{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. Ankara Batı ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ\tEsas-Karar No: 2019/674 Esas - 2024/513<br>\tT.C.<br>                 Ankara Batı<br>ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>GEREKÇELİ KARAR<br><br>ESAS NO\t: 2019/674 <br>KARAR NO\t: 2024/513<br><br>BAŞKAN\t: <br>ÜYE\t: <br>ÜYE\t: <br>KATİP\t: <br><br>DAVACI \t: <br>VEKİLİ\t: <br>DAVALILAR \t: 1- <br>\t  2-<br>\t  3-<br>\t  4-<br>\t  5- <br>\t  6- <br>VEKİLİ\t: <br><br>DAVA\t: Ticari Şirket (Fesih İstemli)<br>DAVA TARİHİ\t: 04/12/2019<br>KARAR TARİHİ: 15/05/2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ: 29/05/2024<br><br>Yukarıda tarafları yazılı davanın mahkememizce yapılan açık yargılaması sonunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ  :<br>TALEP\t:Davacı mahkememize sunduğu dava dilekçesinde özetle;  davalı şirketlerin hissedarı olduğunu, 27.05.2013 tarihinde yapılan genel kurul toplantılarında tüm davalı şirketlerde, içerisinde ... ve ...'ın bulunduğu 4 kişilik yönetim kurulu seçildiğini, Ankara ... Asliye Ticaret Mahkemesi yargılama sonucunda ... Esas ve ... sayılı kararıyla, ..., ... ve ...'ın 01.07.2015 günü saat 11.44'den itibari ile iflaslarına karar verildiğini ve anılan karar tarihi itibari ile adı geçen müflisler hakkında iflas açılarak ... tarihli Ticaret Sicil Gazetesinde ilan edildiğini, İflas kararının, müflislerin TTK uyarınca yönetim kurulu üyeliği görevlerini ve temsil yetkisini de kendiliğinden sona erdirip (TTK a. 363/2; TBK m. 43), artık bu görevi ifa etmeye de engel olduğundan (TTK m. 359/4), ..., ... ve ...'ın tüm şirketlerdeki yönetim kurulu üyelikleri 01.07.2015 iflas tarihi itibari ile kanunen ortadan kalktığını, bu nedenlerle, uzun süreden (01.07.2015 tarihinden) beri yönetim kurulu bulunmayan ve hukuken genel kurulu toplanmayan davalı şirketlerin TTK m. 530/1 uyarınca feshine karar verilmesini  talep ve dava etmiştir.<br>e-imza \te-imza \te-imza \te-imza <br><br>CEVAP\t:Davalılar vekili mahkememize sunduğu cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın, tamamen farazi kabulle şirketlerde yönetim kurulu bulunmadığını, genel kurulun toplanamadığını iddia ettiğini, oysa ki, dosyaya celp edilen Ankara Ticaret Sicili Müdürlüğü tarafından gönderilen 20.12.2019 tarihli bilgi yazısı ve eklerden de anlaşılacağı üzere, şirketlerin aktif olduğunu, yönetim kurulunun görev ve yetkilerinin devam ettiğini, genel kurulların usulüne uygun şekilde yapıldığını, fiili veya kaydi organ boşluğu olmadığını, defter ve belgelerin bilirkişi marifetiyle incelenmesinden de bu hususun ortaya çıkacağını, ayrıca iddia edilen genel kurulların iptali, hak düşürücü süreler içerisinde talep edilebilirken, bu konuda açılmış dava dahi söz konusu olmadığını beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br>Dava, davalı şirketlerin organ boşluğu nedeniyle TTK m. 530 uyarınca feshine karar verilmesi istemine ilişkindir. <br>Davacı; Davalı Şirketin yönetim kurulu üyelerinin iflasına karar verilmesi nedeniyle yönetim kurulunun bu iflas kararından itibaren oluşamaması sebebiyle TTK'nun 530. maddesi gereği uzun süreden beri şirketin kanunen gerekli olan organlarından birinin mevcut olmaması sebebiyle şirketin feshine karar verilmesini  talep etmiş, davalı taraf ise iddiaları kabul etmeyerek, davanın reddini istemiştir. <br>Konuya ilişkin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'ndaki yasal düzenlemede; <br>\" Organların eksikliği<br>MADDE 530- (1) Uzun süreden beri şirketin kanunen gerekli olan organlarından biri mevcut değilse veya genel kurul toplanamıyorsa, pay sahipleri, şirket alacaklıları veya Gümrük ve Ticaret Bakanlığının istemi üzerine, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesi, yönetim kurulunu da dinleyerek şirketin durumunu kanuna uygun hâle getirmesi için bir süre belirler. Bu süre içinde durum düzeltilmezse, mahkeme şirketin feshine karar verir.