{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  20. HUKUK DAİRESİ     <br><br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20. HUKUK DAİRESİ <br><br>ESAS NO         : 2022/690 <br>KARAR NO\t: 2024/926<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                         \t K A R A R <br><br>BAŞKAN \t\t: ... \t     ... <br>ÜYE\t\t: ...\t     ...<br>ÜYE \t\t: ...\t     ...<br>KATİP\t\t: ...\t     ...<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t\t: ANKARA 3. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 17/06/2021<br>NUMARASI\t\t: 2020/94 E.  -  2021/219 K.<br><br>DAVACI\t: ... \t  <br>VEKİLİ\t:<br>DAVALI\t:<br>\t  <br>DAVANIN KONUSU\t: YİDK Marka Kararı İptali, Hükümsüzlük<br><br>\tTaraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 17/06/2021 tarih ve 2020/94 E. - 2021/219 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br><br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, müvekkili şirketin 2004/02152, 2004/17890, 2004/02150, 2011/76454, 2014/109106, 2015/27750, 2015/27761 sayılı \"...\" ibareli tanınmış markaların sahibi olduğunu, davalı şirketin, bu marka ile karıştırma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikteki \"...+şekil\" ibaresini marka olarak tescil ettirmek üzere başvuruda bulunduğunu, 2018/75563 kod numarasını alan başvurunun, Resmi Marka Bülteninde ilanı üzerine müvekkili tarafından Markalar Dairesi Başkanlığına itirazda bulunulduğunu, ancak itirazın yerinde görülmeyerek reddedildiğini, bu kararın yeniden incelenmesi talebinin de nihai olarak YİDK tarafından reddine karar verildiğini, “...” markasının olarak ciddi bir bilinirliğe sahip olduğunu, ciddi kullanımın ispatlanamadığına yönelik kurul kararının hatalı olduğunu, dava konusu başvurunun yayımına yaptıkları itiraz üzerine başvuru sahibi davalı şirket tarafından 2004/01152, 2004/17890, 2004/02150, 2011/76454 numaralı markalarının tescilli oldukları tüm mal/hizmetler için kullanımının ispatının talep edildiğini, müvekkilinin yarı hissedarı olduğu ... Alışveriş Merkezinin 01.06.2006 tarihinden bu yana faaliyet gösterdiğini, müvekkilinin özellikle alışveriş merkezinin faaliyetlerinde “...” markasını aktif olarak kullanmakta olduğunu, tescili istenen “...” markası ile müvekkilinin markaları arasında ilişkilendirilme dahil karıştırılma ihtimali olacak şekilde benzerlik bulunduğunu ileri sürerek 2020-M-38 sayılı YİDK kararının iptaline ve 2018/75563 sayılı \"...+şekil\" ibareli  marka başvurusunun tescil edilmesi veya tescil edilmiş sayılması halinde geçmişe etkili olarak başvuru tarihinden itibaren hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>Davalı ... vekili, davacı markası ile davalı başvurusu arasındaki benzerlik değerlendirmesinden önce davacıya ait itiraza mesnet 2004 02152, 2004 17890, 2004 02150, 2011 76454, 2014 109106 sayılı markaların kullanılıp kullanılmadığı hususunun ortaya konulması gerektiğini, zira başvuru sahibinin davacının itirazına karşı kullanım ispatı talep ettiğini, yapılan değerlendirmelerde muterizin yayına itiraz aşamasında sunmuş olduğu belgelerin tetkikinde, kullanım ispatına konu olan itiraz gerekçesi 2014 109106 tescil numaralı marka için başvuru/rüçhan tarihinde Türkiye’de en az beş yıldır tescilli olmaması nedeniyle kullanım ispatı talebinin dikkate alınmadığını, diğer markaların başvuruda yer alan ve çekişme konusu mal/hizmetler bakımından ciddi kullanımının ispatlanamadığı kanaatine varılarak belirtilen markaların 6769 sayılı SMK m. 6/1 incelemesinde esas alınmasının mümkün görülmediğini, davacının itiraz gerekçesi olan ve kullanım ispatına tabi olmayan 2014 109106, 2015 27750, 2015 27761 sayılı markalarının başvuru ile benzer markalar olarak kabul edilmekle birlikte itiraza mesnet olarak gösterilen markalardan 2014 109106 sayılı markanın tescil kapsamında bulunan mallarla aynı malların 6/1 bendi kapsamında