeler tamamlandıktan sonra, öncelikle dosyayı bu haliyle incelemeli ve mümkünse gerekli kararı vermelidir. Dosya üzerinden karar verilmesi mümkün olan ön inceleme işlemleri, dava şartları ve ilk itirazlardır. (HMK 138) Dava şartları ve ilk itirazlarda eksiklik yoksa diğer ön inceleme işlemleri için duruşma açılmalıdır. (Prof.Dr.Hakan Pekcanıtez, Prof.Dr.Oğuz Atalay, Prof.Dr.Muhammet Özekes, Medeni Usul Hukuku, 2013 14.Baskı, sayfa 572 vd.)<br>Mahkemenin, hukuki yararı bulunmaması nedeniyle dava şartı yokluğundan ve  usul ekonomisi uyarınca dosya üzerinden karar verilebileceği yönündeki değerlendirmesi doğru görülmemiştir. (Aynı doğrultudaki Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 2017/9758 E. Ve 2017/9819 K. Sayılı ilamı)<br> Somut uyuşmazlıkta; Mahkemece dava dilekçesi davalıya tebliğ edilmeden ve davalının cevap dilekçesi vermesi sağlanmadan, ön inceleme duruşması icra edilmeksizin dosya üzerinden yapılan inceleme ile davanın usulden reddine karar verilmiştir. Yukarıda ayrıntılı olarak açıklanan maddi ve hukuki olgulara göre; İlk Derece Mahkemesince tarafların hukuki dinlenilme hakkını ihlal eder şekilde, dava dilekçesi davalıya tebliğ edilmeden, davalının cevap dilekçesi vermesi sağlanmadan ve ön inceleme duruşması icra edilmeksizin dosya üzerinden yapılan inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi hatalı olup kararın kaldırılması gerekmiştir. <br>İlk derece mahkemesince dosya üzerinden karar verilmiş olması nedeniyle, ilk derece mahkemesi kararının esası incelenmeden HMK'nın 353/1-a-6 maddesi uyarınca kaldırılmasına ilişkin aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>1-İstinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kararın esası incelenmeden KALDIRILMASINA,<br>2-Dosyanın, gerekçede bahsedilen eksiklikler giderilerek, davanın yeniden görülüp, yeni bir karar verilmesi için mahkemesine İADESİNE,<br>3-İstinaf başvurusu sırasında peşin alınan 80,70.-TL istinaf karar harcının, talep halinde  davacıya İADESİNE,<br>4-Davacı tarafından yatırılan istinaf başvuru harcı ve diğer istinaf giderlerinin yargılama masrafı olarak İlk Derece Mahkemesince değerlendirilmesine,<br>5-Karar tebliği, harç ve diğer usulî işlemlerin, Hukuk Muhakemeleri Kanunu 302/5 ve 359/4 maddeleri gereğince İlk Derece Mahkemesi tarafından yerine getirilmesine, <br>Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 353/1-a maddesi gereğince KESİN olarak oybirliği ile karar verildi.<br> 30/05/2024<br>\t\t\t\t<br> <br>              Başkan                                  Üye                                       Üye                                   Katip<br>              <br>             e-imzalı                             e-imzalı                                  e-imzalı                            e-imzalı<br>                                                                                          <br><br><br>                                                                                          <br><br>                                                                                             <br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"0803b23754a06280","SID":"5f6837ce73e158ba"}}