<br>(2) Dava açıldığında mahkeme, taraflardan birinin istemi üzerine gerekli önlemleri alabilir. \" hükmü yer almaktadır.<br>Buradan hareketle öncelikle somut olayda organ eksikliği olup olmadığının tartışılması gerekmektedir:<br>Bilindiği gibi TTK'nun 363/2. Maddesinde  yönetim kurulu üyelerinden birinin iflasına karar verilmesi durumunda  bu kişinin üyeliğinin , herhangi bir işleme gerek olmaksızın kendiliğinden sona ereceği  emredici nitelikte düzenlenmiştir. Kanun düzenlenmesinde   yönetim kurulu üyeliğinin sona ermesi için başkaca herhangi bir işleme gerek duyulmaksızın, iflas kararının verilmesi yeterli görülerek, kararın kesinleşmesi aranmamıştır. Bu nedenle Ankara ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 01.07.2015 Tarih ... E. ve ... K. sayılı iflas kararı, müflislerin TTK uyarınca yönetim kurulu üyeliği görevlerini ve temsil yetkilerini de kendiliğinden sona erdirip, üyelerin artık bu görevi ifa etmelerine engel olduğundan, ... ve ...'ın davalı şirketteki yönetim kurulu üyelikleri de 01.07.2015 tarihi itibariyle sona ermiş olduğunun kabulü gerekmektedir.<br>Dolayısıyla ... ve ...'ın davalı şirketteki yönetim kurulu üyelikleri sona erdiğinden artık yönetim kurulunun varlığından söz edilemeyecektir.Bu nedenle davacı tarafın TTK'nun 530.maddesine dayanarak dava açmasında hukuki yararı bulunmaktadır.<br>Bu belirlemeden sonra TTK'nun 530.maddesi anlamında fesih koşullarının olup olmadığının tartışılması gerekmektedir:<br>Anonim şirketin sona erme sebeplerinden biri olarak düzenlenen organ eksikliği sebebiyle şirketin feshi TTK. m. 530'de düzenlenmiştir. Madde hükmüne göre uzun süreden beri şirketin kanunen gerekli olan organlarından biri mevcut değilse, pay sahipleri, şirket alacaklıları veya Gümrük ve Ticaret Bakanlığı, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden şirketin feshine karar verilmesini isteyebilir.<br>e-imza \te-imza \te-imza \te-imza <br><br>Dava konusu olayda davacının şirketin fesih sebebi olarak 01.07.2015 tarihinde Ankara ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas ve ... sayılı kararıyla yönetim kurulu üyelerinden ... ve ... iflas etmiş olması sebebiyle şirketin zorunlu organlarından biri olan yönetim kurulunun çok uzun süredir oluşamadığı anlaşılmaktadır.<br>Zira tekrarla 6102 sayılı TTK 363/2 hükmü uyarınca yönetim kurulu üyelerinden birinin iflasına karar verilir bu kişinin üyeliği, herhangi bir işleme gerek olmaksızın kendiliğinden sona erer. Nitekim dava konusu olayda da 01.07.2015 tarihinde Ankara ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas ve ... sayılı kararıyla yönetim kurulu üyelerinden ... ve ... iflas etmiş olması sebebiyle TTK 363/2 maddesi Yönetim kurulu üyelerinden birinin iflasına karar verilir, bu kişinin üyeliği, herhangi bir işleme gerek olmaksızın kendiliğinden sona erer.\" hükmü  gereğince yönetim kurulu üyeleri ... ve ...'