zaten Markalar Dairesi Başkanlığı itiraz biriminin incelemesinde başvuru kapsamından çıkarıldığını, bunun dışında kalan itiraza konu hizmetler için itiraza mesnet 2014 109106, 2015 27750, 2015 27761 sayılı markaların tescil kapsamında bulunan emtia ile başvuru kapsamında itiraza konu hizmetlerin benzerlik düzeyi ile işaretlerin benzerlik düzeyi hususları bir arada değerlendirildiğinde, itiraza konu hizmetler için markalar arasında 6769 sayılı SMK’nın 6/1 hükmü anlamında ilişkilendirme ihtimali de dahil karıştırılma ihtimalinin bulunmadığı görüşüne ulaşıldığını, “... +şekil” ibareli başvuru konusu markanın davacıya ait “...” ibareli markaları akla getirmediğini, onun itibarından haksız yere faydalanması veya ayırt edicilik karakterini zedelemesinin mümkün olmadığını, dava konusu kararın usule ve hukuka uygun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.<br>Davalı şirket vekili, “...” ibaresinin müvekkilinin seri markalarında kullanılmakta olduğunu, gerek doktrin görüşleri gerek Yargıtay içtihatları kapsamında müvekkilinin 2018/75563 sayılı “...” markası üzerinde önceki tescillere ve seri markalarına dayalı olarak müktesep hak sahibi olduğunu, davacının itiraza dayanak 2004/02152, 2004/17890, 2004/02150, 2011/76454 sayılı markalarının marka hukuku prensipleri ve SMK hükümleri kapsamında ciddi şekilde kullanılmadığını,  davacının sunduğu delillerin “...” ibaresinin tescil edildiği her sınıf ve alt sınıf açısından kullanımı göstermediğini, davacının beyanlarından ve sunulan delillerden anlaşıldığı üzere “...” ibaresinin bir AVM adı olduğunu, bu kapsamda sunulan marka kullanma delillerinde yer alan “...” ibaresinin de salt adres niteliğinde olduğunu ve bu nedenle markasal anlamda ciddi bir kullanım olarak kabul edilemeyeceğini, somut uyuşmazlık açısından SMK’nın 6/1. maddesi kapsamında yapılacak değerlendirmelerde esas alınacak ortalama tüketici kitlesinin dikkatli ve seçici olduğundan markalar arası iltibas ve karıştırılma ihtimali bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. <br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu başvurunun  “...+şekil\" ibaresinden oluştuğu, kapsamında dava konusu oluşturan 35, 36, 37, 43. Sınıftaki; \"35Reklamcılık, pazarlama ve halkla ilişkiler ile ilgili hizmetler, ticari ve reklam amaçlı sergi ve fuarların organizasyonu hizmetleri, reklam amaçlı tasarım hizmetleri; alıcı ve satıcılar için online pazaryeri (internet sitesi) sağlama hizmetleri. Büro hizmetleri; sekreterlik hizmetleri, gazete aboneliği düzenleme hizmetleri, istatistiklerin derlenmesi, büro makinelerinin kiralanması hizmetleri, bilgisayar veri tabanlarındaki bilginin sistematik hale getirilmesi, telefon cevaplama hizmetleri. İş yönetimi, idaresi ve bu konular ile ilgili danışmanlık, muhasebe ve mali müşavirlik hizmetleri, personel işe yerleştirme, işe alma, personel seçimi, personel temini hizmetleri, ithalat-ihracat acente hizmetleri, geçici personel görevlendirme ( başkası adına fatura yatırma, vergi yatırma, trafik işlemleri gibi iş takibi) hizmetleri. Açık artırmaların düzenlenmesi ve gerçekleştirilmesi hizmetleri. 36 Sigorta hizmetleri. Finansal ve parasal hizmetler. Gayrimenkul komisyonculuğu, müşavirliği ve idaresi hizmetleri. Gümrük müşavirliği hizmetleri. 37 İnşaat hizmetleri, inşaat araç - gereçlerinin ve iş makinelerinin kiralanması hizmetleri. Temizlik hizmetleri; dezenfeksiyon hizmetleri; haşere ilaçlama hizmetleri; temizlik araçları ve makinelerinin kiralanması hizmetleri.Kara araçları servis istasyonu hizmetleri (bakım, tamir ve akaryakıt dolumu).Deniz araçlarının bakımı ve tamiri hizmetleri; gemi inşaatı hizmetleri. Hava taşıtlarının bakım ve tamiri hizmetleri. Mobilyalara ilişkin döşeme, tamir, restorasyon hizmetleri. Isıtma, havalandırma ve su tesisatının kurulması (tesis edilmesi), bakımı ve tamiri hizmetleri.Giysilerin temizliği, bakımı ve tamiri hizmetleri.Sınai makinelerin ve cihazların, büro makinelerinin ve cihazlarının, haberleşme cihazlarının, elektrikli ve elektronik cihazların tesisi, bakımı ve tamiri hizmetleri. Asansör tamiri ve bakımı hizmetleri. Saat tamiri hizmetleri. Madencilik, maden çıkarma hizmetleri. Ayakkabı, çanta, kemer tamiri hizmetleri.43 Yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri. Geçici konaklama hizmetleri, geçici konaklama ile ilgili rezervasyon hizmetleri, düğün salonu kiralama hizmetleri, konferans ve çeşitli toplantılar\" mal ve hizmetlerinin bulunduğu, itiraza dayanak markaların ise 2004/02152, 2004/17890, 2004/02150, 2011/76454, 2014/109106, 2015/ 27750, 2015/27761 sayılı \"...\" ibarelerinden meydana geldiği ve koruma kapsamlarında 19, 35, 36, 37, 38, 41, 42, 43, 44, 45. Sınıflardaki mal ve hizmetlerin yer aldığı, başvuru kapsamındaki 35, 36, 37, 43. Sınıftaki mal ve hizmetlerin itiraza mesnet 2004/02152, 2004/17890 ve 2004/ 02150 tescil numaralı markalarının kapsamındaki mal ve hizmetlerle aynı/benzer oldukları, başvuru standart karekterle yazılmış “...+şekil\" ibaresinden oluşurken; itiraza dayanak markaların standart karekterle yazılı \"...\"   ibarelerinden oluştuğu, davacı markalarının ortak ve asli unsurunun “...” ibaresi olduğu, karşılaştırma konusu taraf markalarının gerek asli unsurları bakımından gerek bütünsel karşılaştırmaları bakımından ... ve ... sözcüklerinin görsel işitsel veya anlamsal olarak birbirlerine benzer oldukları, YİDK kararı iptali talebi bakımından marka işlem dosyası kapmasında davalı şirket başvurusuna yapılan itiraza dayanak gösterilen markalardan bir kısmı için açık ve net olarak kullanım ispatı talebinde bulunulduğu, muteriz davacının kullanım ispatına konu olan 2004 02152, 2004 17890, 2004 02150, 2011 76454 tescil numaralı markalarının kullanımının ispatının gerçekleştirilememiş olması karşısında söz konusu markaların karıştırılma ihtimali bakımından dikkate alınabilmesinin mümkün olmadığı, YİDK kararının dayanağı olan marka işlem dosyasında dava konusu marka ile kapsam benzerliği içeren davacı markalarının, kullanımının ispatı gereken markalar olduğu, söz konusu ispatın gerçekleştirilememesi karşısında bu markalara dayalı olarak karıştırılma ihtimalinden söz edilebilmesinin mümkün bulunmadığı, davalı tarafın savunmalarında kullanmama defini ileri sürdüğü hususu dikkate alındığında, işlem dosyasında sunulan ve dava dosyasında tekrar edilen delillerin davacı markasının kullanımını kanıtlamadığı, davacının 2004/02152, 2004/17890, 2004/02150 ve 2011/76454 tescil numaralı markalarının dosyada mübrez delillerin markaların ciddi kullanımına ispata elverişli olmaması karşısında dikkate alınmalarının mümkün olmayacağı, kullanımının ispatı gerekmeyen davacı markaları ile dava konusu marka arasında ise herhangi bir kapsam benzerliği bulunmaması dikkate alındığında dava konusu markanın hükümsüzlük şartlarının oluşmadığı, davacının, delillerinin tanınmışlık düzeyini de tevsik edebilecek nitelikte olmadıkları, davacı markalarının tanınmışlık düzeyinin ispat edilemediği, davaya konu markanın sahibinin ... olduğu, ancak, marka işlem dosyasında müktesep hak iddiasına dayanak yapılan 2013 14503 tescil numaralı marka ile dava aşamasında dayanak yapılan 2018 79395, 2018 79394, 2018/68447 numaralı marka veya marka başvuruları dava dışı ... İnş. San. Tic. A.Ş.’ye ait bulunduğu, belirtilen markaların müktesep hak iddiası bakımından dikkate alınabilmesinin mümkün olmadığı, dava aşamasında dayanak yapılan ve davalı şirketin sahibi olduğu diğer markaların ise; 2019/00638, 2018 76276, 2018 75576, 2018 73912 başvuru veya tescil numaralı markalar olduğu, müktesep hak iddiasına dayanak yapılan markaların, tescilli olarak uzun süre kullanılmış olmaları,  tescilin taraflar arasında çekişmesiz olmaktan çıkmış olması koşullarının gerçekleşmediğini gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.