ın üyelikleri sona ermiştir. Davalı şirketin esas sözleşmesinde şirket yönetim kurulu üye sayısı 4 olarak belirlenmiş olmaması, davalı şirket tarafından esas sözleşmesinde usulüne uygun bir değişiklik yapılmaması sebebiyle yönetim kurulunun oluşumu için yeterli çoğunluğun mevcut olmadığı anlaşılmıştır. <br>TTK m. 530 hükmü gereğince şirketin kanunen gerekli organlarından biri mevcut değilse mahkeme şirketin feshine karar vermeden önce şirketin durumunun kanuna uygun hale getirilebilmesi için bir süre belirleyeceği düzenlenmişse de, verilecek sürenin bir fayda sağlamayacağı ve neticeyi değiştirmeyeceği anlaşılırsa mahkemenin süre vermeden de fesih kararı verebilmesi mümkündür. Bundan başka somut olayda da yönetim kurulu üyelerinin iflas kararı nedeniyle üyeliklerinin sona erdiği 01.07.2015 tarihinden itibaren yönetim kurulunun oluşabilmesi için şirketin esas sözleşmesinde belirtilen sayının sağlanamaması neticesinde yönetim kurulu oluşamaması sebebiyle takdiren şirketin feshi için süre vermeye gerek duyulmamıştır (Abuzer Kendigelen TTK'daki Değişiklikler,Yenilikler ve İlk Tespitler,s.433). Bundan başka her ne kadar davalı taraf iflasın kaldırılması için açılan davaların bekletici mesele yapılmasını istemişse de davanın açıldığı tarih itibariyle iflas koşullarının mevcut olduğu  anlaşıldığından bu savunmaya itibar edilmemiştir. <br>Mahkememizce yukarıda açıklanan nedenlerle yönetim kurulunun yokluğu nedeniyle şirketin feshine karar verilmiştir. Ancak fesih kararının kesinleşmesine kadar TTK'nun 530/2.maddesi çerçevesinde tedbir mahiyetinde şirketin yönetimi için yönetim kurulunun tüm görev ve yetkilerine sahip olacak tarzda kayyım heyetinin atanmasına karar verilmiştir.  Atanan kayyım heyetinin fesih kararının kesinleşmesinden sonra tasfiye memurları olarak görevlerine devam edeceği de kararlaştırılmış ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>Davanın KABULÜ ile, <br>1-Davalı şirketlerin TTK 530 gereğince FESHİNE,<br>2-a)Mahkememizce belirlenecek kayyım heyetinin (hukukçu ..., ... ile mali müşavir ...'ın) şirketin yönetilmesi ve tasfiye işlemleri için atanmasına, kayyım heyetinin görevinin kararın yazımı ile başlamasına, <br>b)Kayyım heyetinin kararın kesinleşmesine kadar şirketin yönetimi için yönetim kurulunun tüm görev ve yetkilerine sahip olacak tarzda görev yapmasına, fesih kararının kesinleşmesinden sonra tasfiye memurları olarak görevlerine devam etmesine, kayyım heyetine yapacağı iş için şirket bünyesinden ödenmek üzere şimdilik her birine ayrı ayrı aylık 20.000,00TL ücret takdirine,<br>3-a)Harçlar Kanunu gereği alınması gereken 427,60TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 44,40TL harcın mahsubu ile bakiye 383,20TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye irat kaydına, <br>b)Davacı tarafından yatırılan 44,40TL peşin harç ve 44,40TL başvurma harcı olmak üzere toplam 88,80TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine,<br>e-imza \te-imza \te-imza \te-imza <br><br>4-Davacının kendisini vekil ile temsil ettirdiği görülmekle karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince takdir ve hesap edilen 17.900,00TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine,<br> 5-Davacı tarafından sarf edilen 478,55TL tebligat ve posta giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine, bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, <br>Dair, davacı vekili ile davalılar vekilinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize sunulacak, yahut mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye ibraz edilecek bir dilekçeyle başvuru yapılmak suretiyle, Ankara Bölge Adliye Mahkemeleri ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.15/05/2024<br><br>Başkan\tÜye \tÜye  \tKatip <br>e-imza \te-imza \te-imza \te-imza <br><br><br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"5c71459ad028d451","SID":"f90f231a7a289104"}}