<br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, ciddi kullanımın ispatlanamadığına yönelik mahkeme kararının  açıkça hatalı bulunduğunu, tescili talep edilen \"...\" markasının kapsamının 35, 36, 37 ve 43. Sınıflar olduğunu, müvekkili şirketin özellikle alışveriş merkezinin faaliyetlerinde “...” markasını aktif olarak kullandığını, tanınmış marka haline geldiğini, “...” markasının bu tanınmışlığı sayesinde, İstanbul’da başlı başına bir lokasyon haline geldiğini, sadece internet üzerinden yapılacak basit bir aramayla dahi “...” markasının ne kadar ciddi bir kullanımının olduğunun tespit edilebileceğini, dosyaya ibraz edilen ve birçoğu ... AVM içerisinde gerçekleştirilen etkinliklere ilişkin olan belgelerin bir bütün olarak değerlendirildiğinde etkinliklerin tarih ve zamanla sınırlı olmadığı AVM'nin ticari faaliyeti kapsamında süreklilik arz ettiğinin açıkça görüleceğini, müvekkili adına tescilli \"...\" markasının ticari faaliyetinde sürekli olarak kullanıldığını, yerel mahkemenin müvekkiline ait ciddi kullanımının ispatlanamadığına yönelik kararının hukuka uyar yönü bulunmadığını, markalar arasında ayırt edilemeyecek düzeyde benzerlik bulunduğunu, yerel mahkemenin tanınmışlığın ispatlanamadığına yönelik kararının da hukuka uyar yönü bulunmadığını, markalar arasında ilişkilendirilme ihtimali dahil karıştırılma ihtimali bulunduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.   <br><br>GEREKÇE\t: Dava, YİDK marka kararı iptali, hükümsüzlük istemine ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\tDosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, dava konusu taraf markaları olan ... ve ... sözcüklerinin, tek harften farklılığı içermesi karşısında görsel işitsel veya anlamsal olarak birbirlerine benzer oldukları, ancak davacının kullanım ispatına konu olan markalarının kullanımının ispatının gerçekleştirilememiş olması karşısında davacının söz konusu markaların karıştırılma ihtimali bakımından dikkate alınabilmesinin mümkün olmadığı, YİDK kararının dayanağı olan marka işlem dosyasında dava konusu marka ile kapsam benzerliği içeren davacı markalarının, kullanımının ispatı gereken markalar olduğu, söz konusu ispatın gerçekleştirilememesi karşısında bu markalara dayalı olarak karıştırılma ihtimalinden söz edilebilmesinin mümkün bulunmadığı, davalı tarafın savunmalarında kullanmama defini ileri sürdüğü hususu dikkate alındığında, işlem dosyasında sunulan ve dava dosyasında tekrar edilen delillerin davacı markasının kullanımını kanıtlamadığı, davacının 2004/02152, 2004/17890, 2004/02150 ve 2011/76454 tescil numaralı markalarının dosyada mübrez delillerin markaların ciddi kullanımına ispata elverişli olmaması karşısında dikkate alınmalarının mümkün olmayacağı, kullanımının ispatı gerekmeyen davacı markaları ile dava konusu marka arasında ise herhangi bir kapsam benzerliği bulunmaması dikkate alındığında dava konusu markanın hükümsüzlük şartlarının oluşmadığı, davacının markalarının tanınmışlığının ispat edilemediği, müktesep hakkının da olmadığı  anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.<br><br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>\t1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 80,70-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 346,9‬0-TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, <br>\t3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı  uhdesinde bırakılmasına,<br>\t4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 10/05/2024 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. <br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 31/05/2024<br>\t\t\t<br><br>Başkan<br>...<br> <br><br>Üye<br>...<br> <br><br>Üye<br>...<br> <br><br>Katip<br>...<br> <br><br><br><br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"cab82c591fa465db","SID":"b3314c99c744238b"}}